DOLAR 44,1153 0.06%
EURO 51,1039 -0.01%
ALTIN 7.303,15-0,45
BIST 13.200,380,19%
BITCOIN 3063762-0,14%
Edirne

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

201 okunma

‘Çiftçiye idam sehpası’

Edirne İl Genel Meclisi’nin CHP’li üyesi Mustafa Üstün, Cumhurbaşkanı kararıyla 1 Ocak 2026 itibariyle yürürlüğe giren SGK ve vergi borcu bulunan üreticilere düşük faizli tarım kredisi verilmeyeceği yönündeki düzenlemenin, çiftçiyi idam sehpasına çıkarmak anlamına geldiğini söyledi…Üstün, “Bu çiftçiyi idam sehpasına çıkarmaktır. İnşallah bu uygulamayla ilgili geri dönülür ve geri dönülmesiyle ilgili tüm Türkiye genelinde bir kampanya yapılması lazım. Yoksa kimse tarla ekemez. Hiçbirimiz mazot alamayız, gübre alamayız. Çok yanlış noktalara gidiyoruz” dedi…

ABONE OL
6 Ocak 2026 16:51
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: WhatsApp-Image-2026-01-06-at-16.42.45.jpeg

Olgay GÜLER

Edirne İl Genel Meclisi’nin CHP’li üyesi Mustafa Üstün, Cumhurbaşkanı kararıyla 1 Ocak 2026 itibariyle yürürlüğe giren SGK ve vergi borcu bulunan üreticilere düşük faizli tarım kredisi verilmeyeceği yönündeki düzenlemenin, çiftçiyi idam sehpasına çıkarmak anlamına geldiğini söyledi.

Türkiye genelinde 30 Ekim 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan, SGK ve vergi borcu bulunan üreticilere düşük faizli tarım kredisi verilmeyeceğine yönelik düzenleme, 1 Ocak 2026 itibariyle yürürlüğe girdi. 30 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. CHP Edirne İl Genel Meclis Üyesi Mustafa Üstün, yürürlüğe giren uygulamanın çiftçiyi idam sehpasına çıkarmak anlamına geldiğini söyleyerek, geri çekilmesi gerektiğini belirtti.

‘BU UYGULAMA ÇİFTÇİYİ İDAM SEHPASINA ÇIKARMAKTIR’

Çiftçinin, özellikle ekonomik olarak zor günler geçirdiği son dönemde en çok ihtiyaç duyduğu şeyin kredi olduğunu belirten Üstün, “Bu çiftçiyi idam sehpasına çıkarmaktır. Neden idam sehpasına çıkartıyoruz çiftçiyi? İlk önce tarım kredilerden başlayalım. Tarım krediler 1936 yılında Mersin’in Silifke ilçesinde kooperatif olarak yolculuğuna başlıyor arkadaşlar. Şu anda geldiğimiz noktada 860 bin ortaklı bir holding. Bu ortaklar çiftçiler. Bir çiftçi şu anda sezona giriyor. 20 gün sonra üre gübre zamanı gelecek. Maalesef ki geldiğimiz noktada hepimizin borcu var. Benim kendimin Bağ-Kur’a borcum var. Çünkü her ay 10 bin liralık primleri ödeyemiyoruz. Ödeyemediğimiz için harmandan harmana, sezondan sezonda ödemeye çalışıyoruz. Amma velakin şimdi ne yapacağız? Çiftçiler ne yapacak? Yarın Şubat ayındaki gübre zamanından sonra Mart ayındaki gübre zamanından sonra, nisan ayında, mart ayında pancarla başlayacak bir ekim süreci olacak. Gübre lazım olacak, mazot lazım olacak, ilaç lazım olacak. Çiftçilerimiz nereden alışveriş yapacak? Bunun bir sorgulanması lazım” dedi.

‘İŞLERİNİ İDAME ETTİREMEZLER’

Sadece üreticilik yaparak ailesini geçindirmeye çalışan çok sayıda çiftçi olduğuna dikkat çeken Üstün, “Edirne’nin ÇKS ortalamalarına bakın. ÇKS ortalamalarına baktığımızda 40-50 dönüm araziyle çiftçilik yapıp üç tane, beş tane hayvan bakıp geçinmeye çalışan insanlar var. Bunun yanında iki tane çocuğunu okula gönderen insanlar var. Maalesef ki Ziraat Bankası’ndan kredi alamazsalar bu insanlar işlerini idame ettiremez. Bu insanlar Bağ-Kur’la ilgili sorunları zaten harmandan harmana para kazandıkları zaman kısmi olarak kapatmaya çalışıyorlar. Geldiğimiz son üç yılda tarımdan para kazanılmadığı için Bağ-Kur borçları çığ gibi büyümeye başladı” diye konuştu.

‘UYGULAMA GERİ ÇEKİLMEZSE, KİMSE TARLA EKEMEZ’

Sayıştay raporlarına da yansıyan, büyük şirketlere verilen kredilere dikkat çeken Üstün, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Sayıştay raporları okundu. Ziraat Bankası bin tane özel şirkete 750 milyon dolar kredi verdi. Anaparayı bırakın, faizi bile ödememişler. Sen bu tarafta benim çiftçim ortalama bir yılda 200 lira, 500 lira kredi kullanacak ve sen benim çiftçime şunu dersen, ‘senin SSK’ya borcun var, senin Bağ-Kur’a borcun var, senin vergi dairesine borcun var, devlet kurumlarına borcunu ödemeden devletten bir kredi alamazsın’ diyemezsin. İnşallah bu uygulamayla ilgili geri dönülür ve geri dönülmesiyle ilgili tüm Türkiye genelinde bir kampanya yapılması lazım. Yoksa kimse tarla ekemez. Hiçbirimiz mazot alamayız, gübre alamayız. Çok yanlış noktalara gidiyoruz” şeklinde konuştu.

‘ÇİFTÇİ AYAKTA KALAMAZ’

Son yıllarda yaşanan kuraklık tehlikesine de vurgu yapan Üstün, “Devletin resmi kurumu TÜİK, açıklamasında şunu söyledi; Türkiye’de tarım sektörü yüzde 12.5 geriledi. Bunun sahaya yansıması ne olacak? Bir de bizim gözümüzden kaçırdığımız bir kuraklık tehlikesi var. Bakın bu yıl geçen yıldan da kurak gidiyor iklimsel şartlar. Son üç yılda biz Trakya olarak genel olarak konuştuğumuzda baktığımızda ayçiçek üretimimiz yüzde 60 değer kaybetti, iklimsel şartlardan dolayı. Bir de buna maliyetler de yüklendiğinde çiftçilerimiz ayakta kalamaz. Bakın çiftçiyi finanse edemezsek, özellikle çiftçinin kuruluşları, yani Tarım Kredi Kooperatifi, burası bir holding. 860 bin ortağı olan bir holdingsin sen ve ortaklarına ‘Bağ-Kur borcun var’ diye gübre-mazot veremiyorum diyorsun” ifadelerini kullandı.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya