DOLAR 44,7646 0.02%
EURO 52,9834 0.03%
ALTIN 6.896,250,06
BIST 14.201,05-0,36%
BITCOIN 33544950,34%
Edirne
13°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

498 okunma

Aktüel Arkeoloji Dergisi’den yeni sayı

Trakya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ahmet Yaraş'ın yayın editörlüğünü yaptığı Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin Eylül - Ekim 2025 sayısı yayınlandı…

ABONE OL
15 Eylül 2025 16:42
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Trakya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yaraş’ın yayın editörlüğünü yaptığı Aktüel Arkeoloji Dergisi’nin Eylül – Ekim 2025 sayısı yayınlandı.
Prof. Dr. Yaraş, Aktüel Arkeoloji Basın Yayıncılık Turizm Org. Ltd. Şti. tarafından yayınan derginin son sayısındaki “Tarihe Onurlu veya Öteki Olarak Geçmek” başlıklı ön yazısında şunlara yer verdi:
“BRECHT’IN ‘Yedi kapılı Teb’i kim kurdu?’ sorusu, arkeolojinin temel çelişkisini açığa çıkarır:
Tarih, her daim kralları ve kahramanları yüceltirken, emeği görünmez kılar. Günümüz arkeolojisi de çoğu zaman aynı yanılgıyı sürdürür; görkemli eserler ön plana çıkarılır, onları inşa eden binlerce sıradan insanın izlerini ise toprağın altında bırakır.
200 yıllık arkeoloji serüveninde, bugüne kadar arkeologlar, kabul gören materyal kültürden dolayı gösterişli maddi kalıntılara yönelmişlerdir. Antik yerleşimlerdeki kazılar önce tapınaklara, saraylara, tiyatrolara yönelir; halkın yaşadığı sokaklar ve evler çoğu zaman kazılmadan kalır. Tanrıları, kralları ve zengin sınıfları temsil eden eserler parlatılırken; üretim ve gündelik yaşama ait nesneler geri planda kalır. Böylece ziyaretçiler, gücü elinde tutanların ihtişamını görürken onları ayakta tutanların gündelik yaşamını göremez. Müzeler de bu bakışı pekiştirir. Oysa arkeoloji bilimi o zaman dilimindeki tüm değerleri ortaya çıkarmak bilimsel anlamda incelemek ve yorumlamakla sorumludur. Bu bilimin doğduğu ülkelerde artık bu yöntem kabul görmektedir.
Arkeoloji, geçmişi bugünün sorularıyla yorumlar. Bu nedenle kazı alanlarının odağını anıtlardan gündelik yaşama çevirmek; evleri, atölyeleri, işçi barınaklarını, bakım alanlarını hatta çöplükleri incelemek, tarih yazımında yepyeni bir kapı aralar.
Bu yaklaşım, uygarlığı yalnızca bir ‘ilerleme hikâyesi’ olarak değil; eşitsizliklerin, sömürünün ve direncin iç içe geçtiği karmaşık bir süreç olarak görülmesini sağlar.
‘Ötekilerin Arkeolojisi’, yalnızca geçmişin değil, bugünün dünyasını da sorgulamamıza olanak tanır. Çünkü arkeoloji, görünmez kılınmış hikayeleri açığa çıkararak sadece binaları değil, toplumsal hafızayı yeniden inşa eder.
Ancak son yıllarda ülkemizde bazı kesimler tarafından geçer akçe olarak yerleştirilmeye çalışılan, ‘turizm için arkeoloji’nin günümüz biliminde yeri yoktur. Önceliği her zaman koruma (konservasyon) olan, kültür ve dönemler arasında ayrım gözetmeden; gösterişli eser odaklı değil, arkeolojik bilimsel sonuçlara öncelik veren, hiçbir bilim insanını ötekileştirmeden evrensel normlara dayalı arkeolojik çalışmaların yapılması dileğiyle … “
ÖTEKİLERIN ARKEOLOJİSİ
“Ötekilerin Arkeolojisi” başlığı altında “Emek sömürüsüne dayalı yaşam biçiminin arkeolojik nesneye yüklediği ‘sınıfsal ihtişam’ bakanın zihninde onu yapanların emeğini görünmez kılar” vurgusunun yapıldığı dergide kaleme alınan yazılardan bazı başlıklar şöyle:.
İsmail Gezgin: Toprak Altında Bırakılanlar Ötekilerin Arkeolojisi
Serkan Erdoğan: Assur – Babil Dünyasında Tapınak Ekonomisi İçin İşgücü Olarak Kullanılmış Toplumsal Bir Grup: Širkū
Serdar Ünan: Uygarlığın Gölgesinde; Anadolu’da Kölelik
Gürkan Ergin: Antik Çağın Kimsesiz Çocukları
Ayşe Uzbaş: Sahnenin Işığında, Toplumun Gölgesinde: Antik Roma’da Kadın Aktrisler

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya