29 Mart’ta Dernek olarak Kuşadası’na bir gezimiz var.. Gidip, gezeceğiz, eğleneceğiz. Ama her gezimizde olduğu gibi bu gezide de bir hedefimiz ve bir amacımız var.
Döneminde Ecevit ve Erbakan’la birlikte devrim gibi kararlara imza atan Gümrük ve Tekel Bakanı merhum Mahmut Türkmenoğlu’nun 1960’lı yıllarda Kurduğu Bademler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin serüvenini kızı Sn. Hülya TÜRKMENOĞLU’ndan, yöredeki ve ülkedeki Kooperatif hareketini ve değerlendirmelerini İzmir Köy-Koop Başkanı Sn. Neptün SOYER’den dinleme fırsatını bulacağız. Bademler ve çevredeki bazı kooperatiflerin nereden nereye geldiğini gözlerimizle göreceğiz.
Daha önce de yazmıştım; Her ne kadar bir cinsiyet ayrımcılığı gibi bir görüntü verse de ülkemizin pek çok yerinde üretim yapan kadın ya da “Kadın Emeği” kooperatiflerini ben hiç unutamadığımız ve gurur duyduğumuz 1940’ların Köy Enstitüleri’ne benzetiyorum..
Köylerde özellikle tarımda yaş ortalamasının ellilere dayanması, genç ve özellikle erkek nüfusun köyleri terk etmesi, göç, işsizlik sorunu gibi sorunların çözümü için bu Kooperatifleri çok önemli, en masrafsız bir model olarak görüyorum. Eğitim ve destek gördükçe köyde yaşamak zorunda kalan kadınlardan oluşan bu sektör bürokrasinin engellemelerinden çıkabildiği, önderlik edildiği, kredilerle tanıştırıldığı, özellikle Belediyeler tarafından pazarlama konusunda satış yeri ve nakliye gibi sorunlarının çözüldüğü süreçte köyleri yeniden yaşanabilir bir noktaya getirebilir.. Hatta köye dönüşler başlar.
Edirne eski valisi Ekrem CANALP’ın başlattığı ve şimdiki Valimiz Yunus SEZER’in de çok önem verip desteklediği Edirne’mizde de kuruluşları henüz birkaç yıl olmasına rağmen başarılı çalışmalar yapan kadın emeği kooperatiflerimiz var. Ama henüz yolun başındalar ama ne yazık ki Valiler değiştiğinde kaldığımız yerden devam eden bir devlet anlayışımız yok.. Yani gelen Vali, gidenin yönünde değil kendi yolunda yürümek istiyor. O nedenle, Valimiz değişmeden demokratik kooperatifçilik kuralları çerçevesinde bu kooperatiflerin hızla kurumsallaşması ve kendi ayakları üstünde durabilmesi gerekiyor..
Trakya 1980 öncesi tarımsal kooperatifçilik açısından altın yıllar yaşadı. O yılarda Edirne’nin kooperatifleri ve Kooperatifler Birliği, Çeltik tarlaları, çeltik fabrikaları, mandıraları, satış mağazaları ile çok güçlü bir kırsal kesim ve köy örgütlenmesiydi. Enez Balıkçılık Kooperatifi tüm ege ve Akdeniz kıyılarından havuzlu kamyonu ile topladığı yılan balıklarını Enez’deki havuzlarında biriktirir ve CANLI OLARAK kendisi ihraç ederdi. Ne var ki bu örgütlenme modeli 1980 faşistlerinin işine gelmedi.
Neyse… Gezimize katılacak olanların %80’ni Edirne Kadın Kooperatiflerinde üye. Katılmak isteyenler için aracımızda hala yerimiz de var. Eski günlere dönmek ve yeni başarılar ve mevcut sorunların çözümü için önce bilgilenmek gerekir. Bilgilenmek için de örnek kooperatifleri görmek hayal gücümüzü çalıştırarak çözümler üretmek, dik durmak ve bürokrasiye teslim olmamak gerekir. Çünkü “Kooperatifçilik” bir hobi değil bir yaşam tarzı, bir inanç sistematiğidir.