
Hudut Gazetesi bugün 56 yaşında…
“Dile kolay” denir de asıl zorluğu yaşayan bilir.
**
Zaman, Hudut için sadece geçen yılların toplamı olmadı hiçbir zaman.
Zaman; kurşun harflerle sabrı öğrenmekti, daktilo sesleriyle haber kovalamaktı, mürekkeple yoğrulmuş gecelerde sabaha direnmekti.
**
Hudut’un ilk sayısı 2 Şubat 1970’te çıktı.
O gün Edirne başkaydı, Türkiye başkaydı, basın bambaşkaydı.
Bugün takvimler başka şeyler söylüyor.
Teknoloji hızlandı, bilgi arttı, ekranlar çoğaldı…
Ama ne garip ki, hakikat aynı hızla çoğalmadı.
**
Eskiden haber yetişmezdi, şimdi haber çok ama güven az.
Eskiden baskı makinesi susturulurdu, bugün ilanlarla terbiye ediliyor.
Eskiden sansür gizliydi, şimdi adı konmadan uygulanıyor.
Hudut, işte bu değişimin tam ortasında 56. yaşına basıyor.
**
Kolay mı?
Bu şartlarda ayakta kalmak, gerçekten kolay mı?
Bugünün Türkiye’sinde yerel bir gazete için bu yük hafif mi?
Bütün bunlar olurken dimdik durmak, herkesin harcı mı?
**
Kolay mı?
Bir kentin yükünü omuzlamak bu kadar basit mi?
Şehrin hafızasını diri tutmanın bedeli az mı?
Yerel basın olmak, sadece haber yazmak mı sanılıyor?
**
Kolay mı?
Hudut, 56 yıldır sadece haber vermedi.
Hatırlattı.
Kayda geçti.
Unutulmasın diye yazdı.
Kimi zaman görmezden gelindi, kimi zaman rahatsızlık verdi, kimi zaman “neden yazıyorsunuz?” sorusuyla karşılaştı.
Ama hiç susmadı.
Çünkü yerel basın susarsa, şehir sessizleşir.
**
Bugün Hudut 56 yaşında.
Nice kuşak gördü, nice dönem atlattı.
Kimi zaman daraldı sayfaları, kimi zaman genişledi sorumluluğu.
Ama hiç vazgeçmedi.
Bu yüzden bugün bir yaşı değil, bir direnci kutluyoruz aslında.
**
İyi ki varsın Hudut.
56 yıldır bu kentin aynası değil sadece; hafızası, vicdanı ve sesi olduğun için…