
Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Hasköy, Şehitler ve Işıklı köylerinde kurulması planlanan bentonit ocağına yönelik tepkiler büyüyor. Keşan Kent Konseyi’nce bölgede tarımsal üretimi ve doğal dengeyi tehdit ettiği gerekçesiyle söz konusu girişime karşı yapılan kapsamlı basın açıklamasında, özellikle üst verimli tarım toprağının sıyrılması, ekosistemin bozulması ve uzun süreli toz kirliliği riskine işaret edildi.
Açıklamada, Hamzadere Barajı’yla birlikte hayata geçirilmesi planlanan kapalı devre sulama sistemlerinin bölgeye önemli bir tarımsal kalkınma fırsatı sunduğu vurgulanırken, aynı dönemde gündeme gelen maden ocağı projesinin bu umutları gölgelediği ifade edildi. Kent Konseyi, “tarımsal üretimin eşiğindeki verimli toprakların geri dönüşü olmayan bir şekilde tahrip edilmek istendiğini” belirtti.

“Tarım Toprakları Yok Olacak”
Bentonitin endüstride geniş kullanım alanına sahip bir kil minerali olduğu hatırlatılan açıklamada, çıkarılma sürecinin ciddi çevresel tahribata yol açtığına dikkat çekildi. Özellikle üst verimli tarım toprağının sıyrılması, ekosistemin bozulması ve uzun süreli toz kirliliği riskine işaret edildi.
Bölgede yapılan ziyaretlerde köylülerin üretim hazırlığı içinde olduğuna değinilen açıklamada, buğday, ayçiçeği ve diğer tarımsal faaliyetlerin yoğun şekilde sürdüğü, çiftçilerin geçim kaynağı olan toprağı kaybetmek istemediği aktarıldı.

310’dan Fazla İtiraz Dilekçesi Toplandı
Köylülerin tepkisinin kısa sürede somut bir direnişe dönüştüğü belirtilen açıklamada, yalnızca üç gün içinde 310’un üzerinde itiraz dilekçesinin toplandığı bildirildi. Dilekçelerin köy muhtarları aracılığıyla Edirne’de ilgili kurumlara iletildiği kaydedildi.
Keşan Kent Konseyi’nin yanı sıra yerel yöneticilerin de sürece destek verdiği ifade edilirken, yapılan başvuruların Devlet Su İşleri, İl Tarım Müdürlüğü ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na ulaştırıldığı belirtildi.
“Bu Mücadele Yeni Başlıyor”
Açıklamanın sonunda, bölge halkının toprağını koruma kararlılığına vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi:
“Bu topraklar bizim geçmişimiz ve geleceğimizdir. Tarımsal üretimi yok edecek, doğayı geri dönülmez şekilde tahrip edecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz. Toprağımızı ticari bir meta haline getirmek isteyen anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Keşan kent Konseyi’nin kapsamlı basın açıklamasının tam metni şöyle:
“Trakya’nın bereketli bağrında, Hamzadere Barajı’nın can suyuyla filizlenmeye hazırlanan Hasköy, Şehitler ve Işıklı köylerinde bugünlerde hem büyük bir umut hem de derin bir kaygı bir arada yaşanıyor. Kapalı devre sulama sistemlerinin bölgeye getireceği bolluk ve bereketin müjdesi henüz taze iken, bu aydınlık tablonun üzerine özel sektörün Bentonit ocağı açma girişimi bir karabasan gibi çöktü. Tarımsal kalkınmanın eşiğinde, topraklarımızı kedi kumu üretmek adına devasa çukurlara ve geri dönüşü olmayan bir yıkıma mahkûm etmek isteyen bu rantiye anlayışına karşı köylümüzün dik duruşu, tarihe not düşülecek bir direnişin fitilini ateşledi.
Bentonit; volkanik küllerin binlerce yıllık doğal ayrışmasıyla oluşmuş, kendi ağırlığının katbekat fazı sıvıyı hapsetme ve şişme yeteneğine sahip, ‘binbir suratlı’ bir kil mineralidir. Endüstride sondaj çamurundan döküm bağlayıcısına kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu madde, son yıllarda özellikle evcil hayvan hijyeninde kedi kumu hammaddesi olarak yüksek bir ticari değer kazanmıştır. Ancak bu mineralin toprağın altından çıkarılması süreci, üst katmandaki o paha biçilemez tarım toprağının tamamen sıyrılmasını, yerel ekosistemin altüst olmasını ve bölgenin uzun yıllar toz bulutları altında kalmasını zorunlu kılmaktadır.
Muhtarlarımızın davetiyle ulaştığımız köylerde bizleri karşılayan manzara, Trakya’nın gerçek sahiplerinin toprağa olan sadakatiydi. Köy kahvelerinde rastladığımız o yorgun ama umut dolu yüzlerde, buğdayın son gübrelerinin atılıp tohuma gebe olduğu, pas ilacının atıldığı ve ayçiçeği ekimi için toprak tavının heyecanla beklendiği o kutsal telaşı gördük. Gözü kulağı meteorolojide, elleri ise toprağın sıcaklığında olan bu emektar insanlara, özel sektörün aldatıcı ve boş vaatlerinin ardındaki gerçek yıkımı bir bir anlattık. Geçmişte de benzer iştahlarla topraklarımıza göz dikenlerin nasıl püskürtüldüğünü hatırlatarak, bugün de aynı kararlılıkla yan yana duracağımızın sözünü verdik.
Bu haklı mücadelede Keşan Kent Konseyi’nin yanı sıra Keşan İl Genel Meclis Üyesi Aleattin Öztürk ve Enez İl Genel Meclis Üyesi Salih Akar’ın varlığı, direnişimize güç katan en büyük motivasyon kaynaklarından biri oldu. Kahvelerdeki samimi ve coşkulu sohbetlerin gölgesinde imzalanan formlar, sadece birer kağıt parçası değil, bu toprakların geleceğine vurulan sarsılmaz bir mühür niteliğindeydi. Dayanışmanın ve ortak aklın gücüyle, sadece üç gün gibi kısa bir sürede 310’u aşan itiraz dilekçesi toplanarak köylünün iradesi somut bir güce dönüştürüldü.
Toplanan bu binlerce umut ve itiraz, iki köy muhtarımız tarafından bizzat Edirne’ye taşınarak ilgili makamlara teslim edildi.
Kapalı devre sulama sistemlerini kuran DSİ İl Müdürlüğü, tarihimizi ve doğamızı korumakla yükümlü Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma İl Müdürlüğü ile üretimin kalbi olan İl Tarım Müdürlüğü ziyaret edilerek halkın net mesajı iletildi: Biz bu toprakları kâr hırsına teslim etmeyeceğiz.
Henüz çok yakın bir geçmişte, pandemi döneminde ‘Bir karış toprak boş kalmasın, ekin, dikin; tarım bizim kurtuluşumuzdur’ diye köyleri gezenlerin, bugün aynı toprakların bir maden ocağına kurban edilmesine seyirci kalmayacağına inanmak istiyoruz.
Süreç aslında yeni başlıyor ve bizler o tozlu köy yollarında, nasırlı ellerle el sıkışırken birbirimize sözü verdik. Atalarımızdan devraldığımız bu eşsiz mirası; çocukluk hayallerimizin geçtiği bu tarlaları, özel sektörün acımasız sömürüsüne ve kedi kumu torbalarına sığdırılacak bir ticari metaya dönüştürmeyeceğiz. Toprağımızın sesi, sermayenin gürültüsünden daha gür çıkmaya devam edecek ve bizler bu emaneti tertemiz, sürülmeye hazır ve bereketli bir şekilde gelecek nesillere miras bırakmak için sonuna kadar siper olacağız.”