
Buhara Kalan Cami önünde ELYD kafilesi
Gönül UYANIKTIR
Kökeni efsaneye dayanan ArkKalesi’nin kurucusunun destansı kahraman Siyâvuş olduğu yaygın bir söylence… Birçok kez yıkılıp tekrar inşa edilen Ark Kalesi, taban kemerinin altında 20 metre derinlikte bir katman oluşturan önceki yapı kalıntıları üzerine inşa edilmiş. Bu katmanlardan, önceki kalelerin de bu bölgede inşa edildiği ve yıkıldığı anlaşılıyor.

Buhara Ark Kalesi
Kesin yaşı bilinmese de MS 500 yılına kadar yerel yöneticilerin ikametgâhı olarak kullanılan, kalenin içinde emirler, baş vezirler, askeri liderler ve çok sayıda hizmetkâr yaşamış. Cengiz Han’ın askerleri Buhara’yı aldığında, şehrin sakinleri de kaleye sığınmış ancak Cengiz Han kaleyi ele geçirmiş.
Orta Çağ’da bu kalede harika bir kütüphane bulunduğu ve Modern Farsça’nın ilk büyük dehası Şair Rudekî, Samani ve Gazneliler döneminde İran’ın en büyük şairi Firdevsî, İslam’ın Altın Çağının ( 8-13’ncü yy) en önemli doktor, astronom, düşünür, yazar ve bilginlerinden İbn-i Sina, Yazar, Astranom, Filozof, Müzisyen Farabi ve daha sonra da matematikçi, astronom, tarihçi, filozof ve şair Ömer Hayyam’ın yolunun da bu kütüphaneden geçtiği biliniyor.

Tarihi eserlerde onarım sürüyor
ARK KALESİ KÜTÜPHANESİNDEN KİMLER GELİP GEÇMİŞ
İbn-i Sina’nın kütüphaneye ilişkin; “Bu kütüphanede, daha önce bilmediğim ve hayatımda hiç görmediğim kitapları buldum. Onları okudum ve her bilim insanını ve her bilimi tanımaya geldim. Benden önce, var olduğunu tahmin etmediğim büyük bilgi derinliklerine ilham kapıları açılıyordu.” şeklinde bir ifadesi olduğu bazı kaynaklarda yer alıyor.
Muhtemelen Buhara’nın fetihlerinden birinin ardından bu kütüphanenin yok edildiği sanılıyor. 1920 Rus İç Savaşında Kızıl Ordu birliklerinin saldırısı sırasında kalenin son emiri Alim Han Kraliyet hazinesi ile Afganistan’a kaçıyor. Alim Han’ın; Kalenin havaya uçurulmasını emrederek harem gibi gizli yerlerin Bolşevikler tarafından ortaya çıkarılmasını engellediği de söylenceler arasında yer alıyor..

Kalan camii ve Kalan minaresi (ölüm minaresi )
ÖLÜM MİNARESİ POYİ KALAN KÜLLİYESİ KALAN MİNARESİ
Buhara’nın tarihi alanında 713’ten itibaren cami toplulukları inşa ediliyor. Buhara kuşatması sırasında Cengiz Han tarafından yakılan bu külliyelerden biri olan ve 1121 yılında Karahanlı Hükümdarı Arslan Han tarafından yaptırılan yapıların ayakta kalan parçalarından biri ve en önemlisi Kalan Minaresi… Halk arasında, ‘Büyük Minare’ ya da ‘Ölüm Minaresi’ olarak bilinen minareden yüzyıllar boyunca suçlular aşağıya atılarak infaz edilmiş

Buhara’da tarihi meydan
Kentin tarihi merkezine hakim bir konumda yer alan külliyenin; devasa dikey bir sütun şeklinde ve en ünlü kısmı olan Kalan Minaresi, muhtemelen geleneksel ve dekoratif amaçlarla yapılmış. Dipte 9 metre tepede 6 metre çapında ve 45,6 metre yüksekliğinde, dairesel ve tuğladan kule şeklinde inşa edilen bu yapı da, İspanya’nın Endülüs bölgesindekiler gibi sütunun içinden, minarenin tepesine ulaşmayı sağlayan sarmal bir merdiven bulunduruyor.
Kalan Camii 1514 yılı dolaylarında Buhara Hanlığı döneminde inşa ediliyor. Caminin iç avlusunu çevreleyen galerilerin çatısında 208 sütun üzerine oturan 288 kubbe, avluya bakan, ana dua salonuna giriş kısmında uzun bir kiremitli eyvan portali yer alan cami, büyük mavi çinili bir kubbe ile örtülü, Orta Çağ İslam Mimarisini yansıtıyor.
(YARIN : EDİRNE GİBİ BUHARA DA BİTMEZ!)