
Olgay GÜLER
Türk Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Edirne Şubesi tarafından gerçekleştirilen 1’inci olağan genel kurul toplantısında, derneğin yönetim kurulu belirlendi.
Dil ve edebiyat alanında yürüttüğü çalışmalarla bilinen ve 2008 yılında kurulan TDED, Edirne Şubesi’ni açtı. Derneğin Edirne Şubesi ilk genel kurulu, Devecihan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Genel kurula, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu, derneğin Edirne Şubesi kurucu başkanı Prof.Dr. Rıdvan Canım ve davetliler katıldı.

‘EN BÜYÜK SORUN KONTROLSÜZ VE SORUMSUZCA YOZLAŞMA’
Açılışta konuşan Prof.Dr. Canım, dilin bir milletin hafızası, kimliği ve en önemli kalesi olduğunu söyledi. Canım, “Ancak üzülerek müşahede ediyoruz ki bugün bu muazzam kale içeriden ve dışarıdan ciddi bir kuşatma altındadır. Bugün Türkçe’mizin günümüzdeki durumu, bizlere hem büyük bir gurur, hem de derin bir sorumluluk yüklemektedir. Bir yandan Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Maveraünnehir’den Anadolu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada, gönülleri birleştiren bir köprü vazifesi görürken diğer yandan kendi yurdunda, kendi evlatlarının evinde ciddi bir yozlaşma ve çoraklaşma tehlikesiyle karşı karşıyadır dilimiz. Dilimizin bugün yaşadığı en büyük sorunlardan biri küreselleşme ve dijitalleşmenin getirdiği kontrolsüz ve sorumsuzca yabancılaşmadır. Sokaklarımızı, tabelalarımızı, iş yerlerimizi istila eden yabancı kelime hayranlığı, ne yazık ki artık gençliğimizin dijital dünyadaki iletişim bilime, yani sanal aleme de sirayet etmiş bulunmaktadır. Kelimelerin kısaltılarak anlamından koparıldığı, imla kurallarının hiçe sayıldığı, Türkçe cümle yapısının bozulup yerine yabancı dillerin sentaksının monte edilmeye çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Unutmayalım ki kelimelerini kaybeden bir millet mefhumlarını kaybeder, mefhumlarını kaybedenler ise tefekkür edemez, düşünemez, felsefe üretemez, medeniyet kuramazlar” dedi.
‘SORUMLULUĞUMUZ HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA’
İkinci en büyük sorunun, okuma kültürünün zayıflaması olduğunu belirten Canım, “İkinci büyük yaramız ise okuma kültürümüzün zayıflaması ve buna bağlı olarak ortaya çıkan ifade kısırlığıdır. Klasiklerimizden Yunus’un, Fuzuli’nin, Nedim’in, Yahya Kemal’in, Tanpınar’ın, o zengin kelime dağarcığından mahrum yetişen nesiller ne yazık ki kendilerini sadece birkaç yüz kelimeyle ifade etmeye zorlanmaktadır. Sizler çok iyi biliyorsunuz ki edebiyat dilin rafine edilmiş halidir. Edebiyattan kopan bir toplumun dili çoraklaşır. Kuruyup çoraklaşan bir dil ise kalpleri birbirine bağlama özelliğini yitirir. İşte bu noktada Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği olarak bizlerin mesuliyeti her zamankinden daha fazla olacaktır. Bizler sadece sorunları tespit eden değil, çözüm önerileri ve hastalara reçeteler sunan ve sahada bizzat mücadele eden bir iradeyi temsil etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de genç nesillere Türkçe’nin bir dünya dili olduğu şuurunu aşılamak, özellikle Türk dünyasıyla olan lisan köprülerimizi daha da tahkim etmek, güçlendirmek, yerelden ulusala, edebiyatı ve nitelikli okumayı teşvik ederek, projeleri hayata geçirmek için çalışacağız” diye konuştu.

‘SLOGANIMIZ; DİLİMİZ BİZİM KİMLİĞİMİZ’
Türkçe’nin, dünyanın en büyük beş dilinden birisi olduğunu dile getiren Prof.Dr.Canım, “Biz bir kabile devleti olmadığımız gibi dünyanın en büyük beş dilinden birini konuşan büyük bir milletin mensuplarıyız. Biz bir medeniyet kurmuşsak bu dille kurmuşuz. Dilimiz bizim kimliğimizdir. Bizim derneğimizin sloganı da budur, bunu unutmayalım. Çünkü biz bu toprakların ruhunu, bu dilin kelimelerinde bulduk, geleceğimizi de yine bu dilin gücüyle inşa edeceğiz. İnşallah önümüzdeki faaliyet dönemimiz içerisinde, derneğimizin diğer birçok şubesinde olduğu gibi, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları gibi yeni oluşumlarımızı da oluşturabileceğimizi ümit ve temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
‘YAPACAĞIMIZ ÇOK ŞEY VAR’
İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu da, derneğin Edirne’de de şubesinin kurulmasının hem öğrenciler, hem de Balkan coğrafyası için çok önemli olduğunu söyledi. Alireisoğlu, “Bu dernekle buradaki 52 bin öğrencinin yapacağı çok şey var. Bu dernekle Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapacağı çok şey var, Kültür Bakanlığı’nın yapacağı çok şey var. Bu coğrafya Edirne başkent olarak kendi pozitif değerini icra ederse ki bunu yapabiliriz, yapmamız gerekiyor, üzerimizde görev var. Buluşturabilir, bu varlığı güçlü hale getirebiliriz. Biz bunu yaparsak görevimizi yapmış kabul edeceğiz. Onun için ben burada ciddi anlamda heyecanlıyım, emeği geçenlere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Genel kurulda yapılan açık oylamayla derneğin Edirne Şubesi yönetimi belirlendi. Yönetimde şu isimler yer aldı:
Yönetim Kurulu (asil):
Rıdvan Canım, Ahmet Günşen, Sedat Sayın, Müzekka Bayrak, Hacer Özen, Polat Sel, Esra Türker
Yönetim Kurulu (yedek):
Rıfat Gürgendereli, Muhammet Altay Taş, Mustafa Şentürk, Ümran Güzey
Denetleme Kurulu (asil):
Ayşe Birce Bağcivan, Kadir İriş, Hasan Boz
Denetleme Kurulu (yedek):
Abdülhamit İriş, Fedai Canım, Recep Çınar