
Her yıl olduğu gibi bu yılda bir Kırkpınar’ı eksikleri ile atlattık, nice başka Kırkpınarlara.
Kolay değil, aynı töre, aynı gelenek, az farklarla 664 yıl uygulanıyor. Kırkpınar dünyada Olimpiyatlardan sonra en eski spor organizasyonu.
Kırkpınar’ı ikiye ayırmak gerek; içi ve dışı. Kırkpınar’ın içi güreş sahası, organizasyon mükemmel, hakemler güreşleri çok güzel idare ediyor. 22 bin kişilik stat olmasına rağmen küçük geliyor, stadın büyütülmesi gerekir. İnşallah ileriki senelerde oda olur. İyi bir haber işittim, Sarayiçi’ne büyük bir yağlı güreş stadı yapılacakmış, sevindim.
Kırkpınar kule, meydan hakemleri, cazgırı, yağcısı ,40 kişilik davul zurna ekibi ile yıllar yılı aynı töre devam ettirilerek her yıl yapılmaktadır. Bu gelenekten güreş sahası çok iyi tecrübe kazanmıştır. Bu tecrübeyi burada bırakmamalı. Kırkpınar’ı başlangıçta Balkan ülkelerinde, sonra diğer ülkelere yayarak beynelmilel hale getirmeliyiz.
Ya Kırkpınar’ın dışı? Ne yapılabilinir? Her şeyden önce Kırkpınar’ı daha modern hale getirecek eksikliklerini görüp bunlara çare bulacak bu konularda kafa yoracak bir teşekkül gerekir. Eski Valilerden Sy Nusret Miroğlu zamanında böyle bir kuruluş vardı, her kurumdan temsilci bulunuyordu, bir yıl kadar devam etti. Sonra Sy Valinin emri ile lavedildi, çok yararlı oluyordu. Böyle bir kuruluş Belediye nezdinde kurulmalı. Kırkpınar’ı daha modern hale getİrmek, panayır havasından kurtarmak, bir çok soruna çözüm aramak, bunlarla uğraşacak bir kuruluş.
Kırkpınar güreşleri Sarayiçi’nde yapılıyor. Bugünlerde Sarayiçi’nde çok güzel restorasyon faaliyetleri var. Sarayiçinin uygun bir yerine büyük çaplı fıskiyeli on adetten fazla musluğu olan halkın su ihtiyacını giderecek büyük çaplı, sanat özellikli bir havuz yapılmalı. Onun yakınına da bir minareli namaz kılınacak bir cami yapılmalı. Sarayiçi’ne yakışır bunlar.
Bunlardan başkada onbeş gün süreli bir Kırkpınar fuarı kurulmalı, fuar beynelmilel mahiyette olmalı, sanayi ve ticaret standları olmalı, fuarda konser, müzik için açık hava yerleri, çiçek üretim bahçesi olmalı. Böyle bir fuar Edirne’yi, Edirne yapar. İzmir’i İzmir yapan fuar değil midir. Kırkpınar festivali bir ay, sergileri, şiir yarışmaları, edebiyat aktiviteleri, güzellik yarışmaları, daha bir çok aktiviteler yapılmalı. Güreşleri beynelmilel olmayı düşünüyorsak güreşlerde bir hafta sürmeli, diğer ülkelerin pehilvanları da güreşlere katılmalı, puanlama sistemi uygulanmamalı. Güreş sahası Sarayiçi yılda iki kere kullanılıyor, Sarayiçi’nde başka aktivitelerde yapılmalı. Örneğin okçuluk müsabakaları, karakucak güreşleri, pinpon müsabakaları.
Her yıl sıcaklar basınca bir çok delikanlı serinlemek amacı ile nehirlere girer, bazıları da boğulup yaşamını kaybeder. Sarayiçi’ne bir yüzme havuzu yapılamaz mı? Sarayiçi yılda iki kere kullanılmaktan başka daha çok kullanılacak yer olmalı.
Kırkpınar çok değerli bir varlık, onu kıskanıp Edirne’den koparmak isteyenler var. Bunu deneyen vilayetler de oldu ama becerip yapamadılar, çiçek yerinde güzeldir. Bizler Edirneli olarak Kırkpınar’a sahip çıkmalıyız, çünkü Kırkpınar ecdadımızdan kalma bir kültür varlığıdır. Okullarımızda bu konular öğrencilere öğretilmelidir. Edirne için havaalanı düşünülüyordu, inşallah günün birinde o da olur. Kırkpınar’ı beynelmilel yaparsak o zaman havaalanı işe yarar.
KIRKPINARA SAHİP ÇIKALIM . . .