DOLAR 43,6331 0.09%
EURO 51,9833 0.01%
ALTIN 7.087,84-0,42
BIST 13.861,150,16%
BITCOIN 30049480,13%
Edirne

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

326 okunma

YÜKSEKÖĞRETİME SON VURUŞLAR MI? -2-

ABONE OL
9 Şubat 2026 16:56
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: osman-inci.jpg

Prof. Dr. Osman İNCİ
Eski Trakya Üniversitesi Rektörü

(DÜNDEN DEVAM)

LİSANSÜSTÜ EĞİTİM
YÖK, 29.02.2024 tarihinde lisansüstü program açılabilmesine dair ilkeleri değiştirdi ve ACELE kodu ile üniversitelere gönderdi. Kararda: “Yüksek lisans programında görev alacak öğretim üyeleri başına düşen yayın/eser sayı ortalaması, müracaat edilen yıldan önceki takvim yılı dikkate alınarak en az1 olmalıdır” ifadelerine yer verildi.
Doktora için de aynı koşul. Yayınlar Web of Science veya Scopus kapsamındaki dergilerde yayınlanmış veya tescil edilmiş olmalıdır. 2026-2027 yılı sonuna kadar bu koşulları sağlamayan lisansüstü programlarına yeni öğrenci alınmayacak. Bu durumda üniversitelerde, lisansüstü eğitimde de (yüksek Lisans ve doktora) çok büyük sorun yaşayacaktır. Bu iki veri tabanının (WoS ve Scopus) taradığı dergilerde yayın yapmak hiç de kolay değildir. Bizde son yıllarda “çöp yayın” yaparak atanan ve yükselenler bu dergilerin kenarından dahi geçemezler. Gelenekleri ve akademik kültürleri yerleşmiş üniversiteler dışındakiler, yüksek lisans ve doktora eğitimi veremezler. Ancak, her zaman olduğu gibi bir yolunu bulurlar mı bilinmez.
ÜNİVERSİTE MEZUNLARI VE İSTİHDAM
Birçok üniversitede dışarıdan bakıldığında her şey yolunda, notlar yüksek, mezuniyet oranları da oldukça yukarılarda, öğrenciler yüksek ortalama ile mezun oluyorlar. Ama iş yaşamı nasıl? Yaşama atılınca, iş dünyasına gelindiğinde,pratikte, uygulamada, klinikte durum değişiyor.
Üniversite diploması, Avrupa’da işsiz kalma olasılığını azaltıyor. Tüm Avrupa’da işsizlik oranı, üniversite mezunları için genel nüfusa oranla düşük. Ancak tüm Avrupa’da bir istisna var; Eurostat’a göre Türkiye’de üniversite mezunlarında, genel nüfusa oranla daha yüksek işsizlik oranı var. AB ortalaması yüzde 3.8 iken, Türkiye 9.2 (Euronews.com 17.07.2025).
Üniversite mezunu sayısındaki artış, istihdam ile uyumlu mu? İş gücü piyasasında “beceri uyumsuzluğu” sorunu giderek artmakta. TÜİK 2024 raporunda, 15-34 yaş grubunda 9.2 milyon kişiden 2.5 milyonu becerilerinin altında işlerde çalışıyor. Özetle üniversite mezuniyeti, artık alanında iş garantisi değil. Birçoğu, eğitim alanı dışındaki işlerde çalışıyor. “Ev Genci” (ne okuyan, ne çalışan, ne iş arayan) oranı oldukça yüksek. Işıl Gökçegöz’e göre; AB ülkelerinde 15-29 yaş grubunda ev genci ortalaması yüzde 18 iken, Türkiye’de yüzde 35.6. Sonuç olarak, 15-29 yaş grubundaki gençlerin 1/3’ü okulda ve istihdamda değil. Üniversitelerin 3 yıla inmesiyle bu sayının giderek artması doğaldır.
Ülkemizde insan kaynakları planlaması var mı? Yaklaşık 20 yıldır böylesine bir planlama bulgusuna rastlamadım. İnsan eksikliği ve fazlalığına yol açmadan, optimum düzeyde eleman yetiştiriyor muyuz? Ayrıca çalışanlardan azami derecede istifade ediyor muyuz? Özetle insan kaynağını üstün performansta kullanıyor muyuz? Bir diğer çalışmada, örneğin 2040 yılında kaç mühendise, hukukçuya, doktora, öğretmene gereksinim olacak? Üniversitelerimizin kontenjanları, bu tür analizlere göre mi yapılıyor? ÖSYM 2024 yılı öğretmen atamaları için sınava giren öğretmen sayısı 531.260. Sınava girenler bunlar. Bir de umudunu kesip başvurmayanlar var. Atanan öğretmen sayısı 15 bin civarında. 97 adet Eğitim Fakültemiz var, her biri yılda 500 mezun verseler, yıllık 50 bin öğretmen bu rakamlara eklenecek.
YÜKSEKÖĞRETİMDE TEMEL İLKELER ÇOK ZEDELENDİ
Öncelikle akademik değerlerde yaşanan erozyon giderilmelidir. Akademik özerklik ve özgürlük, akademik etik, yönetim etiği, liyakat, akademik serbesti sağlanmadan yükseköğretimde başarı hayaldir.
Mezunlarda eleştirel düşünme, problem çözme, ekip çalışması, beceri sergilemede yetersizlikler gözlenmekte. Sorun, standardize edilmemiş yükseköğretim sistemi. Üniversiteler temel standartlardan yoksun. Bilimsel alt yapıda ciddi sorunlar var. Böylesine bir tabloda süreyi kısaltmak, sorunu daha da büyütmektir.
Esas olan eğitimin niteliğidir. Yükseköğretim programları yeniden yapılandırılmadan, pratik-teorik dengesi evrensel ölçütlerde olmadan, ders ve uygulama içerikleri çağdaş verilerle güncellenmeden, ölçme-değerlendirme ciddiye alınmadan, akademisyene akademik özgürlük sağlanmadan “süreyi kısaltmak” sorunu daha da arttırır.
Ebu Bekir Er-Razi, yaklaşık bin yıl önce “Bir dirhem ilim, bin okka edebe muhtaçtır” demiş. İbn-i Sina ise “İlim ve sanat itibar görmediği yeri terk eder” demiş. Bilim kurumlarının vazgeçilmez etik değerleri; dürüstlük, tarafsızlık, gizlilik, saydamlık, yeterlilik ve sosyal sorumluluktur. Üniversiteler yetersiz ve yeteneksiz kadrolarla doldurulmamalı. Birçok üniversite ve fakültede,nepotizm (kayırmacılık, akraba kayırmacılığı, öznel ve adil olmayan ayırımcılık) sınır tanımıyor, adrese teslim ilanlarla(yalnızca isimleri yazılı değil) akademik kadrolar dolduruldu. Hatta bir ilanda alınacak kişilerin isimleri dahi yazılı çıktı. (İlana gönderilirken isimler silinmemiş, basında olduğu gibi yayınlandı.) Üniversitelerde diploma sahteciliği artık gündelik işlerden.
Son yıllardaki YÖK kararları ve uygulamaları incelendiğinde, bu kurumun yükseköğretimi temsil edemediğini görüyoruz. Üniversitelerin ders programını cuma namazı saatlerine göre düzenlemesini isteyen bir YÖK, anayasal laiklik ilkesine aykırı davrandığı gibi üniversite özerkliğine de açıkça müdahale etmektedir. Üniversitelerde yayınlanan “adrese teslim ilanlar” konusunda gönderdiği uyarılara uymayan rektörler hangi yaptırımları uyguladı? Gerçek diploma yolsuzlukları konusunda ne yaptı? Yüksek lisans ve doktora tezi yazımı yaptığını ilanlarla duyuran firmalara ne yapıldı? Rektör ve dekan atamalarında “liyakat” yerine “biat”, “sadakat” ve “siyaset” geçmektedir. Bu örnekler çoğaltılabilir. YÖK’ün son kararlarında, Avrupa yapıyorsa biz de yaparız anlayışı esas etkendir. Bu kararlarında da bilimsellik olmadığı açıkça görülmektedir. Ülke gençlerine yazık oluyor.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya