DOLAR 47,5662 0.05%
EURO 54,7923 0.05%
ALTIN 6.208,830,19
BIST 13.410,54-0,35%
BITCOIN 30326421,90%
Edirne
27°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

83 okunma

‘Toprağını kaybeden geleceğini kaybeder’

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık raporda, bu kez “Türkiye’de Tarımsal Riskler Derinleşiyor: Tarım Arazilerinin Kaybı, Gıda Güvenliği ve Geleceğin Tehditleri” konusu ele alındı…

ABONE OL
3 Ağustos 2026 17:33
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: sp.jpg

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık raporda, bu kez “Türkiye’de Tarımsal Riskler Derinleşiyor: Tarım Arazilerinin Kaybı, Gıda Güvenliği ve Geleceğin Tehditleri” konusu ele alındı.

Tarım arazilerindeki azalma, iklim değişikliği, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, artan üretim maliyetleri, gençlerin tarımdan uzaklaşması ve gıda güvenliği açısından ortaya çıkan riskler kapsamlı bir şekilde değerlendirildiği; tarımsal üretimin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çözüm önerilerine yer verildiği raporda, “Türkiye’de tarım; iklim değişikliği, su kıtlığı, artan enerji ve girdi maliyetleri, küresel krizler, gençlerin üretimden uzaklaşması ve tarım arazilerinin daralması nedeniyle giderek daha büyük risklerle karşı karşıyadır.

2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan toplam tarım alanı, 2025 yılında 23 milyon 978 bin hektara gerilemiştir. Böylece son 23 yılda yaklaşık 2 milyon 601 bin hektar, yani Ankara’nın yüzölçümünden daha büyük bir tarım alanı kaybedilmiştir.

Bu durum üretim kapasitesini azaltmakta, gıda arz güvenliğini zayıflatmakta ve dışa bağımlılığı artırmaktadır. Türkiye’nin tarımsal geleceğini güvence altına alabilmesi için su kaynaklarını verimli kullanan, tarım arazilerini koruyan, gençleri yeniden üretime kazandıran, yerli teknolojileri geliştiren ve çiftçinin maliyetlerini azaltan uzun vadeli ve bütüncül bir tarım politikasına ihtiyaç vardır” ifadelerine yer verildi.

Söz konusu rapora ilaveten yapılan “Toprağını kaybeden geleceğini kaybeder” başlıklı basın açıklamasında da şöyle denildi:

“Tarım, bir ülkenin sadece ekonomik faaliyetlerinden biri değildir. Tarım; gıda güvenliğinin, milli güvenliğin ve bağımsızlığın temelidir. Bugün dünyada yaşanan savaşlar, salgınlar ve küresel krizler göstermiştir ki, kendi toprağında üretemeyen, kendi çiftçisini koruyamayan ülkeler, en temel ihtiyaçlarını dahi dışarıdan karşılamak zorunda kalmaktadır.

Ne yazık ki Türkiye, sahip olduğu büyük tarım potansiyeline rağmen son yıllarda bu alanda ciddi bir gerileme yaşamaktadır.

2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan tarım alanlarımız, 2025 yılı itibarıyla 23 milyon 978 bin hektara gerilemiştir. Yani son yirmi üç yılda Ankara’nın yüzölçümünden daha büyük, yaklaşık 2 milyon 601 bin hektarlık tarım arazisi üretim dışına çıkmıştır.

Bu tablo; üretimin azalması, ithalatın artması, gıda fiyatlarının yükselmesi ve gelecekte çocuklarımızın gıda güvenliğinin tehlikeye girmesi demektir.

Buna bir de kuraklık, su kaynaklarının azalması, artan enerji maliyetleri, yüksek üretim giderleri ve gençlerin tarımdan uzaklaşması eklendiğinde, ülkemizin tarımsal geleceği açısından ciddi bir risk ortaya çıkmaktadır.

Bugün çiftçimizin en büyük sorunu üretmek değil; üretebilmektir. Artan mazot, gübre, yem ve elektrik maliyetleri üreticimizi zorlamakta, birçok çiftçimiz toprağını ekemez hâle gelmektedir. Gençler ise tarımı geleceğini kurabileceği bir alan olarak görememektedir. Böyle devam ederse sadece üreticimizi değil, üretim kültürümüzü de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağız.”

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya