DOLAR 43,8482 0.02%
EURO 51,7749 0.14%
ALTIN 7.342,442,23
BIST 14.061,710,92%
BITCOIN 2849316-3,48%
Edirne

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

134 okunma

ADD’den ‘utanç belgesi’ tepkisi!

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi tarafından, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapora yönelik basın açıklaması gerçekleştirildi…Şube Başkanı Celil Özcan, 53 sayfalı raporu ‘utanç belgesi’ olarak nitelendirerek, “Devletimizin emperyalizm taşeronu hain terör örgütü ile baş edemediği için koşullarını kabul ettiği gibi kahredici bir algıya yol açabilecek, “kardeşlik, barış, demokrasi” tatlandırıcıları ile kaplanmış komisyon raporu adlı 53 sayfalık Utanç Belgesi’ne bakıldığında tablonun vahim olduğunu görmemek olanaksızdır” dedi…

ABONE OL
23 Şubat 2026 17:19
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olgay GÜLER

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi tarafından, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapora yönelik basın açıklaması gerçekleştirildi.

ADD Edirne Şubesi tarafından, geçtiğimiz hafta TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yayınladığı 53 sayfalık raporla ilgili basın açıklaması yapıldı. Edirne Şubesi’nde gerçekleştirilen açıklamayı, şube başkanı Celil Özcan okudu. Özcan, açıklamada raporu ‘utanç belgesi’ olarak nitelendirdi.

‘TÜRKİYE’NİN PARÇALANMAK İSTENDİĞİ ORTADA’

Özcan, Cumhuriyetin 103 yıllık yaşamının en kritik dönemini yaşadığı, içeriden ve dışarıdan emperyal güdümlü ciddi saldırılarla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Afganistan, Irak, Libya, Sudan, Somali, Yemen ve Suriye’nin ardından Venezuela’da yaşanan, Grönland üzerinden Danimarka’ya ve Kıta Avrupası’na yönelen, Kanada, Meksika ve nihayet İran’ı da kapsayan Trump ABD’si saldırganlığı uluslararası hukuku ve kurumları tanımadığını da açıklayarak tüm dünyayı tehdit etmektedir. Aynı ABD’nin, “Kuzey Afrika’dan Çin’e 22 ülkenin rejimlerini ve sınırlarını değiştireceğiz” açıklamasıyla 2003’de yürürlüğe soktuğu,  21. yüzyıl Sevr’i niteliğindeki BOP kapsamında rejimimizin  değiştirildiği (16 Nisan 2017), nihai hedefin de, Tom Barrack’ın “1919’dan beri bölge planlarımızı engelliyor” dediği Üniter Ulus Devlet  Türkiye Cumhuriyeti’ni mikromilliyetçilik (etnik ırkçılık) ve dincilik (mezhepçilik) enstrümanlarını da kullanarak çok uluslu, çok dilli, çok hukuklu bir teokratik federatif devlete (Osmanlı devlet düzeni) dönüştürüp parçalamak olduğu metni ve haritası ile sabit bir gerçekliktir. Emperyalist üst aklın bu yolda; kadim işbirlikçileri aracılığı ile kâh Kurucu Parti (Onlar “Tek Parti” diyor) dönemini karalayarak, kâh asırlık yalanları yineleyerek, kâh tescilli vatan hainlerini güzelleyerek, kâh hırsı aklından önde koşan kimi kifayetsiz muhterisleri ödüllendirerek öncelikle milletimizin Atatürk ve Cumhuriyet bağlılığını ve aydınlanma devrimleriyle kazandığı laik toplum düzenini yok etme çabasını on yıllardır sürdürdüğü de bir diğer gerçekliktir” dedi.

Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: add-5.jpg

‘UTANÇ BELGESİNE BAKILDIĞINDA TABLONUN VAHİM OLDUĞUNU GÖRMEMEK İMKANSIZ’

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yayınladığı 53 sayfalık raporu ‘utanç belgesi’ olarak nitelendiren Özcan, “Hal bu iken son dönemlerde milletimizi perişan eden başta ekonomi, eğitim, sağlık olmak üzere her alandaki kötü gidiş, dramatik dış politika yanlışları, sınır tanımaz nepotizm yozlaşması, “utanmıyoruz, gurur duyuyoruz” çürümüşlüğü, Mavi Vatan egemenliğimizin ve kara sınırlarımızın içler acısı hali yanında, Papa ziyaretinden Barzani’nin bordo bereli Cizre gösterisine, yeni anayasa arayışlarından DEM sözcülerinin “Şeyh Sait, Seyit Rıza ne yaptılarsa Kürt halkı onu yapacak” küstahlığına, Bese Hozat ve  Amed Malazgirt gibi teröristlerin herzelerinden terörist başının fütursuz dayatmalarına ve sömürge valisi kılıklı ABD Büyükelçisinin hadsiz açıklamalarına kadar “Terörsüz Türkiye” sürecinin geldiği noktaya, nihayet 47 oyla kabul edildiği açıklanan, nerede ise devletimizin emperyalizm taşeronu hain terör örgütü ile baş edemediği için koşullarını kabul ettiği gibi kahredici bir algıya yol açabilecek, “kardeşlik, barış, demokrasi” tatlandırıcıları ile kaplanmış  Komisyon Raporu adlı 53 sayfalık Utanç Belgesi’ne de bakıldığında tablonun vahim olduğunu görmemek olanaksızdır” diye konuştu.

‘OLAĞANÜSTÜ DURUM, OLAĞAN YÖNTEMLERLE AŞILAMAZ’

Laik Cumhuriyet rejimin, üniter ulus devlet yapısının, dil birliğinin ve bölünmez bütünlüğün emperyalizmin hedefinde olduğuna dikkat çeken Özcan, “Bu olağanüstü bir durumdur, olağan yol ve yöntemlerle aşılamaz. Hele, Anayasamızın 10. maddesiyle “Yurttaşların Eşitliği” esas alınmışken ne kastettiği anlaşılamayan ve anlatılamayan “Eşit Yurttaşlık”, herkesin anadilini öğrenme ve kullanma özgürlüğü yasal güvence altında iken -Anayasamızın 42. maddesi yok edilerek- “Anadilde Eğitim”(şimdilik 2, giderek belki 22), her alan ve toplum kesimi ile ilgili birçok sorun olduğu herkesçe bilinirken bir türlü tarif edil(e)meyen “Kürt Sorunu” gibi emperyal ezberler ve “Bak, Kürtçe konuştum, anlayamadın, öyleyse eşit değiliz” ya da “Neden ben Türkçe öğreniyorum, siz Kürtçe öğrenin” türü akla ziyan abukluklarla ve “Kürtler taktik olarak emperyalistlerle ittifak kuruyor. Orta Doğu’da bu güçlerle ilişki içerisine girmeden yürümeniz zor” türü ihanet itiraflarıyla hiç aşılamaz. Bu noktada aziz milletimizin; 2021 yılında 2 milyon iken 2022 yılında 3 milyon 966 bine, 2023 yılında 5 milyon 769 bine yükselen, 2024 yılında 6,5 milyona ve 2025 yılında da 8 milyon 242 bine ulaşan, 10 Kasım 2025 tarihinde ise bir günde 1 milyon 219 bin 148 ile rekor kıran Anıtkabir ziyaretçi sayılarıyla verdiği mesaj da herkes tarafından herhalde alınmıştır” şeklinde konuştu.

ADD olarak ülkeyi yöneten ve yönetmeye talip olan tüm kurum, kuruluş ve kişilere seslenen Özcan şöyle devam etti:

“Üniter Ulus Devlet yapımızın, Laik Cumhuriyetimizin, Dil Birliğimizin, ülkemiz ve milletimizle bölünmez bütünlüğümüzün ve ulus olma bilincimizin vazgeçilmezliğini, Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” tümcesinde ifadesini bulan ve anayasamızın da 66. maddesi ile hükme bağladığı millet tanımının ve “Türklük” kavramının tartışılmazlığını, politikaları, uygulamaları ve eserleriyle her alanda başarısı kanıtlı Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi “Atatürkçü Düşünce Sistemi”nin günümüzün de şaşmaz pusulası, geçerli reçetesi olduğunu, milletimizin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin özgür yurttaşları değil de, emperyalizm boyunduruğunda, orta çağ artığı totaliter-teokratik bir uydu devletin tebaası olmaya asla razı olmayacağını, gerekenin, kuruluşta olduğu gibi meclis eksenli, kuvvetler ayrılığına dayalı, yurttaşların eşitliği esaslı bir hukuk devleti olan Atatürk Cumhuriyeti’ni yeniden yaratmak olduğunu, görerek yapmalarını bekliyoruz”

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya