
İsmail DEMİRAY
Trakya Platformu Hukuk Kurulu ve Edirne Barosu Çevre Komisyonu Üyesi Av Bülent Kaçar, Trakya’ya yapılan yatırımların ağır yıkım getirdiğini belirterek, Karadeniz’in İğneada – Kıyıköy arasındaki ormanlık alanda planlanan Nükleer Enerji Santral sonrası yıkımın domino etkisi yaratacağını söyledi. Av. Kaçar, TAKSAV Edirne’de düzenlenen “Çevre ve Siyaset” konulu toplantıda, 13 bin 830 dönüm alanda kurulması düşünülen santral için milyona varan ağacın kesilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Bu bölgede habitat yok olacaktır. Sadece kara yaşamı değil deniz yaşamında da büyük tahribatlar, geri kazanılması imkânsız hasarlar olacaktır” dedi.
Trakya’daki çevre koruma ve ekolojik yaşam mücadelesi bir kez daha konuşuldu. TAKSAV Edirne Temsilciliği öncülüğünde TAKSAV’da yapılan “Trakya’nın Çevre Mücadelesi ve Siyasetin Siyasetsizliği” başlıklı toplantıda Trakya Platformu sözcüsü avukat Bülent Kaçar konuştu.

NÜKLEER SANTRAL
TAKSAV İl Temsilcisi Nevzat Çolak’ın neden bu konuda söyleşi yapıldığını açıkladıktan sonra Bülent Kaçar; “Yetkililerin söylediğine göre Türkiye’de enerji açığı yok, yüzde 40 fazlalık olduğunu uzmanlar dile getiriyor” diyerek; “Trakya’ya yapılan yatırımlar ağır yıkım getiriyor, Nükleer Santral sonrası yıkım domino etkisi yaratacaktır” ifadesine kullandı.
Nükleer santralin kurulmasının düşünüldüğü alanın 13.830 dönüm olduğunu söyleyen Kaçar, bu bölgede milyona varan ağaç kesilmesi gerektirdiğini belirtti. Bu alanda kesilecek ağaçlar yanında olayın sadece ağaç olmadığını belirten Bülent Kaçar; “Bu bölgede habitat yok olacaktır. Sadece kara yaşamı değil deniz yaşamında da büyük tahribatlar, geri kazanılması imkânsız hasarlar olacaktır” dedi.
Kuzey ormanlarının içme ve kullanma suyu koruma alanı olduğunu ve korunması zorunlu alan olduğunu söyleyen Kaçar; “Devlet kendi yasağına uymuyor ve tercihini enerjiden yana kullanıyor” dedi. Göründüğü kadarı ile nükleer santrali Çinlilerin yapacağını söyleyen Kaçar; Mersin ve Sinop santrallerinde olduğu gibi o alanın tesisi yapan ülkeye devredildiğini bu nedenle de tesis için tüm çalışanların Çin’den geleceğini söyledi.
MERİÇ NEHRİ
Trakya’da hepimizi ilgilendiren bir mücadele alanının da sulama amaçlı olması gereken Meriç Nehri, gölet ve barajların da sanayi kullanımına açılacağını belirten Kaçar; “Meriç suyunun aktarma istasyonları ile Çorlu, Çerkezköy sanayi alanına taşınacaktır” dedi.
Trakyalı yaşam savunucuları olarak anlamlı karşı duruş ve mücadele ettiklerini belirten Kaçar; “Bütün Trakya taş ocaklarıyla, madencilerle mücadele etmeye çalışıyor. Gala gölü çeltikçilerin yoğun su kullanımı ve RES’çilerin tehdidi altında” şeklinde konuştu.
ERGENE DERİN DEŞARJ
Trakya ekolojisini korumanın yanında Ergene’nin derin deşarjı ile Marmara Denizi’nde hayat bitmeye başlamış durumda olduğunu belirten Kaçar; “İktidarın tercihi tarım veya çevre değil sanayi, enerji dolayısıyla sermayeden yana tavır olmaktadır” ifadesini kullandı.
İktidarın tercihini sermayeden yana koyduğunu belirten Kaçar; “Asıl sorun Trakya’daki belediye ve il genel meclislerinin muhalif belediyedir. Ama siyasi bir karar alıp Trakya’nın yok olmasını önleyebilecek iken hiçbir şey yapmamalarıdır. Bir şey yapmadıkları gibi kararlar alarak iktidarın yıkım projelerine izin vermeleridir” dedi.
ÇEVRE MÜCADELESİ
Trakya için her koşulda bedel ödeyen yaşam savunucularının görevini hukuk ve siyasi olarak muhalif belediyelerin ve siyasi partilerin yapması gerektiğini belirten Bülent Kaçar; şöyle devam etti:
“Çevre mücadelesi vermek bana mı, bize mi kaldı? Bizler kendi halimizde işlerimizi yapan insanlarız, kahraman olmak istemiyoruz. Neden çevre mücadelelerinde yalnızız? Nerede CHP’li belediyeler? Marmara ve Trakya Belediyeler Birliği neden çevre davalarında öncülük etmezler, neden davalara katılmazlar, ellerindeki imkanları neden çevre mücadelesi için kullanmazlar? Asıl sorun Trakya’daki belediye ve il genel meclislerinin, Trakya Belediyeler Birliği’nin, Trakya’ya zarar verecek olan proje ve planlara karşı gerçek bir muhalefeti ortaya koymamasıdır.”.
Soru ve ek bilgilerle sona eren toplantıya Kırklareli Kent Konseyi Başkanı Yasemin Ertaş, Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir ile Kırklareli Doku Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksel Çidam da katıldı.