
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, AKP Grup Başkanlığı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduğu teklifle en düşük emekli aylığının 23.552 TL olmasının öngörüldüğünü belirterek, “Biz, mevcut ekonomik koşullar dikkate alındığında en düşük emekli aylığının en az 45.000 TL olması gerektiğini savunuyoruz” dedi.
Eski milletvekili Şimşek, “Emekliyi yoksulluğa mahkûm edenler, bunu ‘müjde’ diye sunamaz!” başlı ile yaptığı yazılı açıklamada, “Buradan açıkça söylüyoruz: Bu rakam, emeklinin sorununu çözmez. Bu rakam, yoksulluğu yönetme anlayışının yeni bir örneğidir” diyerek şöyle devam etti:.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca emekli aynı soruyu soruyor: Bu maaşla nasıl yaşayacağız? Bu soruya cevap vermesi gerekenler, kürsülerden pembe tablolar çizenlerdir.
RAKAMLARLA ALGI
Markete hiç çıktınız mı? Pazar tezgâhındaki fiyatlara hiç baktınız mı? Bir emeklinin ay sonunu nasıl getirdiğini hiç gördünüz mü? Bugün emekli et alamıyor. Meyveyi gramla alıyor. İlacını erteliyor. Kombisini kısmak zorunda kalıyor.Torununa harçlık vermeyi değil, kendi mutfağını döndürmeyi düşünüyor. İşte Türkiye’nin gerçeği budur. Ama bu gerçeği görmek istemeyenler, rakamlarla algı oluşturmaya çalışıyor.
Bizim itirazımız tam da bunadır. Çünkü vatandaşın yaşadığı hayat pahalılığı ile açıklanan ekonomik göstergeler arasında büyük bir fark olduğunu milyonlarca insan her gün kendi cebinde hissediyor.
Emekli, istatistikle yaşamıyor. Emekli, market fişiyle yaşıyor. Emekli, elektrik faturasıyla yaşıyor. Emekli, kira sözleşmesiyle yaşıyor. Emekli, eczane fişiyle yaşıyor. Siz rakam anlatıyorsunuz. Vatandaş ise hayatı yaşıyor. Bir ömür çalışan, üreten, bu ülkeye hizmet eden insanlara reva görülen hayat bu olmamalıdır.
EMEKLİ, HAKKINI İSTİYOR
Emeklilik huzurun adı olmalıydı. Ne yazık ki bugün kaygının adı hâline getirildi.
Biz buradan çok net söylüyoruz: Emekli yardım istemiyor. Emekli sadaka istemiyor. Emekli seçimden seçime hatırlanmak istemiyor. Emekli, hakkını istiyor.
Biz, mevcut ekonomik koşullar dikkate alındığında en düşük emekli aylığının en az 45.000 TL olması gerektiğini savunuyoruz. Çünkü insan onurunun bir bedeli vardır. Çünkü sosyal devletin bir sorumluluğu vardır. Çünkü alın terinin bir karşılığı vardır.
MUTFAKTAKİ YANGIN
Buradan iktidara sesleniyoruz: Gerçeklerden kaçamazsınız. Mutfaktaki yangını rakamlarla söndüremezsiniz. Boş cüzdanları hamasetle dolduramazsınız. Emeklinin sesini kısmaya çalışabilirsiniz ama yaşadığı sıkıntıyı yok sayamazsınız.
Bu ülkenin emeklileri, yıllarca bu devlet için çalıştı. Şimdi sıra devlettedir. Devlet, emeklisine sırtını dönemez. Devlet, emeklisini yoksulluğa teslim edemez.
Biz bu mücadeleyi yalnızca emekliler için vermiyoruz. Bu mücadeleyi adalet için veriyoruz. Bu mücadeleyi sosyal devlet için veriyoruz. Bu mücadeleyi alın terinin hakkı için veriyoruz.
Ve söz veriyoruz: Emeklinin sesi olmaya devam edeceğiz. Haksızlığın karşısında durmaya devam edeceğiz. Yoksulluğu kader gibi gösteren anlayışa teslim olmayacağız.
Çünkü biliyoruz ki; Emeklinin hakkını teslim etmek, bir tercih değil, devlet olmanın gereğidir. Emeklinin yüzü gülmeden, Türkiye’nin yüzü gülmez.”