2.Amatör Lig’de 28 gol

Cemal KUDAY

Edirne 2.Amatör Lig’de 5 takımlı A Grubu’nda 2. hafta maçları oynanırken, 4’er takımdan oluşan B ve C Grubu’nda yer alan takımlar da sezonun ilk maçı için sahaya çıktı.

2.Amatör Lig’de 6 karşılaşmadan 2’si merkez, 2’si Uzunköprü ve diğer ikisi de Havsa ve Subaşı’da oynandı. 10 karşılaşmada fileler A Grubu’nda 7, B Grubu’nda 12 ve C Grubu’nda 9 olmak üzere toplam 28 kez havalandı.

TOPLU SONUÇLAR

A Grubu:

Küçükpazar 3-1 Edirne Birlik

25 Kasım 3–0 Hıdırağa

İstasyon (bay)

B Grubu:

Aslıhan 0–7 Y.Muhacır

Mescidpaşa 0–5 Beyğendik

C Grubu:

1964 Yıldız 1–4 Havsa

Meriç 2–2 Keşan Genç Ordu

VAYSAL; PATLAYAN DİNAMİTLER, DÖKÜLEN RESLER

Vaysal köyü kuzeyinde 8 adet RES tribünü, ardı ardına açılan taş ocakları ile çevrilmiş durumda.

Birbirlerine o kadar yakın ki taş ocaklarında çalışanlar tribünlerden gelen uğultuyu rüzgarın estiği her an hissedebilmelerinin yanında tribünlerin bakımı için gelenler de taş ocaklarında patlayan dinamitlerinin yaratmış olduğu sarsıntıyı bakım yaptıkları tribünlerde hissetmemeleri mümkün değil.

Taş ocaklarında sık sık yaşanan dinamit patlatmaları Vaysal köyünde küçük depremler gibi hissedilmeye devam ediyor yıllardır zaten.

Vaysal’da tribünlerden önce faaliyete başladı taş ocağı. Tribünler kurulmadan önce Bakacak tepesine dikilen firmanın test direği üzerindeki telefon numarasını aradığımda beni hemen dönemin yetkililerine bağlayarak bilgilendirdiler. Ben sorularımı sordum firma yetkilisi de yanıtladı beni. Firma yetkilisi taş ocağından endişe etmediğini zira taş ocaklarının onların olduğu yere yaklaşamayacağını belirtti açıklamasında.

Bir süre sonra o bölgede firma 8 adet rüzgar tribünü koydu, faaliyete geçerek enerji üretmeye başladı. Taş ocağı aşağıda, tribünler tepede faaliyetlerine yıllarca devam ettiler.

Geçtiğimiz iki yıl içinde Hızlı Tren yolu inşaatında faaliyetlerin hızlanmasıyla birlikte yola döşenecek sert ham madde ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan Vaysal’daki taş ocağı firması ihtiyaca yanıt verebilmek için yeni yerler talep etmeye başladı. Yeni yerler RES’lerin kuzeyinde yer alıyordu. RES’lerin yetkilileri taş ocaklarının onların olduğu yere yaklaşamayacaklarını belirtmelerine karşın yanlarında bir tane varken hemen kuzeylerine üstelik de çok yakınlarına ardı ardına taş ocakları açılıyordu.

Patlamalar her iki taş ocağında hızlı artarak devam etti bu iki yıl boyunca. Bu arada geçtiğimiz aylarda rüzgar tribünlerinin olduğu yere üç adet yeni direk geldi. Bu üç direk neden geldi bunu ancak firma yetkilileri biliyor.

Bu arada yerde belki de değişim için gelen üç direk beklerken diğer 8 tribünün çalışması ara vermeden devam etti. Taş ocaklarındaki dinamit patlamaları da.

Geçtiğimiz Cuma günü Edirne Valiliği’nin bir açıklaması vardı aşırı rüzgar nedeniyle dikkatli olunması için Edirne halkına.

Edirne’de kuvvetli esen rüzgarın Istranca’ların eteklerinde dörtyüz küsur metrelerde olan Vaysal’da çok daha kuvvetli hissedileceği muhakkaktı. Esti de deli rüzgar ve 3 numaralı rüzgar tribünü büyük bir gürültüyle parçalanarak yere düştü. Yaratmış olduğu ses ürkütücüydü Vaysal köyü ve civarında. Yakınlarda yaşayanların olmaması nedeniyle can kaybının yaşanmamış olması en büyük tesellisi oldu Vaysal köylüleri ve firma yetkilileri için.

İnternette yaptığım kısa bir aramada “Taş ocaklarında patlayan dinamitlerin RES’lere olası etkileri” yazdığımda daha ilk sayfada karşıma çıkanları aşağıda paylaşıyorum. Kaynak; ALL SCIENCEK PROCEEDINGS

“Taş ocaklarında yapılan patlatma işlemleri ve rüzgar enerji santralleri (RES) arasındaki ilişki, teknik açıdan hassas bir konudur. Patlatmaların yarattığı sismik ve atmosferik etkiler, RES türbinleri üzerinde fiziksel hasar, yapısal yorgunluk ve operasyonel aksaklıklara neden olabilir.

İşte taş ocaklarında patlayan dinamitlerin rüzgar türbinlerine başlıca etkileri ve zararları:

1. Sismik Titreşimler ve Temel Hasarları

Taş ocağı patlatmaları, yer sarsıntısı (sismik dalga) yaratır. Bu dalgalar toprak aracılığıyla rüzgar türbininin temel mekanizmasına ulaşır.

•Temel Çatlakları: Şiddetli ve sürekli sarsıntılar, türbinin devasa beton temelinde mikro çatlaklara neden olabilir.

•Beton-Çelik Bağlantısı: Temeldeki ankraj cıvataları ile beton arasındaki bağlantı zayıflayabilir.

•Rezonans Riski: Eğer patlatmanın yarattığı titreşim frekansı, türbinin doğal frekansı ile eşleşirse yapısal hasar riski artar.

2. Hava Şoku ve Yapısal Yorgunluk

Patlama sonucu oluşan ses dalgası (hava şoku), yer sarsıntısından daha geniş bir alana yayılabilir.

•Kule Yapısı: Hava şoku, rüzgar türbininin kulesi üzerinde ani basınç değişikliklerine (vuruş etkisi) neden olur.

•Yapısal Yorgunluk: Sürekli tekrarlayan bu şok dalgaları, kule metalinde yorgunluk çatlaklarına yol açabilir.

3. Kanat ve Mekanik Aksam Hasarları

Patlamalar sadece temeli değil, kulenin tepesindeki kanatları da etkileyebilir.

•Kanat Titreşimi: Hava şoku, rüzgar kanatlarında (rotor) şiddetli titreşimlere neden olabilir.

•Yataklama Hasarları: Ani sarsıntılar, türbinin içindeki yataklama (bearing) ve dişli kutusu (gearbox) gibi hassas mekanik parçaların aşınmasına veya zarar görmesine neden olabilir.

4. Operasyonel Güvenlik ve “Stop” Süreleri

Patlatma zamanlarında güvenlik nedeniyle türbinlerin durdurulması gerekebilir.

•Enerji Üretim Kaybı: Taş ocağı ve RES’in iç içe olması durumunda, sürekli dur-kalklar ciddi üretim kaybına (zarara) neden olur.

•Güvenlik Riski: Taş ocağından fırlayabilecek kaya parçaları rüzgar türbininin kanatlarına veya gövdesine isabet edebilir.

Koruyucu Önlemler

Bu iki faaliyetin aynı bölgede yürütülmesi durumunda teknik zorunluluklar vardır:

•Sismografik İzleme: Taş ocağı çevresine sismograflar yerleştirilerek titreşim hızı sürekli izlenmelidir.

•Patlatma Tasarımı: Patlamalar, enerji sönümlemesi yapacak şekilde ve düşük şarj miktarlarıyla tasarlanmalıdır.

•Mesafe Kriteri: Taş ocağı ile türbin arasında yönetmeliklere uygun güvenli mesafeler bırakılmalıdır.

Özetle, kontrolsüz patlatmalar, rüzgar türbinlerinin ömrünü kısaltan, bakım maliyetlerini artıran ve ciddi yapısal hasarlara yol açabilen bir unsurdur.”

Şimdi sorularımızı soralım;

Vaysal’da yıllardın patlayan dinamitler ve dökülen RES’ler.

Bu patlayan dinamitlerin dökülen RES’lerin birbirleriyle olası bir etkilenmeleri mümkün müdür?

Patlayan dinamitler RES’ler için tehlike oluşturuyorsa neden RES’lere izin verildi. Hadi RES’ler yapıldı, taş ocakları için bir tanesi varken neden sonra diğerleri de açıldı?Hem de RES’lerin dibine.

Ve son soru; RES’ler neden dökülmeye başladı?

Yaşlanmak üzerine…

Yaş 70 e varmaya ramak kalmışken; günler, aylar, yıllar daha da hızlı geçiyor sanki.

Yaşlanmak, günümüzün tanımı yaş almak üzerine birkaç satır yazmak isterken yazı arşivimden tam da bu konuda bir yazım çıkıverdi karşıma.

Bir iki yıl değil, 16 yıl olmuş kaleme alalı.

Doğrusu o günümü aramıyorum değil hani.

Kaldı ki; o tarihte henüz 53 yaşındayken yaşlanmayı dillendirmekle kendime de birazcık haksızlık etmişim gibi geldi bana!

53 yaş ve yaşlılık, birbirine çok da yakışmamış sanki

İşte “ağrıyan dizler ve …” başlıklı o yazım;

***

Yaz geldi, gelecek derken, geldi de geçiyor bile.

Şaka değil, 2010 Temmuz’u ortalarına doğru hızla ilerliyoruz.

Giden zaman da değil aslında.

Giden, ömrümüz.

O kadar hızla akıp gidiyor ki, anlamak mümkün değil.

Şu bir gerçek:

‘Yaşlanıyoruz’

Emre Aycan isimli bir kardeşim, kısacık şiirinde bakın nasıl anlatmış, yaşamayı ve yaşlanmayı.

“Yaşamak, yaşlanmak ;

her sabah kalktığında

gençliğinin bir parçasını

yatağında unutmak.

Yaşamak güzel de,

yaşlanmak olmasa.

Dizlerim ağrıyor,

sanırım yaşlanıyorum”

Yaşlanma korkusu sarmış, Fikret Kemal Aslan’ı da.

O korku ki, sıralatmış bu dizeleri.

Ve, bakın o da  ne demiş:

“Hay Allah kahretsin,

şu yaşlanma denen illetin.

İçim içimi yiyor.

Ne zaman palto kasket giyinsem,

kocaman adamlar bile

bana amca diyor.

Önceleri abi idik,

amcalığa terfi ettik…..”

İşte böyle…

Bir yanda; gençliğinin bir parçasını her sabah yatakta bırakanlar.

Diğer yanda da; amca denilmesine sitem koyanlar.

Artık bana da amca dendiğine ve benim de dizlerim ağrıdığına göre, ben de yaşlanmışım arkadaş.

Uzman Klinik Psikolog Mert Arslan: Vajinismusun Psikodinamik Şifresi

İSTANBUL – Toplumda binlerce kadını ve çifti etkileyen ancak bir “tabu” olarak sessizliğe gömülen vajinismus, çoğu zaman sadece fiziksel bir engel olarak görülüyor. Uzman Klinik Psikolog Mert Arslan, vajinismusun aslında bedenin bilinçdışı bir savunma mekanizması olduğunu belirterek, çözümün sadece fiziksel egzersizlerde değil, zihinsel kilitlerin açılmasında yattığını vurguluyor.

“Vajinismus Bedenin Kelimelerle İfade Edemediği Bir Korkudur”

Üsküdar Üniversitesi’ndeki klinik eğitimlerinin ardından Berlin Psikanaliz Enstitüsü bünyesinde çalışmalarına devam eden Uzman Klinik Psikolog Mert Arslan, vajinismusu anatomik bir refleksten ziyade psikolojik bir “duvar” olarak tanımlıyor. Arslan, konuya dair şu değerlendirmelerde bulunuyor: Vajinismus, zihnimizin kelimelerle ifade edemediği ağır korkuları (istila edilme, kontrolü kaybetme gibi) bedenin kasılarak anlatmaya çalışmasıdır. Ortada fiziksel bir engelden çok, kadının bedensel sınırlarını korumaya yönelik inşa ettiği bilinçdışı bir savunma duvarı vardır.”

“İyi Kız Sendromu” ve Çocukluk Travmalarının Etkisi

Röportajında vajinismusun kökenlerine değinen Arslan, özellikle otoriter aile yapılarında büyüyen kadınlarda görülen **”İyi Kız Sendromu”**na dikkat çekiyor. Çocuklukta sınırları ihlal edilen veya aşırı itaatkar yetiştirilen bireylerde cinselliğin, bir haz alanından ziyade bir “istila” olarak algılanabildiğini belirtiyor.

Sadece Kadının Değil, Çiftin Ortak Meselesi

Vajinismusun hiçbir zaman tek taraflı bir sorun olmadığını ifade eden Mert Arslan, partner ilişkisindeki “bilinçdışı eşleşme” kavramını şu sözlerle açıklıyor: “Vajinismuslu kadınlar genellikle çatışmadan kaçınan, pasif partnerleri seçebilirler. Bu durum, kadının görünmez kalkanını farkında olmadan meşrulaştırır. Dolayısıyla bu, ‘senin sorunun’ değil, ‘bizim meselemiz’ olarak ele alınması gereken bir süreçtir.”

Mekanik Egzersizler Kalıcı Çözüm Mü?

Toplumda yaygın olan “aparat veya parmak egzersizi” gibi yöntemlerin sadece semptomu esnettiğini, ancak kökteki zihinsel blokajı kaldırmadığını savunan Arslan, psikodinamik terapinin önemini vurguluyor: “Gerçek iyileşme, kadının bedeni üzerindeki özerkliğini yeniden kazanması ve bastırılmış duygularıyla yüzleşmesiyle mümkündür. Anlaşılan şey çözülür.”

Uzman Klinik Psikolog Mert Arslan Hakkında: Üsküdar Üniversitesi Psikoloji (İngilizce) mezunudur. Klinik Psikoloji ve Bağımlılık Danışmanlığı alanlarında yüksek lisans yapmıştır. Berlin Psychoanalytic Institute ve EuroPsy bünyesinde süpervizyon süreçlerine devam eden Kadıköy psikolog Mert Arslan ofisinde bireysel psikodinamik ve psikanalitik yönelimli psikoterapi çalışmaları yürütmektedir.

NE İDİK NE OLACAĞIZ

Sevgili atamız Mevlana, bir dizesinde şöyle diyor:
Taş olarak ölmüştüm, bitki oldum,
Bitki olarak öldüm ve hayvan oldum.
Hayvan olarak öldüm, o zaman insan oldum.
Öyleyse ölümden korkmak niye?
Hiçbir sefer kötüye dönüştüğüm,
Ya da alçaldığım oldu mu?..
Bir gün insan olarak ölüp, ışıktan bir yaratık,
Rüyaların meleği olacağım.
Ve yolum devam edecek.
Allah’tan başka herşey kaybolacak,
Hiç kimsenin görüp duymadığı bir şey olacağım.
Yıldızların üstünde bir yıldız olup,

Doğum ve ölüm üzerinde parlayacağım.

Mevlana
Böylesine bir açıklama, beyin işi olamaz, besbelliki beyne ilham edilmiş bir ilahi sırrın açıklanmasıdır bu!..
İnsanlar bu sır hakkında yeterince düşündüler mi, yoksa, okunup geçildi mi?..
Sevgili, İLHAMLI Mevlana atamız, bu dizgesinde belli ki, RUHSAL BEDENLENMENİN SERÜVENİNİ AÇIKLIYOR.
Bu kanıya nerden mi vardım?..
Tabi ki, Kuran’ı Kerim ayetlerinden ve yine sevgili İLHAMLI atalarımız, Mevlana ve Yunus Emre’nin dizelerinden, bu kanıya vardım.
Kuran. Sure 32/Ayet 5: İşini gökten yere düzenler. Sonra sizin saydığınız yıllardan bin yıl kadar süren bir günde O’na çıkar.
32/7: O’dur ki, her şeyin yaratılışını güzel yaptı ve insanı yaratmaya çamurdan başladı. 32/9: Sonra onu düzeltti, ona kendi ruhundan üfledi. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller yarattı.

Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Sevgili Yunus, Emre atamızın bir beyitinden:
Ten fanidir, can ölmez.
Ölen hayvan imiş, aşıklar ölmez.—— (Aşık:)

Allah aşkı ile pozitifte yaşayan.

Daha da açıklayıcı ifade edersek:   

FİZİK GEÇİCİDİR, RUH ÖLMEZ;
ÖLEN HAYVAN OLUR, ALLAH AŞKIYLA DAVRANAN ÖLMEZ.
Ölen, insan boyutundan aşağı, tekrar hayvan olup da, ruhlanır mı acaba?..
Sınıfta kalıp, tekrar aynı sınıfta eğitim için!.. olabilir mi, bilemem…
(MEVLAN—–Yunus Emre)

Kaleiçi asfaltla buluştu!

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi’nin, altyapı çalışmalarını tamamladığı Kaleiçi bölgesinde asfaltlama çalışmaları Darül Hadis Caddesi’nde başladı.

Kentte, belediyenin kayıp-kaçak oranını azaltmak adına altyapıya başladığı Kaleiçi semtinde, çalışmalarda sona gelindi. Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın geçen hafta, Darül Hadis Caddesi’nden başlayarak, bölgedeki ana arterleri asfaltlamaya başlayacaklarını açıklamasının ardından, çalışmalar haftanın ilk günüyle birlikte start aldı. Ekipler, Darül Hadis Caddesi’nde asfalt serimine başlarken, Belediye Başkanı Gencan da, çalışmaları yerinde inceledi.

‘BİR AN ÖNCE BİTİRİP HİZMETE SUNMAK İSTİYORUZ’

Gencan, hava koşulları müsaade ettiği müddetçe çalışmaların hızla devam edeceğini söyleyerek, “En önemlisi bizim için hava koşulları, hava koşulları bize müsaade ettiği müddetçe çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Burada dört sorunlu bölgemiz var. Öncelikle Darül Hadis Caddesi ve diğer yerler. Bu sorunlu alanlarımızı düzelteceğiz. Diğer taraftan yaklaşık 1 ay sonra buradaki asfaltlama çalışmaları bittikten sonra da kaldırımlarla ilgili çalışmaları başlatacağız. Bir taraftan Hilly kavşağındaki düzenlemelerimizden sonra refüj çalışmalarını başlattılar. Şehrin birçok noktasında farklı farklı alanlarda çalışmalarımızı yürütüyoruz ama öncelikli olarak altyapısını tamamladığımız bu alanlarda üst yapıyı tamamlayıp bir an önce hem hemşerilerimizin hizmetine sunmak istiyoruz” dedi. 

‘MİSAFİRLERİMİZİ EN İYİ ŞEKİLDE KARŞILAMAK İSTİYORUZ’

Mayıs ayıyla birlikte Kakava ve Hıdrellez kutlamaları, ardından başlayacak Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ni işaret eden Gencan, “Bir taraftan da şehrimiz için önemli etkinliklerin yaklaştığı takvimdeyiz. Biliyorsunuz Hıdrellez ve Kakava, hemen akabinde tabii ki en büyük organizasyonumuz, Kırkpınar organizasyonumuz var. Bu süreçlerde de şehrimizde en iyi şekilde misafirlerimizi karşılamak açısından da çalışmalarımızı devam ettiriyoruz” diye konuştu.

‘HAFTASONU YOĞUN ŞİKAYET ALDIK’

Kentte, geçtiğimiz Cuma günü itibariyle Tunca ve Meriç Köprüleri’ndeki trafiğin tek yöne düşürülmesini de yorumlayan Gencan, “İl Trafik Komisyonu’nun olmuş olduğu bir karar. Hafta sonu uygulamasına başlandı ama tabii biliyorsunuz Pazar günü özel bir gündü. Bir program olmasına nedeniyle sayın bakanımız Edirne’ye misafir oldular. Dolayısıyla orada ekstra bir yoğunluk söz konusu oldu ama bugün hem Edirne Belediyesi, olarak hem de valilik nezdinde tekrar bu konunun görüşülmesi için toplantılar yapıldı. Süreçle ilgili biz de arkadaşlarımızla oturup tam değerlendiremedik ama hafta sonu yoğun bir şekilde hemşehrilerimizin şikayeti oldu. Tekrar bir bakacağız. Bu hafta sonunu kıstas alırsak özel bir durum söz konusuydu açıkçası. Ama iyileştirmeye yönelik daha neler yapılabilir? Bunu hep birlikte komisyonumuzla hem de belediye olarak arkadaşlarımızla bir değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.

Edirne Belediyesi’nden 3 günlük 23 Nisan kutlaması

Edirne Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bu yıl tiyatrodan atölyelere, konserden sahne gösterilerine uzanan üç günlük etkinlik programıyla kutlayacak.

Kutlamalar, 21 Nisan Salı günü Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı Büyük Salon’da sahnelenecek “Alis’in Harikalar Diyarı Macerası” adlı çocuk oyunu ile başlayacak. Saat 11.00 ve 14.00’te iki seans halinde sahnelenecek oyun, minik izleyicilerle buluşacak.

22 NİSAN’DA ATÖLYELER VE SERGİLER

22 Nisan Çarşamba günü saat 15.00’te Konak Edirne’de düzenlenecek etkinliklerde çocuklar; tuval parmak baskı, Atatürk büstü boyama, el baskısı ve yüz boyama atölyelerine katılabilecek. Gün boyunca sürecek etkinliklerle bayram coşkusu çocuklarla buluşacak.

Aynı gün saat 18.30’da Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı’nda “Benim Dünyam” sergisinin açılışı yapılacak. Saat 19.30’da ise Edirne Belediyesi Konservatuvarı öğrencileri ve eğitmenlerinin sahne alacağı 23 Nisan konseri gerçekleştirilecek.

23 NİSAN’DA ÇOCUK MÜZESİ’NDE ŞENLİK

23 Nisan Perşembe günü kutlamaların merkezi Edirne Belediyesi Hasan Ali Yücel Çocuk Müzesi olacak. Saat 13.00-16.00 arasında gerçekleştirilecek program kapsamında sergi açılışı, şiir dinletileri, oratoryo ve dans gösterileri ile sahne performansları yer alacak. Program, çocuklara yönelik atölye çalışmaları ve çeşitli etkinliklerle gün boyunca devam edecek.

BAŞKAN GENCAN’DAN DAVET
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, 23 Nisan’ın çocuklar için taşıdığı anlamın altını çizerek tüm çocukları ve ailelerini etkinliklere davet etti. Gencan, “23 Nisan, çocuklarımızın neşesiyle anlam kazanan çok özel bir gün. Tüm çocuklarımızı ve ailelerimizi bu coşkuyu birlikte yaşamaya davet ediyorum” dedi.

Balkan Pazarı’nda geri sayım!

Olgay GÜLER

Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez, Balkan Pazarı’nda son hazırlıkların yapıldığını, açılışı 24 Nisan Cuma gününe yetiştirmeyi planladıklarını belirtti.

Belediyenin, faaliyetlerine son verdiği Ulus Pazarı’nın yerine, kendi bünyesindeki Ergene A.Ş.’nin işleteceği Balkan Pazarı’nda, Cuma günü açılış için gün sayılıyor. Pazarda, son hazırlıkların yapıldığını söyleyen Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkez, 6’şar metreden oluşacak tezgahlarda, yerlerin kura usulüyle belirleneceğini belirterek, Cuma gününe yetiştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

‘HEDEFİMİZ CUMA GÜNÜ START VERMEK’

Pazarın Ergene AŞ bünyesinde, yönetmeliğe uygun şekilde işletileceğini söyleyen Çerkez, “Yerlerin numaralandırmasını yapacağız yer tahsisleri için. Odalara gerekli çağrıları yaptık. Odalardan belediyemize listeler geldi. Kura usulüyle pazar yerlerini belirleyeceğiz. Tabii bu alanda fuar vardı. Fuar geç bittiği için hazırlıklar bugüne kaldı. Cuma gününe yetiştirmeyi planlıyoruz. Bir aksilik olursa da zaten duyurusunu yapacağız. Ama hedefimiz bu cuma günü Balkan Pazarı’nın startını vermek” dedi. 

‘UFAK TEFEK EKSİKLERİMİZ VAR’

Pazar yerinde her tezgahın 6’şar metre olacağını dile getiren Çerkez, “Pazar yerlerinde her tezgah 6’şar metre olacak ve numaralandırma işi yapılacak. Ona göre tahsisleri yapılacak. Bugün bu numaralandırma işlemi yapılacak. Yine tamirat, tadilat işleri son noktaya geldi. Tuvaletler, mescitler yenilendi. Kırık dökük olan yerler tamir edildi. Yine boya badanası yapıldı pazar yerinin. Ufak tefek eksiklerimiz var. Onları bu hafta giderip cuma günü açmayı planlıyoruz. Dediğim gibi cuma gününe yetişmezse, eğer bir aksilik olursa duyurusunu zaten yapacağız” diye konuştu.

Türkiye’de en çok oy DPS’ye

Bulgaristan’da geçtiğimiz Pazar günü yapılan 5 yıldaki 8. genel seçimde yurt dışında “İlerici Bulgaristan”, Türkiye’de ise soydaşların siyasal temsili açısından en önemli oluşumlardan biri olan “DPS” en çok oy alan parti oldu.

BNR’nin haberine göre, İlerici Bulgaristan, yurt dışında oy hakkını kullanan Bulgaristan seçmenlerin tercihinde ilk sırada yer aldı. Oyların yüzde 98,8’ini sayan Merkez Seçim Komisyonu’nun verilerine göre Rumen Radev liderliğindeki oluşum 69 903 oyla, yani 38,15 destek aldı. Haber şöyle:

“İkinci sırada 41 354 oy ile, yani yüzde 22,57 destek ile PP-DB yer alırken, üçüncü sırayı 15 855 oy veya yüzde 8,65 ile DPS aldı.

GERB, 8459 seçmenin oyunu alarak yüzde 4,3 oy ile 6. sırada yer alıyor. Önünde 10 508 oy, yani yüzde 5,7 oranında destek alan“Veliçie” ve 9583 oy, yani yüzde 5,2 oranında oy alan “Vızrajdane” yer alıyor.

Avrupa Birliği dışındaki sandık sayısına getirilen sınırlamalara rağmen, yurt dışında oy kullanan seçmen sayısının Ekim 2024’teki önceki parlamento seçimlerine kıyasla önemli ölçüde arttığı görülüyor. Söz konusu seçimde yaklaşık 143 000 kişi oy kullanmıştı.

Mevcut verilere göre DPS, APS ile Türkiye’deki seçmenler için yürütülen yarışta açık ara önde görünüyor. Sayılan oyların yüzde 90,67’si dikkate alınarak, Türkiye’de oy kullananların yüzde 48,95’ini oluşturan 10 434 kişi DPS’ye oy verirken, Ahmed Doğan’ın koalisyonu ise 4 817 oy yani 22,60 destek aldı. Önceki, Ekim 2024 seçimlerde Türkiye’de tartışmasız birinci olan APS bu kez geride kalmış görünüyor. Rumen Radev liderliğindeki “İlerici Bulgaristan”4 165 oy veya yüzde19,54 destek alarak dikkat çekici bir sonuç elde etti. PP-DB ise 681 oyla yüzde 3,19 seviyesinde kaldı.

Sandık sayısına getirilen sınırlamalar nedeniyle DPS ve APS’nin oylarının, 2024 seçimlerine kıyasla belirgin şekilde düştüğü görülürken, söz konusu seçimde Doğan’ı destekleyenlerin sayısı 29 573 kişi olurken, Peevski’yi 12 937 seçmen desteklemişti.”

Olimpik Havuz’da yüzücü ordusu!

Yıldız, Genç ve Açık Yaş Uzun Kulvar Millî Takım Seçme Müsabakaları, Edirne Olimpik Yüzme Havuzu’nda 17–19 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen yarışların ardından sona erdi.

42 ilden 176 kulübün katıldığı organizasyonda; 373 kadın ve 564 erkek olmak üzere toplam 937 sporcu mücadele etti. Şampiyona kapsamında toplam 3.541 yarış gerçekleştirilirken, sporcular millî takım kadrosuna girebilmek için kulaç attı.

Müsabakaların son gününde de önemli dereceler elde edildi ve toplamda 3 yeni Türkiye rekoru daha kırıldı.

Arel Gültekin (ENKA Spor Kulübü), 100 metre kelebek erkeklerde 53.17’lik derecesiyle 16 yaş Türkiye rekorunu kırdı.

Kuzey Set (Galatasaray), 400 metre karışık erkeklerde 4:28.76’lık derecesiyle 15 yaş Türkiye rekorunun sahibi oldu.

Mete Boylu (Galatasaray) ise 200 metre serbest erkeklerde 1:46.53’lük derecesiyle 18 ve 19 yaş Türkiye rekorunu kırdı.

Edirne Gençik ve Spor İl Müdürlüğü konuya ilişkin paylaşımında, “Organizasyonda mücadele eden tüm sporcuları tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz” ifadelerine yer verdi..