DOLAR 42,9664 0.08%
EURO 50,6224 0.03%
ALTIN 5.965,270,22
BIST 11.261,520,37%
BITCOIN 3774173-0,91%
Edirne

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

156 okunma

Saat ve takvimde uluslararası uyum 100 yaşında

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, uluslararası saat, takvim ve ölçü birimlerinin kullanımının TBMM'de kabul edilmesini kutladı…

ABONE OL
26 Aralık 2025 15:43
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: olculer-u.png

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, uluslararası saat, takvim ve ölçü birimlerinin kullanımının TBMM’de kabul edilmesi kutladı.

ADD Edirne Şubesi’nden yapılan açıklamada, 26 Aralık 1925 tarihinde Uluslararası saat ve takvimlerin kullanımının TBMM’de kabul edildiği anımsatılarak,  Türkiye bir kanunla Uluslararası Miladi takvime geçtiği, Türkiye’deki saat sistemi 26 Aralık 1925’te Günün 24 Saate Taksimine Dair Kanun’un mecliste görüşülüp kabul edilmesi ile değiştiğine yer verilerek şöyle denildi:

“697 sayılı kanun, 2 Ocak 1926’da Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Kanunun 1. maddesi ‘Türkiye Cumhuriyeti dahilinde gün, gece yarısından başlar ve saatler sıfırdan yirmi dörde kadar sayılır’ diyerek ülkede günün 24 saate bölündüğü saat sistemini yürürlüğe koyar. Kanunun 2. maddesi ile ulusal saat sistemi İzmit’ten geçen 30. meridyen esas alınarak oluşturuldu.

Türkiye Cumhuriyetinde ilk dönemler Osmanlı Döneminden kalan ölçü ve tartı birimleri ve bunlarla ilgili aletler kullanılıyordu. Uzunluk ölçü birimleri olarak endaze, parmak, arşın, adım, ayak ve kulaç vb. kullanılıyordu. Ağırlık ölçü birimi olarak da okka, batman, çeki gibi birimler esas alınıyordu. Bu ölçü ve tartı birimlerinin belli bir standardı yoktu. Bu durum bölgesel ve uluslararası ticarette sorunlara neden oluyordu.

1928 yılında yapılan bir değişiklikle milletlerarası rakamlar kabul edildi. 26 Mart 1931‘de eski ağırlık ve uzunluk ölçüleri değiştirildi. Uzunluk ölçüsü olarak arşın ve endaze yerine metre, hacim ölçüsü olarak litre, ağırlık ölçüsü olarak da kilogram kabul edilmiştir. Bu uygulamalarla ticaret ve ekonomi alanlarında işlemler kolaylaştırılmış ve tüm ülkede bir ölçü düzeni kurulmuştur. Öte yandan saat, takvim ve hafta tatili düzenlemeleri de çeşitli sorunlara yol açıyordu. Bütün bu kargaşaya son vermek için birtakım düzenlemeler yapıldı.

Osmanlı döneminde 60 cm. veya 65.cm uzunluğa eşit olan endaze, parmak ucundan omuza kadar uzunluğu ifade eden ve ortalama 75,8 cm. kabul edilen arşın ile adım, ayak, kulaç gibi uzunluk ölçüleri kullanılıyordu. Bu ölçüler standart ölçüler değildi. Hele adım, ayak, kulaç gibi ölçülerle sağlıklı bir iş yapmak hiç mümkün değildi. Bunların yerine 26 Mart 1931 tarih ve 1782 sayılı kanunla modern dünyanın kullandığı metre sistemi kabul edilmiştir. Artık uzunluk ölçümü milimetre, santimetre, desimetre, metre, dekametre, hektometre, kilometre ile ifade edilecektir.

Osmanlı zamanında kullanılan ağırlık ölçülerine baktığımızda bu gurubun temel birimi dirhemdir. Dirhem Mısır’da 3,0889 gram, İstanbul’da 3.207 gram idi. 400 dirhem bir okkayı oluşturuyordu. İstanbul için bir okka 1,282 gram ağırlığı ifade etmekteydi. Diğer şehirlerde de okkada farklılıklar görülebiliyordu. Okka yerine vakiyye ve kıyye tabirleri de kullanılıyordu. 44 okka bir kantarı, 4 kantar da bir çekiyi ifade etmekteydi. Bu hesaba göre, 1 kantar 56,408, 1 çeki de 225,632 kilograma karşılık geliyordu. Ancak sonradan 195 okka yani 250 kilogram 1 çeki denildi. Bir başka ağırlık ölçüsü olan batman ise aynı zamanda yüzey ölçüsü olarak da kullanılmış, farklı ülkelerde farklı zamanlarda farklı standartları ifade etmiştir. Altın ve kıymetli taşların ölçümünde kullanılan temel birim ise kırattır. Kıratın alt ve üst birimleri ve bunların birbirlerine oranları şu şekildedir. 1 tam 3/7 (Bir tam üç bölü yedi) dirhem bir miskali oluşturur. Miskalin 1/4’üne denk, dengin 1/4’üne kırat, kıratın 1/4’üne buğday, buğdayın 1/4’üne fitil, fitilin 1/ 2’sine nakir, nakirin 1/2’sine kıtmir, kıtmirin 1/2’sine zerre denilirdi.

1782 sayılı kanun ağırlık ölçülerinde de genel standartları getirmiştir. Artık ülke içinde ve dışındaki alışverişlerde miligramdan tona kadar uzanan modern dünyanın ölçü sistemi esas alınacaktır. Kuyumculukta ise yeni şekli ile 2 desigram ağırlığa karşılık gelen“kırat” da kullanılabilecektir.

Hacim ölçüleri ile tartılan hububat cinsi ticari emtiada ise kile, şinik, tas, ölçek vb. ölçü birimleri kullanılmaktaydı. Bu ölçümlerin kendi içerisinde bile tutarlılıkları yoktu. İstanbul kilesi ortalama 25 kilo, İbrail-Romanya kilesi 100 kilo idi. Kilenin küsuratına kutu denilirdi. 8 kutu 1 İstanbul kilesini oluştururdu. Kilenin 1/4’üne de şinik adı verilirdi. 26 Mart 1931 tarihli kanunla sıvı maddelerin hacim ölçümlerinde litre sistemi getirilmiştir. Bu sistemde mililitreden kilolitreye kadar uzanan bir dereceleme sistemi mevcuttur. Katı ve gaz maddelerin hacimlerinin ölçülmesinde ise milimetreküpten kilometreküpe kadar uzanan bir sistem getirilmiştir.

Osmanlı Devleti’nde tarla, bahçe gibi arazilerin yüzey ölçümünde dönüm ve çiftlik tabirleri kullanılmıştır. Bir çiftlik arazi verim durumuna göre 60 ile 150 dönüm arasında değişebiliyordu. Dönüm adım hesabı ile tespit edilirdi. Orta adımlarla eni ve boyu 40 adım olan araziye dönüm denilirdi. Ölçüler kanunu ile yüzey ölçüsü olarak metrekareden kilometrekareye kadar uzanan bir sistem getirilmiştir.

Ülkede ağırlık ve uzunluk ölçülerinde tek bir sistemin uygulanmasını sağlamak ve uluslararası ticari ilişkileri kolaylaştırmak için; Arşın, endaze, okka, çeki gibi hem belirli olmayan hem de bölgelere göre değişen eski ölçüler kaldırılmış,Onlu sisteme uygun, metre ve kilogram gibi uzunluk ve ağırlık ölçüleri kabul edilmiştir.

Ölçülerde değişiklik geç kalınmış bir düzenlemedir. Gelişen dünyada çok önceleri bu uygulamaya geçmek gerekiyordu. Ölçüler kanunu sayesinde ülke içerisinde ölçülerle birlik sağlandığı gibi dış ticaret de kolaylaşmıştır.

Uluslararası saat ve takvimin kullanımının TBMM’de kabul edilmesinin 100. Yılı Kutlu Olsun!.”

    En az 10 karakter gerekli