DOLAR 46,2848 0.02%
EURO 53,7707 0.37%
ALTIN 6.407,102,07
BIST 13.938,480,00%
BITCOIN 30458422,53%
Edirne
22°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

129 okunma

MAVİ BAYRAK

ABONE OL
14 Haziran 2026 13:34
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ayan-beyan-1.jpg

Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı’nca (FEE) 2026 Ulusal Mavi Bayrak Ödül Töreni, geçtiğimiz günlerde İzmir’in Foça ilçesinde gerçekleştirildi.

Haziran ayı ile birlikte deniz sezonu açılırken, dünyanın ender körfezlerinden biri olan Saros’un kıyılarına sahip Edirne ise yeni sezona yine mavi bayraksız plajlar ile giriyor.

Türkiye’nin Mavi Bayrak Haritası’na göre 21 il’de mavi bayraklı plaj bulunuyor.

Edirne ise Kastamonu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve Hatay  ile birlikte Mavi Bayrak dalgalanmayan iller arasında yer alıyor.

Buna ilişkin haberi geçen hafta Perşembe günü, “Mavi Bayrak yerine foseptik!” başlığı ile okurlarımızla paylaştık.

Bu arada Ulaş Demiray, bundan bir gün önce “Enez Mektubu” başlıklı köşesinde aynı konuya çok yakın bir yazı kaleme aldı: Enez’de kanalizasyon sorunu nasıl çözülür?

Ayrıca yine geçen hafta Cuma günü DSİ emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin gazetemize yaptığı “Ergene” açıklamasında da  müzmin hale gelen nehirdeki kirliliğin havzaya telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini, Saros Körfezi’nin de korkulu rüyası haline geldiğini vurguladı.

**

Haziran geldi.

Deniz sezonu açıldı.

Türkiye’nin dört bir yanında Mavi Bayraklar göndere çekildi.

Turizm bölgeleri ödüllerle övündü.

Ülke, dünyanın en fazla Mavi Bayraklı plajına sahip üçüncü ülkesi olma başarısını bir kez daha kutladı.

Peki ya Edirne?

Yazıya girişte de altını çizdiğimiz gibi, Saros Körfezi gibi dünya ölçeğinde değere sahip bir doğal mirası bünyesinde barındıran Edirne…

**

Aslında mesele bayrak değil.

Mavi Bayrak bir sonuçtur.

Temiz suyun, düzgün altyapının, çalışan arıtmanın, çevre yönetiminin ve kamusal sorumluluğun sonucudur.

Biz ise yıllardır sonuca bakıp nedenleri konuşmuyoruz.

Enez’den gelen haberler ortada.

Bir yanda dereye karıştığı iddia edilen foseptikler…

Bir yanda yaz nüfusunu taşıyamayan arıtma tesisleri…

Bir yanda sahilde tuvalet ve duş eksikliği…

Bir yanda lagün göllerine ve Meriç Nehri’ne bırakıldığı öne sürülen atıklar…

Sonra da “Neden Mavi Bayrak alamıyoruz?” diye soruyoruz.

**

Asıl soru şu olmalı:

Mavi Bayrak’ın istediği şartların kaçını yerine getirebiliyoruz?

Çünkü denize akan her kirli su yalnızca çevre sorunu değildir.

Turizm sorunudur.

Ekonomi sorunudur.

Halk sağlığı sorunudur.

Ve geleceğe bırakılan bir faturadır.

Üstelik sorun yalnızca Enez’in kanalizasyonu da değildir.

**

Kırk yılı aşkın süredir Trakya’nın başına bela olan Ergene kirliliği hâlâ çözüm bekliyor.

Yıllardır hazırlanan raporlara, açıklanan eylem planlarına ve verilen sözlere rağmen nehir hâlâ kirli akıyor.

Bu kirliliğin Saros Körfezi için oluşturduğu risk uzmanlar tarafından tekrar tekrar dile getiriliyor.

**

İşin en düşündürücü yanı ise şu:

Türkiye’nin birçok ilinde Mavi Bayrak sayısı her yıl artarken Edirne hâlâ “olmayanlar” listesindeki yerini koruyor.

Üstelik Edirne’nin dezavantajı denize sahip olmaması değil; sahip olduğu kıyıların hak ettiği standartlara ulaştırılamaması.

Oysa elimizde sıradan bir sahil yok.

Saros Körfezi var.

Dünyanın gıpta ettiği doğal bir miras var.

Belki de artık “Bu yıl kaç turist geldi?” sorusundan önce “Bu yıl denizimize ne kadar sahip çıktık?” sorusunu sormanın zamanı gelmiştir.

Aslında mesele bir ödül kazanmak da değildir.

Mavi Bayrak alınmasa bile denizin temiz kalması gerekir.

Ancak Mavi Bayrak, bir kentin çevreye ne kadar özen gösterdiğinin uluslararası ölçekte tescillenmiş göstergesidir.

Edirne’nin açmazı da tam burada ortaya çıkıyor.

Çünkü bazı bayraklar direğe çekilerek kazanılmaz.

Önce vicdanlara çekilir.

Sonra sahillere…

Ve ancak ondan sonra göndere…

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya