
Anal fistül tedavisi, makat kanalı ile makat çevresindeki deri arasında oluşan anormal kanalın yapısına ve makat kaslarıyla ilişkisine göre planlanır. Anal fistüllerin büyük bölümü kendiliğinden tamamen iyileşmez ve kalıcı tedavi için cerrahi veya girişimsel yöntemler gerekebilir. Tedavide temel amaç fistül kanalını ortadan kaldırırken dışkı kontrolünde görev alan makat kaslarının mümkün olduğunca korunmasıdır.
Kolorektal cerrahi ve proktoloji alanında çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Emre Sivrikoz, özellikle anal fistül tedavisinde fistül kanalının anatomisinin doğru şekilde değerlendirilmesinin tedavi planının önemli aşamalarından biri olduğuna dikkat çekmektedir.
Anal fistül, makat kanalının iç bölümü ile makat çevresindeki deri arasında oluşan anormal bir bağlantıdır.
Vakaların önemli bir bölümü daha önce gelişmiş bir makat apsesinin ardından ortaya çıkar.
Makat çevresindeki küçük bezlerin enfekte olması sonucunda apse gelişebilir. Apse boşaldıktan veya cerrahi olarak drene edildikten sonra bazı hastalarda enfeksiyonun geçtiği kanal tamamen kapanmaz.
Bu kanal zaman içerisinde anal fistül haline gelebilir.
Anal fistülün en sık belirtilerinden biri makat çevresindeki küçük bir açıklıktan tekrarlayan akıntıdır.
Bu akıntı sarı, iltihaplı veya zaman zaman kanlı olabilir.
Makat çevresinde sürekli nemlilik ve cilt tahrişi görülebilir.
Bazı hastalarda dönem dönem şişlik ve ağrı gelişebilir. Fistül kanalının dış açıklığının kapanması halinde içeride yeniden apse oluşabilir.
Bu durumda ağrı belirginleşebilir ve makat çevresinde şişlik ortaya çıkabilir.
Tekrarlayan makat apseleri anal fistül açısından değerlendirme gerektirebilir.
Tanının önemli bölümü hastanın hikâyesi ve makat bölgesinin muayenesiyle konulabilir.
Fistülün dış açıklığı muayene sırasında görülebilir.
Ancak fistül kanalının makat kaslarıyla ilişkisini ve iç açıklığını anlamak her zaman yalnızca fizik muayeneyle mümkün olmayabilir.
Özellikle kompleks veya daha önce ameliyat edilmiş fistüllerde pelvik MR gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
Görüntüleme, fistülün dallanıp dallanmadığının ve çevre dokularla ilişkisinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Anal fistüller anatomik özelliklerine göre farklı gruplara ayrılır.
Fistül kanalının makat kaslarının ne kadarından geçtiği tedavi açısından önemlidir.
Makat kaslarını çok az ilgilendiren fistüller daha basit kabul edilebilir.
Kas dokusunun önemli bir bölümünü geçen, birden fazla kanalı bulunan, tekrarlayan veya daha önce cerrahi uygulanmış fistüller ise daha kompleks bir yapı gösterebilir.
Kadınlarda öne doğru uzanan bazı fistüller ve inflamatuvar bağırsak hastalıklarıyla ilişkili fistüller de özel değerlendirme gerektirebilir.
Anal fistül tedavisinde tek bir ameliyat yöntemi bütün hastalar için doğru değildir.
Bunun temel nedeni fistülün makat kaslarıyla olan ilişkisidir.
Tedavi sırasında fistül kanalının ortadan kaldırılması hedeflenirken dışkı tutma fonksiyonunda görev alan kasların korunması gerekir.
Bu nedenle tedavi yöntemi seçilirken fistülün seyri, iç ve dış açıklıklarının konumu, dallanma durumu ve daha önce geçirilmiş operasyonlar değerlendirilir.
Fistülotomi, belirli tipteki anal fistüllerde kullanılan cerrahi yöntemlerden biridir.
Bu işlemde fistül kanalı boyunca açılarak kanalın içeriden dışarı doğru iyileşmesi sağlanır.
Ancak fistül kanalının önemli miktarda makat kasından geçtiği durumlarda fistülotomi her zaman tercih edilmeyebilir.
Bunun nedeni makat kaslarının fazla miktarda kesilmesinin dışkı kontrol fonksiyonunu etkileyebilme riskidir.
Bu nedenle fistülotominin uygulanabilirliği fistül anatomisine göre değerlendirilir.
Kompleks anal fistüllerde kullanılan yöntemlerden biri seton uygulamasıdır.
Seton, fistül kanalının içinden geçirilen cerrahi bir materyaldir.
Özellikle fistülün makat kaslarını önemli ölçüde geçtiği durumlarda enfeksiyonun kontrol edilmesi ve fistül kanalının drenajının sürdürülmesi amacıyla kullanılabilir.
Seton bazı hastalarda tedavinin ilk aşamasını oluşturabilir.
Daha sonraki dönemde fistülün anatomisine göre farklı bir cerrahi girişim planlanabilir.
Kompleks fistüllerde cerrahinin temel hedeflerinden biri makat kaslarını mümkün olduğunca korumaktır.
Bu amaçla farklı cerrahi teknikler geliştirilmiştir.
Fistül kanalının makat kasları arasındaki bölümünün bağlanmasını temel alan yöntemler veya fistülün iç açıklığının kapatılmasına yönelik cerrahi teknikler belirli vakalarda değerlendirilebilir.
Prof. Dr. Emre Sivrikoz’un özellikle kompleks proktoloji ve anal fistül alanındaki klinik çalışmalarında da tedavinin fistül anatomisine göre planlanması ön plandadır.
Bir yöntemin diğerinden her koşulda üstün olduğunu söylemek mümkün değildir. Başarı ve komplikasyon ihtimali fistülün yapısına ve hastaya göre değişebilir.
Anal fistül çoğunlukla kendiliğinden tamamen kapanmaz.
Zaman içerisinde tekrarlayan akıntılar ve apseler görülebilir.
Fistül kanalı dallanarak daha karmaşık bir yapı haline gelebilir.
Bu nedenle özellikle tekrarlayan makat apsesi ve sürekli akıntı şikâyeti bulunan kişilerin değerlendirilmesi önem taşır.
İyileşme süresi uygulanan cerrahi yönteme göre farklılık gösterir.
Bazı işlemler sonrasında yara açık bırakılarak zaman içerisinde iyileşmesi beklenebilir.
Bu süreçte makat bölgesinin temiz tutulması, dışkının sertleşmesini önleyecek bağırsak düzeninin sağlanması ve doktor tarafından önerilen yara bakımının uygulanması önemlidir.
Fistül cerrahisi sonrasında belirli aralıklarla kontrol yapılması, iyileşme sürecinin ve fistülün tekrar edip etmediğinin değerlendirilmesine yardımcı olur.
Anal fistüllerde tedaviden sonra tekrar görülebilir.
Özellikle kompleks, dallanmış veya daha önce ameliyat edilmiş fistüllerde nüks ihtimali daha yüksek olabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde fistül anatomisinin ayrıntılı değerlendirilmesi ve uygun cerrahi yöntemin belirlenmesi önem taşır.
Anal fistüllerin büyük bölümü kendiliğinden kalıcı şekilde iyileşmez. Tedavi için cerrahi veya girişimsel yöntemler gerekebilir.
Hayır. Anal apse enfeksiyon sonucu oluşan iltihap birikimidir. Anal fistül ise makat kanalı ile deri arasında gelişen anormal bağlantıdır. Apse sonrasında fistül oluşabilir.
Tedavinin planlanmasında fistülün makat kaslarıyla ilişkisi özellikle değerlendirilir. Amaç, fistülü tedavi ederken dışkı kontrolünü sağlayan kasları mümkün olduğunca korumaktır.
Evet. Özellikle kompleks veya dallanmış fistüllerde tedavi sonrasında tekrar görülebilir. Bu nedenle fistülün anatomisinin ayrıntılı değerlendirilmesi önemlidir.