
“Vergimizi Ödüyoruz Ama Tasarruf Hakkımız Yok”
Bölgedeki arsa sahipleri, yıllardır birikimlerini değerlendirmek veya bir sahil evi yapabilmek amacıyla aldıkları mülklerin ellerinde kaldığını belirtiyor. Yaşanan hak kayıplarına dikkat çeken vatandaşlar, “Her yıl mülkümüzün vergisini düzenli olarak ödüyoruz. Ancak konu kendi toprağımız üzerinde tasarruf etmeye gelince yıllardır bürokratik engellerle karşılaşıyoruz. Ne ev yapabiliyoruz, ne yasal bir düzen kurabiliyoruz. Kendi tapulu yerimizde adeta mülteci durumuna düştük” sözleriyle mağduriyetin boyutunu gözler önüne seriyor.
Teknik Raporlar Tamam, Vatandaşın Sabrı Eksik
Süreci yakından takip eden Mehmet Güneş Yılmaz’ın paylaştığı teknik verilere göre; Keşan ve Enez ilçelerindeki bu dört sahilde imar planının gecikmesi için hiçbir yasal gerekçe kalmadı. Halihazır haritaların tamamlandığı, jeolojik-jeoteknik etütlerin, deprem risk analizlerinin ve DSİ taşkın raporlarının resmi kurumlarca onaylandığı bölgede, tüm yasal zemin hazır durumda bekliyor. Sürecin bu kadar olgunlaşmış olmasına rağmen son adımların bir türlü atılmaması halkın sabrını taşıran en büyük etken oluyor.
“Müjde Değil, Anayasal Hakkımızı İstiyoruz”
Mülkiyet hakkının en temel anayasal haklardan biri olduğunu hatırlatan Sultaniçe, Gülçavuş, Gökçetepe ve Sazlıdere sakinleri, yetkililere ortak bir çağrıda bulundu. Yerel esnaf ve mağdur vatandaşlar, “Bizler kimseden lütuf veya yeni bir seçim vaadi istemiyoruz. Yasal süreçleri, zemin etütleri zaten onaylanmış olan koruma amaçlı imar planlarının acilen ve hemen askıya çıkarılmasını talep ediyoruz. Bu mağduriyet daha fazla uzatılmadan, hakkımız olan imar izinleri derhal verilmelidir” diyerek kararlılıklarını dile getirdiler.