DOLAR 43,6355 0.09%
EURO 52,0303 0.1%
ALTIN 7.080,33-0,52
BIST 13.862,670,18%
BITCOIN 3013728-0,59%
Edirne

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

762 okunma

YÜKSEKÖĞRETİME SON VURUŞLAR MI?

Yükseköğretim Kurulu(YÖK) Başkanı konuşmalarında Türkiye’de yükseköğretimin 3 yıla indirileceğini birkaç kez açıkladı.

ABONE OL
8 Şubat 2026 13:32
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: osman-inci.jpg

Prof. Dr. Osman İNCİ

Eski Trakya Üniversitesi Rektörü

Yükseköğretim Kurulu(YÖK) Başkanı konuşmalarında Türkiye’de yükseköğretimin 3 yıla indirileceğini birkaç kez açıkladı. Açıklamalara göre, 2026-2027 eğitim-öğretim döneminde yeni sisteme geçiş planlanmakta, eğer yetişmezse bir sonraki dönemde uygulama başlayacak. Yine YÖK, lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) eğitim programı açılmasına yönelik ilkeleri de 29.02.2024 tarihinde değiştirdi. Bu değişiklik de aynı dönemde devreye girecek. Lisansüstü eğitim programı açılması için, öğretim üyelerinin program açılacağı yıldan bir yıl önce, bilimsel veri tabanı tarafından listelenen saygın bilimsel dergilerde, her birinin en az 1 yayın yapmaları koşulu getirdi.

Üniversite eğitimi 3 yıla indirilince dersler eylül başında başlayacak ve temmuzda sonlanacak, bir yıl 12 haftalık 3 sömestr olacakmış. Ders sayısı azalabilecek, bazı dersler kaldırılacak ve kredisi korunacakmış. Sağlık Bilimleri (Tıp, Diş Hekimliği, Hemşirelik) ve uygulamalı bazı bölümler, bu uygulama dışında kalacakmış.  Üniversitede 240 Avrupa Kredi Transfer Sistemi( AKTS) değişmeyecekmiş.

Yüksek lisans ve doktora programı açılacak, bilim alanındaki öğretim üyelerinin programın açılacağı yıldan önceki takvim yılında, uluslararası bilimsel gücü yüksek, aldığı atıfları ve kaynakları listelenen dergilerde en az 1 yayın yapmaları koşulu getirildi. Bu koşul 2026-2027 eğitim-öğretim sonunda devreye girecek. Lisansüstü eğitim verecek öğretim üyeleri, bu koşulu sağlayamazsa program açılmayacak ve öğrenci alınmayacak.

YÖK, bu iki değişiklikle bir yandan öğretim üyelerine, Web of Science (WoS) veya Scopus gibi uluslararası saygın bilimsel veri tabanınca taranan, listelenen dergilerde yayın yapılması koşulu getirirken, diğer taraftan yılda 3 sömestr ders yapılmasını planlamakta. On ay öğretim yapılan üniversitede, öğretim üyeleri ne zaman araştırma ve proje yapacak, bilimsel çalışma yürütecek? Nasıl yayın hazırlayacak, bilimsel toplantılara, konferans, sempozyum, panellere kongrelere katılacak, sunum hazırlayacak?

Sorun, süre üzerinden tartışılacak bir konu değildir. Sorun, üniversitelerde eğitimin niteliğidir. Ülkemizde birkaç üniversitede eğitim-öğretim nitelikli, verimli düzeyde; ancak çoğunluğunda yetersiz, ölçme değerlendirme sorunlu olabilmekte. Bizim üniversitelerimizde standartlar kâğıt üzerinde. Bizim geleceğe yönelik yetişmiş insan gücü analizimiz var mı? Sorun yükseköğretimin süresinin ötesinde, eğitimin niteliği ile ilgilidir. Yükseköğretimde nitelik mi önemli, yoksa nicelik mi? Biz niceliği önceliyoruz. Tüm olumsuz koşullara karşın süreyi kısaltır, 3 yıla indirirsek “ev genci” sayımızda rekor rakamlara ulaşabiliriz.

Bu sistemle erken mezuniyet ve iş hayatına daha hızlı geçiş sağlanacak. Bugün sorun olan işsiz üniversite mezunu sayısı hızla artacak. Eurostat verilerine göre, 2024 yılında Türkiye üniversite mezunlarının işsizlik oranı, Avrupa’da genel işsizlik oranını aşan tek ülke. Sonuçta üniversite diploması işsizlikten kurtulmak için bir “güvence” değil. Bunun arkasında, yükseköğretimin plansız ve hızlı genişlemesi, 2006’da başlatılan “Her İle Bir Üniversite” projesidir. Anadolu’da hiçbir alt yapısı olmayan illerde üniversiteler açıldı. Akademik kadroları ise bilinen yöntemlerle doldurulmaya çalışıldı. Halen tek profesör bulunan (Dekan) Hukuk Fakültesi var. Bu kararın alındığı yıllarda, yükseköğretim öğrenci sayısı 249 bin iken, 2024’te bu sayı 833 bine çıktı.

Nüfusları yakın olan Almanya ile Türkiye’yi karşılaştırdığımızda şöyle bir tablo çıkmakta: Türkiye’de 2024 yılı üniversite öğrenci sayısı 7.1 milyon, akademik personel sayısı 184 bin. Almanya’da 2.9 milyon üniversite öğrencisi ve 428 bin akademik personel var. Her iki ülkenin dünya üniversite sıralaması ise çok farklı: 2026 Dünya Üniversite Sıralamasında ilk yüzde Türkiye sıfır çekerken, Almanya’nın 8 üniversitesi var.

AKADEMİSYEN KİMDİR?

Akademisyen yalnızca eğitim-öğretim yapan, ders veren kişi değildir. Bilimsel araştırma ve gereğinde deneysel çalışma yapmak, proje yönetmek, tez danışmanlığı yapmak da görevlerinden bazılarıdır. Bilimsel araştırmalarla bilgi üretimine katkı sağlar.Bilimsel yayın yapmak(makale, kitap, bildiri yayınlamak), bilimsel toplantılara (bilimsel kongreler, sempozyum ve konferanslar, paneller) katılmak, bilgisini paylaşmak, toplumsal sorunlara duyarlılık göstermek, çözüm önerileri geliştirmek gibi görevleri de vardır. Ulusal ve uluslararası dergilerde bilimsel çalışmalar yayınlamak en başat görevidir. Bu yayınlardır ki dünya üniversiteleri sıralamasını etkiler. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerine tez danışmanlığı yapar, lisansüstü öğrencilerin akademik gelişimine katkıda bulunur.

Bu yeni sistemle 10 ay derslere giren bir akademisyenden, bu görevleri de yapmasını nasıl bekleyelim? Böylesine yoğun öğretim ve ders programı arasında nasıl araştırma ve proje yapacak, yayın hazırlayacak, bilimsel toplantılara katılacak. Üniversite sıralamasında genellikle saygın, bilimselliği tartışılmaz dergilerde yayınlanan bilimsel yayınlar temel ölçüttür. Yüksek lisans ve doktora programlarına öğrenci almak için, hem önceki takvim yılında bu dergilerde yayınlanmış yayın istenecek, hem de 10 ay, 3 sömestr derse girecek. Akademisyenler bir tür lise öğretmeni konumunda olacaklar. Yoğun ders yükü altında araştırma ve bilimsel yayın mı yapılacak?

DÜNYA ÜNİVERSİTELER SIRALAMASI

Times Higher Education (THE) Dünya Üniversite Sıralaması 2026’da ilk 500’de Türkiye’den 4, Almanya’dan 37 üniversite var. (Türkiye’nin ilk 4 üniversitesi arasında Boğaziçi Üniversitesi yaşanan tüm olumsuzluklara karşın yerini almakta. Aşk olsun sana Boğaziçi, aşk olsun!) Türkiye Üniversitelerinin bilimsel performansı ortada.

Diğer bir sıralama olan CWTS Leiden 2025 sıralamasında, 2020-2023 yılları WoS’da indekslenen yayın sayılarını esas almış. CWTS Leiden geleneksel sürüm 2025’te 1594 üniversite sıralanmış. Bizim 204 üniversitemizden ilk 500’de yalnızca 2 tane var. Tüm listede, 1594 üniversite arasında ise 41 üniversitemiz yer almakta.  Leiden sıralaması, üniversitelerin bilimsel dergilerde yayınlanan makalelere ve bilimsel yayınlara ilişkin bibliyografik verilere dayanır. Bir üniversitenin Leiden sıralamasına girebilmesi için, belirli minimum sayıda yayına sahip olması gerekir.

(DEVAM EDECEK)

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya