DOLAR 48,45210,06%
EURO 56,37360,08%
ALTIN 6.862,180,03
BIST %
BITCOIN 3796717-1,54%
Edirne
26°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

97 okunma

Mızraklı’ya tahliye

Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Genel Başkanı Selçuk Mızraklı, 7 yılın ardından tahliye edildi…

ABONE OL
8 Eylül 2026 15:10
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: mizrakli-2.jpeg

Olgay GÜLER

Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Genel Başkanı Selçuk Mızraklı, 7 yılın ardından tahliye edildi.

Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, milletvekilliği ve belediye başkanlığı döneminde katıldığı eylem ve etkinlikler ile hakkında yürütülen soruşturmalar gerekçe gösterilerek “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla 22 Ekim 2019 tarihinde tutuklandı. Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan Mızraklı, 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Şubat 2022’de kendi talebi doğrultusunda Kayseri Bünyan Cezaevi’nden Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne sevk edilen Mızraklı, burada eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile aynı koğuşu paylaştı.

TAHLİYE EDİLDİ
Yaklaşık 7 yıl boyunca cezaevinde kalan Mızraklı, cezasının infazını tamamlamasının ardından şartlı tahliye hakkıyla Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edildi. Mızraklı’yı cezaevi çıkışında eşi Zeynep Mızraklı, DEM Parti yöneticileri ve milletvekilleri karşıladı.
‘SİZLERLE BERABER GÜÇ BULDUK’
Mızraklı, herkesin yüreğinde kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam duygusu bulunduğunu söyleyerek, “Öncelikle buraya gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalar, kardeşlerim yani hep bir yürek olmuş, kocaman bir kütle görüyorum burada. Birbirimizden ayrı simalarımız olabilir ama yüreğimizde tek bir duygu var; daha iyi bir gelecek, daha özgür bir yaşam, daha eşit, kardeşçe ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu. Usuldendir arkadaşlar, ben es geçmeyeceğim. Ben, bizler şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız, sizlerle beraber yürek bulduk, güç bulduk, o enerji bize direncimizi katlattıran bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik. Ben değil, benim gibi duran gencecik, 17-18 yaşındaki çocuklardan 80 yaşındaki arkadaşlarımıza, büyüklerimize kadar ben bütün arkadaşlarımızla bu iradeyi, bu duruşu gördük. Kendimden önceki kuşaklardan aldığım terbiye de buydu” dedi.


‘DEMOKRASİNİN İLMEK İLMEK ÖRÜLME SÜRECİNE GİRDİK’
Barış sürecinin özenle ve hızlı yürütülmesi gerektiğini söyleyen Mızraklı, “Evet birçok hukuksuzla karşılaştık ama bugün Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var, bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor. Birinci gözlemimi bu şekilde ifade etmiş olayım. İkincisi kaybettiğiniz şeyi, kaybettiğiniz yerde ararsınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015 sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır, hukukun dışına çıkmaktır. Bunu rahmetli Demirel, sanırım 95 veya 96 yılındaydı, yaşı uygun olanlar hatırlarlar. O dönemde hatırlarsınız faili meçhuller yaşanıyordu, köy baskınları, sokak ortasında cinayetler, işkencelerde insanların katli söz konusuydu. O vakit Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı olarak şunu demişti; ‘Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz’ demişti. Bunu tarihin belgelerinde bulabilirsiniz. Bu dönem, 2015 ve sonrası hukuk dışılığın artık zirve yaptığı, şahikasına vardığı bir dönem oldu. Şimdi kaybettiğimiz şey; bir hukuksuzluktur, ikincisi demokrasi. Zaten cılız olan demokrasinin bütün değer ve kurumlarını aşındıran bir süreç yaşadık. Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara’ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar, demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır” diye konuştu.


‘SÜRECİN ŞEFFAFLAŞMASI GEREKİYOR’
Barışın kalıcı olması için, samimi olunması gerektiğini dile getiren Mızraklı, “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir. Hafızası olan, geçmişi olan, telafi edilmesi gereken başlıkları olan bir süreçten ediyoruz. Dolayısıyla barışın kalıcı olabilmesi için yüreklerde, zihinlerde, hafızalarda karşılık bulabilmesi için, olması gereken şey bunu hakikaten samimi hale getirmektir. Bu anlamda hukuka dönüşün, demokratikleşme adımlarının, toplumun o kaygı ve korku koridorlarının giderek telafi edilebileceği, güven katsayısının, destek katsayısının arttırılacağı adımlara ihtiyaç var. Bunun da en önemli faslı şeffaflaşmadır. Yani bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor, ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar, ya yavaşlatacaklardır. Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, enformatiğin çoğaltılması gerekiyor” şeklinde konuştu.


Kendisinin yerine, dışarıda olması gerekenin eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş olması gerektiğini belirten Mızraklı, “Ben şu arkadaki Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman onunla adeta bütünleşmiş diyeyim, ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem asıl burada olması gereken benden önce, bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş’tır. Ve eğer ben bugün bu kapının önündeysem, ben çok kısa zamanda bu kapının önüne tekrar geri dönmek istiyorum. İçeriye girmekten korkum yok. İçeriye girmek için değil, oradaki yoldaşlarımızı, oradaki Selahattin başkanımızı almak için buraya gelmek istiyorum. Hakikaten bundan sonrasında sık sık buluşmaya, sık sık söyleşmeye imkanımız olacak, daha çok konuşacağız. Arkadaşlarımız zaten bu görevi fazlasıyla yetenekli bir şekilde yerine getiriyorlar. Ama hani içeriden çıkmış birisi olarak dünyayı daha sen berrak görüyordun, orada senin kulağını çok fazla tırmalayan şeyler olmadan yüreğin ne hissediyordu? Zihninde neler oluşuyordu? Soruları için de ileride buluşuruz. İleride haberleşiriz, ileride konuşuruz. Ve oturup söyleşiler yaparız” ifadelerini kullandı.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya