İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladı mesajında özgürlük ve bağımsızlığın ancak bilinçli, donanımlı ve mutlu nesillerle kalıcı hale geleceğini söyledi.
Milletvekili Akalın, kutlama mesajında şunlara yer verdi:
“Milli egemenliğin vücut bulduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yılını ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yürekten bir coşkuyla karşılıyoruz. Bu anlamlı gün, sadece bir tarih değil; milletimizin kendi kaderine sahip çıkma iradesinin ve geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızın değerinin en güçlü simgesidir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu bayram, bizlere hem büyük bir sorumluluk hem de güçlü bir umut yüklemektedir. Çünkü biliyoruz ki, özgürlük ve bağımsızlık ancak bilinçli, donanımlı ve mutlu nesillerle kalıcı hale gelir.
Bugün bizlere düşen görev; çocuklarımızın hayallerini sınırlamayan, adaleti esas alan, fırsat eşitliğini güçlendiren bir Türkiye’yi inşa etmektir. Onların gözlerindeki ışık, yarınlarımızın en sağlam teminatıdır.
Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle anıyor; çocuklarımızın gülüşleriyle anlam kazanan bu kutlu günü içtenlikle kutluyorum.”
Tarımsal üretimde verimliliği etkileyen en büyük tehditlerden biri zararlı böceklerdir. Bu zararlılarla başa çıkmak ve bitki sağlığını korumak amacıyla kullanılan yöntemlerin başında zirai ilaçlamalar gelir. Peki, tarımda adeta bir devrim yaratarak verim kayıplarını minimize eden bu ilaçlar tam olarak nedir ve uygulamada nelere dikkat edilmelidir?
İnsektisit Nedir ve Ne İşe Yarar?
İnsektisit, en temel tanımıyla böceklerle mücadele etmek amacıyla üretilmiş toksik içerikli bir pestisit türüdür. Bu ilaçlar, kültür bitkilerine zarar veren, ekinleri hastalandıran ve bu hastalıkların yayılmasına yol açan böcekleri hedef alır. Sadece yetişkin böcekler üzerinde değil; aynı zamanda larvalara (larvisid) ve böcek yumurtalarına (ovisid) karşı da yok edici etkiye sahiptir.
Geniş veya dar spektrumlu olarak üretilebilen bu maddeler, ekinleri böcek hasarından korurken popülasyonların da kontrol altında tutulmasını sağlar. Tarım arazilerindeki profesyonel uygulamaların yanı sıra ev tipi haşere sorunlarını çözmek için geliştirilmiş kolay ulaşılabilir versiyonları da mevcuttur.
Tarihsel sürece bakıldığında, bilinen en eski bitkisel kökenli böcek ilacının 17. yüzyılda kullanılan nikotin olduğu görülmektedir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise kimyasal varyasyonların hızla keşfedilmesiyle tarımsal verimlilikte büyük bir artış yaşanmıştır. Ancak doğada zor çözünmeleri, su kaynaklarını kirletmeleri ve canlılar üzerinde bıraktıkları zehirli etkiler, 30-40 yıl gibi bir süre içinde ilk nesil sentetik bileşenlerin yasaklanmasına yol açmış; günümüzde çok daha bilinçli ve kontrollü bir kullanım zorunlu hale gelmiştir.
İnsektisit Çeşitleri Nelerdir?
Zararlılarla mücadelede kullanılan bu ilaçlar, içeriklerine göre temel olarak üç ana kategoriye ayrılır:
Biyoinsektisitler: Bitkisel kaynaklı ürünler ile virüs, mantar (fungus), bakteri ve nematod gibi mikroorganizmaları temel alan çevreci ilaçlardır.
Anorganik İnsektisitler: İçeriğinde flor, kükürt, cıva ve arsenik gibi bileşenler barındıran gruptur.
Sentetik Organik İnsektisitler: Karbamatlılar, organik fosforlular, sentetik piretroidler, klorlandırılmış hidrokarbonlar ve benzoyl üreler gibi laboratuvar ortamında üretilen kimyasal bileşenleri içerir.
İnsektisit Böcek İlacı Nasıl Kullanılır?
İlacın böcekler üzerinde kısa sürede maksimum etkiyi gösterebilmesi için doğru uygulama tekniklerinin bilinmesi şarttır. Bilinçsiz uygulamalar, böceklerin ilaca karşı direnç kazanmasına veya hedef dışı rakip organizmaların beklenmedik şekilde çoğalmasına neden olabilir. Doğru ilaçlama için şu adımlar izlenmelidir:
Su pH’ının Ayarlanması: İlacın karıştırılacağı suyun bazik olması etken maddeyi etkisiz kılabilir. Bu nedenle uygulama suyunun pH seviyesinin 5.5 ile 6.5 aralığında olması oldukça önemlidir.
Doğru Ekipman Tercihi: Ekinin tüm yüzeyinin kaplanabilmesi için küçük damlacıklar püskürten uçlar (memeler) kullanılmalıdır. Yaprak altlarının da ilaçla temas etmesi için yer aletlerine yaprak altı aparatları takılmalıdır.
Zamanlama ve Hava Şartları: Zararlı yumurtaları ilk fark edildiği anda uygulamaya başlanmalıdır. Rüzgarın olmadığı, nispeten serin saatler tercih edilmelidir.
Karışım Hazırlama: Birden fazla ilaç birbirine eklenecekse öncelikle bir ziraat uzmanına danışılmalıdır. Mutlaka bir ön karışım denemesi yapılmalı, dar bir alanda bitkiye zarar verip vermediği (fitotoksite) test edilmeli ve hazırlanan sıvı bekletilmeden tüketilmelidir.
İlaçlama Sırasında Alınması Gereken Güvenlik Önlemleri
Böcek ilaçları, toksik yapıları gereği insan ve çevre sağlığı için risk taşır. Bu sebeple işlem öncesi ve sonrasında bazı hayati kurallara uyulmalıdır:
Uygulama öncesi kullanma talimatları mutlaka okunmalıdır.
İlaçlama esnasında gözlük, yüz maskesi, eldiven ve özel koruyucu kıyafetler giyilmelidir.
İşlem sırasında kesinlikle bir şey yenilmemeli, içilmemeli ve sigara kullanılmamalıdır.
İlaçlar yiyeceklerden, hayvan yemlerinden ve çocuklardan uzak tutulmalıdır.
Uygulama sonrası kıyafetler derhal değiştirilmeli ve eller bol suyla temizlenmelidir.
İlaçlanan bölgeye birkaç gün boyunca insan veya hayvan sokulmamalı, bitkiye özel hasat bekleme süresine kesinlikle riayet edilmelidir.
Kullanılmış boş ambalajlar güvenli atık alanlarında imha edilmeli ve kullanılan ekipmanlar özenle temizlenmelidir.
İnsektisit Zehirlenmesi Belirtileri ve İlk Yardım
Hatalı veya korumasız kullanım sonucu zehirlenme vakaları yaşanabilir. Zehirlenmenin şiddetine göre şu belirtiler gözlemlenebilir:
Aşırı terleme, halsizlik, şiddetli mide bulantısı, tükürük salgısında artış (salivasyon), balgam üretiminde artış (bronkore), ishal, göz bebeklerinde küçülme, kaslarda seğirme (fasikülasyon), sinirsel bozukluklar (konvülsiyon), merkezi sinir sisteminde yavaşlama, kalp atışında hızlanma (taşikardi) veya yavaşlama (bradikardi).
Zehirlenme Durumunda Yapılması Gerekenler
Hasta acilen temiz havaya çıkarılmalıdır.
Müdahale için sağlık ekipleri (ve 114 numaralı UZEM hattı) aranmalı, erken ve doğru tedavi için kullanılan ilacın ambalajı mutlaka doktora gösterilmelidir.
İlaç yutulmuşsa ve bilinç kapalıysa hastaya kesinlikle bir şey içirilmemeli ve kusturulmaya çalışılmamalıdır. (Kusturma konusu ilacın türüne göre değişir, etiketteki uyarılara uyulmalıdır). Ağız çalkalanabilir.
Cilt veya göz temasında bölge en az 15 dakika bol su ile yıkanmalı, lens varsa çıkarılmalıdır. Belirtiler devam ederse vakit kaybetmeden tıbbi destek alınmalıdır.
Solunum durmuşsa sağlık ekipleri gelene kadar suni teneffüs yapılmalıdır. Birçok ilacın özel bir panzehiri (antidotu) bulunmadığından, semptomlara yönelik profesyonel tedavi şarttır.
İnsektisit Böcek İlacı Nasıl Depolanmalıdır?
İlaçların yapısının bozulmaması için orijinal şişesinde veya ambalajında muhafaza edilmesi gerekir. Kuru, serin ve doğrudan güneş almayan alanlar ideal depolama yerleridir. Açılmamış ürünlerin raf ömrü ve saklama talimatları ambalaj üzerinde yer aldığından, ürüne özgü direktifler mutlaka dikkate alınmalıdır.
En Tehlikeli İnsektisit Grupları Nelerdir?
Çevreye, insanlara ve hedef dışı diğer canlılara en fazla zarar veren, toksisite seviyesi en yüksek ilaçlar genellikle kimyasal içerikli olanlardır. Özellikle **karbamat** ve **organofosfat** grubunda yer alan insektisitler, çok yüksek zehirleme potansiyeli ve şiddetli yan etkileri sebebiyle en tehlikeli gruplar olarak kabul edilir. Bu nedenle bu tür kimyasalların kullanımı ekstra hassasiyet, etiket kurallarına harfiyen uyum ve çevre bilinci gerektirir.
MAHMUT VATANSEVER VEFAT ETTİ Sabriye Vatansever’in eşi Mahmut Vatansever, 83 yaşında hayatını kaybetti. Sabriye Vatansever’in eşi, Metin Vatansever, Ayşe Türk ve Ayten Binatamir’in babaları Mahmut Vatansever için dün Yavuz Sultan Selim Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Mahmut Vatansever’in cenazesi Yenişehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
NADİR BAKIRCIOĞLU VEFAT ETTİ Merhum Adem ve merhume Ayşe Bakırcıoğlu’nun kızları Nadir Bakırcıoğlu, 82 yaşında vefat etti. Merhum Adem ve merhume Ayşe Bakırcıoğlu’nun kızları, Hasan, Hakan ve Birsen’in anneleri, Macide Çeperli’nin ablası Nadir Bakırcıoğlu için dün Alaca Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Ayşe Bakırcıoğlu’nun cenazesi Yeniimaret Mezarlığı’na defnedildi.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Edirne’de de bugün renkli etkinliklerle kutlanırken, aynı kapsamında düzenlenecek “Balkan Çocuk Şenliği” ile farklı ülkelerden gelen çocuklar, bayram coşkusunu Edirneli akranlarıyla birlikte yaşayacak.
BALKAN ÇOCUK ŞENLİĞİ YÜRÜYÜŞÜ
Kutlama programı 23 Nisan Perşembe günü saat 10.00’da İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu’nun başkanlığında Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu Müdürü Coşkun Ünlü, aynı okuldan bir bayan öğretmen , 2 kız ve 1 erkek öğrenci Vali Yunus Sezer’i makamında ziyaret edecek. Saat 10.15’te Balkan Çocuk Şenliği’ne katılan misafir ülkelerden gelen idareci ve öğrenciler Vali Yunus Sezer tarafından kabul edilecek. Saat 10.30’da Valilik binası önünden Balkan Çocuk Şenliği yürüyüşü başlayacak.
ATATÜRK ANITI’NDA TÖREN
Programın resmi bölümü saat 10.40’ta Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirilecek çelenk sunma töreniyle devam edecek. Törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından öğrenciler tarafından şiirler seslendirilecek. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı İl Milli Eğitim Müdürü Alireisoğlu yapacak.
KUTLAMALAR MİLLET BAHÇESİ’NDE SÜRECEK
Resmi törenin ardından kutlamalar Millet Bahçesi’nde devam edecek. Saat 12.15’te başlayacak programda öğrenciler şiirler okuyacak, yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri verilecek. Balkan ülkelerinden gelen ekipler ile Edirneli öğrenciler halk oyunları gösterileri sunacak.
Ayrıca gün boyunca kurulacak çadırlarda yüz boyama, ebru sanatı, zeka oyunları, geleneksel çocuk oyunları, resim ve teknoloji tasarım sergileri gibi pek çok etkinlik gerçekleştirilecek.
MAKAM ZİYARETLERİ
Bayram kapsamında öğrenciler tarafından çeşitli makam ziyaretleri de gerçekleştirilecek. Öğrenciler, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ı makamlarında ziyaret edecek.
KATILAN EKİPLER
“Balkan Çocuk Şenliği”ne Bulgaristan, Kosova, Bosna Hersek, Arnavutluk, Yunanistan ve Sırbistan olmak üzere 6 Balkan ülkesinden ekipler katılacak.Ayrıca Çanakkale’den de bir ekip şenlikta yerini alacak.
CHP’DEN TÖREN
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanlığı’nca bugün saat 12.15’te 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Atatürk Anıtı’nda çenk sunma töreni gerçekleştirilecek. CHP İl Başkanlığı törene tüm halkın davetli olduğunu duyurdu.
YAĞIŞ YOK
Meteoroloji’nin tahminlerine göre son birkaç gündür Balkanlar’dan gelen yağışlı hava sisteminin etkisi altında bulunan Edirne’de bugün çok bulutlu bir hava bekleniyor. Hava sıcaklığı ise en düşük 8, en yüksek 18 derece olarak tahmin ediliyor.
Trakya Üniversitesi Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Koşusu” 15 Mayıs 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek.
Trakya Üniversitesi’nden yapılan açıklamada 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Koşusu için hazırlıkların başladığı bildirildi. Etkinlik takvimine göre, koşuya katılmak için son başvuru tarihi: 13 Mayıs 2026 Çarşamba olarak belirlendi. 15 Mayıs 2026 Cuma günü 10.00 – 11.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek koşuya 35 yaş ve altı tüm kadın ve erkek katılımcıların başvurusuna açık olduğu belirtildi.
Başlangıç noktası Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi olan koşunun güzergahı şöyle:
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Yurtlar Bölgesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Eczacılık Fakültesi kavşağı, Meriç Kz Öğrenci Yurdu yolu, Eczacılık Fakültesi arka yolu, Bilgi İşlem Güzergahı, final Rektörlük binası.
1980 de Kenan Evren ve cunda rejimi demokrasiyi askıya almıştı. 1980 darbesi sonrası toplumun üzerine çöken kasvetli havayı dağıtmak amacıyla Roman kültürünün toplumsal yaşam farklılığını mizahi yaklaşımlar içinde anlatan Gırgıriye sinema filmleri üretildi. Bu filmler, “ne olursa olsun hayattan keyif alma” felsefesini aşılar. “Paramız yok ama neşemiz yerinde” mesajı, o dönem için bir nevi toplumsal rehabilitasyon görevi görmüştür.
1981 yılında çekilen ilk filmin adı “Gırgıriye” idi. Sulukule gibi semtlerde yaşayan Romanların ekonomik zorluklarını, neşe ve mizahla nasıl göğüslediklerini anlatır. Geçim derdi, polis baskını ve “yoksulluk içinde eğlence” teması, dönemin Türkiye’sindeki kenar mahalle kültürünün bir yansımasıdır. Aynı zamanda Türkiye sinemasında Roman kültürüne ve gecekondu yaşamına dair önemli bir sosyolojisini anlatır.
Gırgıriye serisi, Romanların müzik yeteneklerini, renkli dünyalarını ve kendilerine has argolarını popüler kültüre taşımıştır. Her ne kadar bu temsil zaman zaman karikatürize edilmiş olsa da, bu topluluğun neşesini ve hayata bakış açısını merkeze alması bakımından değerlidir.
Geçtiğimiz günlerde 46 yıl sonra Gırgıriye Müzikali tiyatro sahnesinde yerini aldı. Müzikale yoğun bir seyirci katılımı vardı. Müzikal bir anlamda yeniden toplumsal rehabilitasyon görevi görüyordu.
Osman Cemal Kaygılı 1943 yılında yayımlamış olduğu “Çingeneler” isimli kitabında önemli ve değerli bir söz kullanmıştır. “Çingenenin zurnasında peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına!”
İki gün önce sahnelenen müzikal esnasında bir seyirci sahneyi net olarak göremediğini gerekçe göstererek avazı çıktığı kadar bağırmıştır. “Çingenenin zurnasında peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına!” sözü Roman mahallesindeki muhtemel bir soruna işaret etme anlamında kullanmıştır.
Bu tarihsel söz, maalesef günümüzde farklı olarak müzikale yansıdı. Müzikal esnasında bir seyircinin sahneyi net görememesini bahane ederek bağırması, oyuncuların ve seyircilerin motivasyonunu bozmuştur. Bağıran kişinin müzikale yönelik davranışı provokasyon girişimidir.
Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle, yazılı bir açıklama yaparak tüm çocukların bayramını kutladı.
Başkan Özcan, açıklamasında 23 Nisan’ın sadece Türkiye Cumhuriyeti için değil, tüm dünya çocukları açısından da büyük bir anlam taşıdığına dikkat çekerek, bu özel günün, geleceğin teminatı olan çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayram olma özelliğini taşıdığını vurguladı.
Mehmet Özcan, açıklamasında şunlara yer verdi:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının yıl dönümü olan 23 Nisan 1920, milletimizin egemenliğini ilan ettiği, bağımsızlık ve demokrasi yolunda attığı en önemli adımlardan biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, onlara duyduğu güvenin ve verdiği değerin en açık göstergesidir. Çocuklarımız, yarınlarımızın mimarı, ülkemizin en kıymetli hazinesidir.”
Başkan Özcan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Çocuklarımızın yüzünün güldüğü, eşit fırsatlara sahip olduğu, barış ve huzur içinde bir dünyada yaşamaları en büyük temennimizdir. Bizler de bu bilinçle hareket ederek, onların daha güzel bir geleceğe hazırlanması için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz.”
Tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak sözlerine devam eden Mehmet Özcan, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda emeği geçen tüm kahramanları saygı, minnet ve rahmetle andığını belirtti.
Edirne U12 Futbol Ligi’nde geçtiğimiz Cumartesi günü 2025-2026 sezonunun ilk maçlarının oynanmasının ardından A Grubu’na Salı günü 6 karşılaşma ile devam edildi.
Lig’de A Grubu’nda Saraçhane sahasında oynanan 6 maçta fileler tam 41 kez havalandı. Karşılaşmalara 25 Nisan Cumartesi günü her iki grupta oynanacak toplam 10 maçla devam edilecek.
“Bugün 23 Nisan / Neşe doluyor insan / Çocuklara armağan / Bugün 23 Nisan…” diyorduk.
Cumhuriyetin ilk yıllarında, özellikle 1930–1950 arasında, okullarda öğretmenler çocuklardan 23 Nisan için kendi şiirlerini yazmalarını isterdi. Amaç sadece ezber yapmak değil, çocukların vatan, hak, özgürlük ve cumhuriyet sevgisini kendi sözleriyle ifade etmesiydi. Çünkü eğitimin amacı üretimdi.
Kepirtepe Öğretmen Okulu’nun son sınıfında iken çevre köy ve merkez okullarında bir süre staj görülüyordu. Bana köy olarak Eskitaşlı merkez olarak da Emrullah Efendi okulları çıktı.Emrullah Efendi İlkokulu’na gidince ilk merakım okulun adının nereden geldiği idi. Meğerse Lüleburgaz doğumlu eğitimci, felsefeci Emrullah Efendi’den almış. Daha sonra araştırdım; 1858 doğumlu Emrullah Efendi 2.Meşrutiyet döneminde 1910-1911 yıllarında o Maarif Nazırlığı yapmış.
“Şu mektepler olmasa maarifi ne güzel idare ederdim” cümlesini söylediği koşulları incelediğimde bir isyan cümlesi olduğunu öğrendim. Çünkü Osmanlı bütçesinin 1881-1928 arasında Düyûn-ı Umûmiye’ye devredildiği, dış borçlarını ödeyemeyerek iflasını açıkladığı yıllar. Bu koşullarda eğitim için canla başla çalışan Bakan Emrullah Efendi isyan eder ve ironik olarak okulların olmadığı bir eğitim bakanlığını yönetmenin kolaylığını vurgular.
O günden bugüne geldiğimizde o günlerde bakanlar padişahların uhdesindeki programlara, yatırımlara karşı sözler söyleyebiliyormuş. Bugün bir bakan kendisine görev veren makama karşı olumsuz, isyan cümleleri kurabilir mi?
AKP ve destekçileri olan uluslararası güçler, coğrafyamızda bir kuşak laboratuvarı deneyi yapıyor. Bu deneyin amacı; bir kuşağı geçmişten koparıp umutsuz ve biat eden bir kuşak yaratmak.Feodal yaşamdan sıyrılıp aydınlanmacı bir cumhuriyet kurmayı hedefleyen cumhuriyeti sadece isimde bırakmak. Cumhuriyeti yaşam tarzına çevirenlerin, iktidarı gökten yere/ insana indirenlerin evrensel kazanımlarını reddetmek. Sonuçta eğitim ile emperyalizmin istediği dindar ve kindar ama iyi tüketici yurttaşlar yaratmak.
Bir kuşağın öncesinden koparılıp yenisini üretememesi kuşaklar arası kopuşu sağlar. Kuşak laboratuvarı deneyi; ekonomik darboğaz, kültürel baskı, dayanışma engelleri gibi toplumsal örgütlenmeyi yok etmektedir. Sonuçta toplumsal şiddet daha anne karnında başlayan psikolojik rahatsızlıklarla örülmüş olur ve çocukluk, gençlik ve yaşlılığı da olumsuzlaştırır.
AKP devrinde gelen her bakan diğer bakanlıklardan katbekat fazla olumsuzluk yaratmıştır. Her bakanın utanmazca devrim dediği icraatlar cumhuriyetin gerçek devrimlerini yok eden karşı devrimler olarak bugünleri yaratmıştır.
Okul için eğitim için her çaresizliği yenme azmi olan kuşaklardan okula gitmemeyi yeğleyen kuşaklar yaratıldı. Yaratılan sistem sonucunda iki milyonu kız olmak üzere üç milyon okul çağı çocuğumuz okula gitmiyor/gidemiyor. Bir buçuk milyon üniversite öğrencisi yoksulluk ve aşağılanma gibi nedenlerle yüksek öğreniminden vaz geçmiş durumdadır.
Okul dışı kalan/bırakılan çocuk kendisi ve toplum için tehlikedir ve sorumlusu iktidardır. Ama asıl tehlike bu durumu ortaya çıkaran sistemdir. Bu sistem ile eğitim öğretim olmaz. Bu anlayış ile her gelen gün bir öncekinden daha olumsuz olacaktır. Eğitime bakışları, hedefleri yanlıştır. Eğitim; üretim, güven, hoşgörü gibi bilimsel kuramların öğretildiği ve üretildiği alanlardır. Toplumsal alan sorunsuz hale geldiğinde zaten güvenli ortam da sağlanmış olur.
Dahası bakanın acil kararı ile okullara getirilecek güvenlik elemanlarının ücretinin velilerden toplanması acizlik değil ise adaletsizlik ve utanmazlıktır. Bakan Yusuf Tekin’e eğitim elbisesi bol gelmektedir. Bakan değil ancak mürit başı olabilir ve acilen bakanlıktan alınmalıdır. Devamında da cumhuriyet ve aydınlanma hedefine bağlı eğitimi dini ve ticari alan olarak görmeyen iktidar gelmelidir. Bizim çocuklarımız denek değildir.
Bunu başarabiliriz ve her olayda okulları kapatmak yerine; “Bugün 23 Nisan / umut dolmalı insan / Çocuklara armağan / Bugün 23 Nisan…” demeliyiz.