1. Murat Lisesi’nde tepki toplayan görüntü

Birinci Murat Lisesi’nde bir sınıfta yerinden kopan pencerenin öğrencilerin üzerine düşmesi büyük tepki topladı. İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın yaşanan sıkıntıyı TBMM’de gündeme getirdi. İl Başkanlığından yapılan açıklamada da Valilik ve il Müdürlüğü çözüm bulmaya çağrıldı.

Çarşamba günü yaşanan olayda rüzgarla birlikte pencere yerinden çıkarak öğrencilerin başına düştü. Bu olaydan kısa bir süre önce TBMM’de konuşma yapan İYİ Parti Edirne Milletvekilimiz Prof. Dr. Mehmet Akalın yaşanan sıkıntıları gündeme getirdi.

Akalın konuşmasında, ““Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesinin depreme dayanıksızlığı nedeniyle yıkım kararı sonrası öğrencilerin 1. Murat Anadolu Lisesine taşınması ciddi sorunlar doğurmaktadır. Resmi yazıda alternatif binaların uygun olmadığı belirtilmesine rağmen öğrencilerin nakil taleplerine İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Valilik tarafından hâlâ net bir yanıt verilmemektedir. Bazı sınıflarda pencere bulunmaması, mevcut pencerelerin ise kaza riski taşıması, hem havalandırma sorunlarına hem de öğrencilerde psikolojik sıkıntılara yol açmaktadır. Bu nedenle, İl Müdürlüğü ve Valilik süreci ivedilikle hızlandırmalı, belirsizlikleri gidermeli ve öğrencilerimizin yaşadığı mağduriyeti en kısa sürede ortadan kaldırmalıdır” dedi.

İYİ PARTİ’DEN AÇIKLAMA

İYİ Parti Edirne İl Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada da Valilik ve İl  Müdürlüğü yaşanan soruna çare bulmaya çağrıldı.

İl Başkanlığı açıklamasında şunlara yer verildi:

Milletvekilimiz Prof. Dr. Mehmet Akalın, bugün yaptığı açıklamada 1. Murat Anadolu Lisesinde pencerelerin güvenlik riski oluşturduğunu, bazı sınıflarda pencere dahi bulunmadığını ve öğrencilerin psikolojik-fiziksel güvenliğinin tehdit altında olduğunu net şekilde dile getirmişti.

Vekilimizin bu uyarısından dakikalar sonra görüntülerini yayınlamaktan imtina ettiğimiz, Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi öğrencilerinin derste bulunduğu sırada pencerenin öğrencilerin üzerine düşmesi sonucu 2 öğrencinin yaralandığı haberini üzüntüyle öğrendik.

Yaralı öğrenciler hastaneye kaldırılmış olup sağlık durumlarını yakından takip ediyoruz. Geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Bu olay, bizlerin ve vekilimizin yaptığı uyarıların ne kadar yerinde, haklı ve zamanında olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Buradan İl Millî Eğitim Müdürlüğüne ve Valiliğe açık çağrımızdır:

Güvenlik riski taşıyan sınıflar derhal kapatılmalı, öğrencilerimizin can güvenliği için gerekli tüm tedbirler gecikmeden alınmalıdır. Depreme dayanıksız bir okuldan çıkıp güvenlik zaafı olan başka bir binaya taşınmak çözüm değildir! Plansızlığınızın ceremesini öğrencilerimize yükleyemezsiniz ! Harekete geçip çözüm üretmeniz için daha ne olmasını bekliyorsunuz!

Edirne’nin çocukları sahipsiz değildir.

Masalsı Ülke Özbekistan İzlenimlerim -12-

Muhteşem köfte servisi

Gönül UYANIKTIR

İpek kağıt yapım atölyesini ziyaretimizde baştan sona süreci adım adım izledik. Dut ağacı kabuğunun kağıda dönüşümünün ne denli sabır gerektiren bir iş olduğuna da tanık olduk. Dut ağacının ipek kağıda dönüşmesi için geçen sürede uçakla dünyanın çevresinde kaç tur atılır, bilemem… Oldukça detaylı ve çok sabır gerektiren bir iş; çünkü bu dönüşüm en azından çalışanların on gününü alıyor. Ancak her gün aynı işlemler devam ettiği için her gün kağıt üretimi aralıksız gerçekleşiyor.

Özbek gençler yerel giysilerle şarkı söyledi yerel oyunlar oynadı


Dut ağacı kabuğundan ipek kağıt yapımının, geçmiş yıllarda Doğu Türkistan’ın pek çok kenti ve köyünde sürdürüldüğü, ancak günümüzde bu sanatın sadece Semerkant’ta yaşatıldığını öğreniyoruz.
Semerkant kağıdı da denilen ipek kağıdın yolculuğu ilkbahar aylarında dut ağacı dallarının kesilmesiyle başlıyor. Kesildikten sonra dallar kurutuluyor ve ardından da depolarda bekletiliyor. Belli bir sürenin ardından soyulan kabuklar, yumuşaması ve küçük parçalara kolaylıkla parçalanması için büyük kazanlar içinde büyük taş sobalar üzerinde kaynatılıyor. Parçalara ayrılınca da yine büyük eleklerle süzülüp tekrar kurutuluyor. Sonunda da ametist taşı ile cilalanıyor. Kullanıma hazır hale gelince de hediyelik eşya yapımında, eski el yazmalarının onarımında kullanılıyor. Bu nedenle de yurt dışından da çok sipariş alıyor. Rengi hafif sarıya çalan ve sallandığında kendine has bir ses çıkaran ipek kağıt yapımında doğal ham maddelerin kullanılması nedeniyle kimyasallarla rengi ağırtılamıyor.

Altı metrelik köfte tabaklara servis yapıldı.



……………………………………

Bin yıllık geleneksel yöntemlerle Semerkant İpek Kağıdı üreten atölyeden ayrıldıktan sonra akşam yemeği için rezervasyon yapılan yerel restorana geldik. Rusya’da; Moskova ve St. Petersburg’daki restoranlar gibi sahne düzeni olan, konferans salonuna benzer, kolonlarla bölünmüş hissi veren eli yüzü düzgün bir mekandı. En güzeli de gün ışığı hissi veren sarı ışıklandırmasıydı. Masada atıştırmalıklar önceden getirilmiş, bizi bekliyordu. Salata ve meze benzeri yiyeceklerden atıştırdık, kafilemiz ana yemeği bekliyordu.

Akşam yemeği sürprizden önce


Ana yemek yine muhtemelen et olacaktı. Ama siyah eldivenli garsonlar masaya önce ne olduğuna anlam veremediğim çatala benzer uzun aparatlar getirdiler. Kısa bir süre sonra mutfak olduğunu sandığım bölümden el çırpmalar ve şarkı söyleyenlerin sesi geldi. Ne oluyor, doğum günü, nişan mı var derken, grup; devasa bir demir şişe geçirilmiş, köfte olduğu söylenen eti getirip, daha önce masaya dizilen çataların üzerine bıraktı. Herkes şaşkınlıkla birbirine bakarken, şarkı söyleyen, ardından aynı bizim gibi kollarını kaldırarak oynayan gençlere alkış tutmaya başladı.

İpek kağıttan yapılan hediyeler


Bu sürpriz yemeğin ve gösterinin failini bilemiyorum. Altından Atıl Erman ya da Cevat İşlik mi, yoksa Rehberimiz Said Köseoğlu veya Yerel Rehberimiz Sümeyya mı çıkacak. Biz de üzümü yiyip, bağını sormadık. Ben kendimi yine de zulama sakladım….

(YARIN : Yolculuk Buhara’ya)

Dal: Veliler, sadece ara tatilden mi şikayetçisiniz?

Eğitim İş Edirne Şube Sekreteri Olcay Dal, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in velilerin şikayetçi olduğu ara tatillerin kaldırılabileceğini açıklamasının ardından, sosyal medyada paylaşım yaptı. Dal paylaşımında eğitimde yaşanan sorunlara gönderme yaparak, “İlahi sayın veliler siz sadece ara tatillerden mi şikayetçisiniz?” dedi.
Şube Sekreteri Olcay Dal, paylaşımında şunlara yer verdi:
İlahi sayın veliler;
Demek ki siz çocuğunuzun her öğlen karnını bedava okul yemeği yerine zincir marketten çiğ köfte ve bisküvi ile doyurmasından şikayetçi değilsiniz.
Demek ki siz okul aidatından, fotokopi parasından, kağıt havlu yardımı yapmaktan şikayetçi değilsiniz.
Demek ki siz çocuğunuzun depreme dayanıksız olduğu için yıkılan ve yerine yenisi yapılmadığı için diğer okulun üstüne taşınan okulundan şikayetçi değilsiniz.
Demek ki siz çocuğunuzun sıvı sabun ve peçete bulamadığı, kadrolu hizmetli olmadığı için temizlenemeyen tuvaletten su içmesinden şikayetçi değilsiniz.
Demek ki siz her kurumda çifter çifter bulunan ama çocuğunuzun okuluna bir türlü verilmeyen güvenlik görevlisi yokluğundan şikayetçi değilsiniz.
Demek ki siz okul türlerinden birinin her ihtiyacının giderilirken diğer türlerin kendi yağıyla kavrulmasına mecbur bırakılmasından şikayetçi değilsiniz.
Demek ki siz 15 yaşındaki voleybolcu kızınızın okulunun sosyal medya sayfasındaki galibiyet fotoğrafında sportoto tabelası dururken bacaklarının üzerine yıldız çıkartması koyulmasından şikayetçi değilsiniz.
Demek ki siz her sene değişen müfredattan, senaryolu sınavlardan, sene ortasında değiştirilen lise ve üniversite giriş sınavı kurallarından şikayetçi değilsiniz.
Demek ki siz çocuğunuzun diplomasını aldığı alanda yazılı sınava girip en yüksek puanı almasına rağmen mülakatta elenmesinden ve atamasının yapılmamasından şikayetçi değilsiniz.
Olsaydınız Sayın Bakan sizi de dinlerdi.
(Tatil taraftarı değilim)

Enez’de Balık Çorbası Yarışması

Enez’de coğrafi işaret alınması hedeflenen “Balık Çorbası” için düzenlenen yarışmaya katılanlar hünerlerini sergiledi.
Enez’de “Balık Çorbası” yarışması yapıldı. Eski Öğretmen Evi Salonu’nda yapılan yarışmaya 6 yarışmacı katıldı. Yarışmada, jüri üyeleri Diyetisyen Öğretmenler Fatma Köseler, Ayşenur Alkın, ile deneyimli aşçı Mehmet Koca yaptı. Jüri üyeleri sunulan çorbaları sunum, anlatım ve hijyen, tat, lezzet, koku nitelikleriyle değerlendirerek sonuçları açıkladılar.


Enez Balık Çorbası Yarışması’nda Selma Yılmaz birinciliği elde etti. Yadigar Altıntaş’ın ikinci olduğu yarışmada Nuran Özcan da üçüncü oldu.
6 yarışmacının katıldığı yarışma sırasında yapılan bilgilendirmeler ve sonuçta dağıtılan Katılım Sertifikaları ile etkinlik sona erdi. Yarışmacıların yaptığı çorbalar konuklar tarafından paylaşıldı.
Celil Kurter’in özel olarak çokça yaptığı çorbası yarışma sonrasında Yudum Restoran’ta katılanlara ikram edildi.


Kartopu Derneği Başkanı Hasan Akkuş ve Sahil Derneği Başkanı Ulaş Demiray bu etkinliğe destek veren ve salonu tahsis eden Enez Kaymakamı Merve Ayık’a, Milli Eğitim Müdürü Cengiz Aydemir’e, salonun hazırlanması ve her konuda sonuna kadar etkinliğe sahip çıkan SYDV Müdürü Özlem Esengin’e, jüri üyelerine, yarışmacılara, katılıp katkı verenlere çok teşekkür etti.
Akkuş ve Demiray, bu yarışmanın coğrafi işaret yolculuğunda ilk adım olduğu gibi Enez’in unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerinin yeniden canlandırılması için bir ilk adım olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladılar.

Mimarlar Odası Edirne Temsilciliğinde kongre

Mimarlar Odası Edirne Temsilciliği’nde 19. Olağan Genel Kurul gerçekleştirildi. Genel kurulda Başkanlığa seçilen Attila Ergin, “Mimarlık Edirne’de yalnızca bir meslek değil; koruma ve dönüştürme sorumluluğudur” dedi.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Edirne Temsilciliği’nin 19. Olağan Genel Kurulunun ikinci toplantısı yapıldı. İlk çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen genel kurulda yeni dönem hedeflerinin ele alınırken, yönetim kurulu üyeleri de belirlendi.
Genel kurulun açılış konuşmasını yapan ve yeni dönemde başkanlığa seçilen Attila Ergin, meslek örgütünün önemine dikkat çekerek birlik ve dayanışma çağrısı yaptı. Ergin konuşmasında, Edirne’nin tarih, kültür ve mekânsal hafıza bakımından büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek şunları söyledi:
Mimarlık yalnızca yapı üretmek değil, yaşam kültürü, kamusal alan ve kent kimliği inşa etmektir. Meslektaşların haklarını korumak, mesleki duruşu güçlendirmek ve kente katkı sunmanın temel amacımızdır. Yeni dönemde daha üretken, daha etkili ve daha güçlü bir temsilcilik hedefliyoruz.
Ergin, önceki yönetim döneminde emek veren tüm kurul üyelerine ve gönüllü destekçilere teşekkür ederek, “Birlikteliğimiz ve dayanışmamız her zamankinden daha kıymetlidir” dedi.
Yeni Yönetim Asıl Üyeler: Attila Ergin (Başkan), Murat Terzi, Aslı Kırağası, Furkan Tatar, Hande Arıdağ Yaşar, Yedek Üyeler: Tülay Hoşgör, Yeliz Kaya, A. Mert Tunçel, Ahmet Şerif Ekşi, Tuğçe Kiper

Işıkseren, ‘Siyaset Söyleşileri’nde

TAKSAV’ın geleneksel söyleşilerinin bu akşamki konuğu Hudut Gazetesinde “Eleştirel Düşünce” köşesinin yazarı, Kimya Yüksek Mühendisi, Siyasetçi Dr. Nurhan Işıkseren olacak.

Işıkseren, “Siyaset Söyleşileri” ‘nin konuğu olarak, “Demokratik Siyaset Meseleleri” ana başlığında görüş, deneyim ve bilgilerini paylaşacak
Bu akşam (27 Kasım Perşembe) TAKSAV Salonunda gerçekleşecek olan söyleşi saat 20.00’de başlayacak. Tüm vatandaşları yakından ilgilendiren, ‘demokratik siyaset’ ve genel anlamda siyasete ilgi duyan ya da bizzat içinde olup siyasetle uğraşan Edirnelilerin söyleşiye büyük ilgi göstermesi bekleniyor.


Aynı zamanda Çumhuriyet Halk Partisi Edirne Merkez İlçe üyesi olan ve Hudut Gazetesinde, “Eleştirel Düşünce” köşesinde, içinde bulunduğumuz ortamı çekinmeden, ön yargısız ve objektif bir dille çözümleyen Nurhan Işıkseren’in söyleşisini kaçırmamanızı öneririz.!

Aramızdan ayrılanlar

HİLMİ BÜYÜKKARA VEFAT ETTİ
Jale Büyükkara ve merhum Fikret Büyükkara’nın oğlu, merhum Mehmet Büyükkara’nın ağabeyi, Didem Büyükkara’nın babası Hilmi Büyükkara 61 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Lala Şahin Paşa Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
NAZLİYE ŞAHİN VEFAT ETTİ
Yeniimaret semti sekinlerinden merhum Şahabettin ve merhume Mükerrem Gilan’ın kızları, merhum Dilaver Şahin’in eşi, Zahide Erol ve Recep Şahin’in anneleri, Kazım Gilan, Kenan Gilan ve Nazmiye Kaşutaş’ın ablaları, Melda Sezen ve Meral Sazlı’nın teyzeleri, Kerem ve Eren Gilan’ın halaları Nazliye Şahin 73 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi Küçükpazar semti Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
ALAEDDİN GÜRDAL VEFAT ETTİ
Mehmet, Mustafa, Ayşe ve Rüveyda Tiryaki’nin kardeşleri, Fatma ve Arzu Gürdal’ın babaları Alaeddin Gürdal 77 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Lala Şahin Paşa Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
SABRİYE KARTEL VEFAT ETTİ
Şükrü Kartel’in eşi, Kasım Kartel’in annesi, Meral Kartel’in kayınvalidesi, Zehra Kamer ve Berker Kartel’in babaanneleri Sabriye Kartel 92 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Lala Şahin Paşa Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Keşan Gençlik Merkezi Slovenya’da


Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Uluslararası Hareketlilik Programı kapsamında yürütülen “Geri Dö-nüşüm Kahramanları: Adım Adım Dönüşüm” projesi, 20 – 25 Ekim 2025 tarihleri arasında Sloven-ya’nın Ljubljana ve Ptuj kentlerinde gerçekleştirildi.


Projenin Keşan Gençlik Merkezi’nde sürdürülen sıfır atık ve geri dönüşüm çalışmalarının uluslararası boyuta taşınması amacıyla hazırlandığı, çevre bilincini güçlendirmeye yönelik kapsamlı etkinlikler içerdiği kaydedildi.
Toplam 16 kişiden (4 yönetici ve 12 öğrenci) oluşan Türk ekibi; Slovenya’nın Ljubljana ve Ptuj şehirlerinden 110 kişilik yerel ekip ile Osnovna Šola Breg Ortaokulu öğrencileriyle bir araya geldi.
İki ülke gençleri, çevre bilinci, kültürel etkileşim ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları üzerine çeşitli ortak faaliyetler gerçekleştirdi.


Program süresince gençler; geri dönüşüm malzemeleriyle “Kendin Yap (DIY)” atölyelerinde kum saatleri üretti, Ptuj Belediyesi Atık Toplama Merkezi, Slovenya Ulusal Müzesi ve Turnišče Castle Park gibi önemli çevre ve kültür merkezlerini ziyaret ederek sıfır atık uygulamalarını yerinde inceledi.


Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar; çevre bilincinin artırılması, gönüllülük ve sorumluluk duygusunun geliştirilmesi, yaratıcı düşünme ve üretkenlik becerilerinin desteklenmesi alanlarında gençlere önemli katkılar sağladı.


Bu uluslararası hareketlilik faaliyeti, Keşan Gençlik Merkezi’nin çevre ve sosyal sorumluluk odaklı çalışmalarının daha geniş kitlelere ulaşmasına olanak tanırken, Türkiye–Slovenya gençlik iş birliğinin de kalıcı dostluk bağlarına dönüşmesine zemin hazırladı.