Baba – oğul aynı okulda

Değiştir

İsmail DEMİRAY

Lalapaşa Belediyesi’nde çalışan baba Nazım Zobar ve oğlu Mustafa Zobar Trakya Üniversitesi’nde farklı alanlarda eğitim görüyor.

Trakya Üniversitesi’nde arkeoloji bölümünde dördüncü sınıfta öğrenimini sürdüren oğul Mustafa Zobar öğrenciliğinin yanında babasıyla aynı okulda arkadaş olarak da buluşup zaman geçirip sohbet ediyor.

Lalapaşa Belediyesi’nde çalışan Nazım Zobar oğlu Mustafa Zobar’da aynı okulda öğrenim görmeye başladıktan bir yıl sonra üniversite sınavlarına girerek başarılı olup Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’ne ikinci öğretimine kayıt yaptırdı.

Baba oğul aynı okulda okumalarına karşın oğul Mustafa Zobar’ın gündüz, baba Nazım Zobar’ın gece öğrenim görmesi nedeniyle sınavlarda karşılaşarak sohbet etmelerinin yanında okulda sık sık bir araya geliyor.

SEVEREK ÖĞRENİM GÖRÜYORUZ

Nazım Zobar yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

 “Oğlumla aynı üniversite de birlik öğrenim görmek benim için gurur verici bir şey. Oğlum sevdiği bölüm olan Arkeoloji bölümünde eğitimine başladıktan sonra ben de de üniversiteli olmak isteği oluşmaya başladı. Kendim de Lalapaşa Belediyesi çalışanı olmama karşın  hazırlanarak bir yıl sonra sınavlara girdim ve ilgi alanım olan Tarih Bölümü’ne kayıt yaptırdım.

Oğlum gibi ben de severek devam ediyorum derslerime. Bugüne kadar ikimiz de dönem kaybı yaşamadan geldik. Tek temennimiz dönem kaybetmeden mezun olmak.”

‘Akaryakıttaki vergi yükü azaltılmalı’

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık raporda ““Türkiye’de Karayolu Taşımacılığı Sektörünün Yapısal Sorunları ve Politika Önerileri” konusu ele alındı.

Söz konusu raporda; artan maliyetler, haksız rekabet, mevzuatın dağınık yapısı ve çalışma koşullarındaki yetersizliklerin sektör üzerindeki etkileri kapsamlı şekilde değerlendirilirken, sorunların yalnızca taşımacılık sektörünü değil, üretim maliyetleri ve fiyatlar üzerinden tüm ekonomiyi ve toplumu etkilediği ortaya konuldu.

Rapora ilaveten “Akaryakıt vergi yükü hafifletilmeden sektör nefes alamaz”  başlığı altında yapılan yazılı açıklamada ise şunlara yer verildi:

“Türkiye’de karayolu taşımacılığı sektörü, üretimin, ticaretin ve tedarik zincirinin temel taşıdır. Milyonlarca kişiye istihdam sağlayan bu sektör, ülke ekonomisinin sürekliliği açısından hayati bir rol üstlenmektedir. Ancak bugün sektör, artan maliyetler, düzensiz piyasa yapısı ve ağır çalışma koşulları nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıyadır.

Sektörde en büyük maliyet kalemi olan akaryakıt fiyatlarındaki artış, taşımacıların kârlılığını ciddi şekilde düşürmektedir. Bunun yanında bakım, sigorta, finansman, köprü ve otoyol ücretleri gibi giderler nakliye ücretlerinin büyük bölümünü oluşturmaktadır. Bu şartlar altında esnafın ayakta kalması ve yatırım yapması giderek imkânsız hale gelmektedir.

Sektöre girişte herhangi bir eğitim ya da yeterlilik şartının bulunmaması, plansız büyümeye ve kalite kaybına yol açmaktadır. Ayrıca bir K belgesi ile sınırsız sayıda aracın çalıştırılabilmesi, haksız rekabeti artırmakta ve küçük esnafı zor durumda bırakmaktadır. Bu nedenle K belgesi sisteminin yeniden düzenlenmesi ve daha adil bir yapının kurulması gerekmektedir.

Öte yandan, piyasada büyük firmaların ağırlığı artarken küçük esnaf giderek güç kaybetmektedir. Komisyonculuk faaliyetleri de sektörde dengesizlik oluşturmaktadır.

Kooperatiflerin desteklenmesi, iş birliğinin artırılması ve haksız rekabetin önlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Sektörün bir diğer önemli sorunu ise çok başlı yönetim yapısıdır. Farklı bakanlıkların aldığı

kararlar, taşımacılara yeni maliyetler ve yükümlülükler olarak yansımakta, bu durum sektörde

karmaşa ve öngörülemezlik oluşturmaktadır.

Ayrıca şoförlerin çalışma ve dinlenme koşulları yetersizdir. Otoyol ve sanayi alanlarında temel ihtiyaçların karşılanamaması, hem çalışan sağlığını hem de trafik güvenliğini olumsuz  etkilemektedir. Sektörden Avrupa standartlarında hizmet beklenirken, sunulan çalışma koşulları bu seviyenin oldukça gerisindedir.

Karayolu taşımacılığı sektöründe yaşanan bu sorunlar yalnızca sektörle sınırlı değildir.

Artan maliyetler, üretimden tüketime kadar tüm ekonomiye yansımakta ve toplumsal bir etki oluşturmaktadır.

Bu nedenle;

Akaryakıt üzerindeki vergi yükü azaltılmalı,

K belgesi sistemi yeniden düzenlenmeli ve haksız rekabet önlenmeli,

Kooperatifler güçlendirilerek piyasa dengesi sağlanmalı,

Mevzuat sadeleştirilmeli ve tek merkezli bir yapı oluşturulmalı,

Şoförlerin çalışma ve yaşam koşulları iyileştirilmelidir.”

Doğa tutkusuna ‘fotokapanlı’ farkındalık

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde yaşayan Emirhan Şenyürek (30), boş zamanlarında bölgedeki ormanlara kurduğu fotokapanla, hem yaban hayatını kayıt altına alıyor, gem de doğal mirasın korunmasına yardımcı oluyor.

Uzunköprü Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde görevli Emirhan Şenyürek, 2 yıl önce sahiplendiği ‘Nova’ ismini verdiği köpeğiyle doğa yürüyüşlerine başladı. Köpeğiyle yaptığı yürüyüşler sırasında yaban hayvanları gören Şenyürek, daha yakından takip etmek için 6 ay önce fotokapanlar alıp, Edirne merkez, Uzunköprü, Keşan ve Enez ilçesinde ormanlık alanlara kurmaya başladı. Kurduğu fotokapanlarla, çakal, kızıl tilki, yaban tavşanları, orman fareleri ile kara leyleğin de olduğu yaban hayvanlarının görüntülerini yakalayan Şenyürek, bunu hobi haline getirdi.

‘SİZ GELMEDEN UZAKLAŞIRLAR’

Doğayı çok sevdiği için 10 yıldır doğa kampları ve yürüyüşler yaptığını dile getiren Şenyürek, “Doğada bir yaban canlısıyla karşılaşma ihtimaliniz çok düşük. Onlar siz daha gelmek üzereyken sesinizi ve kokunuzu çok uzaktan alıp sizden uzaklaşırlar. Göz göze gelme ihtimaliniz bile çok düşüktür; onlar sizi görürler, duyarlar ama siz onları çoğu zaman göremezsiniz. Ben de onları görmek istediğim için buna başladım” dedi.

‘DUYUM ALDIĞIM BÖLGELERE YOĞUNLAŞTIM’

Hobisini geliştirip, ormanın daha derinliklerine kapanlar kurduğunu belirten Şenyürek,  “Bugüne kadar fotokapanıma çakal, kızıl tilki, yaban tavşanları, orman fareleri ve çok ilginç bir görüntü olan kara leylek yakalandı. Şimdi hedefim kurtlar ve domuzlar. Ormanın daha da derinliklerine girmeye başladım. Onların geldiğine dair duyum aldığım bölgelere yoğunlaştım. Yakın zamanda onları da daha yakından gözlemleyeceğimi düşünüyorum” diye konuştu.

‘DOĞADA YAŞAYAN HER CANLI BİZİM DEĞERİMİZ’

‘Emir ve Nova’ ismini verdiği Youtube kanalı ve sosyal medya hesabından, görüntüleri paylaşarak farkındalık oluşturmayı amaçlayan Şenyürek, “Amacım sadece bu hayvanların ormanlarda yaşadığının görülmesi ve yaban hayatına zarar verilmemesini sağlamak. Çünkü doğada yaşayan her canlı bizim bir değerimiz. Doğal hayatın devamını sağlamak hepimizin görevi. Bu yüzden hem bu bilinçle hareket ediyorum hem de bunu bir hobi haline dönüştürdüm. Şehir gürültüsünden ziyade kırsala çıktığınızda zihnin kalabalığından kurtuluyorsunuz. Günlük hayatın stresinden uzaklaşmak için çok iyi bir yöntem. Özellikle Edirne’miz genelinde çok güzel doğal alanlar var, buraların değerinin bilinmesini istiyorum” şeklinde konuştu.

Çocuk nüfus oranı en düşük 2. il Edirne

Türkiye İstatistik Kurumu’nca “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” çerçevesinde çocuk nüfusa özel olarak hazırlanan basın bülteninde Edirne yüzde 16,9 ile Tunceli’den sonra çocuk nüfus oranı en düşük ikinci il oldu.

TÜİK tarafından yapılan açıklamada, kurumun 2012 yılından itibaren özel günlerde günün önemine atfen haber bülteni yayımlamaya başladığı anımsatılarak şunlara yer verildi:

“Türkiye nüfusunun %24,8’ini çocuk nüfus oluşturdu.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken bunun 21 milyon 375 bin 930’unu çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun %51,3’ünü erkek çocuklar, %48,7’sini kız çocuklar oluşturdu. Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun %48,5’ini oluştururken bu oran 1990 yılında %41,8 ve 2025 yılında %24,8 oldu.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında %22,1, 2040 yılında %17,9, 2060 yılında %16,9, 2080 yılında %15,2 ve 2100 yılında %14,5 olacağı öngörüldü.

Türkiye’nin çocuk nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olduğu görüldü.

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında çocuk nüfus oranının AB ortalaması %17,6 oldu. AB üye ülkeleri içinde en fazla çocuk nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla, %22,7 ile İrlanda, %20,4 ile Fransa ile İsveç olduğu görüldü. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla, %14,5 ile Malta, %14,9 ile İtalya, %15,5 ile Portekiz oldu. Türkiye’nin çocuk nüfus oranının %24,8 ile AB üye ülkelerinden daha yüksek olduğu görüldü.

Edirne %16,9 ile çocuk nüfus oranı en düşük ikinci il oldu.

Çocuk nüfus (0-17 yaş grubu) 2025 yılında ülkemizde 26 milyon 977 bin 795kişi olup çocuk nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %24,8 oldu. Edirne ilinde ise çocuk nüfus 71 bin 601 kişi olup, çocuk nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %16,9 olmuştur. ADNKS sonuçlarına göre illerin toplam nüfusları içindeki çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, %43,3 ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa ilini %39,2 ile Şırnak, %36,7 ile Mardin ve %36,6 Ağrı izledi. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu il, %15,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini %16,9 ile Edirne ve %17,7 ile Kırklareli izledi.

Memur-Sen’den “Cevap ve Düzeltme Metni”

Hudut Gazetesi’nde 31.03.2026 tarihinde yayımlanan “Memur-Sen Başkanı’na Sert Tepki!” başlıklı haberde yer alan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar’ın ifadelerine yönelik Memur Sendikaları Konfederasyonu’nca (Memur-Sen) tarafımıza gönderilen “Cevap ve Düzeltme Metni” şöyle:

CEVAP VE DÜZELTME METNİ

“Tekzibe konu haber içeriklerinde kullanılan;

“Memur-Sen Başkanı’na sert tepki! Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, konfederasyon olarak, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarını ibretle takip ettiklerini belirterek, “Cumhuriyeti hedef alan her türlü söylemin karşısında durmaya, kamu emekçilerinin onurlu mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi… S.2’de Birleşik Kamu-İş’ten Memur-Sen Başkanı’na sert tepki! Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, konfederasyon olarak, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarımı ibretle takip ettiklerini belirterek, “Cumhuriyeti hedef alan her türlü söylemin karşısında durmaya, kamu emekçilerinin onurlu mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi…. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Edirne İl Başkanı Nedim Zobar, konfederasyon olarak, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarını ibretle takip ettiklerini belirterek, “Cumhuriyet’i hedef alan her türlü söylemin karşısında durmaya, kamu emekçilerinin onurlu mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İl Başkanı Zobar, yaptığı yazılı açıklamada, “Bu cumhuriyetin hangi koşullarda, nasıl bir yokluk ve yoksulluk içinde, emperyalizme karşı verilmiş destansı bir mücadeleyle kurulduğunu bilerek çarpıtıyorsunuz. Bu ülke, Sevr’i dayatanların parçalamak istediği bir coğrafyadan, halkın kendi iradesiyle ayağa kalkarak var edilmiştir. Bugün Cumhuriyet’e “narkoz” diyen bir anlayış, bilinçli şekilde o gün bu millete Sevr’i reva görenlerle aynı zihinsel çizgiye düşmektedir. Bu duruş ne sendikacılıkla ne de kamu emekçisinin hakkını savunmakla bağdaşır” diyerek şunları kaydetti: “Kamu emekçilerinin haklarını savunmakla yükümlü bir Edirne İl Başkanı Nedim Zobar konfederasyonun başında bulunan bir kişinin, toplumu ayrıştıran, kutuplaştıran ifadeler kullanması kabul edilemez. Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor’ şeklindeki sözler, Cumhuriyetimizin kuruluşunu ve onun aydınlanmacı değerlerini hedef almakta; Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesini yok saymaktadır. Bu ifadeler, sadece tarih bilincinden uzak değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in temel kazanımlarına açık bir saldırıdır. Türkiye Cumhuriyeti, bir ‘narkoz’ dönemi değil; aksine bağımsızlığın, laikliğin, çağdaşlaşmanın ve halk egemenliğinin tesis edildiği bir aydınlanma devrimidir. Bu gerçeği çarpıtanlar, ya tarih bilmemekte ya da bilinçli bir şekilde Cumhuriyet değerlerini hedef almaktadır. Sendikacılık; iktidara yakınlık yarışına girmek, toplumu ayrıştırmak ya da ideolojik dayatmalar yapmak değildir. Sendikacılık; emeğin hakkını savunmak, tüm kamu çalışanlarını ayrım gözetmeksizin temsil etmek ve demokratik değerleri korumaktır. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak altını çiziyoruz: Türkiye’nin ihtiyacı olan şey; Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkan, toplumsal birliği güçlendiren ve emek mücadelesini büyüten bir anlayıştır. Bizler, Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında, laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz. Cumhuriyet’i hedef alan her türlü söylemin karşısında durmaya, kamu emekçilerinin onurlu mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” şeklindeki asılsız ve dayanaksız ifadelerle kamuoyu nezdinde apaçık müvekkillerin saygınlık ve itibarlarına kastedilmiş; kamu görevlileri ve tüm kamuoyunu kasten ve kötü niyetli olarak yanlış bilgilendirmek ve açıkça tahrik etmek suretiyle müvekkillerin hedef gösterilmesine sebep olunmuş; söz konusu asılsız haberlerin kamuoyunda çok fazla etkileşim almasıyla Müvekkillerin itibarının sarsılmasına, Memur-Sen’e ve Genel Başkan sıfatını taşıyan Ali Yalçın’a yönelik itibar suikastina, kamuoyu nezdinde karalamaya, kişilik haklarında zarar oluşmasına tevessül edilmiştir.

Müvekkilin, Memur-Sen 9. Türkiye Buluşması’nda kullandığı ifadeler; Vatanımızın bölünmezliğini, Milletimizin birliğini ve Ülkenin dirliğini kırmızı çizgisi kabul eden Konfederasyonumuzun, kurucu değerlere, Cumhuriyete veya Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik bir eleştirisi değil; tam aksine Ülkemizin gelişimini sekteye uğratan karanlık dönemlere yönelik bir hakikat ifşasıdır.

Söz konusu “narkoz” kelimesi ile kastedilen; 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat gibi darbelerle millet iradesinin engellendiği, kitlelerin uyuşturulduğu karanlık süreçlerdir. Bugün Türkiye’nin darbe döngüsünden çıkarılması ve savunma sanayiinde çağ atlayarak bağımsız politikalar üretmesi, açıkça bu narkozdan çıkıştır. İdeolojik saplantılarla ve istismar siyasetiyle hareket edenlerin, bu ifadeleri Atatürkçülük ve Cumhuriyet düşmanlığı gibi sunması olsa olsa akıl tutulmasıdır. Öte yandan, Müvekkilin malvarlığına yönelik asılsız ve kötü niyetli ifadeler gerçek dışı ve dayanaksızdır.

Doğruluk, dürüstlük ve etik ilkelere aykırı biçimde, gerçek dışı ithamlar barındıran bu haberleri interaktif mecralarda yayınlayanlar, Türk Patent Enstitüsü Markalar Daire Başkanlığı’nın K/02647 numarasıyla korunan marka statüsüne sahip olan Memur-Sen’e ve Genel Başkanına yönelik kamuoyunu kasten yanlış bilgilendirmek suretiyle haklarında karalama amaçlı, itibarlarını zedeleme kasıtlı ithamlarda bulunmuşlardır.

Haksız ve gerçek dışı haber açıkça kamuoyunun kasten yanlış bilgilendirilerek müvekkile yönelik itibar suikastı yapma maksatlıdır. Bu karalama kampanyasının kamu görevlileri sendikaları ve konfederasyonlarının üye sayılarının tespit edileceği döneme ve kamu görevlileri ile emeklilerin mali, sosyal ve özlük haklarına ilişkin yapılacak Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısı öncesi, dikkatlerin Memur-Sen üzerinde toplandığı kritik bir sürece denk getirilmesini kasıtlı bir saldırı, kötü niyetli bir çaba olarak görüyoruz.

Memur-Sen, 1 milyon 78 bin üyesiyle, suni fay hatlarından beslenenlerin karşısında Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek teminatıdır ve öyle olmaya devam edecektir. Tamamen soyut ve mesnetsiz ithamlarla, müvekkillerin şeref ve itibarına kast edilmesini sağlama amaçlı haberlerin yayıncılık etiğiyle ve basın özgürlüğüyle bağdaşmayacağını kamuoyuna saygıyla duyururuz.

İşbu Cevap ve Düzeltme Metninin tarafınıza tebliğinden itibaren, hiçbir düzeltme ve ekleme yapılmaksızın, tekzibe konu haberlerin yayınlandığı tüm mecralarınızda, aynı sütunda, aynı puntolarla 3 (üç) gün içinde tavzihen yayınlanmasını, sosyal medya hesaplarınızda aynı içerikte yayınların varlığı hâlinde bahse konu yazıların kaldırılmasını, ayrıca hem imtiyaz sahibine, hem tüzel kişi temsilcisine, hem sorumlu yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmenine karşı maddi manevi tazminat haklarımızı saklı tuttuğumuzu, ilgililer hakkında ceza yargılamasına başvuracağımızın bilinmesini ihtaren bildiririz.13.04.2026”

İHTAR EDENLER VEKİLİ

Av. Ahmet GÜNENÇ

Aramızdan ayrılanlar

AYTÜL KÖSELERDEN VEFAT ETTİ
Tanınmış kasap esnaflarından Pınar Kasap’ın sahibi Erdinç Köselerden ve merhum Nevin Köselerden’in kızları, Arda, Betül, Onur ve Uğur Köselerden’in ablaları, Ardahan ve Asya Köselerden’in halaları Aytül Köselerden 53 yaşında vefat etti. Merhume; dün Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.
ŞIH AHMET UYAR VEFAT ETTİ
Merhum Mustafa Uyar ve merhume Latife Uyar’ın oğulları, merhume Güler Uyar’ın eşi, Şıh Ahmet Uyar 79 yaşında vefat etti. Merhum; dün öğle namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
ÖĞRETMEN HAYRÜNÜSA ARİFOĞLU VEFAT ETTİ
Kırklareli’nin Babaeski ilçesi eski esnaflarından merhum Hasan ve merhume Fethiye Ekici’nin kızları, merhum Tarık Arifoğlu’nun eşi, merhum Hüseyin Ekici ve Gacal Mehmet Ekici’nin kardeşleri, Suat Ekici, Çiğdem Cin ve Kıvanç Ekici’nin halaları Emekli Öğretmen Hayrünüsa Arifoğlu 96 yaşında vefat etti. Merhume; dün Babaeski Büyük Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Babaeski Eski Mezarlık’ta toprağa verildi.

TKBL’de sıra playoff’ta

Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde (TKBL) 2025-2026 sezonu sona ererken, Samsun ekibi Zorlu Koleji şampiyonluğa ulaştı.

Edirne DSİ’nin İstanbul Gençlik Spor’a deplasmanda 108-74 yenildiği sezonun son haftasının ardından playoff çeyrek final eşleşmeleri belli oldu

Ligde normal sezonu 2 ve 9. sıralar arasında tamamlayan takımlar playoff oynamaya hak kazandı. Eşleşmelerde iki maç kazanan ekipler yarı finale yükselecek.

 Halkbank TKBL’de playoff çeyrek final eşleşmeleri şu şekilde oluştu:

Turgutlu Belediyespor – Yalova VİP

İstanbul Gençlik Spor – Emlak Konut Gelişim

Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor

Fenerbahçe Gelişim – Mersin Gençlerbirliği

TKBL’DE SON HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Bodrum Basketbol 68-75 Seçil Kauçuk Mersin Basketball

Emlak Konut Gelişim 67-61 Yalova Vip

Darıca Basketbol Feneri 78-80 Fenerbahçe Gelişim

İstanbul Gençlik Spor 108-74 Edirne Dsi

Turgutlu Belediyespor 79-66 Aslan Yol Burhaniye Belediyespor

Mersin Gençlerbirliği 70-97 Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri

Edirne 1922 Çanakkale’de galip: 63-69

İsmail DEMİRAY

Erkekler Bölgesel Basketbol Ligi’nde (EBBL) A Grubu’nda yer alan Edirne 1922, ligin 9. haftasında  Çanakkalespor’u deplasmanda 63-69 yenerek sezondaki 3. galibiyetini alırken, Tekirdağ Namık Kemal sezonu grup 1. olarak tamamladı.

Edirne 1922 sezonun son haftasında 25 Nisan Cumartesi günü son sıradaki Ufukcan Aydın’ı konuk edecek.

9. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Tekirdağ Namık Kemal 88-83 İzmir Büyükşehir

Çanakkalespor 63-69 Edirne1922

Ufukcan Aydın 74-82 Florya Elit

BAL’da sona doğru

Cemal KUDAY

Bölgesel Amatör Lig (BAL) 28. haftasında Edirne’nin ligdeki iki temsilcisinden Uzunköprüspor, evinde Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü’nü tek golle geçerken, 10. Grup’ta Bigaspor bitime 2 hafta kala 1. olmayı garantiledi.

10. GRUP 28. HAFTA SONUÇLAR

Ergene Velimeşe Spor 0-1 Bigaspor  

Tekirdağspor 1-2 İstanbul Beylikdüzüspor

Çatalcaspor 0-2 İFA   

Levent Futbol Spor Kulübü 0-2 Vefa Spor Kulübü

Uzunköprüspor 1-0 Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü

Ezinespor 0-2 Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü   

Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş. 1-4 Kapaklıspor