
Edirne Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu, terör örgütünün siyasi uzantıları aracılığıyla bazı illerde binlerce şehidin katilinin, mesajının okunmasının, posterlerinin taşınmasının, övgüler düzülmesinin, bölücülük yapılmasının kabul edilemeyeceği belirterek, son günlerde yaşanan bu gelişmelerin kendilerini üzdüğünü bildirdi.
Edirne Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından yapılan basın açıklamasında, “Son günlerde yaşanan ve bizleri çok üzen gelişmelerle ilgili sessiz kalamazdık” denilerek şunlarda yer verildi:
“Son günlerde, bazı illerimizde ‘ terörist başına özgürlük’ adı altında gösteriler düzenlendiği, bu gösterilerde sözde ‘barış, eşit yurttaşlık’ adı altında terörist başına övgüler düzüldüğü ve açıkça bölücülük yapıldığını derin bir üzüntü ile takip ediyoruz.
Öncelikle belirtmek isteriz ki; hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğü ve bekası için, Şehit ailelerinden ve iç güvenlik Gazilerimizden daha fazla fedakarlık yaptığını iddia edemez. Bu nedenle Şehit ailelerimiz ve Gazilerimizin bu konudaki hassasiyetleri dikkate alınmalıdır.
Terör örgütünün siyasi uzantıları aracılığıyla, şehirlerimizin meydanlarında binlerce Şehidimizin katilinin, mesajının okunması, posterlerinin taşınması, bir caniye övgüler düzülmesi, bölücülük yapılması kabul edilemez.
Her şeyden önce bu tür eylemler ceza kanunumuzda suç olarak tanımlanmıştır. Konusu suç teşkil eden ve kamu düzenini bozan bu tür mitingler anayasal bir hak olarak görülemez. Bu nedenle, bu tür mitinglere izin verilmemelidir.
Binlerce Şehidimizin katili terörist başı, Türk Milleti adına, bağımsız Türk Mahkemeleri tarafından yargılanmış ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Şimdi layık olduğu yerde, hak ettiği cezayı çekmektedir. Yasalarımıza göre özgür kalması mümkün değildir. İnancımıza göre, buradan sonra gideceği tek yer cehennemdir.
Bilinmelidir ki; aziz Şehitlerimiz mezarlarından kalkmadıkça, kahraman Gazilerimizin yiten uzuvları yerine gelmedikçe, terörist başının affedilmesini, bulunduğu cezaevinden çıkarılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.”