DOLAR 47,5511 0.06%
EURO 54,8992 0.11%
ALTIN 6.218,870,70
BIST 13.458,101,24%
BITCOIN 2984120-1,10%
Edirne
25°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

82 okunma

Dünyanın çatısından tekrar Keşan’a!

İstanbul’dan 30 Haziran’da Duşanbe uçak seferinin ardından Khorog’a araçla geçtikten sonra Wakhan Koridoru, Pamir Platosu ve Kırgızistan olmak üzere yaklaşık 3 hafta içerisinde üç ana bölümde  950 kilometre pedal çeviren Keşan Doğa, Çevre ve Kültür Derneği’nin (DOÇEK) 4 kişilik ekibi yurda döndü…

ABONE OL
2 Ağustos 2026 13:41
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: docek1.jpg

İstanbul’dan 30 Haziran’da Duşanbe uçak seferinin ardından Khorog’a araçla geçtikten sonra Wakhan Koridoru, Pamir Platosu ve Kırgızistan olmak üzere yaklaşık 3 hafta içerisinde üç ana bölümde  950 kilometre pedal çeviren Keşan Doğa, Çevre ve Kültür Derneği’nin (DOÇEK) 4 kişilik ekibi yurda döndü.

DOÇEK Başkanı Hakan Eşme, dernek üyeleri Mehmet Erkul, Kenan Taşkın ve Rahman Ketenciler ile birlikte dünyanın en zorlu ve çetin parkurlarından sayılan coğrafyadan dönüşlerinin ardından sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımda şunlara yer verdi: 

“Faaliyetimiz 30 Haziran’da İstanbul-Duşanbe uçak seferinin ardından Duşanbe’den Khorog’a araçla geçtikten sonra asıl olarak başlayacak.

Buradan itibaren Wakhan Vadisi üzerinden Kırgızistan’ın Osh kentine kadar büyük bölümü stabilize ve tırtıklı yollardan oluşan, eğimin zirvelerde %15’lere kadar çıktığı yaklaşık dokuz yüz elli kilometre boyunca sadece kendi gücümüze ve dostluğumuza inanarak pedal çevireceğiz.

Mehmet Erkul, Kenan Taşkın, Rahman Ketenciler ve tarafımdan oluşan dört kişilik bir ekibiz; dünyanın en zorlu ve çetin parkurlarından sayılan bu yollarda ortak kararların ve hedeflerin eşlik ettiği bir ekip olmak, büyük bir avantaj barındırdığı kadar kendi içinde zorluklar da taşıyor elbet.

Pamirlerin o çetin, yüksek ve sert coğrafyasından süzülüp Türkiye sınırlarına adım attığımız ilk an…

Gümrük kapısındaki o her zamanki karmaşanın, kargo araçlarını itip kaktırmanın ortasında zaman birden durdu sanki.

Zihnimde henüz bir sıraya dizmeye çalıştığım, kafamda büyüyen bin bir türlü anının arasından sıyrılıp gelen bir ışık belirdi. Hiç beklemediğim bir anda, “Havasına suyuna” derken, özlemin büründüğü en somut haliyle karşımdaydı kızım. Okan kardeşimle birlikte bizi karşılamaya gelmişler.

Elinde gururla tuttukları bir DOÇEK flaması ve gözlerinde Pamir Dağlarının heybetini gölgede bırakan bir ışıltı… Türlü gürültüler içinde o kapıdan çıktığımızda karşılaştığımız bu sürpriz, dışarıdan bakıldığında belki sıradan bir karşılamaydı; oysa benim içimde kelimelere sığmayacak kadar derin, bambaşka anlamlar taşıyordu. Dünyanın çatısında pedal çevirmekten çok daha değerliydi bu.

Havaalanları, bitmek bilmeyen insan öykülerinin resmi geçit yaptığı koca bir karmaşa sahnesi. Fakat o an, o kargaşanın ortasında sevinç, mutluluk ve gözyaşları birbirine karıştı. Birbirini izleyen “hoş geldiniz” ve “siz de hoş geldiniz” nidaları arasında, kelimelerin tamamen yetersiz kaldığı bir hisle kucaklaştık.

Bazı anların söze dökülmesi imkansızdır; günler süren ayrılığın ardından böyle sarılmak, çevrilen her bir pedala, aşılan her bir zorlu yola ve geride kalan tüm yorgunluğa fazlasıyla değdi.

İşte şimdi gelmiştik…”

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya