Aramızdan ayrılanlar

FİKRİYE BOZ VEFAT ETTİ
Ziraat Teknisyeni Hayri Boz’un eşi emekli öğretmen Fikriye Boz, 82 yaşında vefat etti.
Hayri Boz’un eşi, Bahadır Boz ve Banu Boz Yazar’ın anneleri, Feyza Boz ve EFOD derneğinden Hakan Yaşar’ın kayınvalidesi Fikriye Boz için Cumartesi günü Hacılar Ezanı Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Fikriye Boz’un cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’na defnedildi.
NEBİYE DEMİR VEFAT ETTİ
Hüseyin Demir’in eşi Nebiye Demir, 76 yaşında vefat etti.
Gaziosmanbey Ortaokulu öğretmenlerinden Aynur Dönmez ve çarşı esnaflarından Ayhan Demir’in anneleri Nebiye Demir için Cumartesi günü Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Nebiye Demir’in cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
FERİT NACERE VEFAT ETTİ
Yetimler Çarşısı esnaflarından Terzi Ferit Nacere, 89 yaşında vefat etti.
Merhume Raziye Nacere’nin eşi, Asiye Kanık, Aysun Bilginkaya ve merhum Ertan Nacere’nin babaları, Nedim Kanık ve Selim Bilginkaya’nın kayınpederleri, Emre Kanık ve Yiğit Bilginkaya’nın dedeleri Ferit Nacere için Cumartesi günü Mevlana Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra Ferit Nacere’nin cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’na defnedildi.
ELİF AYLİN ORUNTAK VEFAT ETTİ
Merhum İsmail Yılmaz Oruntak ve Ulviye Oruntak’ın kızı Elif Aylin Oruntak, 53 yaşında vefat etti.
İsmail Yılmaz Oruntak ve Ulviye Oruntak’ın kızı, Sema ve Murat Oruntak’ın kardeşi Elif Aylin Oruntak için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Elif Aylin Oruntak’ın cenazesi Acı Çeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi.
REFİK GÜNGÖRMEZ VEFAT ETTİ
Lalapaşa’ya bağlı Taşlımüsellim Köyü sakinlerinden Refik Güngörmez, 88 yaşında vefat etti.
Kadriye Güngörmez’in eşi, Necat Güngörmez ve Gülcan Deniz’in babası Refik Güngörmez için dün Taşlımüsellim Köyü Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Refik Güngörmez’in cenazesi köy mezarlığına defnedildi.
MEHMET BÜLENT TÜRKAN VEFAT ETTİ
Merhum emekli PTT Müdürü İsmet Hüsamettin Türkan’ın oğlu Mehmet Bülent Türkan, 72 yaşında vefat etti.
İsmet Hüsamettin Türkan ve emekli öğretmen Mualla Türkan’ın oğlu Mehmet Bülent Türkan için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Mehmet Bülent Türkan’ın cenazesi Buçuktepe Mezarlığı’nda toprağa verildi.

‘Seçime hazırız’

Yerli ve Milli Parti Edirne İl Başkanı Mesut Ağırbasan, partisinin gerçekleştirdiği kurultayın ardından yaptığı açıklamada, kurultayla birlikte seçime girme hakkının kazanıldığını, teşkilat yapısının güçlendiğini ve sahadaki heyecanın daha da arttığını söyledi.

“SAHADA KARŞILIĞIMIZ VAR”

Ağırbasan, esnaf ve vatandaşlarla yapılan temaslarda olumlu geri dönüşler aldıklarını belirterek, “Broşür dağıtmaya gittiğimizde vatandaşlarımız ‘Sizi zaten takip ediyoruz’ diyor. Bu ilgi bizleri motive ediyor” dedi.

HALK SADECE DİNLEMİYOR, TAKİP EDİYOR

Kurultay sürecinin toplumda yakından izlendiğine dikkat çeken Ağırbasan, “Vatandaşlarımız kurultayımızın ne zaman yapıldığını soracak kadar süreci takip etti. Bu, partimizin tabanının genişlediğinin açık göstergesidir” ifadelerini kullandı.

“SEÇİME HAZIRIZ, HALK BEKLİYOR”

Ağırbasan açıklamasını, “Kurultayımızı başarıyla tamamladık ve seçime girme hakkımızı kazandık. Halkın beklentisinin farkındayız; bu sorumluluğu taşıyacak güçte ve kararlılıktayız” sözleriyle tamamladı.

Atatürk Türkiye’nin kalbi Ankara’da

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı yönetmek üzere Ankara’ya gelişinin 106. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, Büyük Atatürk ve Kuvayı Milliye kahramanları bir kez daha minnet ve şükranla andı.

ADD’den yapılan “Atatürk Türkiye’nin Kalbi Ankara’da” başlıklı  açıklamada şunlara yer verildi:

Bu, sıradan bir kutlama değil, aynı zamanda büyük bir strateji dehasının, o tarihte 20 bini bulmayan nüfusuyla köhne bir Anadolu kasabası olan Ankara’yı neden merkez olarak seçtiğini bir kez daha irdeleme fırsatıdır.

Suriye cephesinden 13 Kasım 1918’de İstanbul’a dönen Mustafa Kemal Paşa, boğaza demirlemiş İtilaf Devletleri zırhlılarını gördüğünde ‘Geldikleri Gibi Giderler’ demişti. Ancak elbette kendiliklerinden gidecek değillerdi. Onları gönderecek güçlü bir irade, örgüt ve önder gerekiyordu. O önder; lağvedilen Yıldırım Orduları Grup Komutanlığından ayrılıp daha İstanbul’a gelmeden, 31 Ekim 1918’de gittiği ve 11 gün kaldığı Adana’da kurtuluşun düşünsel hazırlıklarına başlıyordu.

Emperyalist donanmanın tehdidi altındaki İstanbul’ un kurtuluşun merkezi olamayacağı ortadaydı. Bağımsızlık ateşi Anadolu’dan yakılmalıydı.

Mustafa Kemal Paşa; 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan çıktığı kutlu yolculuğun amacını Amasya Genelgesi ile ilan edecek, tüm toplum kesimleriyle yaptığı yüzlerce görüşme ile Milletin azim ve kararını harekete geçirecek, ‘Ya istiklâl ya ölüm’ diyerek vatanın bütünlüğünü ve manda ve himayenin kabul edilmeyeceğini karar altına aldırdığı Erzurum ve Sivas Kongrelerinin ardından Ankara’da bir Ulusal Meclis toplama hedefine yönelecekti.

Sarı Paşa; Mütareke İstanbul’u karar vericilerinin ihanetini bildiği ve stratejik bir nokta olduğu İçin Ankara’yı seçmiş ve 27 Aralık 1919 günü geldiği Ankara’da Seymenler ve halkın coşkulu töreni ile karşılanıp, ümitle kucaklanmıştı.

16 Mart 1920’de kanlı bir baskınla işgal edilen İstanbul acılıydı. İşgalcilerin ve işbirlikçilerinin baskı, şiddet ve zulmüne dayanamayan yurtseverler için artık çekim merkezi Ankara idi. İstanbul ihanetin ve teslimiyetin adıydı. Ankara ise yoksuldu, ama namusluydu, haklıydı, dirençliydi. Türk ulusunun kalbi artık Ankara’da atacaktı.

23 Nisan 1920 günü törenle açılan ve Saray’ın değil ulusun iradesiyle görev yapan Büyük Millet Meclisi, Cumhuriyetin de çelik çekirdeğiydi. Cumhuriyet Anadolu’nun bağrında boy veriyor, Ankara, dost düşman herkesin dikkate aldığı bir merkez oluyordu.

İşgalciler kurtuluşun kalbini hedef aldılar. TBMM Orduları; Mustafa Kemal Paşa’nın “Gazi” unvanı ve Mareşal rütbesi aldığı Sakarya Zaferi’yle Sakarya’nın batısına attığı düşmanı bir yıl sonra İzmir’ de denize döktü, Hükümet Konağı’na şanlı Türk Bayrağı’nı çekti.

Atatürk bu zaferi; kendi önderliğinde, asla vazgeçmediği ve asla vazgeçilmemesini öğütlediği Büyük Millet Meclisi ile başardı.

Tarihe altın harflerle yazılan Milli Mücadele boyunca Türk Ulusu’nun ve Türk Yurdu’nun yüreği Ankara’da, Mecliste attı. Kurtuluştan 14 ay ve Atatürk’ün Ankara’ya gelişinden 4 yıl sonra, 13 Ekim 1923 günü Ankara – değiştirilemeyecek ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek bir anayasa maddesiyle – Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti oldu.

Emperyalistler ve ihanet İstanbul’unun o günkü temsilcileri Ankara’yı Başkent olarak kabul etmediler. Genç Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkma hayalleri kurdular. Ancak Kemalist Cumhuriyet; antiemperyalistti, tam bağımsızlıkçıydı, devrimciydi, laikti, akıl ve bilim yolundaydı, kök saldı, gelişti, güçlendi, dünyanın en saygın ülkelerinden biri oldu. Başkent Ankara da hızla modern bir kente dönüştü, Aydınlanma Devrimleri’nin karargâhı, Türkiye’nin eğitim, sağlık, bilim, kültür ve sanat merkezi oldu.

Hâlâ Cumhuriyet’in temel kurumlarını Ankara’dan İstanbul’la taşıma, Ankara’yı yok sayma, TBMM’ni işlevsiz kılma çabalarını sürdüren aymazların olması ne acı…

Büyük Atatürk, İstanbul’ u çok sevdiği halde mütareke yıllarındaki ihaneti hiç unutmadı. O nedenle 1927 yılına kadar 8 yıl İstanbul’a gitmedi. Sonsuzluğa göç etmesinden sonra da, “Türkiye’nin Kalbi” Ankara’ya, Türk Ulusu’nun yüreğine gömüldü. Sonsuza dek orada yaşayacak…

Büyük Atatürk ve Kuvayı Milliye kahramanlarımızı minnet ve şükranla anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Atatürkçü Düşünce Derneği

Mimar Sinan’da sessiz yenilgi

İsmail DEMİRAY

Edirne DSİ Kadın Basketbol Takımı ilk yarının son maçında ligin iddialı takımlarından İstanbul Gençlik Spor’a farklı yenildi: 60-81

Mimar Sinan Spor Salonu’nda tribünlerin desteğini de kaybetmiş DSİ maça 10 kişilik kadrosuyla çıktı. Maç boyunca bilindik taraftar desteği yerine salona gelen az sayıdaki seyircinin maç boyunca sessizliği salonda hissedildi.

Maçın orta hakemliğini Ozkan Talo, yardımcılıklarını da Ömer Sarı ve Oğuzhan Güzel yaptı.

Rakip takımın iki yabancısına karşın DSİ’nin tek yabancısı Vashti kolundan sakat olduğu için karşılaşmada süre almadı.

Maçın ilk periyodu başa baş geçse de rakip periyot sonuna 16/18 giren taraf oldu.

Maçın ikinci periyodunda DSİ rakip potaya 13 sayı bırakıp potasında bunun iki katı olan 26 sayıyı görünce fark daha da açıldı ve devre sonuna rakip takım 29-44 önde girdi.

Üçüncü periyotta rakip takımın baskılı oyunu sonunda fark daha da açıldı 43-65.

Son periyot adeta antrenman havasında geçti ve rakip takımın 60-81 üstünlüğü ile sona erdi.

Edirne DSİ bu sonuçla ilk yarıyı sonra ikinci, rakip takım ise üçüncü sırada tamamladı.

Maçta en fazla sayı atan oyuncular;

Edirne DSİ’den Sıla Kaplan 17, Hilal Bayraktar 15, Ecem Kazar 10 sayı. İstanbul Gençlik Spor’dan Sevgi Tonguç 27, Fatmanur Karakaş 15, Sasha Goodlett 13 sayı.

TKBL’de ikinci yarı ara vermeden 3 Ocak 2026 Cumartesi günü başlayacak. Edirne DSİ ikinci yarının ilk maçında Darıca Basketbol Feneri’ni konut edecek. Karşılaşma Mimar Sinan Spor Salonu’nda saat 17.00’de oynanacak.

EDİRNE DSİ; 60

Hilal Bayraktar 15, Berrak Ceylan, Beray Toker, Betül Erden 9, Duygu Paluzer 2, Sıla Kaplan 17, Banu Toker, Ecem Kazar 10, Zümrüt Karahan 7, Vashti Nwagbaraocha.

İSTANBUL GENÇLİK SPOR; 81

Sevgi Tonguç 27, Dilay Usta, Mısra Albayrak, Fatma Şimşek, İrem Tutar 9, Gülfer Tokatlı, Nursima Üzümcü 2, Gamze Bay, Fatmanur Karakaş 15, Doniyah Cliney 9, Sasha Goodlett 13, Efsun Çelik 6.

PERİYOTLAR:

1Çeyrek

16 – 18 (16 – 18)

2Çeyrek

13 – 26 (29 – 44)

3Çeyrek

14 – 21 (43 – 65)

4Çeyrek

17 – 16 (60 – 81)

AÇGARI ÜCRET VE 2026

Yeni bir haftaya merhaba…

Ama öyle sıradan bir hafta değil.

Bir hafta içinde iki yıl…

Pazartesi, Salı ve Çarşamba 2025.

Perşembe’den itibaren 2026.

Takvim koşuyor, cüzdan ayak sürüyor.

**

Çarşamba akşamı yılbaşı.

2024’ün sonunda “Emekliler Yılı”nı uğurlamıştık.

2025’in sonunda “Aile Yılı”nı da yolcu ediyoruz.

Eee… 2026 ne yılı olacak?

**

Erdoğan, işverene “kefenin cebi yok” diye seslense de… 

Geçen hafta asgari ücret açıklandı: 28.075 TL.

Asgari ücret, açlık sınırının altında kaldı.

Biz de Hudut Gazetesi olarak manşeti attık:

“Asgariydi, açgari oldu!”

Okur güldü, sosyal medya paylaştı, bazı ulusal kanallar ekrana taşıdı.

Demek ki memlekette mizah hâlâ var…

Eksik olan tek şey: Para.

**

20 Aralık’ta CHP Genel Başkanı Özgür Özel Edirne’ye geldi, “erken seçim” dedi.

Geçen hafta Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ geldi, o da aynı şeyi tekrarladı.

Memlekette erken seçim isteyen çok.

Ama bir detay var ki!:

Asgari ücret açlık sınırının altında tutulup sandığa gidilir mi?

**

Hani deniyordu ya;

“2025, 2024’ten daha iyi olacak…”

İktidar kanadından şimdi de deniyor ki;

“2026, 2025’ten daha iyi olacak.”

Biz yine de işi sağlama alalım:

Yatalım kalkalım dua edelim;

2025’in 2024’ü arattığı gibi,

Gelen gideni aratmasın.

**

Elbette kefenin cebi yok…

Ancak ceketin cebi var…

Ne var ki boş!

Bu açgari ücretle, bu yıl nasıl geçecek?

Şimdiden belli:

2026, seçimin değil geçimin yılı olacak.

**

Türk şiirinin önemli simalarından Orhan Veli Kanık ne güzel sıralamış:

“Bedava yaşıyoruz, bedava;

Hava bedava, bulut bedava;

Dere tepe bedava;

Yağmur çamur bedava;

Bedava yaşıyoruz bedava! “

**

İyi de sadece bunlar bedava…

Edirne Esnaf Odaları Birliği tava ciğer ve köfteci üye işletmelerinde zamlı tarifeyi onayladı…

Geçen hafta açıklanan yeni tarifeye göre 360 liraya satılan köftenin porsiyonu artık 420 lira…

Tava ciğer de aynı fiyata…

Kelle paça çorbası 250 lira…

Karışık ızgaraysa 900 lira…

Bu açgari ücretle gel de ye!

**

Yeni yılınız kutlu olsun…

Olsun da;

Durum net:

Ne ka açgari ücret, o ka köfte!

ENEZ HAKKINDA HİÇ BİR ŞEY BİLMİYORSUNUZ..

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Edirne Mitingi / Eylemi çok görkemli geçmiş… CHP’nin İl ve İlçe Yönetim Kurullarının, Belediye Başkanlarının günler öncesinden başlattıkları koordineli ve başarılı çalışmalarla varılan sonuç takdire değer… Katılımın coşkusu ise mitinge gelenlerin sadece “Bindirilmiş Kıt’alar” olarak değerlendirilemeyeceği boyutlarda idi. Umarım Edirne siyasetinin sol kanatta ihtiyacı olan silkiniş ve ayağa kalkış için bu eylemin yararlı sonuçları olur…

***

Özgür Özel gittiği yörelerde Belediyelerin hizmetlerinin yanı/sıra iktidarın eleştirisini de yapıyor. Bu mitingde de eleştirilerini yaparken Enez-Keşan Yolu’nun yapımını ve yolun bir süre sonra çökmesini de dile getirmiş… Konuşmasında Enez’le ilgili başka bir konu var mıydı, bilmiyorum. Sadece dile getirilen buysa kendisini Edirne konusunda bilgilendirenler için demek ki Enez sadece çöken 25 m yoldan ibaret..

Enez Limanı’nın önemi başta olmak üzere AKP iktidarının beceriksizliği ile ilgili Enez’de seslendirilecek o kadar çok konu var ki… Kaldı ki Keşan yolunun eleştirilecek tek konusu yolun çökmesi de değil… Güzergahın yüze yakın kör noktalarına daha yaklaşılamadı bile… Yani turpun büyüğü heybede… Yolun duble yol yerine, 3 şeritli olarak yapılması, köyler içinden geçeceğinin anlaşılması, seçilen güzergahın Enez- Keşan arasındaki mesafeyi kısaltmayacağı gibi daha pek çok gündeme getirilmesi gereken olumsuzluklar var. Bu ölçütlerde bile bu yol 5 yıldan önce bitirilemez…

***

Çoğu zaman biraz da provokatif davranarak dile getiriyorum.. Edirne’yi yöneten bürokratlar, milletvekilleri, İl Genel Meclisi’nin Başkan ve Üyeleri ile gelmiş geçmiş Enez Belediye Başkan ve Meclis üyeleri Enez hakkında yeterli bilgiye sahip değiller. Hatta “Enez’i hiç bilmiyorlar” diyeceğim de bir iki istisna nedeniyle genelleme yapmak istemiyorum..

**

Bilmemek ayıp mı? Elbette değil. Ama bilmediğinizin farkında değilseniz, ya da bilmediğinizi bildiğiniz halde öğrenmek için hiçbir gayretiniz yoksa ayıp olan odur. Yıllardır “Enez” dendiğinde aklınıza sadece Keşan yolu geliyor ve sadece bu konuda nutuk atıyor, demeç veriyor, muhalefet yaptığınızı sanıyorsanız sizi ciddiye almak mümkün olmuyor.

**

Trakya’nın Ege Denizi’ne açılan tek limanı olan Enez’de Limanı işlevsel hale getirmek için bir çözüm öneriniz yoksa, Enez’de eğitimin kalitesi ve gereksinmeleri ile ilgili bir proje sunamıyorsanız, Kültür Bakanlığı’nın Enez’e son 50 senede bir çivi bile çakmadığını bilmiyorsanız, Lagün göllerimizin her gün biraz daha dolması sizi rahatsız etmiyorsa, sivrisinek popülasyonunu en aza indirmek gibi bir telaşınız yoksa Enez’in adını ağzınıza dahi almayın.

Üzülüyoruz. Biz de sizi üzeriz.

***

Enez STK ları olarak “Gelin, şu Enez’i konuşalım” çağrılarımıza bugüne kadar Edirne’den basın mensupları ve Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Başkan ve yöneticileri dışında ilgi gösteren olmadı. İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Gegeoğlu yaptığımız yazılı / sözlü çağrılarımıza tenezzül edilip bir yanıt bile vermedi. Enez’in İki İl Genel Meclisi üyesine özel olarak yaptığımız çağrılar da herhalde Özkan Günenç’i üzmemek adına yanıtsız bırakıldı… Gelme sözü veren eski ve yeni Milletvekillerimizden de henüz bir tarih alamadık.

Enez için öncü olarak toplantılar düzenlemesi, projeler üretmesi gereken Belediye Başkanı Özkan Günenç’i zaten bu “Okumaya, öğrenmeye, üretmeye karşı yeminliler” kervanında dahi göstermek anlamsız… Günenç, leyleği havada görmüş, bir bakıyorsun Manisa’da bir bakıyorsun Tekirdağ’da, Edirne’de, Ankara’da, İstanbul’da.. Aradan 1-2 ay geçiyor-ne varsa- yine Manisa’da… Arı gibi vız vız geziyor, ama ortada üretilen bir dirhem bal yok…

***

Ey bizleri yönettiğini sanan ilgililer; ister kızın, ister gücenin… “Enez hakkında hiç bir şey bilmiyorsunuz” dediğimizde bize kızmak yerine neyi ne kadar bizden fazla bildiğinizi gelin anlatın da bilelim.

Evet; tekrar söylüyorum; Kabul edin ki Enez’in sorunlarına, çözüm yollarına, kırmızı çizgilerine dair yeterli bilgi ve birikime sahip değilsiniz. Siyaseti, ayak oyunları ile bir makam elde etmek, oturduğunuz yerden, sadece Enez-Keşan yolu üzerinden ahkam kesmek, STK’lara arkanızı dönerek, kulaklarınızı tıkayarak, seçimden seçime köy kahvelerinde zavallı birikimlerinizle zaman öldürmek sanıyorsunuz.

Ne yazık ki bu sağırlınız nedeniyle Enez her gün daha da yaşanmaz hale geliyor.

NOKSANLIK

Araştırdım, medeni ülkelerde, koyun sürülerini, çoban, hiç zahmetsiz köpeklere güttürüyor!.. 

Çobanın tek yapması gereken, ıslık öttürmek!..
Köpeklerin gözü de kulakları da çoban da!..
Köpek’in nimetliğini öyle bir çözmüşler ki, onları eğitip, ıslık çeşidine göre komut almalarını sağlamışlar!..
Oturduğu yerden bir ıslık çalıyor, iki, üç köpek hemen harekete geçip, koyun sürüsünü, maharetle, hızla, çeviklikle…
Asla bir veya bir kaç insanın başaramayacağı enerji ve yetenekle… çevirip, yönlendirip, başka otlağa veya evin ağılına güdüyorlar!..
BURADA KÖPEK, POZİTİF AKIL VE RUH EMEĞİNE VERİLMİŞ BİR NİMETTİR!..
Bizde ki çobanlar ne mi yapıyorlar!..
Siz de biliyorsunuz zaten sürülerini nasıl güttüklerini!..
Bir ellerin de kocaman sopa, havada pervaneler çizer, ağızlarda, “hayt, huyt” gibi garip bağırmalar; kollar, sopa havada, AĞIZDA HIRLTILI KÜFÜRLER…
Hayvanları yönlendirip, gütmek için, göbekleri çatlar!..
Köpekler mi, “Onlar hayvan canım, ne anlarlar laftan, ıslıktan” derler.
Yaratan’dan ötürü, keşfetmemişler ki, KÖPEK’İN MUHTEŞEM NİMETLİĞİNİ!..

KAFATASININ İÇİNİ BOŞ SANMAK NE KÖTÜ!..

Kuran’ı Kerim. Sure 16/Ayet 98,99, 100:
Kuran okumak istediğin zaman, kovulmuş şeytanın vesvesesinden Allah’a sığın. Çünkü inananlara ve Rablerine sığınanlara onun bir gücü yoktur. Onun gücü sadece, kendisini dost tutanlara ve Allah’a ortak koşanlaradır.

Karaağaç’ta elektrik kesintisi

Edirne merkez Karaağaç Mahallesi’nin bazı kesimlerine 29 Aralık 2025 Pazartesi sabahtan itibaren 8 saat,  akşam üzeri ise mahallenin tamamına 1 saat süreyle elektrik kesintisi uygulanacak.

TREDAŞ’ın açıklamasına göre, 09.30 – 17.30 saatleri arasına yapılacak şebeke iyileştirme çalışması nedeniyle Lozan Caddesi’nin. bir kısmı ve Bosnaköy Yolu Sokak bir kısmı çalışma tamamlanana kadar 8 saat süreyle enerjisiz kalacak.

Bu arada 17.30 – 18.30 saatleri arasında da yine yapılacak şebeke iyileştirme çalışması nedeniyle Bu kez Karaağaç Mahallesi’nin tamamı manevralar tamamlanana kadar 1 saat süreyle enerjisiz kalacak.

 ‘Görkemli Hatıralar’ın son durağı Lalapaşa

Olgay GÜLER

Edirne’nin kuzeyindeki sınır ilçesi Lalapaşa, HALK TV ekranlarında Serhan Asker’in kendine has sunumuyla yayınlanan ‘Görkemli Hatıralar’ programına Cumartesi günü ev sahipliği yaptı.

Halk TV ekranlarında, Serhan Asker’in sunumuyla canlı olarak yayınlanan ‘Görkemli Hatıralar’ programı, Cumartesi günü Lalapaşa’dan izleyicilerle buluştu. Lalapaşa Belediyesi ev sahipliğinde; Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Prof. Dr. Engin Beksaç ve ilçe sakinlerinin katıldığı programda Edirne ve Lalapaşa konuşuldu.

Halk oyunları ekiplerinin danslarını sergilediği programda ciğer sarma, karaçalı balı, süt ürünleri gibi yöresel yemekler hazırlanarak tüm Türkiye’ye tanıtıldı. Lalapaşa’nın meşhur dolmenleri, ilçenin tarihçesinin de paylaşıldığı program canlı olarak milyonlara ulaştı.

Lalapaşa Belediyesi’nde yapılan paylaşımda şunlara yer verildi:

“Halk TV ekranlarında, Serhan Asker’in sunumuyla canlı olarak yayınlanan “Görkemli Hatıralar” programı, bu hafta şirin ilçemiz Lalapaşa’dan izleyicilerle buluştu.

Ev sahipliğimizde; Edirne Belediye Başkanımız Sayın Filiz Gencan, Milletvekilimiz Sayın Ahmet Baran Yazgan, Prof. Dr. Engin Beksaç ve kıymetli hemşehrilerimizle birlikte Edirne’mizi ve Lalapaşa’mızı konuştuk.

Güldük, oynadık, sofralar kurduk; yöresel yemeklerimiz hazırlandı ve Lalapaşa’nın eşsiz lezzetleri tüm Türkiye’ye tanıtıldı.

Samimiyetin, paylaşmanın ve güzel anıların öne çıktığı bu anlamlı buluşma, Lalapaşa’dan ekranlara sıcacık bir iz bıraktı.

Programda emeği geçen herkese ve bizlerle bu güzel anları paylaşan tüm misafirlerimize teşekkürlerimi sunuyorum.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, program bonrası sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımda şunlara yer verildi:

“Halk TV ekranlarında Serhan Asker’in sunumuyla canlı yayınlanan Görkemli Hatıralar, bu hafta Lalapaşa’daydı.

Lalapaşa Belediye Başkanımız Zafer Sezgin Geldi’nin ev sahipliğinde Milletvekilimiz Ahmet Baran Yazgan, Prof. Dr. Engin Beksaç ve hemşehrilerimiz ile birlikte; Edirne’mizi konuştuk, güldük, oynadık, sofralar kurduk. Yöresel yemekler yapıldı, Lalapaşa’nın lezzetleri tüm Türkiye’ye tanıtıldı.

Samimiyetin, paylaşmanın ve güzel anıların öne çıktığı bu buluşma, Lalapaşa’dan ekranlara sıcacık bir iz bıraktı. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.”

156 göçmen kaçakçısı kıskıvrak

Edirne’nin da aralarında bulunduğu 14 ilde 2 haftadır yürütülen operasyonlarda yakalanan 156 göçmen kaçakçısını 112’si tutuklandı.

 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 14 ilde son 2 haftadır Jandarma tarafından devam eden operasyonlarda; 156 göçmen kaçakçılığı organizatörünün yakalandığını, 112’sinin tutuklandığını, 44’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığını açıkladı. Bakan Yerlikaya açıklamasında şunlara yer verdi:.

“Yürütülen koordineli çalışmalar sonucu, büyük şehirlerimizden sahil şeridinde bulunan illerimize uzanan göçmen kaçakçılığı ağı deşifre edildi.

 Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığımız koordinesinde; Edirne, Muğla, Aydın, Balıkesir, İzmir, Çanakkale, Tekirdağ, Antalya, Mersin, Van, Şanlıurfa, Erzurum, Hatay ve Gaziantep’te İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıklarımızca karadan yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarımızda; 120 adet araç ile 13 adet bot ele geçirildi.

Göç yönetiminin güvenlik boyutunu; insan ticareti, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı ile mücadele alanlarında hukuk devleti ilkeleri ve insan haklarına riayet temelinde yürütülen etkin çalışmalar oluşturmaktadır.

 Bu kapsamda sınır güvenliği, üstün teknolojilerden ve gelişmiş izleme–denetim sistemlerinden yararlanılarak güçlendirilmekte; yasa dışı göç yollarını teşvik eden ve organize eden yapılara karşı hem sahada hem de hukuki zeminde güçlü ve caydırıcı mekanizmalar işletilmektedir. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.”