DOLAR 44,3201 0.04%
EURO 51,2889 -0.16%
ALTIN 6.713,421,38
BIST 13.047,72-0,51%
BITCOIN 3127219-0,38%
Edirne

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

653 okunma

Nurettin Uzer’in ardından… VASİYET

İki gün önce kaybettik, dün uğurladık Nurettin Uzer ağabeyimizi. Vasiyeti vardı, söz vermiştim, yerine getiriyorum.

ABONE OL
3 Eylül 2025 15:58
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İsmail DEMİRAY
2021 yılında Hudut Gazetesi’nde yayınlanan “DÜNDEN BUGÜNE EDİRNESPOR” isimli röportajı yapmak için Bülent Ayan ağabeyimin önerisi üzerine tanışma onuruna erişmiştim Nurettin Uzer ile…
Evine gittiğimde sıcak bir ilgi ile karşılandım. Eski Edirne, Edirnelilik ve Edirnespor üzerineydi tam gün süren sohbetlerimiz…
Röportaj bitip yazımı okuyunca duygulandı, teşekkürlerini iletti.
Bir de ricası vardı benden; “Ölümüm sonrası benim yazımı sen yaz…”
İki gün önce kaybettik, dün uğurladık Nurettin Uzer ağabeyimizi.
Vasiyeti vardı, söz vermiştim, yerine getiriyorum.
Nurlar içinde uyu Nurettin Uzer ağabeyimiz. …
İnanıyorum ki seni gittiğin yerde Edirnespor’a emek verenler büyük bir sevgiyle karşılayacaklardır.
**
İşte o röportaj;
Edirnespor’da futbol oynar, genel kaptanlık, idarecilik ve genel toplantılarda yıllarca Divan Başkanlığı yapar. Edirnespor sahipsiz kalmasın, ekonomik anlamda ayakta dursun diye çok uzun yıllar hep en önlerde mücadele edecektir Nurettin Uzer. Evlerinde konuk ettiler beni, kahvelerini içtim, anılarını dinledim. Ellerindeki Edirne tarihine kazandırılması gereken yüzlerce fotoğraf içinde olmak beni adeta zaman tüneline soktu. Bu fotoğrafları yakın dönemde tarayarak Edirne tarihine kazandırmaya söz verdim kendilerine.
1939 yılında Edirne Orta Çukur Mahallesi’nde dünyaya geldiğinde ailesi Türkiye’ye Bulgaristan’dan geleli daha bir yıl olmuştur. Annesini çok küçük yaşta dönemin illeti verem hastalığından kaybettiğini anımsayamayacak kadar küçüktür Nurettin Uzer. İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır ve Almanya Bulgaristan kapılarına dayanmıştır.

Edirnespor da bir zamanlar başarıyla forma giyen futbolculardan Arslan Can, Mehmet Çelikbaş, Fuat Bayrak, Hami Havuş, Turgay Kazancı’da
Edirne’ye baş sağlığı dileklerini ilettiler…

Nurettin Uzer, en sağda (Ceketli)


Nurettin Uzer’in babası Mustafa Uzer Edirne’ye ilk geldiğinde Karaağaç’ta askeriyede göçmenlere yemek veren binada önce hizmetli, sonra bulaşıkçılık derken aşçılığı da öğrenir. Daha sonra bugünkü Ziraat Bankası’nın olduğu yerde aşçı dükkanı açar ve bir süre işletir burasını.
Sonraki yıllarda babasının çırakları değişik mekanlarda aşçı olarak mesleklerini sürdürmüşlerdir. Birkaç yıl sonra Çilingirler Çarşısı’nda bir dükkanda giyim eşyası işine başlar Uzer ailesi. Bu güzel söyleşiyi kendisinden dinliyoruz:
“Babamın aşçılık yaptığı dönemi anımsamıyorum.
Ama ilkokul yıllarında kendi çıraklarının ustalık yaptığı o dükkana babam beni çalışmak için verdi. Babamı ilk anımsadığım yer şu anda Turkcell baş bayiinin Çilingirler’de olduğu dükkandır. Orada hazır konfeksiyon işi yapıyordu babam, ben de uzun yıllar askere gidene kadar orada babama yardım ettim. O yıllarda ben bu mesleği yapmak istemiyordum, askerden sonra uzun süre ilgimi kestim dükkandan, ağabeyim Naci Uzer babam ile birlikte çalıştılar.
İlkokulu Kıyık’ta Kırmızı Mektep’te (Fevzi Paşa İlkokulu) okudum. Ortaokulu ikinci sınıfta futbol aşkından bıraktım. 14 yaşımda başladım futbola. Tuncaspor ve Ardaspor’da oynadıktan sonra Meriçspor’da kaldım. Meriçspor’da geliştirdim kendimi. Sanat Okulu, Lise, Öğretmen okulu arasında büyük bir rekabet vardı sportif anlamda. Orta terk olmama karşın Sanat Okulu müdürü bana; ‘Gel seni okulumuza alalım, futbolunu oyna sen yeter, diplomanı bir şekilde alırsın, askerliğini de yedek subay olarak yaparsın’ demişti. Olmadı, babamların adama ihtiyacı vardı, ticaret ve futbol tüm zamanımı dolduruyordu.
Askere gidince Genç Milli Aday Takımı’na alındım. Orhan Şeref Apak’ın Futbol Federasyonu olarak bize verdiği madalya var. Özcan Arkoç ile aynı takımdaydık seçmelerde. Hazırlık maçlarında oynadım, takıma seçildim. Lüksemburg’a gidecektik, Gençlerbirliği’nde sol bek oynayan Turgay isimli bir oyuncunun yaşını mahkeme kararı ile 3 yaş küçültmüşler, beni çıkardılar onu aldılar takıma. Futbolun adaletsizliği işte. Böylelikle seçilerek, kadroya girmeyi hak etmiş olmama karşın Milli Takım formasını giyemedim.
Askerliğimin ilk haftalarında Savcı Bilgen in aracılığıyla dönemin Meriçspor yönetimi beni her hafta maçlara getirtti Edirne’ye. Babam sordu bir ara; ‘Yoksa sen askerden mi kaçtın?’ diye.
Askerde Kütahya’da Hava Gücü’nde futbol oynadım. Biz Hava Gücü olarak Afyon’dan katıldık, ilk yıl ikinci olduk, ikinci yıl şampiyon olduk. Beni Kayseri HavaGücü’ne aldılar.
Askerlik dönüşü Göztepe benimle ilgilenince o dönem Adnan Süvari yönetiminde Türkiye 1. Ligi’nde fırtına gibi esen Göztepe için İzmir’e gittim. Deneme antrenmanlarına çıktım. 18 bin lira önerdiler, peşin istedim, anlaşamadık Edirne’ye döndüm. Edirne’ye gelince babama yardım etmeye başladım dükkanda. Bu arada beni Kütahya Şekerspor istedi, gitmeye karar verdim. Sabah kalktım bavulumu hazırladım, otobüsler o zamanlar Eski Camii’nin altından kalkıyor. Babam tam otobüs kalkarken geldi, beni indirdi, bavulumu aldı elimden, dükkana götürdü. Yolda bana; ‘Gidip futbol oynayacaksın sonra yine benden para isteyeceksin, olmaz öyle şey’ dedi.
Sabah uyandım, bu sefer bavulsuz üzerimde gömlek, pantolonla kaçtım Kütahya’ya. Orada yıldızım parladı, başarılı oldum. Edirne’ye döndükten sonra yeni kurulan Suspor kadrosunda yer aldım. Bu arada 1964 yılında Gülfer hanımla evlendim, ilerleyen yıllarda iki oğlum, bir kızım oldu.
Suspor’da üç yıl top oynadım. Aynı zamanda da Edirne’de ticarete başladım. 1966 yılında Suspor, Meriçspor ve Edirnespor birleşmesiyle yeni bir takım olarak Edirnespor 2. Lig’e katıldık.
Bu üç takımın en iyi oyuncuları ve İstanbul’dan gelen Naci Erdem ve onun getirdiği oyuncularla birlikte. O yıl gelen Benan ile halen telefonla bile olsa arkadaşlığımız devam ediyor. İlk sezon bayağı başarılı olduk. Fakat beni etkileyen aynı zamanda dükkanımdaki işlerdi. Babam giyim işleri yapan dükkanı bana bıraktığı için bütün işler beni bekliyordu. Futbol ve dükkan ile bayağı zorlanıyordum. Özellikle bayrama yakın dönemlerde iş yüküm inanılmaz derecede ağırlaşıyordu ve futbol bu yüzden geri planda kalıyordu ama aklım da futboldaydı her türlü şartlara karşın.
Bir sonraki sezonda yine top oynamayı düşünüyordum. Sezon başı açılışında çift kale maçı yapıyoruz kendi aramızda, ama seyirci sahayı doldurmuş. Ben A takımında oynuyorum. Çift kale maçında bir hata yaptım, takım arkadaşım ters bir kelime konuştu. Maç içinde yine söylenince anın heyecanı ile gereksiz bir gerginlik yaşandı 🙂 Sonuçta kendi aramızda çift kale maç yapıyoruz. Biz bir gol daha yiyince bizim tartışmamız daha da büyüdü ve terk ettim sahayı.
Naci Erdem hocamız çok üzülmüştü; ‘Ne yaptın Nurettin?’ demişti. Halen görüşüyoruz Naci hocamla. Benim futbol yaşamımda kırmızı kart görmüşlüğüm yoktur, takım arkadaşım yüzünden o gün bıraktım profesyonel futbolu.
Aynı yıl sezon içinde Ardaspor amatör takımı şampiyon olmuştu. Grup maçlarında Trakya şampiyonası için beni istediler, ben de takıma katılarak amatör olarak da olsa futbol özlemimi öyle gidermiştim. Son maçta Alpulluspor’a yenilince ikinci olmuştuk.
1970’li yılların sonlarından başlayarak 7 yıl boyunca genel kaptanlık yaptım Edirnespor’da. Cebimden büyük paralar harcadım Edirnespor için. Bu 7 yıl genel kaptanlık yaptığım dönemde başkanın kim olacağına, takımın nasıl kurulacağına kadar etkin görevler üstlendim. Takımın ekonomik krizlerden kurtulabilmesi için projeler ürettim, sosyal ilişkilerimi kullandım. İsteseydim defalarca başkanlık da yapabilirdim ama işlerimin yoğunluğu buna izin vermezdi. Ben genel kaptan olarak Edirnespor’un içindeydim, ama işlerime de gerekli özeni ve zamanı bu görevimde ayırabiliyordum.
Ama başkan olsaydım bu zamanı bulamayacaktım ben. Defalarca valilerle görüştük Edirnespor için kaynak yaratmaya çalıştık. 80’li yıllar, Kapıkule’de müdür olarak çalışan Ayhan beyi kulüp başkanı yaptık kulübün kasasında bir kuruş yok. Önce Vali’ye gittik, görüştük, ‘Olmaz’ dedi, konuştuk ikna ettik, sonunda dönemin önemli bir rakamını kulübe yardım olarak almayı başardık valilikten ve o sezonu da kurtarmış olduk. Tüm valilerle o dönemde çok yemekler yedik Edirnespor aşkına.
Futbolculuk, genel kaptanlık yöneticilik, divan başkanlığı yaptım, hepsinden de büyük keyif aldım. Beni mutlu etmeyecek bir uğraş işine de girmedim. Son dönemde divan başkanlığı da yaptım genel kurullarda ama ilerleyen yıllarda yaşlanınca elimizi eteğimizi çektik faal olarak çalışmaktan ama günü gününe takip ediyorum Edirne-spor’umuzu.”

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya