DOLAR 45,0259 0.03%
EURO 52,9091 0.19%
ALTIN 6.786,57-0,40
BIST 14.521,200,78%
BITCOIN 3507180-0,18%
Edirne
13°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

448 okunma

Suriye-İsrail İlişkisi

ABONE OL
28 Ağustos 2025 11:50
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kasiyun dağı hikayesini hatırlarsınız. Acı kahveler, karamel makiyattolar falan… Elbette uluslararası politika analizi böyle boş içerikli bir süreç değil. Olayların gelişimi, olaylarda aktör olarak yer alanların birbirleri ile ilişkileri oldukça önemlidir. En az bunlar kadar önemli olan ise olaylarda yer alan aktörlerin söylemlerinden ziyade eyleme kapasitelerinin ne olduğudur. Bu sorunun cevabını ise sistemik yapının başat birimleri ve alt-sistemik yapının başat birimlerine bakarak cevaplayabilirsiniz.

Girişten de anlaşılacağı üzere adı değişmiş tivitır denen yerde yazılan senaryolar ile bir uluslararası politika analizi yapmak oldukça güçtür. Hatta imkansızdır. Bu aralar karmaşık yazıyorum gibi gelebilir. Aslında hiç karmaşık değil. Özellikle bir acı kahve ile bile uluslararası politikanın dinamiklerini tıkır tıkır tahlil edenler için hiç karmaşık değil.

Suriye Devlet Başkanı Şara, İsrail ile ilişkilerin daha düzenli bir şekle bürüneceğini ve Golan Bölgesinin 1974 Paylaşım anlaşmasına göre tasarlanacağını açıkladı. Evet bu açıklamayı Eş Şara yaptı. Size daha ilginç bir durum anlatayım. Daha doğrusu bu köşeyi okuyanlar için hatırlatayım. Haziran 2019’da İsrail’in başkenti Telaviv’de ABD, Rusya ve İsrail güvenlik bürokrasisinin ileri gelenleri Netanyahu başkanlığında bir toplantıya katıldılar. Bu toplantının konusu Golan Bölgesinin ve dolayısıyla İsrail’in güvenliydi.

Şimdi bu noktada Esad rejimini deviren Eş Şara’nın açıklaması ile Esad döneminde gerçekleşen bu toplantıyı dikkate aldığınızda ortaya bir sabit gerçek çıkıyor. Bu gerçek de İsrail’in Golan Bölgelerinden kaynaklı güvenliğinin bir şekilde garanti edilmesi. Suriye’de değişen iktidara rağmen bu davranış biçiminin daha doğrusu politik karar sabitliğinin sebebi ne olabilir? İşte buna sistemik yapıda eyleyen başat güçlerin yönlendirici etkisi deniyor. O güçler hangileri mi? ABD ve Rusya Federasyonu.

Türkiye’deki güzide basının çeşitli organlarında her daim bir tarafta Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti ve İran İslam Cumhuriyeti sarsılmaz bir ittifak olarak ve karşısında da “Amerikalı Emperyalist güçler” gibi içi oldukça geniş bir torba tanımlanırken aslında durumun böyle olmadığı bundan altı yıl önce belli oldu. Hem de göze girecek şekilde belli oldu. Elbette görmek isteyen gözler için.

Suriye’de rejim değişti, sosyal ve konvansiyonel medyada herkes lafazanlık gösterisini yaptı ve gerçekler kapıya geldi çattı. Ne kahveler kaldı ne karamel makiyattolar… Eş Şara da İsrail ile anlaşmadan söz etmeye başladı. Bir şekilde analaşacaklar da… Üstelik Golan Bölgesinin güvenliği hususu üzerinde gerçekleşecek bu anlaşma.

Zira önceki rejimin aksine şu anda İsrail kuvvetleri Şam’a oldukça yakın bir alanda konuşlanmış durumda. Ve Eş Şara rejiminin sürekliliğini sağlamak için uluslararas ekonomi politiğin kurallarına uyarak ekonomik gelişim adımları atmak, alt yapıyı oluşturmak sorumluluğu var. Eş Şara iktidarının sürekliliği buna bağlı… Hiç de öye kahveli bir analiz olmadı. Neyse kusura bakmayın, gerçekler acıdır. Gerçeğin acısı kahvenin acısına da benzemez. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya