
EĞİTİM VE ÖĞRETİMLE İLGİLİ BAZI GENEL BİLGİLER oluşturmaya çalışırken önceliği ‘LGS ve TYT-AYT’ ye nasıl hazırlanırız?’a verdik. Çünkü çocuklarımız için en önemli sorun bu.
Bugün uygulanan eğitim-öğretimi ise doldur-boşalt sistemi kullanan Kölelik Eğitimi diye özetliyor ve bu özetimizi yineleyip duruyoruz. Küçük bir örnekle bu yargımızı somutlaştıralım.
Beşinci sınıfta Fen dersinde Güneş’in katmanları öğretiliyor. Yaşamda bizi ilgilendiren ise “Hava bugün güneşli mi, değil mi?” Güneşliyse havanın daha sıcak olacağının öğretilmesine ise gerek yok; bunu yaşıyoruz. Bu arada otobüs duraklarındaki iki katman: Kaldırım taşları ve sigara izmaritleri, eğitim konusu değil. Sonucu da lise ve üniversitelerimizde okuyan gençlerimizin ideallerinde, davranışlarında hatta konuşma konu ve biçimlerinde görüyoruz.
Ülkemizde bugünkü eğitim-öğretimle ilgili bu özet eleştiri, sanırız yeterli. Hepimiz yaşıyoruz, görüyoruz. Kanımızca bulduğumuz çözümler de çocuklarımızı mutlu kılmıyor. Ama bu konuda da bir tartışmaya girişmeyeceğiz. Bundan sonra yazacaklarımız, çocuklarımızı üretken ve böylece mutlu kılan bir eğitim-öğretimle ilgili bizim öğrendiğimiz, deneyimlediğimiz, düşünebildiğimiz. Girişi bir dizi fotoğrafla yapalım.








(Her birinden üç fotoğraf aldığımız) bu çok farklı üç okulun ortak özelliği İş Okulu olması. Çocuklar doğayla iç içe; bir yandan üretiyorlar, bir yandan üretim için, ilerideki üretken yaşamları için gerekli somut bilgileri ediniyorlar. Müzik, spor, sanat eğitimlerinin temel ögeleri. Öncelikle (üretimde, müzikte, sporda, sanatta) becerileri gelişiyor, sonra da yaşam için gerekli bilgileri öğreniyorlar. Her çocuk aynı başarıyı göstermiyor ama başarısızlık söz konusu değil. Öğretmenlerle öğrenciler dost. Herkes mutlu…
Bize, yakın tarihimizdeki ve bugünkü eğitimimize bakarak çıkarımlarımıza ve önerilerimize gelince, bunu oldukça ayrıntılı bir biçimde bir sonraki yazımıza bırakalım.
Sağlıcakla,