Trakya’da kurtuluş coşkusu

Trakya’da 29 Ekim Salı günü Çerkezköy ilçesinde başlayan kurtuluş günleri Kasım ayı ile birlikte Tekirdağ ve Kırklareli’nde devam ederken, Edirne’de ise 25 Kasım Salı günü merkez olmak üzere 18 Kasım Salı günü Uzunköprü’den başlayarak 27 Kasım Perşembe: Lalapaşa ilçesi ile noktalanacak.

Trakya’da 1 Kasım’da Çorlu, Saray, Ergene, Vize, 2 Kasım’da Muratlı, 8 Kasım’da Lüleburgaz, Pınarhisar, 9 Kasım’da Babaeski, Pehlivanköy, 11 Kasım’da Kırklareli, Kofçaz, Demirköy’de kutlanan kurtuluş günleri bugün Tekirdağ, yarın Hayrabolu, Malkara ve 17 Kasım:Pazartesi günü Şarköy’de gerçekleştirilerek Tekirdağ ve Kırklareli’ndeki etkinlikler tamamlanacak. Bu tarihten sonra kurtuluş günleri Edirne’de şu tarihlerde devam edecek.

18 Kasım:

Uzunköprü

19 Kasım:

Keşan, Meriç

20 Kasım:

İpsala

22 Kasım:

Süloğlu

23 Kasım:

Enez, Havsa

25 Kasım:

Edirne

27 Kasım:

Lalapaşa

ETL Yetişenler’den 81. Yıl Pilavı

İsmail DEMİRAY

Edirne Ticaret Lisesi Mezunları Derneği, okulun 81. kuruluş yılı dolayısıyla 3 güne yayılan kapsamlı bir Pilav Programı düzenliyor.

21–23 Kasım 2025 tarihleri arasında üç gün sürecek etkinliklerde yürüyüş, futbol maçı, yemekli buluşma ve geleneksel pilav günü yer alacak.

YÜRÜYÜŞ

Etkinliklerin ilk günü olan 21 Kasım Cuma günü, mezunlar saat 11.30’da Belediye önünde toplanacak.  Atatürk Heykeli’ne çelenk sunulması ve ardından Saraçlar Caddesi’nde yürüyüş gerçekleştirilecek. Etkinlikte okul bandosu da mezunlara eşlik edecek.

FUTBOL MAÇI VE AKŞAM YEMEĞİ

İkinci gün olan 22 Kasım Cumartesi günü programında, öğrenciler ve mezunlar arasında dostluk futbol maçı yapılacak. Maç saat 13.00’te okul spor salonunda oynanacak.

Aynı gün akşamı ise Sivrıkaya Restoran’da mezunlar buluşması ve yemek düzenlenecek.Davetiyeli etkinlik alkolsüz olacak ancak “alkol getirmek serbest” olarak duyuruldu.Katılım ücreti 1.250 TL olarak belirlendi.

GELENEKSEL PİLAV GÜNÜ VE ESKİ OKUL ZİYARETİ

Programın son günü olan 23 Kasım Pazar saat 14.30’da okulda pilav etkinliği yapılacak.

Etkinlik kapsamında 1984–85 yılı mezunlarına plaket takdimi, öğrencilerin hazırladığı özel program ve hatıra fotoğrafı çekimi gerçekleştirilecek.

Ayrıca 15.30–17.30 saatleri arasında mezunların talebi doğrultusunda eski okul binası ziyareti planlandı.

Gürkan’a pazar yeri soruşturması

Edirne Pazarcılar Manavlar Seyyar Satıcılar Esnaf Odası tarafından her pazartesi günü kurulan meyve-sebze pazarında işgaliye harcı alınmayarak 28 Mart 2019 tarihinden önceki dönemde belediyenin zarara uğratıldığı gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı’nca eski Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ile 3 belediye yöneticisi hakkında soruşturma izni verildi.

Edirne Belediyesi’ne ait 3478 Ada, 154 Parselde bulunan Ulus Pazarı yerinde, Edirne Belediyesi’nin bilgisi dahilinde 2011 yılından önce yapılmış ruhsatsız binaların bulunduğu, bu binaların Belediye Encümen Kararı ile inşaat ruhsatı düzenlenmeden yapıldığı, Ulus Pazar yerindeki ruhsatsız binalarda faaliyet gösteren Pazarcılar Derneğine ait lokali işleten Kemal Var isimli şahsın ihale olmaksızın burayı işlettiği, soruşturma kapsamında Edirne Belediye Başkanlığından istenilen evrakların teslim edilmediği, dosyanın içeriği ve söz konusu alanın ‘Koruma Amaçlı İmar Planı’ içerisinde yer aldığı yönündeki iddialar üzerine İçişleri Bakanlığı’nca inceleme başlatıldı. 

Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca Hamdi Sedefçi : Eski Edirne Belediye Başkanı, Cengiz Varnatopu : Eski Edirne Belediye Başkanı,  Namık Kemal Döleneken : Eski Edirne Belediye Başkanı,  Recep Gürkan : Eski Edirne Belediye Başkanı, Hayri Aksoy :Eski Belediye Başkan Yardımcısı,  Mehmet Tan :Eski Belediye Başkan Yardımcısı, Özcan Topsel : Eski İmar İşleri Müdür Vekili, Yaşar Uysal : Eski İmar İşleri Müdür Vekili, Nihan Akdere : Eski İmar İşleri Müdür Vekili,  Sedat Kaya : Eski Emlak Ve İstimlak Müdürü,  Mehmet Dalgıç : Emlak ve İstimlak Müdürü, Ruhi Takındı : Mali Hizmetler Müdürü ve Kader Pajo : Eski Destek Hizmetleri Birim Sorumlusu hakkında ön inceleme yapıldı.

İçişleri Bakanlığı’nca inceleme sonrası 13 isimden 9’u hakkında soruşturma izni verilmemesi kararlaştırılırken, 28 Mart 2019 tarihinden önceki dönemde belediyenin zarara uğratıldığı gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı’nca eski Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ile 3 belediye yöneticisine soruşturma izni verildi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya imzalı kararda, “07/04/2014 – 31/03/2024 tarihleri arasında görevli Eski Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, 21/09/2004 – 17/08/2020 tarihleri arasında görevli Eski Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Sedat Kaya, 04/07/2012 – 08/05/2015 tarihleri arasında Edirne Belediyesi taşınmazlarının kiralanması ve işgal harcından sorumlu Mali Hizmetler Müdürü Ruhi Takındı ile 01/05/1997 15/02/2022 tarihleri arasında Edirne Belediyesinde işgal harçlarından sorumlu birim amirliği görevini yürüten Eski Destek Hizmetleri Birim Sorumlusu Kader Pajo hakkında ‘Soruşturma İzni Verilmesine’,

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 6’ncı maddesi hükmü uyarınca, tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Danıştay Birinci Dairesine itiraz yolu açık olmak üzere, 13/02/2025 tarihinde karar verildi” ifadeleri yer aldı.

Aramızdan ayrılanlar

NURDAN ÖKSÜREN VEFAT ETTİ
Yıldırım Beyazıt Mahallesi sakinlerinden Nakliyeci Nevzat Öksüren’in eşi, Nurhayat ve Nurşah’ın anneleri, Hakan Örs ve Özkan Örnekli’nin kayınvalideleri, Sadi ve Ferdi Kazançkar’ın ablaları Nurdan Öksüren 52 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Yıldırım Beyazıt Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
SEBAHATTİN ALAN VEFAT ETTİ
Merhume Rasime Alan’ın eşi, Murat ve Balkan Alan’ın babaları, Adil Alan’ın kardeşi Sebahattin Alan 73 yaşında vefat etti, Yaşamını Almanya’da sürdürmekte olan merhumun cenazesi dün Üyüklütatar Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.
MUSTAFA ÖZTÜRK VEFAT ETTİ
İnönü İlkokulundan emekli Öğretmen Mustafa Öztürk 78 yaşında vefat etti. Merhume Birsen Öztürk’ün eşi, merhum Dr. Serbülent ile Levent Öztürk’ün babaları, Sevinç Sıragezen Öztürk’ün kayınpederi, Belinay Öztürk’ün dedesi, Şengül Ocak’ın ağabeyi olan merhumun cenazesi dün Keşan Orhaniye Köyü Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Orhaniye Köyü Mezarlığında toprağa verildi.
BAİSE BAKIR VEFAT ETTİ
Sazlıdere Köyü sakinlerinden merhum Hamza Bakır’ın eşi, Hikmet ve Hatice Murtuluş, İsmet Kaynak, Hacer Demirhan, Kadriye Güven, Ayşe Tabak, Emine Canlı ve Mustafa Bakır’ın anneleri Baise Bakır 93 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Sazlıdere Köyü Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.
CEMİLE KUANZ VEFAT ETTİ
Çavuşbey Mahallesi sakinlerinden Yüksel Kuanç’ın eşi, Deniz Özge ve Mehtap Kuanç’ın anneleri, Halil Bayırdagezen’in kızı Cemile Kuanz 54 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Üç Şerefeli Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.

Keşan’da 19 Kasım mesaisi

19 Kasım Keşan’ın Kurtuluş Günü dolayısıyla düzenlenecek programları planlamak ve hazırlıkları değerlendirmek amacıyla, Keşan Belediyesi ile ilçe genelindeki oda ve borsa başkanları bir araya geldi.

Keşan Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya; Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, Belediye Başkanvekili Rasim Ergene, Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Büyükvarlık, belediye birim amirleri ile oda ve borsa başkanları katıldı.

Toplantıda, Keşan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümünün, gurur ve birlik duygusuyla kutlanması için yapılacak programlar ele alındı. Katılımcılar, Keşan’ın tarihi ve kültürel kimliğini ön plana çıkaracak, hem geçmişi anan hem de geleceğe umutla bakan bir kutlama programı oluşturmak üzere fikir alışverişinde bulundu.

Kurtuluş Günü kapsamında gerçekleştirilecek törenler ile vatandaşların yoğun katılım sağlayacağı program hazırlanması yönünde görüş birliği sağlandı. Ayrıca, yerel esnafın ve sivil toplum kuruluşlarının da sürece aktif biçimde dâhil olacağı katılımcı ve kapsayıcı bir program hedeflendi.

Toplantının sonunda, program taslaklarının olgunlaştırılması ve ayrıntıların netleştirilmesi amacıyla, nihai programın bir sonraki toplantıda kararlaştırılmasına karar verildi.

Mimar Sinan’da judo heyecanı

Mimar Sinan Spor Salonu’nda gerçekleştirilen 2. Uluslararası Edirne 1922 Açık Judo Turnuvası  heyecan dolu final müsabakalarının ardından tamamlandı.

Turnuva sonunda dereceye giren sporculara ödülleri takdim edildi.

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, gerçekleştirdiği paylaşımında, “Turnuvaya katılan tüm sporcularımızı gösterdikleri mücadele ve centilmenlikten dolayı tebrik ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

‘Borçla dönen belediyecilik!’

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanlığı, Sayıştay Başkanlığı’nın Edirne Belediyesi 2024 Yılı Denetim Raporu’nu derin bir kaygıyla incelediklerini belirterek, bunun yalnızca teknik hatalar içeren bir mali denetim metni değil; Edirne Belediyesi’nde kamu maliyesinin nasıl kötü yönetildiğinin ve nasıl keyfileştiğinin resmî belgesi olduğunu bildirdi.

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, “Sayıştay Raporu ve Edirne Belediyesi’nin Mali Durumu” başlıklı yazı açıklamasında şunları kaydetti:

“EDİRNE BELEDİYESİ MALİ YÖNETİMDE SINIFI GEÇEMEMİŞTİR.

Raporun bütçe kalemleri incelendiğinde ortaya çıkan tablo şudur:

2024 yılı bütçe ödeneği: 2 milyar 814 milyon TL.  Gerçekleşen gider: 2 milyar 120 milyon TL (%75,36). Gerçekleşen gelir: 1 milyar 957 milyon TL (%75,56). Sermaye gideri (yatırım harcaması): yalnızca 172 milyon TL (%22,76).  Faiz giderleri: 83 milyon TL (bütçenin %148,85’i)

Bu tablo, Edirne Belediyesi’nin üretken yatırım yerine borç ve faiz ödemesi yapan bir idareye dönüştüğünü göstermektedir. Edirne halkının ödediği vergiler, altyapı, istihdam ve şehir hizmetlerine değil; bankalara, yüklenicilere ve yanlış planlanmış ihalelere gitmiştir. Bir belediyenin bütçesi kalkınma aracıdır. Ancak Edirne Belediyesi’nde bütçe artık siyasi popülizmin finansman aracına dönüşmüştür.

FİNANSAL YAPIDA ÇÜRÜME

Sayıştay raporu açıkça belirtmektedir: Duran varlık harcamaları usulsüz şekilde giderleştirilmiştir. Taşınmazların değer tespiti tamamlanmamış, kayıtlar gerçeği yansıtmamaktadır.Bilgisayar yazılım harcamaları muhasebeleştirilmeden gider yazılmıştır.

Bu, belediyenin bilançosunun mali gerçekliği yansıtmadığı anlamına gelir. Yani kamu maliyesinin en temel kuralı olan “doğruluk” ve “şeffaflık” ilkesi yok edilmiştir. Bu tür uygulamalar yalnızca teknik hata değil; muhasebe manipülasyonu riskini doğuran, kamu zararı doğurabilecek nitelikte idari suistimallerdir.

BORÇLA DÖNEN BELEDİYECİLİK

Belediye, gelir tahsilatında başarısız, harcamada ölçüsüzdür. Vergi gelirlerinin gerçekleşme oranı %86’da kalırken, mal ve hizmet alımlarında harcama oranı %110’a ulaşmıştır.

Bu, geliri aşan harcama disiplinsizliğinin açık göstergesidir. Bir yanda “yatırım yok, üretim yok”; diğer yanda “harcama var, faiz var, israf var.” Bu mali yapı sürdürülebilir değildir. Edirne Belediyesi, borçla yaşayan, kamu finansmanını geleceğe ipotek eden bir yapıya evrilmiştir. Bu durum, 5018 sayılı Kanun’un 13. maddesinde belirtilen “mali disiplin, mali saydamlık ve hesap verebilirlik” ilkelerine açık bir aykırılıktır.

FAİZ GİDERLERİ VE İÇ BORÇLARDAKİ ARTIŞ

Sayıştay verilerine göre faiz giderleri bir yılda %67 artmıştır. Bu, belediyenin iç borç yükünün hızla arttığını göstermektedir. Yatırım bütçesi azalırken faiz ödemeleri artıyorsa, kamu finansmanında üretken olmayan borçlanma yapılıyor demektir. Edirne Belediyesi bugün faize çalışan bir idareye dönüşmüştür. Bu, yalnızca ekonomik değil, siyasi bir tercihtir. Çünkü liyakatsiz yönetim, plansız harcama ve yanlış önceliklendirme borcu büyütür; borç da siyasi bağımlılığı derinleştirir.

TAŞINMAZLARDAKİ KAOS

Rapor, taşınmaz yönetimi konusunda ciddi usulsüzlükler tespit etmiştir:

Taşınmaz kayıtları eksik ve hatalıdır. Rayiç değer tespitleri tamamlanmamıştır. Tapu kayıtları güncel değildir. Bu durum, hem belediye bilançosunu hatalı hale getirmekte hem de belediyenin Kamu varlıklarını etkin kullanma kapasitesini sıfırlamaktadır. Edirne’nin en değerli arazileri, taşınmazları ve tesisleri rant ve işgal altında tutulmakta, belediye ise bu duruma seyirci kalmaktadır.

Otobüs terminali örneği, bu işlevsizliğin en somut göstergesidir. Belediyeye ait taşınmaz 5 yıldır hukuken işgal altındadır. Yargı kararı olmasına rağmen tahliye edilmemiştir. Bu yalnızca yönetsel zafiyet değil, mali bir skandaldır. Çünkü her geçen gün ecrimisil tahakkukları artmakta, bu da kamu zararı oluşturmaktadır.

İÇ KONTROL VE DENETİM SİSTEMLERİ

Sayıştay’ın değerlendirmesi nettir: Belediyede risk analizi yapılmamaktadır. İç denetim fiilen işlememektedir. İç kontrol eylem planı yoktur. Sayıştay raporu ayrıca göstermektedir ki; Kadın ve çocuk konukevi kurulmamış, Su kayıp-kaçak oranı düşürülmemiş, İtfaiye denetimleri yapılmamıştır.

SONUÇ VE ÇAĞRI

Bu rapor: Edirne Belediyesi’nin kaynaklarının kötü yönetildiğini, Mali disiplin, saydamlık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ihlal edildiğini, Belediye’nin borç batağına sürüklendiğini, Hukuki yükümlülüklerin ihmal edilerek kamu zararı oluşturulduğunu belgelemektedir.

Zafer Partisi olarak çağrımız nettir:

1. Tüm taşınmazların işgaller sonlandırılmalı; kamu malları Edirne halkınınhizmetine iade edilmelidir.

2. Belediye bütçesi, yatırım ve üretim odaklı hale getirilmeli; borç-faiz sarmalına son verilmelidir.

3. Belediyede tüm mali süreçler, bağımsız denetim altında yeniden yapılandırılmalıdır.

Edirne’nin geleceği, siyasi kadrolaşmada değil; üretim, verimlilik ve halk yararına bir yönetimdedir.”

TKBL’de 4 maçlık hafta

İsmail DEMİRAY

Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin 9. haftasında Edirne DSİ – Mersin Gençlerbirliği ile birlikte 1 maçın daha ertelenmesi üzerine sadece 4 maç oynanacak. 

Edirne DSİ Spor’un ligin 9. haftasındaki Mersin Gençlerbirliği ile deplasmanda oynayacağı karşılaşma oyuncusu Sıla Kaya’nın Milli Takım kampına davet edilmesi nedeniyle daha önce ertelendiği bildirildi. Buna ilaveten Yalova Vip – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor maçının da ertelendiği öğrenildi. Urla Belediyesi’nin maçlara çıkmaması nedeniyle fikstürde bu hafta görülen İstanbul Gençlik Spor maçı da oynanmayacağı için TKBL’de bu hafta 4 karşılaşma yapılacak. 

TKBL’DE 9. HAFTA PROGRAMI

14 Kasım 2025 Cuma

Bodrum Basketbol – Adana Nova Basketbol    

Menteşe Spor Salonu – 18.00

15 Kasım.2025 Cumartesi

Emlak Konut Gelişim – Darıca Basketbol Feneri          

Başakşehir Spor Kompleksi – 15.00

Zorlu Koleji Samsun Basketbol – Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri 

Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu – 16.00

17 Kasım 2025 Pazartesi

Seçil Kauçuk Mersin Basketball – Turgutlu Belediyespor         

Edip Buran Spor Salonu –  18.00

ERTELENENLER:

Edirne DSİ – Mersin Gençlerbirliği

Mimar Sinan Spor Salonu

Yalova Vip – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor

90. Yıl Spor Salonu

Urla Belediyesi – İstanbul Gençlik Spor

Urla Spor Salonu – Belirlenmedi

SİZ HİÇ AÇ KALDINIZ MI?

Kepirtepe yatılı okuldu ve üç öğün yemek verilirdi. Kimilerinin ‘eski Türkiye’ dediği yıllarda devlet gelirleri azdı ama sosyal devlet ağırlığı vardı. Bugün kişi başı milli gelir; 2024 yılında 15.325 dolar seviyesinde iken 2025 yılı ikinci çeyrek itibarıyla 17.000 dolar seviyelerine yaklaşmış. Bu hesapla; 17.000 çarpı 42 (dolar karşılığı) lira olduğunda kişi başına 700.000 lirayı aşıyor. Kişi başı 700.000 ise iki kişilik ailenin 1.400.000, üç kişilik bir ailenin geliri 2.000.000 lirayı aşması gerekiyor. Hepimiz biliyoruz ki bunun hayalini bile göremez büyük çoğunluk.

‘Bir zamanlar biz toplu iğne üretemiyorduk. Şimdi toplu iğne değil, top yapıyoruz, tank yapıyoruz’ diyerek zenginleştiğimizi vurgulayan yetkililerin adında adalet olan partisinde adaletin a’sı var mı? Geçmişte iğne üretememekle suçlanan ‘eski Türkiye’nin bıraktıklarını 35 yıldır sata sata bitiremeyen iktidarlar neyin peşindedirler?

Gerçek gelirimiz yetkililerin söylemine azıcık yakın olsaydı okula aç giden öğrencimiz olmazdı. Çocuğuna harçlık ve yemek çantasına gerekli gıdaları koyamayan aileler olmazdı. Ülkemizin sorunu zenginleşme ve kaynak yokluğu değil, bölüşümdür. İktidarın adaleti olmadığı gibi adındaki ‘kalkınma’ dan da kendi yandaşlarını kalkındırma olmuş ve adil bölüşüm hiç olmamıştır. Bu gerçeklere gözünü kapayan seçmen, çocuğuna öğle yemeği harçlığı verememesine rağmen bu duruma nasıl düşürüldüğünü neden sorgulamaz?

Ülkemizde 20 milyonu aşkın öğrenci var. Zorunlu eğitim sürecinde çocukların her türlü ihtiyacının devlet tarafından karşılanması şarttır. Oysa bugün gördüğümüz tablo bunun tam tersidir. Siz hiç aç kaldınız mı? Öğle yemeği arasında okulun bir köşesine giden öğrencinin gözyaşlarını izlemenizi öneririm. O anda dünyaları veresin gelir ama onun derdi dünyalar değil karnını doyurmaktır.

Birçok öğrencimiz okula beslenme götüremediği için, özellikle kız çocukları devamsızlık yapmakta ve bazıları okulu terk etmektedirler. İktidar mensuplarının şatafatlarından vazgeçmeleri ile kaç çocuğun bir öğün yemeğinin sağlanacağını şöyle bir düşünelim. İktidar yetkilileri öğrencilere bir öğün yemek vermemeyi bütçe yetersizliğine bağlıyor. Bazı aymazlar ise doğrudan amacı söylüyor; ‘devletin görevinin öğrencilerin karnını doyurmak olmadığı’ saçmalığını söylüyor. Maalesef bu saçmalığı ideolojik olarak savunuyor ve uyguluyorlar. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin faturasının yoksullara kesildiği bu dönemde öğrencilerin beslenme sorununa böyle yaklaşmak bir politika değil, saf bir kötülüktür ve bilinçli bir siyasi tercihtir.

Geleceğimiz dediğimiz ama sağlıklı besleyemediğimiz bir çocuğun ruh sağlığı da genel sağlığı da risk altındadır. Çocuklarını besleyemeyen bir toplumun geleceği tehlike altındadır. Okul yemeği lütuf değildir. İktidar keyfine göre davranamaz. Bu nedenle de kamu eliyle, kamu kaynaklarıyla okul öncesinden yükseköğretime tüm öğrenciler için okul yemeği programları bir an önce hayata geçirilmelidir.

Çocuklarını bakamayan, kimsesizlerin kimsesi olamayan bir cumhuriyet olmaz. Söz vermesine rağmen okul yemeği vermeyen iktidar son kez, ekim ayında meclise gelen öneriyi de oy çokluğu ile kabul etmedi. İktidarın tercihi sağlıklı çocuklar değil, obez sermaye kesimidir.

Bunu anlayan yerel idareler ellerinden geldiğince bu işe katkı sunmaya çalışmaktadırlar. Buna da engel olunduğu durumların olduğu da bir gerçek. Muhalifleri esir almaya çalışan siyasi iktidar sınırlı sayıda öğrenciye ulaşabilen belediyeleri de sıkıştırarak korku salmaktadır.

Kentimizde de yoksullaşma sürekli artmaktadır. İktidarın belirli okul ve kişilere sağladığı öğrenci yemeği nedense gerçekten yoksul olan ailelerin çocuklarına verilmiyor. Belediye çok az bir sayıya bunu sağlayabiliyor. Umarım sürekli artan ve gerçek yoksullara ulaşabilen bir anlayışla bunu başarır.

Bu durumun en büyük sorumlusu da biz velilerdir dersek yalan olmaz. Çünkü sosyal devlete görevini anımsatmak biz velilerin, yurttaşların görevidir.