
Artık yaşımıza uygun, ülke yönetimimizin kovuşturmaya gerek bulmayacağı yazılar yazmayı karalaştırmıştık. Bu yazımızın konusu bilgi olsun.
“Kim bilgiyi nasıl tanımlamış?” ı önce Türkçe araştırdık. “Bilgi, somut verilere dayalı enformasyon.” gibi tanımlamalarla karşılaşınca İngilizce devam ettik. Bu defa “Doğrulanmış doğru inanç (JTB: Justified true blief)” gibi çok yerde yinelenen bir tanımla karşılaştık. Bir yerde soyut mantığa uyarlanmış bir bildiri de bulduk: Eğer ve yalnız eğer (1) p doğru, (2) s buna inanıyor, (3) bu inanç doğrulanmışsa s p yi biliyor. Biz soyut mantığa çok çalıştık, bunun JTB nin farklı bir anlatımı olduğunu görüyoruz. Bu soyut anlatıma alışmamış okurlarımız için açıklayalım. Bu anlatımda s kişiyi, p bildiriyi simgeliyor ve şart iki yönlü yani kişi biliyorsa üç koşul var ve üç koşul varsa kişi biliyor.
Tabii bu tür tanımları veya anlatımları benimsemiyoruz. “Sevimli Felsefe 1. Felsefe ne?” kitabımızda bilgiyi basitçe tanımlamış ve buna basit açıklamalar eklemişiz.
“Bilgi, Ne, nasıl, neden sorularının yanıtı.” Bu yanıtlar bize yaşamımızı sürdürmede yardımcı. Örneğin biri, “Mango aldım ama tadını pek beğenmedim.” dediğinde mangonun ne olduğunu bilmiyorsak hemen sorarız, “Mango da ne?” Eğer bir yemeğin tadını çok beğendiysek sorumuz “Bu yemeği nasıl yaparız?” Test sınavları aracılığıyla çocuklarımıza bu soru unutturulduysa da matematikte öğrendiğimiz en önemli soru “Neden?”. Örneğin Bir üçgenin kenar ortayları da, yükseklikleri de, açıortayları da neden birer noktada kesişiyor?” Bu sorunun genel yanıtı Seva teoremi. Seva teoreminin nedeni Menelaus teoremi. Menelaus teoreminin nedeni üçgen benzerliği. Biz daha çok küçük yaşta “Ne?” ve “Neden?” diye sormaya başlıyoruz.
(5N1K yı hatırlayanlar olursa buradaki Kim? , Ne? nin Nerede? Ve Ne zaman? , Nasıl? ın içinde.
Bugün emperyalizm etkisiyle neyin bilgi, neyin değil olduğu belirsizleştirildi. Buna adlar bile kondu. “Toplum mühendisliği, algı yönetimi, beyin yıkama, …” Hep bir bilgi kirliliğinden söz ediliyor ama bunun ne olduğu pek açıklanmıyor. Bilgi kirliliği Türkçeye özgü bir terim değil. İngilizcesi Information pollution. Bilgi kirliliğinin “İlgisiz, gereksiz, düşük değerli tanımlamaları da bilgi kirliliği.” Özellikle emperyalistler ve onların politikacıları sömürdükleri emekçileri cahilleştirmek, çıkarını düşünemez kılmak zorunda. Eğitimin yozlaşması, umutların bilinmeyen öbür dünyaya bağlanması hep bu nedenle. Bunun dışındaki bilgi kirliliği bu iki ana nedenin genele yayılması.
Anadolu halkı Kurtuluş savaşını kazanınca uluslar arası yapının da uygunluğu nedeniyle bağımsızlık kazanmış. Hem kurtuluşun ve bunun sonucu bağımsızlığın önderi Atatürk hem eğitimi düzeltmeye, hem cahilliği ortadan kaldırmaya, hem de umudu gerçek yaşama bağlamaya çalışmış. Devrimleri hep bu amaçla. Atatürk’ün özlemi Halk cumhuriyeti olmuş. Ama çevresinden destek görmemiş. Halk desteğini örgütlenerek yapamamış. (Atatürk’ün özlemini kısım kısım Söylev ve Demeçlerde ve özellikle Hakimeyt-i Milliye yazılarında buluyoruz.)
Sonra ne olmuş? Hepimiz izliyoruz. Atatürk’ün izindeyiz ama bu izi bilmiyoruz.
Derdimizi unutalım ve yine bilgiye dönelim. Bilgiyi, doğru-yanlış, gerekli-gereksiz, somut-soyut, özel-genel diye sınıflandırabilir miyiz? Bu sınıflandırmalar birbirinden bağımsız mı?
(1) Bilgiyi öncelikle yaparak, yaşayarak, gözleyerek ediniyoruz. Böylece edindiğimiz bilgiler özelse yanlış olma olasılığı çok düşük, genelse bir şekilde kanıtlamamız gerekli. Belirli bir kaynaktan edinilen bilgiler ise öncelikle kaynağa bağlı. Doğruluğunu karşı kaynaklarla denetlemeliyiz. Yalan, yanlışın vurgulanarak söylenişi.
(2) Özel bilgi somut. Soyut özel bilgi yalan. Genel bilgi soyut ama uygulaması somut. Bilimlerde bu böyle. Matematikte bazı bilgiler somut uygulamalı, bazıları baştan sona soyut.
(3) Bilginin gereklilik testi üretime katkısı. Parçacık fiziği çok genel ve soyut bilim dalı hatta belli bir belirsizlik de içeriyor ama atom santralleri bu bilgiye dayanıyor.
(4) Bazı genel ve soyut bilgilerin somut dolaylı yararları söz konusu. Örneğin geometri, karmaşık yapısıyla sorgulama, irdeleme, çözümleme ve çıkarım alışkanlığı veriyor.
Sağlıcakla,