
Mehmet ŞELECİ
Mimar Sinan’ı Anma Haftası kapsamında Mimarlar Odası Edirne Temsilciliği tarafından Mimar Sinan Anıtına çelenk konuldu. Başkan Attila Ergin burada yaptığı konuşmada, “Mimar Sinan’ı anmak, aslında taşın dile geldiği, ölçünün sanata dönüştüğü ve insanın doğayla uyum içinde var olduğu bir anlayışı yeniden düşünmektir” dedi.

Mimar Sinan Anıtı önünde toplanan Mimarlar Odası Edirne Temsilciliği üyeleri, anıta çelenk sunduktan sonra saygı duruşunda bulundu. Başkan Attila Ergin, “Bugün burada, yalnızca büyük bir mimarı anmak için değil; bir medeniyetin estetik, akıl ve ustalıkla nasıl inşa edildiğini yeniden hatırlamak için bir araya geldik. Mimar Sinan’ı anmak, aslında taşın dile geldiği, ölçünün sanata dönüştüğü ve insanın doğayla uyum içinde var olduğu bir anlayışı yeniden düşünmektir dedi.

Başkan Ergin açıklamasında şunlara yer verdi:
Mimar Sinan, sadece eserler inşa etmemiştir, o, bir düşünce biçimi, bir denge arayışı ve bir ustalık geleneği bırakmıştır bizlere. Süleymaniye’de ihtişamı, Selimiye’de mükemmelliği, sayısız eserinde ise sadeliğin zarafetini görürüz. Her bir yapısında insanı merkeze alan, çevresiyle uyumlu ve zamana meydan okuyan bir anlayış vardır.
Bugün biz mimarlar için en büyük sorumluluk, bu mirası sadece korumak değil; onu çağın gereklilikleriyle buluşturarak geleceğe taşımaktır. Çünkü mimarlık, yalnızca yapı üretmek değildir. Mimarlık; kültürü, kimliği, yaşamı ve toplumu şekillendiren bir disiplindir.
Ne yazık ki günümüzde hızlı kentleşme, plansız yapılaşma ve estetikten uzak yaklaşımlar, mimarlığın özünden uzaklaşmasına neden olabilmektedir. İşte tam da bu noktada, Mimar Sinan’ın bize emanetlerini hatırlamak………. Ölçü, denge, sadelik ve sağlamlık…
Biz mimarlar olarak, mesleğimizin etik değerlerini korumaya, kentlerimizin kimliğini savunmaya ve nitelikli yaşam alanları üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki iyi tasarlanmış bir çevre, iyi bir toplumun temelidir.
Sevgili meslektaşlarım,
Mimar Sinan’ın “Ustalık eserim” dediği Selimiye’ye ulaşana kadar geçen uzun yol, sabrın, emeğin ve öğrenmenin ne kadar kıymetli olduğunu bize gösterir. Bizler de bu yolculukta sadece teknik bilgiyle değil; merakla, sorgulamayla ve estetik duyarlılıkla ilerlemeliyiz.
Bugün Mimar Sinan’ı anarken, onun mirasını yalnızca geçmişin bir hatırası olarak değil, geleceğin bir rehberi olarak görmeliyiz. Çünkü onun eserleri bize şunu fısıldar, “İyi bir mimarlık, zamanı aşan bir sorumluluktur.”
Bu duygu ve düşüncelerle, Mimar Sinan’ı rahmet, saygı ve minnetle anıyor; onun izinden yürüyen tüm mimarların ve mimarlık öğrencilerinin ve onu unutmayanların Mimar Sinan Haftası’nı kutluyorum.