DOLAR 45,0379 0.19%
EURO 52,8518 0.28%
ALTIN 6.814,230,53
BIST 14.409,070,51%
BITCOIN 34904530,14%
Edirne
20°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

176 okunma

Memur Pazartesi iş bırakıyor

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde hükümetin açıkladığı zam teklifine sert sözlerle tepki gösterdi. Zobar, teklifin kamu emekçisini açlık ve yoksulluk sınırları arasında yaşamaya mahkûm ettiğini belirterek, “Ya insani ücretler ya meydanlar” mesajı verdi. Zobar, Pazartesi her yerde iş bırakarak, Ankara’da toplanıp Bakanlık önüne yürüyeceklerini açıkladı.

ABONE OL
13 Ağustos 2025 15:08
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde hükümetin açıkladığı zam teklifine sert sözlerle tepki gösterdi. Zobar, teklifin kamu emekçisini açlık ve yoksulluk sınırları arasında yaşamaya mahkûm ettiğini belirterek, “Ya insani ücretler ya meydanlar” mesajı verdi. Zobar, Pazartesi her yerde iş bırakarak, Ankara’da toplanıp Bakanlık önüne yürüyeceklerini açıkladı.

Bakanlığın son ana kadar bekleterek salı günü açıkladığı teklifte, 2026’nın ilk 6 ayı için yüzde 10, ikinci 6 ayı için yüzde 6; 2027’nin her iki yarısı için ise yüzde 4 zam öngörüldüğünü hatırlatan Zobar, “Bu oranlar gülünç bile değil. Kamu Ar’ın Temmuz 2025 araştırmasına göre açlık sınırı 27 bin 670 TL, yoksulluk sınırı 85 bin 344 TL’ye ulaşmış durumda. Bu teklifle kamu emekçisine ‘daha da sürün’ deniyor” dedi.
“Masa oyunlarına geçit vermeyeceğiz”
Sürecin başından beri toplu sözleşme masasında olduklarını ve göstermelik müzakerelere izin vermeyeceklerini vurgulayan Zobar, “Kamu emekçisinin hakkını, alın terini, umudunu ve geleceğini sattırmayacağız. Bu sefalet teklifinin gerçek hayatta, enflasyon karşısında ve vicdanlarda karşılığı yoktur” diye konuştu.


Zobar, konfederasyonun taleplerini şöyle sıraladı:

  1. Önceki yıllardan devreden kayıpların telafisi için maaş, taban aylık, yan ödeme, ek ödeme gibi tüm kalemlerde yüzde 72 artış yapılması.
  2. 31 Aralık 2025 itibarıyla başlayacak şekilde 2026 ve 2027’nin her yarısında yüzde 25 oranında zam uygulanması.
    “Pazartesi iş bırakacağız”
    Teklifin yenilenmemesi halinde eylem takvimini açıklayan Zobar, “Cuma günü önümüze başka bir sefalet teklifi getirilirse, devlet dairelerinde hayat duracak, meydanlar bizim isyanımızla çınlayacak. Pazartesi her yerde iş bırakacak, Ankara’da toplanıp Bakanlık önüne yürüyeceğiz” dedi.
    Yanlış ekonomi politikalarının çalışanı geçim sıkıntısına sürüklediğini, gençleri yurtdışına göçe zorladığını ve toplumun yalnızca küçük bir kesiminin zenginleşmesine neden olduğunu belirten Zobar, “Devletin itibarı, konvoylarla değil; çalışanına hakkını vermekle, okullarına tuvalet kâğıdı koyabilmekle, ormanlarını koruyabilmekle olur” ifadelerini kullandı.
    Hükümete çağrıda bulunan Zobar, “Ya akla, matematiğe, vicdana uygun bir zam teklifini getirirsiniz ya da bizim direnişimizi televizyonlardan izlersiniz. Bizim yolumuz bellidir: Dire dire kazanacağız” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
    Zobar açıklamasında ayrıca şunlara yer verdi:
    SADECE İKİ SEÇENEK VAR: YA İNSANİ ÜCRETLER YA MEYDANLAR!
    Bilindiği üzere; milyonlarca kamu emekçisi, emeklisi ve onların ailelerini ilgilendiren 8.Dönem Toplu Sözleşme sürecinde Bakanlık, taktiksel olarak son ana kadar sakladığı teklifini nihayet salı günü vermiştir. Gülünç bile denemeyecek teklifteki oranlar, teklifin neden son günlere sıkıştırıldığının da anlaşılmasını sağlamıştır.
    Kamu emekçisinin evine meyve sebzenin taneyle, etin ayda bir girdiği; maaşın yarısına yakınının kira ve faturalar gibi kaçınılmaz giderlerle eridiği şu dönemde hiç utanmadan verilen ücret zammı teklifi şöyledir:
    “2026’nın ilk altı ayı için yüzde 10, ikinci altı ayı için yüzde 6,
    2027’nin ilk altı ayı için de ikinci altı ayı için de yüzde 4.”
    Oysa konfederasyonumuza bağlı AR-GE birimi Kamu Ar’ın araştırmasına göre Temmuz ayında bile açlık sınırı 27 bin 670, yoksulluk sınırı ise 85 bin 344 lirayı bulmuştur. Bu verilen teklifle memura açlık sınırı ile yoksulluk sınırı arasındaki alan reva görülmüş, ölümü gösterip sıtmaya razı etme taktiği devreye sokulmuştur. Kabul etmiyoruz:
    İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ!
    Sürecin en başından beri bu kez toplu sözleşme masasında Birleşik Kamu-İş olarak bizim de olduğumuzu belirtmiş, müzakere görünümlü müsamerelere geçit vermeyeceğimizi vurgulamıştık.
    Ne demiştik: Kamu emekçisinin hakkını, alın terini, umudunu, geleceğini sattırmayacağız!
    Şimdi karşımıza gelen teklif “Biz satarız” demektir. Bu teklif kamu emekçisine de emeklisine de “daha da sürün” demektir. “Biz yıl içinde iyimser tutup sonra 10 defa değiştirdiğimiz enflasyon öngörülerimizin bile altında bir teklifi yapmaktan utanmıyoruz” demektir. Memur çocuğunu okutamasın, evine boynu bükük girsin, en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamasın demektir.
    Kamuoyu huzurunda açıkça söylüyoruz: Bu sefalet teklifinin gerçek hayatta, gerçek enflasyon karşısında ve vicdanlarda karşılığı yoktur.
    Birleşik Kamu-İş olarak bir kez daha ilan ediyoruz, olması gereken açıktır:
    1- Taban aylığı katsayısı, aylık katsayısı, yan ödeme katsayısı, ek ödeme ve diğer maaş kalemlerinde önceki yıllardan kaynaklanan ve devredip duran kayıpların telafisi nedeniyle bu kalemlerde yüzde 72 artış kaçınılmazdır.
    2- Ayrıca 31.12.2025 itibariyle taban aylığı katsayısı, aylık katsayısı, yan ödeme katsayısı, ek ödeme ve diğer maaş kalemlerinde ise;
    2026’nın ve 2027’nin her yarısında yüzde 25 oranında artış, insanca ücretler almamız için şarttır.
    Bu gerçeklerin yanından bile geçmeyen hiçbir teklifin milyonlarca kamu emekçisi nazarında kıymeti yoktur.
    DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ
    İnsani koşullarda çalışmak hakkımız. İnsanlık onuruna yaraşır ücretler almak hakkımız. Gelir adaleti, yaşanabilir ve haysiyetli memuriyet hakkımız. Bu hakları yedirmeyiz. Kamu emekçisinin emeğini, geleceğini masa oyunlarına kurban ettirmeyiz. Milyonlarca emekçinin hak arama ruhsatını nişan gibi göğsümüzde taşıyoruz, bu kıymetli sorumluluğun hakkını verecek ve masa oyunlarını bozacağız!
    Siz kimi kandırıyorsunuz!
    Yarın hükümet bize verdiği teklifi yenileyecek. Buradan, kamuoyu önünde ilan ediyoruz ki: insanca bir teklif önümüze konmazsa tüm örgütlü irademizi ortaya koyacağız. Cuma günü önümüze başka bir sefalet teklifi koyulursa, utanç verici bu teklifte önceki dönemlerde yapıldığı gibi mikroskobik artışlar yapılıp müjde gibi sunulmaya çalışılırsa devlet dairelerinde hayat duracak, meydanlar bizim isyanımızla çınlayacak. Eğer hükümet, emek körü bu teklifi geri çekmezse pazartesi her yerde iş bırakacağımızı ve Ankara’da toplanıp Bakanlık önüne yürüyeceğimizi ilan ediyoruz. Ve bilinsin ki haklarımızı alana kadar vereceğimiz mücadelenin dozu giderek artacak.
    Uzun zamandır yanlış ekonomi politikalarında sürdürülen ısrar; çalışanın geçinemediği, çalışmak isteyenin iş bulamadığı, gelecek umudunu yitiren gençlerimizin yurt dışına gittiği, gıda fiyatlarının dahi günlük olarak arttığı, toplumun sadece bir avuç ayrıcalıklı zümresinin zenginleştiği bir iklim yaratmıştır. Şimdi bunun faturasının kamu emekçisine kesilmesine geçit vermeyeceğiz. Kendi lükslerini “devletin itibarı” tekerlemesiyle açıklayanların “devlette çalışma”yı bu denli değersizleştirmesine göz yummayacağız. Devlet itibarı, en büyük resmi konvoyları kurmakla sağlanmaz. Devlet itibarı, özerk ve bağımsız kalması gereken devlet kurumlarını liyakatsiz yöneticiler eliyle parti şubesine çevirmekle yaratılmaz. Devlet itibarı, okullara tuvalet kağıdı koyabilmekle olur. Ülkenin son akciğerleri olan ormanlar cayır cayır yanmasın diye söndürme filosu oluşturmakla olur. Kendi bünyesinde çalışan insanlara haklarını vermekle, onların aklıyla dalga geçmeyen zam teklifleri yapmakla olur.
    Hükümete sesleniyoruz: Gelin kendi itibarınızı da daha fazla yerden yere vurmayın. Ya akla, matematiğe, vicdana, hayatın gerçeklerine uygun bir zam teklifini önümüze getirirsiniz ya da önce Çalışma Bakanlığı’nın penceresinden ve televizyon kanallarından bizim isyanımızı, direnişimizi izlersiniz. Yarın siz kendi yolunuzu seçeceksiniz.
    Bizim yolumuz bellidir, bu yolun hakkını vereceğiz:

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya