
Neredeyse bir ay olmuş bu köşeden ayrı kalalı.
İki haftayı Enez’e, 4 günü de Tekirdağ’da torunlara ayırdığımız için bir şeyler yazamadım bu arada.
Sonu ufak bir rahatsızlıkla bitmiş olsa da, soğuk ve yağışlı bir Mart ayında uzunca bir süre Enez’de kalmak çok güzeldi.
Daha da bozulmuş olan, hatta tarlaya dönmüş bazı yollar nedeniyle evimize en yakın ve sahilde tek olan yerel markete gitmek için araç kullanmak istemediğimiz için çoğu kez ekmeğimizi bile kendimiz yapmak zorunda kaldık maalesef.
Yıllardır görüyoruz ki; Enez Belediye Başkanı ve çalışma arkadaşları sahilde yaşayanları önemsemiyor ne hikmetse!
Bu nedenle de çöp toplama haricinde başka hizmet yok diyebiliriz.
Oysa doğalgazın da gelmesi ile Enez sahilindeki evler yazlık statüsünden çıktı bana göre.
Hemen her biri yaz kış yaşanacak birer mesken oldu artık.
Kendimden bazı örnekler vermem gerekirse; bir kısmı geçen sezon sonundan kalan kullanımlar olmak üzere, Belediye tarafından bu ay tahakkuk ettirilen su parası yaklaşık 1300 lira. Ödenmesi gereken 1000 liraya yakında emlak vergisi 1. taksidi var. (Kaldı ki; sezon başladığında su bedeli ile birlikte alınacak olan ilaçlama, atık su, katı atık bedeli vs. meblağlar adeta dudak uçurtacak cinsten olacak!)
Bu 15 günde kullandığımız doğalgaz için gelen fatura tutarı 1017 lira.
Ekmek vs. yapımında fırın kullandığımız için olsa gerek, gelen elektrik faturası 680 lira.
Ha keza şehir merkezindeki işyerlerinde, zincir marketlerde yaptığımız alışverişlere ödediğimiz binlerce lira…
Özetle demem o ki; sahile azıcık önem verilmiş ve hizmet getirilmiş olsa, biliyorum ki sürekli kalmak için bir engeli olmayan binlerce aile kış aylarında da Enez sahilinde kalacak, Enez’in ekonomisine de çok daha fazla katkı sağlanacaktır.
Bunu idrak eden olursa elbette!