‘Borçla dönen belediyecilik!’

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanlığı, Sayıştay Başkanlığı’nın Edirne Belediyesi 2024 Yılı Denetim Raporu’nu derin bir kaygıyla incelediklerini belirterek, bunun yalnızca teknik hatalar içeren bir mali denetim metni değil; Edirne Belediyesi’nde kamu maliyesinin nasıl kötü yönetildiğinin ve nasıl keyfileştiğinin resmî belgesi olduğunu bildirdi.

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, “Sayıştay Raporu ve Edirne Belediyesi’nin Mali Durumu” başlıklı yazı açıklamasında şunları kaydetti:

“EDİRNE BELEDİYESİ MALİ YÖNETİMDE SINIFI GEÇEMEMİŞTİR.

Raporun bütçe kalemleri incelendiğinde ortaya çıkan tablo şudur:

2024 yılı bütçe ödeneği: 2 milyar 814 milyon TL.  Gerçekleşen gider: 2 milyar 120 milyon TL (%75,36). Gerçekleşen gelir: 1 milyar 957 milyon TL (%75,56). Sermaye gideri (yatırım harcaması): yalnızca 172 milyon TL (%22,76).  Faiz giderleri: 83 milyon TL (bütçenin %148,85’i)

Bu tablo, Edirne Belediyesi’nin üretken yatırım yerine borç ve faiz ödemesi yapan bir idareye dönüştüğünü göstermektedir. Edirne halkının ödediği vergiler, altyapı, istihdam ve şehir hizmetlerine değil; bankalara, yüklenicilere ve yanlış planlanmış ihalelere gitmiştir. Bir belediyenin bütçesi kalkınma aracıdır. Ancak Edirne Belediyesi’nde bütçe artık siyasi popülizmin finansman aracına dönüşmüştür.

FİNANSAL YAPIDA ÇÜRÜME

Sayıştay raporu açıkça belirtmektedir: Duran varlık harcamaları usulsüz şekilde giderleştirilmiştir. Taşınmazların değer tespiti tamamlanmamış, kayıtlar gerçeği yansıtmamaktadır.Bilgisayar yazılım harcamaları muhasebeleştirilmeden gider yazılmıştır.

Bu, belediyenin bilançosunun mali gerçekliği yansıtmadığı anlamına gelir. Yani kamu maliyesinin en temel kuralı olan “doğruluk” ve “şeffaflık” ilkesi yok edilmiştir. Bu tür uygulamalar yalnızca teknik hata değil; muhasebe manipülasyonu riskini doğuran, kamu zararı doğurabilecek nitelikte idari suistimallerdir.

BORÇLA DÖNEN BELEDİYECİLİK

Belediye, gelir tahsilatında başarısız, harcamada ölçüsüzdür. Vergi gelirlerinin gerçekleşme oranı %86’da kalırken, mal ve hizmet alımlarında harcama oranı %110’a ulaşmıştır.

Bu, geliri aşan harcama disiplinsizliğinin açık göstergesidir. Bir yanda “yatırım yok, üretim yok”; diğer yanda “harcama var, faiz var, israf var.” Bu mali yapı sürdürülebilir değildir. Edirne Belediyesi, borçla yaşayan, kamu finansmanını geleceğe ipotek eden bir yapıya evrilmiştir. Bu durum, 5018 sayılı Kanun’un 13. maddesinde belirtilen “mali disiplin, mali saydamlık ve hesap verebilirlik” ilkelerine açık bir aykırılıktır.

FAİZ GİDERLERİ VE İÇ BORÇLARDAKİ ARTIŞ

Sayıştay verilerine göre faiz giderleri bir yılda %67 artmıştır. Bu, belediyenin iç borç yükünün hızla arttığını göstermektedir. Yatırım bütçesi azalırken faiz ödemeleri artıyorsa, kamu finansmanında üretken olmayan borçlanma yapılıyor demektir. Edirne Belediyesi bugün faize çalışan bir idareye dönüşmüştür. Bu, yalnızca ekonomik değil, siyasi bir tercihtir. Çünkü liyakatsiz yönetim, plansız harcama ve yanlış önceliklendirme borcu büyütür; borç da siyasi bağımlılığı derinleştirir.

TAŞINMAZLARDAKİ KAOS

Rapor, taşınmaz yönetimi konusunda ciddi usulsüzlükler tespit etmiştir:

Taşınmaz kayıtları eksik ve hatalıdır. Rayiç değer tespitleri tamamlanmamıştır. Tapu kayıtları güncel değildir. Bu durum, hem belediye bilançosunu hatalı hale getirmekte hem de belediyenin Kamu varlıklarını etkin kullanma kapasitesini sıfırlamaktadır. Edirne’nin en değerli arazileri, taşınmazları ve tesisleri rant ve işgal altında tutulmakta, belediye ise bu duruma seyirci kalmaktadır.

Otobüs terminali örneği, bu işlevsizliğin en somut göstergesidir. Belediyeye ait taşınmaz 5 yıldır hukuken işgal altındadır. Yargı kararı olmasına rağmen tahliye edilmemiştir. Bu yalnızca yönetsel zafiyet değil, mali bir skandaldır. Çünkü her geçen gün ecrimisil tahakkukları artmakta, bu da kamu zararı oluşturmaktadır.

İÇ KONTROL VE DENETİM SİSTEMLERİ

Sayıştay’ın değerlendirmesi nettir: Belediyede risk analizi yapılmamaktadır. İç denetim fiilen işlememektedir. İç kontrol eylem planı yoktur. Sayıştay raporu ayrıca göstermektedir ki; Kadın ve çocuk konukevi kurulmamış, Su kayıp-kaçak oranı düşürülmemiş, İtfaiye denetimleri yapılmamıştır.

SONUÇ VE ÇAĞRI

Bu rapor: Edirne Belediyesi’nin kaynaklarının kötü yönetildiğini, Mali disiplin, saydamlık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ihlal edildiğini, Belediye’nin borç batağına sürüklendiğini, Hukuki yükümlülüklerin ihmal edilerek kamu zararı oluşturulduğunu belgelemektedir.

Zafer Partisi olarak çağrımız nettir:

1. Tüm taşınmazların işgaller sonlandırılmalı; kamu malları Edirne halkınınhizmetine iade edilmelidir.

2. Belediye bütçesi, yatırım ve üretim odaklı hale getirilmeli; borç-faiz sarmalına son verilmelidir.

3. Belediyede tüm mali süreçler, bağımsız denetim altında yeniden yapılandırılmalıdır.

Edirne’nin geleceği, siyasi kadrolaşmada değil; üretim, verimlilik ve halk yararına bir yönetimdedir.”

TKBL’de 4 maçlık hafta

İsmail DEMİRAY

Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin 9. haftasında Edirne DSİ – Mersin Gençlerbirliği ile birlikte 1 maçın daha ertelenmesi üzerine sadece 4 maç oynanacak. 

Edirne DSİ Spor’un ligin 9. haftasındaki Mersin Gençlerbirliği ile deplasmanda oynayacağı karşılaşma oyuncusu Sıla Kaya’nın Milli Takım kampına davet edilmesi nedeniyle daha önce ertelendiği bildirildi. Buna ilaveten Yalova Vip – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor maçının da ertelendiği öğrenildi. Urla Belediyesi’nin maçlara çıkmaması nedeniyle fikstürde bu hafta görülen İstanbul Gençlik Spor maçı da oynanmayacağı için TKBL’de bu hafta 4 karşılaşma yapılacak. 

TKBL’DE 9. HAFTA PROGRAMI

14 Kasım 2025 Cuma

Bodrum Basketbol – Adana Nova Basketbol    

Menteşe Spor Salonu – 18.00

15 Kasım.2025 Cumartesi

Emlak Konut Gelişim – Darıca Basketbol Feneri          

Başakşehir Spor Kompleksi – 15.00

Zorlu Koleji Samsun Basketbol – Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri 

Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu – 16.00

17 Kasım 2025 Pazartesi

Seçil Kauçuk Mersin Basketball – Turgutlu Belediyespor         

Edip Buran Spor Salonu –  18.00

ERTELENENLER:

Edirne DSİ – Mersin Gençlerbirliği

Mimar Sinan Spor Salonu

Yalova Vip – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor

90. Yıl Spor Salonu

Urla Belediyesi – İstanbul Gençlik Spor

Urla Spor Salonu – Belirlenmedi

SİZ HİÇ AÇ KALDINIZ MI?

Kepirtepe yatılı okuldu ve üç öğün yemek verilirdi. Kimilerinin ‘eski Türkiye’ dediği yıllarda devlet gelirleri azdı ama sosyal devlet ağırlığı vardı. Bugün kişi başı milli gelir; 2024 yılında 15.325 dolar seviyesinde iken 2025 yılı ikinci çeyrek itibarıyla 17.000 dolar seviyelerine yaklaşmış. Bu hesapla; 17.000 çarpı 42 (dolar karşılığı) lira olduğunda kişi başına 700.000 lirayı aşıyor. Kişi başı 700.000 ise iki kişilik ailenin 1.400.000, üç kişilik bir ailenin geliri 2.000.000 lirayı aşması gerekiyor. Hepimiz biliyoruz ki bunun hayalini bile göremez büyük çoğunluk.

‘Bir zamanlar biz toplu iğne üretemiyorduk. Şimdi toplu iğne değil, top yapıyoruz, tank yapıyoruz’ diyerek zenginleştiğimizi vurgulayan yetkililerin adında adalet olan partisinde adaletin a’sı var mı? Geçmişte iğne üretememekle suçlanan ‘eski Türkiye’nin bıraktıklarını 35 yıldır sata sata bitiremeyen iktidarlar neyin peşindedirler?

Gerçek gelirimiz yetkililerin söylemine azıcık yakın olsaydı okula aç giden öğrencimiz olmazdı. Çocuğuna harçlık ve yemek çantasına gerekli gıdaları koyamayan aileler olmazdı. Ülkemizin sorunu zenginleşme ve kaynak yokluğu değil, bölüşümdür. İktidarın adaleti olmadığı gibi adındaki ‘kalkınma’ dan da kendi yandaşlarını kalkındırma olmuş ve adil bölüşüm hiç olmamıştır. Bu gerçeklere gözünü kapayan seçmen, çocuğuna öğle yemeği harçlığı verememesine rağmen bu duruma nasıl düşürüldüğünü neden sorgulamaz?

Ülkemizde 20 milyonu aşkın öğrenci var. Zorunlu eğitim sürecinde çocukların her türlü ihtiyacının devlet tarafından karşılanması şarttır. Oysa bugün gördüğümüz tablo bunun tam tersidir. Siz hiç aç kaldınız mı? Öğle yemeği arasında okulun bir köşesine giden öğrencinin gözyaşlarını izlemenizi öneririm. O anda dünyaları veresin gelir ama onun derdi dünyalar değil karnını doyurmaktır.

Birçok öğrencimiz okula beslenme götüremediği için, özellikle kız çocukları devamsızlık yapmakta ve bazıları okulu terk etmektedirler. İktidar mensuplarının şatafatlarından vazgeçmeleri ile kaç çocuğun bir öğün yemeğinin sağlanacağını şöyle bir düşünelim. İktidar yetkilileri öğrencilere bir öğün yemek vermemeyi bütçe yetersizliğine bağlıyor. Bazı aymazlar ise doğrudan amacı söylüyor; ‘devletin görevinin öğrencilerin karnını doyurmak olmadığı’ saçmalığını söylüyor. Maalesef bu saçmalığı ideolojik olarak savunuyor ve uyguluyorlar. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin faturasının yoksullara kesildiği bu dönemde öğrencilerin beslenme sorununa böyle yaklaşmak bir politika değil, saf bir kötülüktür ve bilinçli bir siyasi tercihtir.

Geleceğimiz dediğimiz ama sağlıklı besleyemediğimiz bir çocuğun ruh sağlığı da genel sağlığı da risk altındadır. Çocuklarını besleyemeyen bir toplumun geleceği tehlike altındadır. Okul yemeği lütuf değildir. İktidar keyfine göre davranamaz. Bu nedenle de kamu eliyle, kamu kaynaklarıyla okul öncesinden yükseköğretime tüm öğrenciler için okul yemeği programları bir an önce hayata geçirilmelidir.

Çocuklarını bakamayan, kimsesizlerin kimsesi olamayan bir cumhuriyet olmaz. Söz vermesine rağmen okul yemeği vermeyen iktidar son kez, ekim ayında meclise gelen öneriyi de oy çokluğu ile kabul etmedi. İktidarın tercihi sağlıklı çocuklar değil, obez sermaye kesimidir.

Bunu anlayan yerel idareler ellerinden geldiğince bu işe katkı sunmaya çalışmaktadırlar. Buna da engel olunduğu durumların olduğu da bir gerçek. Muhalifleri esir almaya çalışan siyasi iktidar sınırlı sayıda öğrenciye ulaşabilen belediyeleri de sıkıştırarak korku salmaktadır.

Kentimizde de yoksullaşma sürekli artmaktadır. İktidarın belirli okul ve kişilere sağladığı öğrenci yemeği nedense gerçekten yoksul olan ailelerin çocuklarına verilmiyor. Belediye çok az bir sayıya bunu sağlayabiliyor. Umarım sürekli artan ve gerçek yoksullara ulaşabilen bir anlayışla bunu başarır.

Bu durumun en büyük sorumlusu da biz velilerdir dersek yalan olmaz. Çünkü sosyal devlete görevini anımsatmak biz velilerin, yurttaşların görevidir.

DARISI BİZE

Son asırlarda, medeni gelişmelerin, Avrupalı halkaların içinde daha çok yaşandığına şahit oluyoruz.
Çünkü Yarısı DOĞRU, yarısı sonradan YANLIŞ yazılmış kutsal kitap İncil’i ANLAMAK VE UYGULAMAK İÇİN OKUYORLAR!..
Evde, kafede, vapurda, otobüste, bir kitap nasıl okunursa, öyle okuyorlar!..
Bizimkiler de hala düşünüyorlar, HEPSİ DOĞRU TEK KİTAP, DUVARDA ASILI, “Aptes almadan okunur mu, acaba?” diye diye asırlar geçti, ya!..
Oralarda halkın birçoğu, doğa ve tabiat varlıklarını korumak için, maddi ve manevi güçlerini birleştirip, ÖRGÜTLENİYORLAR!..
Güçleri yettiğince, çeşitli kıtalarda soyu tükenmekte olan hayvan ve bitkileri kurtarmaya çabalıyorlar. Gorilleri, maymunları, aslanları vb.. bile gidip tedavi ediyorlar. Doğal yaşamın kurtuluşuna EĞİTİM olsun diye, HER YIL ONLARCA KİTAP YAZIYORLAR, DERGİLER, SANAT ETKİNLİKLERİ ÜRETİP HALKI BİLİNÇLENDİRİYORLAR.
Sayılarına gelince: Maddi ve manevi katkılar sağlayan milyonlarca üyeleri var!..
Tam da Rabbimizin, “Muhtaca yardıma, birleşerek koşun” emrine uyuyorlar, Allah onlardan razı olsun.
NEDEN, BİZDEN BÖYLE MİLYONLAR ÇIKMIYOR, ACABA?..

NE DİYEYİM, DARISI BİZİM BAŞIMIZA!..

Kuran’ı Kerim. Sure 3/ayet 3-4:
Ya Muhammet! Allah sana Kuran’ı, adlile kendisinden evvelki kitapları doğrulayıcı eder olduğu halde indirdi. Ve Kuran’ı indirmeden önce de insanlara hidayet olarak, Musa’ya Tevrat’ı, İsâ’ya İncil’i indirmişti. Hak ile batılı ayırt eden, diğer kitapları da indirdi. Onlar ki Allah’ın ayetlerine kâfir oldular. Şüphesiz onlara şiddetli bir azap vardır. Allah galiptir. Suçlunun hakkından gelen, mutlak güç sahibidir.

Köpeği sürükleyen şüpheli serbest

Olgay GÜLER

Edirne’de sokak köpeğini iple sürüklediği gerekçesiyle gözaltına alınan belediye personeli A.Y., çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Edirne Belediye Başkanlığı Veteriner İşleri Müdürlüğü Sokak Hayvanları Barınağı’nda görev yapan A.Y.’nin, Söğütlük Millet Bahçesi yakınlarında bir köpeği iple bağlayıp çekerek barınak aracına taşıdığı anlara ait görüntüler sosyal medyada yayıldı. Görüntüler tepki çekerken, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Edirne İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan A.Y., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. A.Y., çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

‘CAN DOSTUMUZUN SAĞLIK DURUMU İYİ’

Edirne Belediye Başkanlığı olayın ardından köpeğin fotoğrafını da kullanarak sosyal medya hesapların açıklama yaptı. Açıklamada, “Bir can dostumuza yönelik uygunsuz davranışın yaşanmasının ardından hem idari hem adli süreç başlatılmıştır. Disiplin soruşturması kapsamında ilgili kişi hakkında iş akdi feshi de dahil gerekli işlemler değerlendirilecektir. Can dostumuzun sağlık durumu iyidir; veteriner hekimlerimizin gözetiminde rehabilitasyon süreci devam etmektedir. Belirli bir süre barınağımızda misafirimiz olacak ardından sahiplenilebilecektir. Bir canlıya yapılan kötü muamelenin hiçbir gerekçesi olamaz. Sürecin şeffaf ve hassas biçimde yürütüldüğünü kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” denildi.

Volkan Et Karaağaç’ta açılıyor!

Olgay GÜLER

Uzunköprü’nün Kırcasalih beldesinde, dört kuşak hizmet veren, ünü kent sınırlarını aşan Volkan Et Lokantası, Karaağaç’ta tarihi Buzhane binasında, 14 Kasım Cuma günü kasap, restoran ve davet bahçesi konseptiyle kapılarını açmaya hazırlanıyor.

Kırcasalih’te lezzetiyle adından söz ettiren Volkan Et Lokantası, Edirne’nin tarihi noktalarından Karaağaç Mahallesi’nde yeni şubesini açıyor. Tarihi Buzhane binasındaki yeni adresinde hazırlıklarını tamamlayan işletmenin dördüncü kuşak temsilcisi Volkan Gezici 14 Kasım Cuma günü saat 15.30’da düzenlenecek törenle Edirne halkıyla buluşacaklarını söyledi.

‘KARAAĞAÇ’A NEFES OLARAK GELDİK’

Açılış öncesinde basın mensuplarıyla buluşan Gezici, Karaağaç’a yeni bir soluk kazandıracaklarını belirterek, “Kırcasalih Volkan Et Lokantası olarak Edirne Karaağaç’a yeni bir nefes olarak geldik. Yaklaşık 30-35 personel ile hizmet vereceğiz. Altı aylık bir çalışmanın ardından Cuma günü 15.30’da açılışımız olacak. Çok heyecan verici, güzel şeyler yaptık. Gayet mutluyuz ve herkesi açılışımıza bekliyoruz” dedi.

GENİŞ KONSEPTLE HİZMET VERECEK

Gezici, işletmede sadece et lokantası olarak değil, farklı alanlarda da hizmet sunacaklarını belirterek, “İşletmemizde kasap, et lokantası olarak hizmet vereceğiz. Ayrıca düğün salonumuz, toplantı yemekleri bölümümüz ve çay-kahve içilebilecek bölümümüz de olacak” diye konuştu.

Türk Kadınlar Birliği’nden ‘medeni kanun’ söyleşisi

Olgay GÜLER

Türk Kadınlar Birliği Edirne Şubesi tarafından Atatürk’ün vefatının 87’nci yıldönümü nedeniyle düzenlenen etkinlikte, kadınlara 1926 yılında kabul edilerek Türk kadının toplumsal statüsünü değiştiren ‘Medeni Kanun’ anlatıldı.

TKB Edirne Şubesi tarafından ‘Sözüyle, Özüyle Medeni Kanun’daki Kadın Hakları’ konulu söyleşi düzenledi. Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen programa, Medrese Alibey Mahallesi Muhtarı Nesrin Günay ve mahallede yaşayan kadınlarla, sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Kadınların hukuki kazanımlarına dikkat çekilen programa konuşmacı olarak Edirne Barosu’na bağlı Avukat Arzu Çağatay katıldı.

‘KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ RESMEN TANINDI’

Çağatay, 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun’un kadınların toplumsal statüsünü değiştiren en önemli devrimlerden biri olduğuna dikkat çekerek, “Bu kanunla birlikte kadın – erkek eşitliği resmen tanındı. Kadınlarımız mal varlığı üzerinde söz sahibi oldu, mirasta eşitlik sağlandı. Evlilikte taraflardan biri değil, eşit bireyler haline geldiler. Atatürk’ün vizyonu, kadınların hem ailede hem toplumda yer almasını sağlamıştır” dedi. 

‘KADINLARIMIZIN BİLİNÇLENMESİNİ SAĞLAMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ’

Türk Kadınlar Birliği Edirne Şube Başkanı Ayşen Tamergil de, 1952 yılından bu yana faaliyet gösteren derneğin kadınların sosyal, kültürel ve hukuki haklarını savunduğunu söyleyerek,  “Atatürk, kadınlara seçme ve seçilme hakkını vererek yalnızca bir kanun değil, bir ufuk kazandırmıştır. Biz de bu emaneti yaşatmak, kadınlarımızın bilinçlenmesini sağlamak için çalışıyoruz” diye konuştu.

Atatürk’ün kadınlara tanıdığı hakların önemine vurgu yapan Medrese Alibey Mahallesi Muhtarı Nesrin Günay ise, “Bugün bir kadın muhtar olarak görev yapabiliyorsam, bunu Atatürk’ün devrimlerine borçluyum. Bu tür etkinlikler kadınların hem bilinçlenmesine hem de dayanışmasına büyük katkı sağlıyor” şeklinde konuştu.

ERS Checkweigher Ağırlık Kontrol Terazisi Üreticisi Güvenilir Çözümler

Gıda içecek kozmetik ve endüstriyel ambalaj hatlarında her paket her şişe ve her kutu aynı kalite düzeyinde olmalıdır Ağırlık Kontrol Terazisi Üreticisi kimliği bu gereksinimi karşılayacak sahada sınanmış birikim anlamına gelir ERS Checkweigher üretim hattında hız ve hassasiyeti birlikte koruyan sistemlerle çalışır ve hat verimini ölçülebilir biçimde iyileştirmeyi hedefler Ağırlık Kontrol Terazisi Üreticisi yaklaşımı yalnızca makine değil aynı zamanda uygulama danışmanlığı ve süreç uyumu demektir

Her tesisin ürün spektrumu dolum teknolojisi ve zemin koşulları farklıdır ERS Checkweigher karmaşık yapılarda dahi kararlı ölçüm sonuçları için modüler mimari kullanır Ağırlık Kontrol Terazisi Üreticisi olarak özelleştirilebilir bant boyları akıllı red sistemleri ve hızlı kalibrasyon akışları geliştirir Bu yaklaşım ürün değişimlerinde duruş sürelerini azaltır ve hatta yeniden başlatma sonrası stabilizasyonu hızlandırır

Hassasiyet dayanıklılık ve kullanım kolaylığı bir teraziyi değerli kılan üç ana başlıktır ERS Checkweigher endüstriyel sınıf yük hücreleri ve titreşim sönümleme tasarımlarıyla ölçüm kararsızlığını düşürmeyi amaçlar Otomatik sıfırlama ve referans setleriyle operatörün işi sadeleşir Raporlama seçenekleri üretimin gerçek zamanlı izlenmesine ve parti bazlı kalite kanıtına dönüşür

Hat validasyonu yapılırken ortalama dolum kanıtı yasal toleranslar ve müşteri şartnameleri birlikte ele alınmalıdır ERS Checkweigher bu gereksinimleri pratik test planlarına dönüştürür Örnekleme sıklığı ve test ağırlıkları hat hızına göre ayarlanır Böylece hat kalitesi dokümante edilir ve denetimlerde somut veri sunulur

Hijyen ve temizlik süreçleri özellikle gıda ve içecek alanlarında kritiktir ERS Checkweigher paslanmaz çelik gövde seçenekleri ve kolay sökülebilir bant yapıları ile kısa temizlik döngülerini destekler Kapalı gövde ve korumalı elektronik bileşenler ıslak temizlik rejimlerinde dahi güvenli çalışmayı kolaylaştırır

Uzun ömür ve düşük toplam sahip olma maliyeti komponent kalitesi kadar servis erişimi ile de ilişkilidir ERS Checkweigher yedek parça ve uzaktan destek akışlarını sade tutar Operatör eğitimleri ve bakım planları makinenin tüm vardiyalarda aynı kararlılıkla çalışmasını hedefler

Hızlı üretim dönemlerinde küçük bir sapma büyük bir iade maliyetine dönüşebilir ERS Checkweigher bu riski azaltan tanılama ekranları ve alarm eşikleri ile sürecin öngörülebilir olmasına katkı verir Ağırlık Kontrol Terazisi Üreticisi bakışı ölçümün yalnızca bir sayı olmadığını aynı zamanda bir güven sözleşmesi olduğunu vurgular

CHP’den ‘Milli Yas’ eleştirisi

Türk Hava Kuvvetleri’ne ait C-130 kargo uçağının düşmesi sonucu 20 askerimizin şehit olması tüm Türkiye’de büyük acıya ve üzüntüye neden oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanlığı açıklamasında bir Arap şeyhi öldüğünde bayrakları yarıya indirildiğini hatırlatarak, “20 şehidimiz var. Ama milli yas ilan edilmedi” denildi.
CHP Merkez İlçe Başkanlığı açıklamasında Türkiye’de mili yas ilan edilmemesi eleştirildi. Açıklamada şunlara yer verildi:
Şehidimiz var… Yüreklerimiz yanıyor, ocaklarımıza ateş düştü.
Ama hâlâ milli yas ilan edilmedi.
Bu ülkenin evlatları bir bir toprağa düşerken sessiz kalanlar, bir Arap şeyhi öldüğünde bayrakları yarıya indirmişti…
Biz, her şehidimizin ardından yüreği sızlayan, vatan toprağını namus bilen bu milletin evlatlarıyız.
Acımız büyük.
Unutmayacağız, unutturmayacağız.

LÖSEV’den ‘farkındalık’ mesajı

Olgay GÜLER

Edirne’de, Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) tarafından, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında etkinlik düzenlendi.

Türkiye genelinde 2-8 Kasım tarihlerinde kutlanan Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında, Edirne’nin Saraçlar Caddesi’nde LÖSEV tarafından etkinlik düzenlendi. Caddede kurulan LÖSEV standında, etkinliğe katılan ilkokul öğrencilerine yüz ve resim boyama gibi faaliyetlerle lösemiyle mücadelenin önemi ve LÖSEV’in rolü anlatıldı.

Etkinliğe Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez ve LÖSEV gönüllüsü ile çok sayıda öğrenci katıldı. Azerbaycan-Gürcistan sınırında kargo uçağının düşmesi sonucu 20 askerin şehit olması nedeniyle, etkinlik kapsamında bu yıl Edirne Belediye Bandosu eşliğinde planlanan kortej yürüyüşü iptal edildi.

‘LÖSEMİLİ ÇOCUKLARIMIZIN VE AİLELERİMİZİN HER ZAMAN YANINDAYIZ’

Etkinlikle ilgili konuşan Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez, belediye olarak her zaman LÖSEV ve lösemili çocukların yanında olduklarını anlattı. Çerkez, “Kasım ayının ilk haftasında farkındalık oluşturmak, bu alanda dikkat çekmek adına LÖSEV tarafından çeşitli etkinlikler yapılıyor. Biz de Edirne Belediyesi olarak lösemili çocuklarımızın, ailelerinin her zaman yanındayız. Amacımız bu farkındalığı oluşturmak, onların yalnız olmadığını, bu hastalığın bir çaresinin olduğu, tedavi edilebilir hastalık olduğunu çocuklarımıza yansıtmak. Edirne Belediyesi olarak her şartta, her koşulda lösemili çocuklarımızın, ailelerin her zaman yanındayız” dedi.

‘AMACIMIZ FARKINDALIK YARATMAK’

LÖSEV Edirne Gönüllüsü Ceylan Toker de, amaçlarının lösemiye dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak olduğunu söyleyerek, “Bugün lösemiye dikkat çekmek için, bir farkındalık yaratmak için çocuklarımızla birlikte etkinlik gerçekleştireceğiz. Etkinliklerde yüz boya, resim, boncuklu bileklik gibi etkinliklerimiz olacak. LÖSEV’e olan farkındalık ciddi anlamda Türkiye genelinde artmakta. Edirne ilimizde de bu artışı çok güzel takip ediyoruz. LÖSANTE Hastanemize hala ruhsat alamadı. Ruhsat savaşımız devam ediyor. Beklentimiz de sürüyor. Ruhsatı alabilme umudumuz var. Sizlerin destekleri de bu anlamda bizler için çok önemli gerçekten. Çünkü sesimizi sizlerle duyurabiliyoruz. Yaşasanız LÖSEV, yaşasın lösemili çocuklar diyoruz” diye konuştu. 

Kendisi de LÖSEV gönüllüsü, eski Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu da, LÖSEV’e katkı sunan herkese teşekkür ederek, “2-8 Kasım biliyorsunuz Lösemili Çocuklar Haftası. LÖSEV de çok önemli, çok kıymetli bir vakfımız. Ben de 20 yıldır LÖSEV’le beraber çalışıyorum; gönüllüsü, aktivistiyim. Ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde çok fazla gerekli etkinlikleri yapıyoruz. Orası da bizim çok kıymetli bir yerimiz. LÖSANTE Hastanemiz var Ankara’da, onun da ruhsatının tamamen alınması için de gerekli çalışmalar yapılıyor. Üstün hocamızla beraber Edirne’de Ceylan hanımla beraber gerçekten bu lösemili çocuklarla ilgili ve hasta çocuklarımızla ilgili birçok etkinlik yapıyoruz. Burada en büyük destekçimiz her zaman olduğu gibi Edirne Belediyesi, Valilik ve diğer kurumlar. Edirne Belediyemizde de başkanımız Filiz hanım her zaman LÖSEV’in destekçisi ve aktivistidir. Ben buradan katkısı olan bütün herkese çok teşekkür ediyorum. Umut varsa çocuklar iyileşir diyorum” şeklinde konuştu.