DOLAR 37,9403 -0.01%
EURO 42,2079 2.35%
ALTIN 3.764,15-1,62
BIST 9.579,990,60%
BITCOIN 3124178-3,01%
Edirne
16°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

32 okunma

İYİ GÜN GÖRMEDEN Mİ ÖLECEĞİZ

ABONE OL
2 Nisan 2025 16:08
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şu karşı ki dağda kuzular meler,  Kuzu sesi değil de Fadimem ömürler biter

Türkiye’nin % 1 lik en zengin kaymak takımı, bütün servetin % 40’ına sahip

Türkiye’nin % 50 si yani yarısı, bütün servetin sadece %12’sine sahip

En zengin % 10 luk kesim, milli servetin %54 üne sahip.

Bunun üzerine yorum yapmak içimden gelmiyor bu bayram günlerinde.

Edip Akbayram’la Kadıköy’ deki küçük plakçı dükkanında tanışmıştık 12 Mart’ın İstanbul’unda. Faik Türün’lerin rüzgar estirdiği yıllar. Elimizden sağlığımızı almışla, Koşuyolu Validebağ sanatoryumunda tedavi görüyoruz. İçimizdeki yaramaz çocuk bir türlü uslanmıyor, onca hırpalanmalar vız geliyor.  Sokaklarda her gün 12- 13 kişi vuruluyor, ülkemiz en zor yıllarını yaşıyor. Biz hastaneden kaçıp kendimizce memleketi kurtarma peşindeyiz. Sabah küründen ve kahvaltıdan sonra atıyoruz kendimizi dışarı, 12 Mart’ın bütün darbe görmüş insanları gibi kendimizce bir çaba içindeyiz. Edip Akbayram yeni yeni şöhret basamaklarını tırmanıyor, henüz bugünkü şöhretine erişmemiş.

Hastane arkadaşımız Keşaplı Turan hoca ‘gelin sizi Edip Akbayram’la tanıştırayım’ diyor. Kadıköy çarşısında beyaz fırına yakın bir yerde küçük bir plakçı dükkanına giriyoruz. O günlerde Sabahattin Ali’nin ALDIRMA GÖNÜL ALDIRMA şiirini henüz şarkıya dönüştürmüş ve bizden olarak gördüğümüz için sempatiyle baktığımız  dünya güzeli mütevazi, alçak gönüllülerin en hası bir adam sesini duymuşuz ama kendini daha önce görmemişiz. ‘Ortalığı yıkan o gür sesin sahibi meğer zayıf çelimsiz bir adammış’ diye geçiriyorum içimden.

‘Merhaba’ diyerek sokuluyoruz çekingen bir şekilde yanına ama adam gibi adam mangal yüreğin sahibiymiş meğer. Antepliler gününde, mitinglerde, etkinliklerde çekincesi olmadan korkusuz, hesap yapmadan yaşayan bu güzel insan hep yanıbaşımızda oluyor. Yüreğimizin en güzel köşesinde hüzün dolu bakışıyla hep var olarak da kalacak.

  Bilgisayarın başına oturduğumda müzik dinleyenlerdenim.  En çok dinlediklerimden biri de Volkan Konak. Kıçını Karadeniz’e dönenler sözlerini sindiremedim bir türlü. Onu dinlemekten de kendimi alamadım. Teknik olarak yakılıp küllerin Karadeniz’e dökülmesi bir fanteziden ibaret, çünkü bunun için kanun gerekiyor. Bizim ülkemizde böyle bir durum söz konusu değil ve babasının yanına gömüldü sonuç olarak. Onu unutulmaz şarkılarıyla anacağız. ‘Hey gidi Cerrahpaşa’ diye başladığında sanki şarkıyı bana söylüyormuş hissine kapılırım hep ve babam gelir aklıma. Belki de onun babasını kaybettiği yıllardı, benim babamın da tedavi gördüğü yıllar Cerrahpaşa’da.

Asla unutamayacağımız anılarımız oldu oralarda. Hastamızı kaçırmamızdan, bahçesinden arabamızın çalınmasına; neler yaşamadık ki. Bir gün babamı ameliyata alacaklar elime bir reçete verdiler ‘git; bu ilaçları al da gel’ diyerek. Cerrahpaşa’nın her tarafı eczane, girdim birinin kapısından içeri verdim reçeteyi, bir taraftan ilaçları hazırlıyorlar. Eczacı sordu ‘bu ilaçları kaç kişiye alıyorsun’, ‘bir kişi için abi’ diye cevap verdim. ‘Oğlum bunlar 15 kişiye yeter’ dedi eczacı, şaşırdım. Koca bir kutu kucağımda zar zor parayı denkleştirdim. O zamanlar kredi kartı yok, babam Bağ-Kur emeklisi ama ilacı ödüyoruz, evrakları, reçeteyi ve faturayı; Bağ-Kur’a gönderiyoruz, bir yıl sonra para olursa ödeniyor. Babam ameliyat oldu yoğun bakıma aldılar, biz yanına giremiyoruz, bacanağımın Aksaray’da evi var kendileri Edirne’de, otel parası vermemek için orada kalıyoruz. Alışveriş yapıp dinleneceğiz, bütün gece hastamızın başında uyumamışız, aklıma nereden geldiyse o yıllarda yeni yapılmış Turgut Özal’ın mezarına gidip bir dua edelim öyle dinlenelim dedim. Eşim de kabul etti, Vatan caddesinde mezara en yakın yere park ettik. Gönül hanım ‘çantamı alayım’ dedi, ‘gerek yok, bırak şimdi geleceğiz’ dedim. Demez olaydım, dua edip geldik. Eşim ‘çantam yok’ dedi, ‘oradadır nereye gidecek’ diye atarlanırken elimi radyoya attım radyo yerinde yok. Meğer arabamızı birkaç dakika içinde soymuşlar. Bütün paramız çantada, babamın birikmiş biraz parası vardı, onu da eşime vermiş muhafaza etsin diye, o para da gitti, üstüne birde evin anahtarını kaptırdık, o da çantanın içinde. Arabanın yedek anahtarları da çantada. Gel de huzurlu ol şimdi, evi soyarlar mı, gelip arabayı çalarlar mı. Bir sürü korku filmi ardarda içimizde. Karakolda bir dayak yemediğimiz kaldı. Volkan Konak ‘hey gidi Cerrahpaşa’ dedikçe benim içimin yanması bu yüzdendir kanısına kapılırım nedense. Keklik gibi kanadımı süzmedim parçasını onun gibi yorumlayan yok gibi, Nazım Hikmet şiirlerini şovunun içine kattığında bir tek ona kızamadım. ‘çekilmez bir adam oldum Nimet’ diye başladığında bir tek o susturuyor yaralı kalbimi. Belki de samimi göz yaşları bizleri etkiledi. Unutulmaz yorumlarıyla yaşayacak kalplerimizde ama sivrilikleri hep aklımızda kalarak.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP

    SON DAKİKA HABERLERİ