DOLAR 44,7730 0.04%
EURO 53,0309 0.22%
ALTIN 6.941,190,71
BIST 14.252,380,35%
BITCOIN 33486760,60%
Edirne
14°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

139 okunma

‘Aktivistleri serbest bırakın’

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından bu yıl dördüncüsü Edirne’de düzenlenen İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’nın açılışında Gazze’deki sivillere yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nda alıkonulan aktivistlerin bir an önce salınmaları için İsrail hükümetine seslendi…Tunç, “Bir an önce orada alı koyduğunuz insan hakları savunucularını serbest bırakmanız gerekir. Uluslararası hukuku ihlal ederek, insan haklarını ihlal ederek bugünlere kadar maalesef Filistin’de yaşayan insanlara büyük bir zulüm yaşattınız. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlemeye devam ediyorsunuz” dedi…

ABONE OL
3 Ekim 2025 14:23
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olgay GÜLER

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gazze’deki sivillere yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nda alıkonulan aktivistlerin bir an önce salınmaları için İsrail hükümetine seslenerek, “Buradan sesleniyoruz; bir an önce orada alı koyduğunuz insan hakları savunucularını serbest bırakmanız gerekir. Uluslararası hukuku ihlal ederek, insan haklarını ihlal ederek bugünlere kadar maalesef Filistin’de yaşayan insanlara büyük bir zulüm yaşattınız. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlemeye devam ediyorsunuz” dedi.

Adalet Bakanı Tunç, bu yıl Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından dördüncü kez düzenlenen İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’nın açılışını yapmak için Edirne’ye geldi.

Kentte ilk olarak Edirne Valisi Yunus Sezer’i ziyaret eden Bakan Tunç, ardından Selimiye Camisi yanında kurulan fuar alanındaki açılışa katıldı. Açılış törenine Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanı sıra, Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıgül, İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Hüsnü Gezginci, kurum ve kuruluş temsilcileriyle, vatandaşlar katıldı.

‘BU YIL DÖRT İLİMİZDE FUAR DÜZENLENDİ’

Açılışta konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin farklı noktalarında, 54 cezaevinin iş yurdu müdürlüğünde hükümlülerin çalışmalarıyla ortaya çıkan ürünlerin 1 hafta boyunca sergilenip, satışa sunulacağını belirtti. Tunç, “İşyurdu müdürlüklerimizde bir yandan mesleki eğitimler veriliyor, meslek öğreniliyor ve bu meslekler öğrenilirken aynı zamanda üretim de yapılıyor. Bu üretilen ürünlerin tanıtılmasıyla ilgili de ülkemizin değişik yerlerinde fuarlar sergiliyoruz. Bu sene dört ilimizde fuar düzenlendi. Kırıkkale, Van ve Ankara’dan sonra Edirne’mize geldik. Edirne’mizde bu yılki dördüncü fuarımızı inşallah sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.

‘HUKUK DEVLETİNİN EN ÖNEMLİ AMACI CEZA ADALETİNİ SAĞLAMAK’

Ceza infaz kurumlarında hükümlülerimizin ıslahı ve onların topluma kazandırılmasını çok önemsediklerini dile getiren Tunç, “Ceza adaletinin amacı toplumu suçtan korumak, suç işlenmesini önlemek. Ceza adaleti dediğimiz zaman tabii ki 3 aşamadan ibaret ceza adaleti. Hukuk devletinin en önemli amacı ceza adaletini sağlamak. Tabi ceza adaletini sağlarken de belirli aşamalar var. Bir fiilin suç olup olmadığını tespit etmek, ceza soruşturması dediğimiz kısım. Tabi soruşturma, suçlunun ve suçun, delillerin araştırılmasından sonraki aşama yargılama aşaması. Suçluya, şüpheliye cezayı tespit etmek ve gerekli cezai yaptırımı vermek, yargılama aşaması. Sonraki üçüncü aşama da, tespit edilen suçlunun o yaptırımla maruz kalacağı aşama infaz aşaması. Yani infaz aşaması da ceza adaleti sistemini gerçekleştirebilmek için en önemli aşamalardan bir tanesi. Eğer infaz aşaması suçluyu topluma kazandırmıyorsa, onun tekrar tekrar suç işlemesini önlemiyorsa, onu ıslah etmiyorsa, ona meslek kazandırmıyorsa, o zaman ıslah amacı gerçekleşmez, infaz sisteminin amacı gerçekleşmez dolayısıyla ceza adaleti de tam anlamıyla amacına ulaşmaz. O nedenle üç amacı da önemsiyoruz. Soruşturma da önemli, kovuşturma da önemli ama infaz aşaması da en önemli aşamalardan. Çünkü suçluyu tespit ettiniz, ceza da verdiniz ama cezaevinde belli bir süre cezasını çekiyor. Tahliye olduktan sonra tekrar suç işliyorsa o zaman ceza adaletinin amacı olan toplumu suçtan koruma amacı gerçekleşmemiş olur. O nedenle çok önemsediğimiz infaz aşamasının, önemli bir boyutu olan, suçlunun topluma kazandırılması ve ıslahıyla ilgili özellikle iş yurtlarımızın faaliyetlerinin ve ortaya çıkan ürünlerinin sergilenmesi ve vatandaşlarımızla buluşturulması, vatandaşlarımızın bu kaliteli ve piyasaya çok uygun fiyatlardan sunulan bu ürünlerden faydalanması için bu fuarları gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

‘ALIKOYDUĞUNUZ İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARINI BİR AN ÖNCE SERBEST BIRAKMALISINIZ’

Gazze’deki insanlara yardım götürmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nda aralarında Türkler’in de bulunduğu aktivistlerin İsrail tarafından gözaltına alınmasını değerlendiren Tunç, “Gazze’de, İsrail’in sürdürdüğü saldırılara değinen Bakan Tunç, “Biz bu güzel çalışmaları yürütürken maalesef Filistin’de, Gazze’de insanlık dramı sürmeye devam ediyor. İsrail barbarca Küresel Sumud Filosu aktivistlerine karşı koyduğu tavır ve orada gerçekleştirdiği suç bir insanlık suçu. İsrail, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze’de bir soykırım suçu işliyor. Kadınları katletti, çocukları katletti ve insanlık suçunu işlemeye devam ediyor. Sadece son 2-2.5 yıldan bu yana değil, İsrail aslında Filistin topraklarını 100 yıldan bu yana işgal ederek ve orada bir soykırım politikasını yıllarca uygulamaya devam ediyor. 100 yıldan bu yana Filistinlileri topraklarından sürmek için bir politika izliyor. Birleşmiş Milletler’in, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yüzlerce kararı var. İşgal ettikleri topraklardan çekilmesine yönelik Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun güvenlik konseyinin aldığı onlarca karar var ama bu kararlardan hiçbirisine uymayan bir devlet var. 7 Ekim’den bu yana da bir terör faaliyeti sürdüren, soykırım suçu işleyen bir yapıdan söz ediyoruz. İsrail’e devlet demekte zorlanıyoruz, adeta terör yapan bir yapıya dönüşmüş durumda. İşte maalesef insan haklarını savunan, oradaki çocuklara, oradaki mazlumlara yardım götürmek ve dünyaya oradaki insan hakları ihlallerinin gerçekleştiğini göstermek için dünyanın değişik ülkelerinden, 46 ülkeden 497 insan hakları savunucusu, Filistin savunucusu, çocuk hakları, kadın hakları savunucusu Sumut Filosu içerisinde 56 Türk’ümüz var ve onlara yaptığı muameleyi bütün dünya gördü. Buradan sesleniyoruz; bir an önce orada alı koyduğunuz insan hakları savunucularını serbest bırakmanız gerekir. Uluslararası hukuku ihlal ederek, insan haklarını ihlal ederek bugünlere kadar maalesef Filistin’de yaşayan insanlara büyük bir zulüm yaşattınız. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlemeye devam ediyorsunuz” şeklinde konuştu.

‘ULUSLARARASI KURUŞLULARIN ETKİSİZ OLDUĞUNU ÜZÜLEREK GÖRÜYORUZ’

İsrail’in Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi’ni ihlal ettiği için Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılanmaya devam ettiğini hatırlatan Tunç, “Tabi orada alınan tedbir kararları maalesef bugüne kadar uygulamaya geçirilemedi. Uluslararası Adalet Divanı’nın aldığı soykırımın önlenmesi, insani yardımların engellenmemesi ve orada işlenen insanlık suçlarının artık sona erdirilmesiyle ilgili alınan tedbir kararları maalesef kağıt üstünde kaldı, o kararlar uygulanamadı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin önüne gelen öneriler maalesef veto edildi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu ve soykırımcı, katliamcı arkadaşları hakkında alınan yakalama kararları, tutuklamaya yönelik kararlar maalesef hayata geçirilemedi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin de, Uluslararası Adalet Divanı’nın aldığı kararlar da etkisiz hale getirildi. İsraril’in bu tavrı maalesef hem uluslararası mekanizmaların etkisiz olduğunun, uluslararası hukukun adeta işlemediğini bütün dünyaya gösterdi. Bu dünya için, maalesef insanlık için çok önemli bir kayıp. Uluslararası kuruluşları etkisiz hale getiren İsrail’e karşı, insanlık vicdanı sokaklara taşıyor. Avrupa ülkelerinde ve ülkemizde bugün de yine Cuma namaz sonrası birçok ilimizde bunu göreceğiz. İsrail’e karşı insanlık vicdanı bunu kabul etmediğini, bu soykırımın sona ermesi noktasında meydanlara taşıyor. Ama uluslararası hukuku işletmekle görevli, uluslararası kuruluşlar, maalesef insanlığı temsil etmesi gereken, insanlığın sorunlarını çözmesi gereken bu uluslararası kuruluşların nasıl etkisiz olduğunu da üzülerek görüyoruz. İşte o nedenle sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, her platformda, ‘uluslararası hukuk işlemeli, insanlık suçlarının önlenmesi için, dünyada adaletin, hakkaniyetin sağlanması için dünyanın 5’ten büyük olduğunu göstermemiz lazım ve daha adil bir dünya mümkündür’ diyerek her platformda uluslararası sistemin bir revizyona tabi tutulması gerektiğini söylemeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler kürsüsünde de, genel kurul toplantılarında da yine insanlığın sesi olduğunu, insanlığın vicdanını temsil ettiğini hepimize gösterdi” ifadelerini kullandı.

‘BİR GÜN İNSANLIK HUZURUNDA HESAP VERECEKLER’

Türkiye olarak dünya mazlumlarının yanında olmaya devam edeceklerini belirten Tunç, “Türkiye olarak sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde, adaleti, hakkaniyeti, insan haklarını, Filistinli mazlumların, Gazzeli çocukların, kadınların haklarını savunmaya devam edeceğiz. Bir an önce oradaki katliamların, soykırımların sona ermesi, bütün temennimiz ve desteklerimiz Filistinli kardeşlerimizle. Bir kez daha katliamcıları, payitaht Edirne’den, Selimiye’nin gölgesinden lanetliyorum ve bu soykırımın bir an önce durmasını temenni ediyorum. Bu soykırım suçluları mutlaka bir gün insanlık huzurunda hesap verecekler, bundan hiç şüphemiz olmasın. Nasıl Bosna soykırımcıları yıllar sonra kurulan uluslararası mahkemede mahkum edilmiş ve zindana atılmışsa, gün gelecek İsrail’li soykırımcılar, o teröristler, o insanlık huzurunda hesap vereceklerdir. İlahi adaletten de hiçbir zaman kaçmayacaklardır. Türkiye olarak her zaman mazlumun yanında, adaletin yanında, hakkaniyetin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

‘CEZAEVİNDEN MESLEK SAHİBİ OLARAK ÇIKMALARINI SAĞLIYORUZ’

Türkiye’nin tutuklu ve hükümlülerin eğitimi ve topluma kazandırılması noktasında birçok Avrupa ülkesine göre çok daha ileri bir konumda olduğunu dile getiren Tunç, “Ceza ve infaz kurumlarımızda hükümlülerin ıslahına yönelik eğitimlerinin yanında onların infaz sonrası yaşamlarında topluma kazandırılmaları, meslek ve sanat öğrenmeleri amacıyla İşyurtları kurumumuz önemli faaliyetler yapıyor. İşyurtları sistemiyle hükümlülere meslek edindirme çalışmalarını doğrudan üretim süreçleri içerisinde gerçekleştiriyoruz. Mahkumların cezalarını çekerken üretime katılmalarını sağlayarak sorumluluk almalarını ve disiplin kazanmalarını önemsiyoruz. Bu yurtlarda çalışarak yeniden suç işleme riskini azaltarak topluma entegrasyonunu kolaylaştırıyoruz. Gelişen teknoloji ve üretim kapasite artışlarını takip ederek 200’den fazla meslek dalında iş kolu faaliyetleri sürdürülüyor. Farklı alanlarda mesleki eğitimler alarak hükümlüler, becerilerini geliştiriyorlar, cezaevinden bir meslek sahibi olarak çıkmalarına imkan sağlıyoruz. Çalışmak, bir iş yapıyor olmak, üretmek ve katkı sağlamak onların rehabilite olmalarına yardımcı oluyor. İşyurtlarında üretilen ürünlerin satışı ülke ekonomisine de katkı sağlıyor. Buralarda çalışan mahkumlar, hem ailelerine, hem kendilerine de bir ekonomik destek sağlamış oluyorlar. Onlara asgari ücretin 3’te 1’i oranında ücret de ödeniyor. Tabi önemli olan onların meslek kazanmaları ve bu mesleği tahliye olduktan sonra da toplum içerisinde uygulamaları ve bir daha suçtan uzak olmaları” diye konuştu.

‘TÜM AMACIMIZ HÜKÜMLÜ VE TUTUKLARI TOPLUMA KAZANDIRMAK’

İşyurtlarının üretimin hiç durmadığı birer fabrika gibi çalıştığını kaydeden Tunç, “Adeta bir kamu iktisadi teşekkülü gibi buradan üretilen ürünlerin satışından elde edilen gelirler, genel bütçede işyurtları bütçesi olarak adalet hizmetlerine harcanıyor, adalet binaları yapılıyor ve adalet binalarımızın içerisindeki bütün mefruşat, mobilyadan perdesine kadar dışarıdan almıyoruz, hepsi kendi ürettiğimiz ürünlerle adliyelerimiz donatılıyor. Genel bütçe içerisinde de yatırımlarımızın, adalet binalarımızın ve diğer hizmet binalarımızın yapımının 3’te 1’i iş yurtları bütçesinden elde edilen gelirlerle sağlanmış oluyor. Özellikle şunu söyleyebiliriz; iş yurtlarımız 1700 atölyenin, fabrikanın olduğu, 200’den fazla iş kolunun yer aldığı adeta birer üretim merkezi. 75 bin öğrencinin olduğu ve kurslarıyla, okullarıyla, adalet mesleki eğitim merkeziyle adeta birer eğitim merkezi. Tüm hedefimiz, cezaevlerindeki hükümlü ve tutukluları topluma kazandırmak, suç işlenmesini azaltmak, onlar cezaevinden tahliye olduktan sonra bir daha suç işlemelerini önlemek ve dolayısıyla ceza adaleti sistemin amacını gerçekleştirmek” şeklinde konuştu.

‘CEZA İNFAZ KURUMLARI ÜRETİM VE EĞİTİM MERKEZİNE DÖNÜŞTÜ’

Açılışta konuşan Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca da, fuara ev sahipliği yapmanın gururunu ve heyecanını yaşadıklarını söyledi.

İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Hüsnü Gezginci de, fuarda yalnızca ürünleri tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda hükümlü ve tutuklulukların meslek edinme yolunda ortaya koydukları gayreti, sabrı ve yeniden hayata tutunma azmini de gözler önüne serdiklerini belirtti. Gezginci, şöyle konuştu:

“İşyurtları Kurumu olarak temel gayemiz hükümlü ve tutukluları, üretim süreçlerine dahil ederek, onları yeniden topluma kazandırmak ve ülkemize katma değer sağlamaktır. Ülkemizin dört bir yanında faaliyet gösteren kurumumuz güçlü teşkilat yapısı ve geniş üretim kapasitesiyle ceza infaz sistemimizin ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. 2025 yılının ilk 6 aylık döneminde 13 bin 111 iş yurdu personelimiz, 200’ü aşkın farklı iş kolunda 49 bin 541 hükümlü ve tutuklu aktif olarak üretim faaliyetlerinde görev almıştır. Bugün ceza infaz kurumlarımız, sadece cezaların infaz edildiği yerler değil aynı zamanda iş yurdu atölyelerimiz sayesinde adeta birer üretim merkezi, birer eğitim merkezine dönüşmüş durumdadır” . 

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da, iş yurtları hükümlü ve tutukluların meslek edinmeleri, rehabilite edilmeleri, ekonomiye katkı sağlamaları açısından çok büyük önem arz ettiğini söyledi.

Edirne Valisi Yunus Sezer ise, Selimiye Camisi gölgesinde çok önemli bir fuara ev sahipliği yaptıklarını belirterek, “Hükümlülerimizin, mahkumlarımızın ikinci bir şans olarak hayatlarında meslek edinmeleri ve edindikleri mesleklerin çıktılarını, ürünlerini sergileme adına da çok önemli bir fonksiyon icra ediyor bu el sanatları fuarı” şeklinde konuştu.

7 Ekim’e kadar açık

Konuşmaların ardından Adalet Bakanı Tunç ve beraberindekiler hükümlü ve tutukluların el emeği ürünleri beğeniye sunulduğu; gıda, tekstil, mobilya, el sanatları ve hediyelik eşya gibi ürünlerin yer aldığı fuarı gezdi. Bu yıl Türkiye genelinde açılan dördüncü fuar olan Edirne’deki etkinlikte, 54 Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü’nün katılımıyla hazırlanan ürünlerin yer aldığı 99 stantta bulunuyor. İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı, Edirne’de 7 Ekim’e kadar açık olacak.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya