
Taşkent Şehir Parkı kamuoyu görüşleri alınarak yapılmış (Foto:Alıntı)
Gönül UYANIKTIR
Taşkent’in merkezinde ve Özbekistan’ın en büyük rekreasyon park alanını ziyaret etmeden önce ışıltılı ve müzikli bir restoranda akşam yemeği molası verdik. Neler yendiğiyle ilgilenmesem de içinde kocaman et parçaları olan çorbalar, üzerindeki etten görünmeyen pilavlar, kavun, karpuz, meyve suları yer alan mönünün benim için iştah açıcı olmadığını söyleyebilirim. Kavun karpuza haksızlık etmeyeyim, onları severek yedim.
Kentin turistik restoranlarından biriydi ve üç dört ufaklığın doğum günü kutlanıyordu. Annelerden birinin kucağında pırıltılı giysiler içindeki bebek de birinci yaşını kutluyordu muhtemelen. Aileler piste çıkıp çocuklarıyla oynadı, pastalar kesilip dağıtıldı. Bizim gruptan arkadaşlarımız da onların eğlencelerine ortak olup piste çıktı.
Şehrin merkezinde aradığınızı bulmanız da çok kolay oluyor. Kent genelde az katlı binalardan oluşuyor ama çok yüksek binalar da yapılıyor. Toprak bol olunca şehirler de genellikle yatay gelişiyor. Özellikle yakın geçmişlerde yaşanan yıkıcı depremlere karşı bilinçli bir yapılaşma tercih edilmiş, mimari; koşullara göre şekillenmiş.

Taşkent ziyaretinin ikinci günü akşam yemeği müzikli bir restoranda yendi.
………………………………….
Hemen yürüme mesafesinde parlak neonlar ve uluslararası markaların reklamlarıyla donatılmış bir alışveriş merkezine doğru hareket ettik. Taşkent City Mall’a girişte döner kapıya sıkışacağımdan habersiz çevreme bakınırken sürüklenmeye başladım. Kapı beni itiyor ve birlikte dönmeye zorluyordu. Çantam ve sağ ayağım kapıya sıkışmış, kurtaramıyordum. Sonunda güvenlik görevlileri, rehberlerimiz ve arkadaşlarım müdahale etti ve kapıyla inatlaşmam sona erdi. Beni yerden kaldırdılar, önce ayağımı sonra da çantamı azat ettiler. Canımın fena yandığını ilk etapta duyumsamadım. Hatta biraz acı verse de alışveriş merkezini bile dolaştım. Ayrıca yiğitliği de elden bırakmayarak, ‘önemli değil, acımadı’ falan da dedim, ama kendimi aldatamadım. Gezinin daha ikinci günüydü, bu ağrıyan ayakla dört gün daha ne yapacaktım…’Ya ayağımı değil de kafamı sıkıştırsaydım diye düşünerek kendimi teselli etmeyi denedim.
İlaç, hastane fikirlerini reddettim, meğer çaresi gezi arkadaşım Ayrur Varnatopu’ymuş. Dizindeki ağrı için kullandığı kremi verdi, ‘Olmaz öyle, bunu hemen sür, yoksa ayağın şişer, acımasa bile yürüyemezsin’ diye uyardı. Dediğini hemen yaptım ve Aynur Varnatopu’nun imdadıma yetişmesiyle dört gün daha, kısmen rahatladım. (Olaydan tam bir ay sonra hala acı kendini hissettiriyor) Bu olay hem bana, hem Alışveriş Merkezine bir uyarı olmuştur inşallah! Sanırım kapıyı bu durumlarda durduran (olması şart) bir sistemi uygularlar.

Taşkent Şehir Parkında su ve ışıklı gösteri
…………………………………….
Aynur hanımın verdiği merhem imdadıma yetişmişti, O’nun sayesinde Şehir Parkına gidebildim ve muhteşem gösteriye tanık oldum. Parkın Türk ve Rus tasarımcılarının yanında peyzaj konseptini de İtalyan firma yapmış.
Proje kapsamında; yıkılan Olmazor ve Ukchi mahallelerinin yerine inşa edilen Taşkent Şehir Parkı için 2018 yılında Taşkent Belediye Binasında halk konseyi ve ilgili birimlerle proje seminerleri yapılmış. Aktif ve ilgili vatandaşların ne tür bir parka ihtiyaç duydukları hakkındaki görüşlerini almak ve yaratıcı insanları katmak amaçlanmış. Bu ölçekte bir projenin kamuoyunda tartışılması ilk kez Özbekistan’da gerçekleştirilmiş ve park 2019 yılında hizmete açılarak kentin cazibe merkezi olmuş.

Gösteriyi binlerce kişi izliyor
İçinde müzikli çeşmeli yapay göl bulunan parka, çoğu İtalyan fidanlıklarından getirtilen 4 bin 500’den fazla hızlı büyüyen ve nadide ağaç dikilmiş. 15 hektar alanı bulunan yapay gölette gösteriler sırasında 80 metre yüksekliğe suyun fışkırmasını birlerce kişi hem izliyor hem de fotoğraf ve video kayıtları alıyor.
YARIN : Taşkent’e veda Semerkant’a yolculuk