
Su ve Enerji Yöneticisi, DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yıllık meteorolojik kuraklık haritalarına göre son 5 yılda Meriç Ergene Havzası gibi bazı bölgelerdeki kuraklığın şiddetinin arttığına dikkat çekerek, bunun iklimsel değişiklik dikkate alındığında tehdidin giderek artacağının habercisi olduğunu bildirdi. TBMM’de uzun süredir bekleyen Su Kanunu’nun acilen çıkarılması gerektiğini savunan Erkin, “Yılda 7 milyar m3 suyu Saros Körfezi’ne taşıyan sınır aşan ve sınır teşkil eden Meriç Nehri’ni bölgemiz imkanları için kullanacak tüm proje ve imkanları hayata geçirecek uygulamalara biran önce başlanmalıdır” dedi.

Erkin, Hudut’a yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği Uyum Yasaları düzenlenmesi aşamasında Çevre Faslı’nın kapanış kriterlerinden biri olduğu için 2012 yılında Su Yönetimi Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanarak kamuoyunun görüşüne sunulan Su Kanunu, Biyoçeşitliliğin Korunması Kanunu, İklim Kanunu ve Taşkın Kanunu taslaklarının uzun yıllardır gündemde olmasına rağmen TBMM’den geçmediğine dikkat çekerek, 13 yıldır bir türlü çıkarılamayan Su Kanunu’nun ülke için büyük kayıplara sebep olduğunu bildirdi.
Su Kanunu Taslağı’nda ana başlıklar olarak Su Kaynaklarının Korunması, Kullanılması ve Yönetimi ele alındığını belirten Erkin, söz konusu ana başlıkların şu şekilde sıralandığını kaydetti:
“-Su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi

-Su kaynaklarının sürdürülebilirliği
-Suyun tek elden bütüncül yönetilmesinin sağlanması
-Suyun verimli kullanımı
-Suyun ihtiyaç önceliklerine uyulması
-Suyun hukuki niteliğinin düzenlenmesi
-Havzalar arası su transferi
-Havza, taşkın ve kuraklık yönetim ve sektörel tahsis planlarının uygulanmasının kanun yoluyla sağlanması
-Kurumlar arası yetki çakışmalarının giderilmesi
-Suyun havza ölçeğinde bütüncül yönetilmesi
-Su tahsislerinin tek elden yapılması
-Suyun maliyetinin yeniden belirlenmesi.
Su kurullarının yasal çerçeveye alınması ve Avrupa Birliği su müktesebatına uyumun sağlanması amaçları yer alıyordu.”
Taslakta Su Bilgi Sistemi ile su kaynaklarına ilişkin bilginin tek kaynakta toplanması, kullanılmış suların geri kazanımı ile ilgi maddeler de yer aldığını belirten Erkin, şöyel devam etti:
KURAKLIK BAZI BÖLGELERDE YERLEŞMEYE BAŞLADI
“Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yıllık Meteorolojik kuraklık haritaları incelendiğinde son 5 yılda bazı bölgelerimizdeki kuraklığın şiddetlinin arttığı görülmektedir. Bu bölgeler başta Meriç Ergene Havzası, Kuzey, Orta ve Güney Ege bölgesi, Batı Akdeniz, Adana, Hatay İskenderun Bölgesi, Göller Bölgesi ve Orta Anadolu olarak görünüyor. Bu bölgelerde yaşanan kuraklıklar, iklimsel değişiklik dikkate alındığında kuraklık tehdidinin giderek artacağının habercisidir.Türkiye’de yağmura bağlı tarım yapılan bölgelerin büyük bölümünde tarımsal kuraklık riski daha da artmaktadır.
TÜRKİYE’NİN SU YÖNETİMİ YAPISI
Çeşitli kurumlarca ayrı ayrı üretilen su politika ve yatırım programları mükerrer uygulamalara ve kaynak israfına neden olmaktadır.Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ve DSİ Genel Müdürlüğü arasında yetki çakışmaları bulunmaktadır, Su kaynaklarının korunması ile ilgili toplumsal bilgilendirme ve uygulanabilirlik yeterli değildir, Kurumlar arası koordinasyon zayıftır ve 30 dan fazla kanun ve düzenlenen yönetmeliklerden oluşan mevcut su mevzuatı, çok parçalı ve su havzaları yönetimi için yetersizdir.Türkiye’nin su yönetimi kurumsal olarak çok başlı,çok parçalı, koordinasyon eksikliği içinde yürütülmeye çalışılmaktadır.
Ergene- Meriç Havzası su yönetimi ve taşkınlar konusu başta olmak üzere, Özellikle AB Su Çevre Direktifi doğrultusunda ‘Sınır Aşan ve Sınır Oluşturan Sular’ ile ilgili kurallara ülkemizin de uyum sağlayacak önlem ve anlaşmaları yapması önem arz etmektedir.
Ülkemizin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir su potansiyeli 112 milyar m3 olup bunun yıllık 54 milyar m3’lük kısmı anacak kullanılmaktadır.Bunun 40 milyar m3 ‘ü sulamada, 7 milyar m3’ü sanayide, 7 milyar m3’ü içme-kullanma amaçlı kullanılmaktadır. Günümüzde kişi başına düşen su miktarı 1300 m3 civarındadır. Buna göre, Türkiye su stresi altında olan bir ülkedir !”
Su Kullanımı, Kalitesini ve Yönetimini izleyen kurumlar
Su Kaynaklarının kullanımı ve Kalitesi;
Tarım ve Orman Bakanlığı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Atıksu Deşarjları:
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Belediyeler
Su Ürünleri Yetiştirme Alanları:
Tarım ve Orman Bakanlığı
Doğal Mineralli Sular ve Jeotermal Kaynaklar:
Sağlık Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
İçmesuyu: Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Belediyeler
Yüzme Suyu: Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bak
Görüldüğü gibi su kalitesi, kullanımı ve yönetiminde çok başlılık olup adaletli bir su kullanımı ve yönetimi yapılamamaktadır. Acilen Su Kanunu’nun çıkması gerekiyor. Sayın vekillerimize büyük görev düşüyor.
Bölgemizde yılda 7 milyar m3 suyu Saros Körfezi’ne taşıyan sınır aşan ve sınır teşkil eden Meriç Nehri’ni bölgemiz imkanları için kullanacak tüm proje ve imkanları hayata geçirecek uygulamalara biran önce başlanmalıdır. Keza su kaynakları açısından oldukça fazla imkana sahip Edirne Belediyemizin bu imkanları en iyi şekilde değerlendirmesi gerekir.”