DOLAR 44,3583 0.05%
EURO 51,5212 0%
ALTIN 6.485,731,72
BIST %
BITCOIN 31531390,42%
Edirne

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

97 okunma

Muhteşem bir malumatfuruş: İ. Ortaylı

ABONE OL
24 Mart 2026 18:22
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: nurhan-isikseren.jpg

Ortaylı’nın vefatı sosyal medyada ciddi bir tartışma yarattı. Kamusal görünürlüğü fazla şahsiyetlerde sıkça karşımıza çıkar bu fakat Ortaylı’nınki bir başkaydı. Kendisine övgü düzmekte birbiriyle yarışanların, hayranlarının sosyal medyadaki paylaşımları sınır tanımadı. 

Ortaylı’nın “cahil/yarı cahil” etiketiyle aşağıladığı kümeden gelen methiyeler, ismiyle müsemma köşemizi haliyle tahrik etti ki bu yazıya sebeptir.

Elbette önce İlber Ortaylı’nın tarihçiliğinden başlamak gerekiyor.

Kendisi gibi muhafazakâr-mukaddesatçı Taha Akyol’un, Ortaylı’nın akademik çalışmalarını değerlendirdiği Karar gazetesi köşesinden yararlanalım (https://www.karar.com/yazarlar/taha-akyol/tarihciligimizde-ilber-ortayli-1607236)…

//…“mukayeseli tarih” alanında gerçek bir bilim otoritesidir. Öyle ya, tarihe hem Osmanlı arşivlerinden, hem Petersburg, Londra, Paris, Berlin, Kahire arşivlerinden bakmak başka oluyor. Ortaylı’nın doçentlik tezi olan Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu’nu yazmak için Osmanlı arşivlerinden başka Bonn, Londra ve Washington arşivlerinde çalışmış, bu dillerde geniş bir kaynak taraması yapmış olması tipik bir örnektir. Benim gözümde Ortaylı’nın en mühim eserlerinden biri, beş yüz küsur sayfalık Osmanlı İmparatorluğunda İktisadi ve Sosyal Değişim adlı kitabıdır.Kaynaklarına baktığımızda Osmanlı arşivlerinden başka İngilizce, Fransızca, Almanca ve Rusça kaynaklar da görürüz. 

Onun içindir ki, Ortaylı, ister popüler, ister resmi ideolojik olsun, bütün şablonlara hapsolmadan, olaylara birçok pencereden bakabilen büyük bir tarihçimizdir.

‘Ortaylı tarihçiliği’ni üç açıdan değerlendirmek mümkün…

– Arşiv çalışması ve araştırma… Bu işin araştırmacılık tarafı, bilim yönü…

– İkincisi ‘mukayeseli tarih’ perspektifi… Karşılaştırmalı tarih… Hamasetin ve ideolojinin boğduğu zihinlerimizde mutlaka ‘karşılaştırmalı tarih’ penceresi açmak lazım.

Ve Ortaylı’nın bence şah-eseri: İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı adlı bu kitabı, 1983’te yayınlandığından bu yana defalarca baskı yaptı. Osmanlı modernleşmesini, bunun iç ve dış faktörlerini anlamak için kesinlikle ‘anahtar kitap’ değerinde bir eserdir. Sadece verdiği bilgiler bakımından değil, bilhassa metodu ve getirdiği yorum (tefekkür) bakımından…

Tarihi zemin olarak Tanzimat’ın yer aldığı tarih kesiti şöyledir: Sanayileşen Avrupa, Osmanlı azınlıklarında uyanan milliyetçilik, Babıali’nin yani modern bürokrasinin hakimiyeti, merkeziyetçi reformlar, hukukun ve eğitimin laikleşmesi ve “reformcuların çıkmazı” gibi hayati önemdeki konular… Şöyle anlatır:

“19. Yüzyıl ortalarında Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük kısmında demiryolu ve karayolu şebekesi yoktu. Bu Akdeniz imparatorluğunda deniz ulaşımı da büyük ölçüde yabancı kumpanyaların elindeydi. Ülkenin büyük kısmı otarşik bir üretim sistemi içindeydi veya ticaret bazı bölgelerin kendi arasında kalmıştı…”

Osmanlı modernleşmesi, böylesine zayıf, durgun, parçalı bir zeminde, ilkel bir ekonomik yapıda devleti reforme etme çabasıydı.

“Osmanlılar yeni çağın iktisadi, ticari uygarlığına adım atamamanın bedelini ödüyorlardı… Tanzimatın çaresiz devlet adamlarını sorumsuzlar ve gafiller olarak nitelemek mümkün değildir.”

Oysa solda Doğan Avcıoğlu, sağda Necip Fazıl, “tarihçilik” denilemeyecek yazı ve kitaplarında Tanzimat’ı emperyalizmin bir oyunu, bir yabancılaşma gibi gösterdiler.

Ortaylı, Tanzimat’ın önündeki “kaht-ı rical” yani yetişmiş adam kıtlığı, ekonomik zeminin çürüklüğü ve milliyetçilikler çağında çok-uluslu imparatorluğu devam ettirmenin aşılmaz zorluklarını da anlatır.//

Taha Akyol’un Ortaylı abartısına şaşıracak değiliz zira fikri paralellik mevcuttur…                           

Nitekim bunu satır aralarına Akyol’un serpiştirdiklerinde de görüyoruz. Örneğin Doğan Avcıoğiu ve Necip Fazıl “tarihçilik” denilmeyecek yazı ve kitaplarında Tanzimat’ı emperyalizmin bir oyunu, bir yabancılaşma gibi göstermelerini yanlış bulmaktadır. 

Sorunu Ortaylı’nın tezlerine yaslanarak “kaht-ı rical” yani yetişmiş adam kıtlığı, ekonomik zeminin çürüklüğü ve milliyetçilikler çağında çok-uluslu imparatorluğu devam ettirmenin aşılmaz zorluklarına bağlamaktadır.

Necip Fazıl’ın muhafazakâr kimliğinden dolayı emperyalizm okuması ile Doğan Avcıoğlu’nunki arasında tabii ki fark vardır. Ancak ikisinin emperyalizm hakkında yazdıklarını “tarihçilik” zemininde görmemek, Akyol’un Ortaylı “tarihçiliği”ne meftun halinin bariz bir yansımasıdır; çünkü sebep-sonuç ilişkisinden, maddi temelden yoksun çıkarımlardır.

Örneğin Balta Limanı Anlaşması ile Tanzimat’a giden yolun taşlarının nasıl döşendiğini görmezden gelmek, ya tarafgir bir tutumdur ya da popüler tarih yazımının cazibesine kapılmaktır.

Yetişmiş adam kıtlığı, ekonomik zeminin çürüklüğü, milliyetçilikler çağında çok-uluslu imparatorlukları devam ettirmenin aşılmaz zorlukları, tarihin o dönemindeki toplumsal devinimden ari ele almak, bilimsellikten de uzaktır.

Ortaylı iyi bir tarih araştırmacısı, anlatıcısı olabilir fakat altını çizdiğimiz hususlar açısından tarih felsefesinden uzak düştüğü de açıktır. Akyol da tabii…

Marksistleri Markizler diyerek asgarileştirmekten keyif alan Ortaylı’nın, akademik çalışmalarının tarih felsefesinden yoksun, tarihte olan biteni kaleme alan, kendince okumalarda/çıkarımlarda bulunan tarihçiliği sıradandır aslında. 

 “Suya sabuna dokunmadan” tarihçiliktir.

Marks’ın tarih yazımını idealist yaklaşımlar yerine maddi üretim ilişkilerine dayalı, “tarihsel materyalizm” zemininde ele alması, tarih felsefesinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Tarihi, üretim araçları ve sınıfsal temelde irdeler, toplumsal değişimlerin esas nedenini ekonomik yapı (alt yapı) bağlamında görür Marks.

Hikmeti sorgulanamaz kamusal bir figür muamelesi gören Ortaylı’nın iktidar ilişkilerinde mahir tutum davranışları da dikkat çekicidir.

2019 yerel seçimlerinde AKP İBB başkan adayı Binali Yıldırım’a verdiği katkı, Boğaziçi Üniversitesi’ne gelen Nureddin Yıldız’ı protesto eden ve tutuklanan öğrencilere destek eylemi gerçekleştiren Galatasaray Üniversitesi öğrencilerini susturmaya çalışması, “suya sabuna dokunmayan” tarihçiliği gibi iktidar- organik akademisyen ilişkisindeki yerini gösterir.  

Yaşamında bilimsel disiplin olarak tarihi popüler kılan Ortaylı’nın kendini ve kitaplarını iyi pazarladığı ve hikmeti sorgulanamaz kamusal bir figür mertebesine ulaştığı da bir gerçek. 

Örneğin, 9 dil bildiği sürekli öne çıkarılır. Taha Akyol da bu lüzumsuz ezbere takılmış.

Oysa Ortaylı, Almanca, İngilizce, Rusça, Fransça, İtalyanca ve Farsça bildiğini, Latinceyi az bildiğini, biraz Arapça bildiğini, İbranice’yle de uğraştığını söylemiştir.

Toplumumuzda: bilgiye ulaşma zahmetine pek katlanmadan böylesi meddahlar üzerinden bir şeyler öğrenmek, birkaç kitabını okuyunca da yılların boşluğunu kapattığını sanmak, bulunduğu ortamlarda edindiği bilgi kırıntıları ortaya dökerek itibar aramak yaygındır ve bildik insani zafiyetlerin yansımasıdır. Onlardan objektif ve derinlikli bir değerlendirme beklemek abesle iştigaldir.

Ortaylı bir prototiptir, çok var onlardan. Hiçbir güç odağıyla sorun yaşamayan, kitleleri aşağılamayı bir maharet sanan, üstelik “aydın” kategorisinde görülüp saygı duyulan başka kamusal figürler de var elbet. Mesela Celal Şengör de iyi bir malumatfuruştur. Bu aydın müsveddeleri sadece ülkemizde yok; çağımızın bir marazasıdır.

Düşündürücü olan, bu insanların yüceltilmesi, aşağıladıkları kitlelerce sorgulanamaz bulunması.

İlber Ortaylı videolarından örneklerle bitirelim yazıyı…

Kemalizm hakkında bakın neler diyor Ortaylı…

https://www.instagram.com/reel/DSPVxTjjDNz/?igsh=MWp2cW5pcmdiOTF5dg==

Hem de Fetullah Gülen’i defalarca ziyaret eden bir Kemalist…

Futbola ilgisi de vardı, Arda’ya sahip çıkın diyor…

https://www.instagram.com/reel/DWBu5G7jjRg/?igsh=OGc1MW00ZzJweXN1

Harem, padişahların genelevi değildir açıklaması da oldukça öğretici…

https://www.instagram.com/reel/DWHDnzFDG9M/?igsh=MTFpbjFxMmIzZHEyZA==

Üniversite öğrencilerini koruma kollama hassasiyeti de takdiri hak ediyor…

https://www.instagram.com/reel/DSRU6aQAQ6c/?igsh=NXo1c3N5NmRmY2tr

Vatan coğrafyasını kurtarmak için zeytin alanı tavsiyesi de ilginç…

https://www.instagram.com/reel/DV585PfjR2O/?igsh=amc3ZGZyMDl5M3U=

Evet, renkli bir simaydı Ortaylı; iz bırakmıştır.

Allah taksiratını affetsin!

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya