DOLAR 44,3729 0.06%
EURO 51,4957 0.28%
ALTIN 6.461,930,60
BIST 12.963,870,26%
BITCOIN 31543940,81%
Edirne

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

280 okunma

‘Köylerin ışığını söndürmeyin’

CHP’li Uzunköprü İl Genel Meclis Üyeleri Mustafa Üstün, Ahmet Sarıgül ve Ata Tülü’nün ortak açıklama yayınlayarak, köylerde kahve ve bakkal gibi işletmelerin yapı kayıt belgesi engeline takıldığını söyledi…Açıklamada, “Köyde kalmak isteyenleri cezalandırmak değil, teşvik etmek gerekir. Çünkü bir ülkenin köyleri sessizleşirse, şehirleri de bir gün yalnızlaşır. Köyde yaşamak isteyen vatandaşlarımızın önüne engel değil, kolaylık koyun. Köyün ışığını, kahvesini, bakkalını söndürmeyin” denildi…

ABONE OL
13 Ekim 2025 17:18
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olgay GÜLER

CHP’li Uzunköprü İl Genel Meclis Üyeleri Mustafa Üstün, Ahmet Sarıgül ve Ata Tülü’nün ortak açıklama yayınlayarak, köylerde kahve ve bakkal gibi sosyal yaşamın merkezinde yer alan işletmelerin yapı kayıt belgesi engeline takıldığını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uzunköprü İl Genel Meclis Üyeleri Mustafa Üstün, Ahmet Sarıgül ve Ata Tülü, kırsal bölgelerde yaşanan bürokratik zorluklara dikkat çeken ortak bir basın açıklaması yayınladı. Meclis üyeleri, özellikle köylerde kahve, bakkal gibi sosyal yaşamın merkezi olan işletmelerin yapı kayıt belgesi zorunluluğu nedeniyle kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirterek, “Köyümde yaşamak için artık sebebim yok” dediler.

‘KÖYLERDE SOSYAL HAYAT TEHLİKEDE’

Yapı kayıt belgesi zorunluluğunun köylerde ciddi bir sorun haline geldiğini ifade eden CHP’li üyeler, açıklamada “Özellikle köy kahveleri, bakkallar gibi küçük işletmelerin yeniden açılması ya da ruhsat yenileme süreçlerinde yapı kayıt belgesi istenmesi köylüyü zor durumda bırakıyor. Bir zamanlar köy kahvesinin önünde sabah erken saatte dumanı tüten çayla başlayan sohbetler, akşam güneşiyle birlikte tarlalardan, buğdaydan, yağmurdan bahseden muhabbetlerle biterdi.

Köyde yaşamak demek, yalnızca toprağa değil, insana dokunmak demekti. Bugün ise birçok köylü ve muhtarımız, bize aynı cümleyi söylüyor: ‘Köyümde yaşamak için artık bir sebebim yok.’ Bu söz sadece bir serzeniş değil, bir çöküşün ifadesidir” ifadelerini kullandı.

“KÖYDE YAŞAMAK BÜROKRATİK MÜCADELEYE DÖNÜŞTÜ”

Açıklamada, köylerdeki küçük işletmelerin açılmasının giderek imkânsız hale geldiği vurgulanarak, “Bir köyde kahve açmak istiyorsun; o kahve ki köyün kalbidir. Bir bakkal açmak istiyorsun; o bakkal ki yaşlıların nefesidir. Ama karşına hemen bir belge çıkıyor: Yapı Kayıt Belgesi. Oysa köydeki binaların çoğu yıllar önce yapılmış, ruhsatsız ama yerli yerinde duran yapılar. İmar Barışı süresi bittiği için yeni belge de alınamıyor. Yani köyde bir kahve açmak, bir soba yakmak, bir tabure koymak bile artık ‘yasal değil.’ Sonuç olarak kahveler kapanıyor, bakkallar kepenk indiriyor. Köy meydanında sessizlik hâkim. Köydeki birkaç yaşlı, bir sandalye bulup evinin önünde oturuyor; çünkü artık kahve yok” denildi.

“KIRSAL YAŞAMI SÜRDÜRMEK İÇİN YENİ DÜZENLEME ŞART”

CHP’li meclis üyeleri, sorunun çözümü için hükümete ve yerel yönetimlere çağrıda bulundu. Açıklamada, “Köy yerleşik alanlarındaki küçük işletmeler için yapı kayıt belgesi zorunluluğu kaldırılmalı veya esnetilmelidir. İl Özel İdarelerimiz, yönetmeliklerde tanımlı olan kırsal yapı muafiyetlerini dikkate alarak kolaylaştırıcı kararlar almalıdır. Köy sosyal işletmeleri (kahve, bakkal, fırın, lokanta vb.) için özel bir izin mekanizması oluşturulmalıdır. Bu işletmeler kâr amacıyla değil, köy yaşamını sürdürmek için vardır. Bu nedenle ‘kırsal sosyal işletme’ statüsü verilerek ruhsat süreçleri sadeleştirilmelidir. Muhtarlıklar veya kooperatifler üzerinden işletme açma modelleri desteklenmeli; böylece hem yasal çerçeve sağlanır hem de köy halkı işletmeden faydalanır” ifadeleri kullanıldı.

“KÖYÜN IŞIĞINI, KAHVESİNİ, BAKKALINI SÖNDÜRMEYİN”

Açıklamada ayrıca, köylerde sosyal hayatı yeniden canlandırmak için “Köy İmar Barışı” sürecinin sosyal yapılarla sınırlı olarak yeniden gündeme alınabileceği ifade edildi. CHP’li üyeler, “Bugün köyde kahve açmak isteyen bir gence ‘önce belge getir’ demek, aslında ona ‘şehirde yaşa’ demektir. Köylerdeki bu sosyal damar kurursa, üretim de dayanışma da kurur. Biz İl Genel Meclislerinde bu konuyu sadece bir ruhsat meselesi değil, bir kırsal yaşam meselesi olarak ele almak zorundayız. Köyde kalmak isteyenleri cezalandırmak değil, teşvik etmek gerekir. Çünkü bir ülkenin köyleri sessizleşirse, şehirleri de bir gün yalnızlaşır. Köyde yaşamak isteyen vatandaşlarımızın önüne engel değil, kolaylık koyun. Köyün ışığını, kahvesini, bakkalını söndürmeyin. Köyümde yaşamak için artık sebebimiz olmalı” ifadelerine yer verdi.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya