DOLAR 43,1778 0.05%
EURO 50,3191 0.05%
ALTIN 6.423,970,96
BIST 12.407,790,18%
BITCOIN 40987573,22%
Edirne

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

41 okunma

‘Ulus giderse, cazibe gider’

Edirne’nin tanınmış iş insanlarından Gökhan Balta, yürütmeyi durdurma kararında dolan sürenin ardından yeniden kapatılan Ulus Pazarı’nın, şehrin kalbi niteliğinde olduğun dikkat çekerek, esnaf ve esnaf temsilciliklerini sessiz kalmamaya davet etti…Edirne’nin ticaretinin oldu bittiyle yürümeyeceğini belirterek, pazarın kapanmasına karşı çıkan Balta, “Bugün pazar gider, yarın çalışan gider. Çalışan gidince hizmet düşer, şehir cazibesini kaybeder. Cazibe gidince herkes kaybeder. Edirne esnafı ‘tek tek’ değil, yan yana olunca güçlüdür. 500 esnaf bir cümlede birleşirse kimse görmezden gelemez. Sessizlikle kaybetmeyelim, hemşerim, birlik olalım” dedi…

ABONE OL
13 Ocak 2026 16:34
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: gokhan-balta.jpg

Olgay GÜLER

Edirne’nin tanınmış iş insanlarından Gökhan Balta, yürütmeyi durdurma kararında dolan sürenin ardından yeniden kapatılan Ulus Pazarı’nın, şehrin kalbi niteliğinde olduğunu belirtip, esnaf ve esnaf temsilciliklerini sessiz kalmamaya davet etti.

Edirne Belediyesi’nin ‘yönetmeliğe aykırı’ durumlar nedeniyle kapatmak istediği Ulus Pazarı’nda, Pazar yönetiminin başvurusuyla mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararında süre doldu. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, pazarın artık açılmayacağını açıklarken, kentin tanınmış iş insanlarından Gökhan Balta, sosyal medya hesabından konuyla ilgili dikkat çekici bir paylaşımda bulundu.

‘PAZAR ŞEHRİN DAMARINA KAN TAŞIYORDU’

Pazarın kapanmasına karşı olduğunu belirten Balta, konuyu siyaset için değil, ekmek için dile getirdiğini aktardığı paylaşımında, “Edirne’de ekmek dediğin şey tek bir dükkânda pişmiyor; bir taş çekilince duvarın tamamı titriyor. Şehrin ana çarşısının sonunda bir yer vardı: Cuma Pazarı. Hani Bulgar’ın, Yunan’ın, çevre köy kasaba insanının “hele bi Edirne’ye ineyim” deyip geldiği; çarşıya can veren, esnafa nefes olan yer. Orası belediye kararıyla kapatıldı. Bakın, pazar sadece pazar değildi. O pazar trafikti, hareketti, bereketti. Pazara gelen çarşıya uğrardı, ayakkabıcıya girerdi, kuyumcuya bakardı, lokantada yerdi, eczaneden alışveriş yapardı, otobüse binerdi, taksiye binerdi. Yani o pazar şehrin damarına kan taşıyordu. Şimdi soruyorum: Bu kadar büyük bir karar alınırken, şehre ve esnafa etkisi bu kadar açıkken. Neden kimseye adam gibi anlatılmadı? Ortada bir “ben yaptım bitti” havası var. Detay yok. Şeffaf açıklama yok. Plan yok. “Niye kapatıldı, alternatif neresi, geçiş süreci nasıl olacak, gelen müşteri akışı nasıl korunacak, esnafın kaybı nasıl telafi edilecek?” diye soruyoruz. Cevap yok” dedi.

‘HERKES ‘BANA DOKUNMAZ’ DİYE BAKIYOR’

Edirne’nin ticaretinin oldu bittiyle yürümeyeceğini kaydeden Balta, “Bu şehir böyle mi yönetilir? Edirne’nin ticareti oldu bittiyle mi yürür? Asıl can yakan tarafı da şu: 500’ün üstünde esnafı etkileyecek bir konu konuşuluyor ama şehirde bir ağırlık var. Sanki herkes ‘bana dokunmaz’ diye bekliyor. Edirne ağzıyla söyleyeyim: Dokunur beya! Bugün pazarın kapısı kapanır, yarın çarşının ayağı kesilir. Ayağı kesilen çarşıda önce küçük dükkânlar daralır. Sonra yan sokaklar ıssızlaşır. Sonra ana cadde ‘gezmelik vitrin’ olur. En son da ‘ben iyiyim’ diyenin bile kasası ‘siftahsız’ kalır. Bir metaforla anlatayım: Bizim çarşı bir vücut gibi. Cuma Pazarı da bu vücudun kalbi gibiydi. Kalbi durdurup “bir şey olmaz” diyemezsin.

Kalp durunca vücut yavaşlar. Yavaşlayınca da ilk üşüyen yer parmaklar olur; yani en hassas yerler. İşte esnafın çoğu da o parmaklar gibi. Bir gün iki gün değil; birkaç ay sonra “neden işler düştü” diye bakar kalırız. Bir de şunu unutmayalım: Müşteri dediğin alışkanlık ister, kolaylık ister. Bugün Bulgar’ı, Yunan’ı, köyden geleni “Edirne’de aradığını bulamaz” duygusuna itersen. Adam başka yere döner” diye konuştu.

‘ESNAF TEMSİLCİLERİ NEREDE?’

Turistlerin şimdiden Kırklareli ve Lüleburgaz’a kaydığına yönelik duyumlar aldıklarını belirten Balta, “Şimdiden duyuyoruz: “Orada pazar kapanmış, düzen bozulmuş” deyip Kırklareli’ne, Lüleburgaz’a kaymaya hazırlananlar var. Yarın öbür gün bakarsın, bizim müşterinin ayağı Edirne’ye değil, Kırklareli çarşısına alışır. Lüleburgaz’da kurulur düzen, orada kurulur pazar, orada döner para. Sonra biz burada oturur ‘eskiden Bulgar gelirdi, Yunan gelirdi’ diye iç geçiririz. Müşteri bir giderse geri döndürmek kolay mı? Değil. Peki esnafın temsilcileri? Odalar, birlikler, dernekler. Abe siz neredesiniz? Esnafın sesi sizsiniz diye biliyoruz. Ama bu konuda şehirde bir sessizlik var. Böyle büyük meselede susulursa, yarın esnaf ‘siz niye varsınız?’ diye sormaz mı?” şeklinde konuştu.

‘CAZİBE GİDİNCE HERKES KAYBEDER’

Sessiz kalmanın ‘alıştık’ demek anlamına geldiğini dile getiren Balta, “Ben kavga çağrısı yapmıyorum. Kimseye hakaret de etmiyorum. Ama şunu söylüyorum: Sessizlik çözüm değil.

Sessizlik, ‘alıştık’ demektir. Ve biz ‘alıştık’ dedik mi, yarın daha büyüğüne ‘mecbur’ kalırız. Edirne’nin ekonomisi bir zincir. Bir halka kopunca ses çıkarmayan, yarın zincir tamamen kopunca ‘vah’ demesin. Bakın, bu sadece ‘pazarcı’ meselesi değil. Bu, çarşının meselesi.

Bu, şehir merkezinin meselesi. Bu, Bulgar-Yunan müşteri akışının meselesi. Bu, kiraların, istihdamın, günlük cironun meselesi. Bugün pazar gider, yarın çalışan gider. Çalışan gidince hizmet düşer, şehir cazibesini kaybeder. Cazibe gidince herkes kaybeder” ifadelerini kullandı.

‘SESSİZLİKLE KAYBETMEYELİM, BİRLİK OLALIM’

Edirne esnafının birlik olması gerektiğinin de altını çizen Balta, “Ben diyorum ki: Edirne esnafı “tek tek” değil, yan yana olunca güçlüdür. Biri konuşursa “yalnız” kalır, tamam. Ama 500 esnaf bir cümlede birleşirse kimse görmezden gelemez. Şimdi herkes kendi payına düşeni yapsın: Bu yazıyı paylaş. Yorum yaz: “Detaylı açıklama istiyoruz.” Odalara, birliklere sor: “Siz ne yapıyorsunuz?” Belediye’ye net sor: “Alternatif plan nedir?” En önemlisi: Esnaf birbirine “abe gel konuşalım” desin. Bu şehir bizim. Çarşı bizim. Ekmek bizim. Ben yaptım bitti değil; anlatarak, konuşarak, şeffaflıkla olur. Sessizlikle kaybetmeyelim, hemşerim, birlik olalım” dedi.

    En az 10 karakter gerekli