AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, Edirne Belediyesi çalışanı olduğu basına yansıyan ve Yeni Parti Merkez İlçe Sekreteri olarak görev yapan Mehmet Koşan’ın mesai saatlerinde parti programında yer almasına tepki gösterdi.
Yeni Parti Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı’nın “Eski yanlışları Yeni Parti’ye taşımayacağız” sözlerini hatırlatan Makak, “Söz güzel ama uygulaması nerede?” diye sordu.
AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Balkanlı, ‘Eski yanlışları Yeni Parti’ye taşımayacağız’ diyor. Ancak daha sözünün mürekkebi kurumadan, Edirne Belediyesi çalışanı olduğu bilinen Mehmet Koşan’ı mesai saatlerinde Yeni Parti’nin programında görüyoruz.
Üstelik kamuoyunda, Koşan’ın yaklaşık iki yıla yakın süredir düzenli olarak işe gitmediği yönünde ciddi iddialar konuşuluyor. Eğer bu iddia doğruysa, belediyeden maaş alan bir kişi nasıl oluyor da bu kadar uzun süre fiilen çalışmadan görevine devam edebiliyor?
Asıl sorumuz şu: Bunun gibi kaç kişi var? Kaç kişi işe gitmeden Edirnelinin vergileriyle maaş alıyor?
Daha önce kamuoyuna yansıyan haberlerde Koşan’ın eşi ve oğlunun da Edirne Belediyesi’nde işe alındığı belirtilmişti. Şimdi Edirne halkı adına soruyoruz: Kaç eş, kaç çocuk, kaç akraba belediyede istihdam edildi?
Buradan ayrıca Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’a da soruyoruz: Bu iddialardan haberdar mısınız? Belediyede yaşandığı öne sürülen bu düzenin sorumluluğunu kabul ediyor musunuz, yoksa görmezden mi geliyorsunuz?
Sayın Balkanlı’ya da soruyoruz: ‘Eski yanlışları Yeni Parti’ye taşımayacağız’ diyorsunuz. Peki geçmişte tartışılan isimleri Yeni Parti yönetimine taşımak nedir?
Tabela değişince yanlışlar doğru olmaz. Rozet değişince geçmiş silinmez. Edirnelinin hakkı ve vergisi üzerinden yürütülen her uygulamanın hesabı verilmelidir.”
Yeni Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, basın mensuplarıyla kahvaltıda buluştuğu 1’inci Murat Mahallesi’ndeki Çarşamba Pazarı’nda Merkez İlçe Kurucu Yönetim Kurulu Üyeleri’ni tanıtırken, esnafın da sorunlarını dinledi. Ekonominin en iyi pazarda gözlemlenebileceğini belirten Akgüngör, “Pazar, ekonominin can damarıdır. Bir ekonomiyi en güzel pazardan anlayabilirsiniz, pazarda tartabilirsiniz” dedi.
Edirne Pazarcılar Manavlar ve Seyyar Satıcılar Esnaf Odası Başkanı Şeref Hasır’ın da katıldığı kahvaltının ardından Akgüngör ve beraberindeki partililer pazarı gezerek esnafın sorun ve taleplerini dinledi. Burada açıklamalarda bulunan Akgüngör, Edirne’de vatandaşlarla sürekli bir araya geleceklerini, sorunları yerinde dinleyerek çözüm odaklı siyaset yapacaklarını söyledi.
‘EDİRNE HALKIYLA HER GÜN BULUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ’
Yeni Parti Edirne Merkez İlçe Başkanlığı olarak amaçlarının kentte yaşayan herkese ulaşmak olduğunu dile getiren Akgüngör, “Bizim hedefimiz, Edirne’mizdeki her insanımıza ulaşıp dertlerini, sorunlarını dinlemek, onlara çözüm önerileri sunmak ve iktidar yolculuğumuzda bununla alakalı bir ön hazırlık yapmak. Bunun için Edirne halkıyla kent sofralarında, pazarda, çarşıda, mahallelerde, köylerde buluşmaya devam edeceğimize dair kendimize bir söz verdik” dedi.
Muhalefet anlayışlarının yalnızca eleştiri üzerine kurulmayacağını ifade eden Akgüngör, “Biz ana muhalefet partisi olarak, Edirne’de de merkez ilçe başkanlığı olarak iyi yapılan şeyleri öveceğiz, alkışlayacağız. Ama kötü olan şeyleri de tabii ki eleştireceğiz. Muhalefet yaparken sadece gözümüzü kapatıp kötülere bakmayacağız. Hükümetin iyi yaptığı şeyleri de destekleyeceğiz. Ama bu, eksiklikleri ve gerilikleri eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmiyor” diye konuştu.
‘PAZAR EKONOMİNİN CAN DAMARIDIR’
Pazar ziyaretinin nedenine de değinen Akgüngör, ekonominin durumunun en iyi görülebileceği yerlerden birinin pazarlar olduğunu kaydetti. Akgüngör, “Pazar, ekonominin can damarıdır. Bir ekonomiyi en güzel pazardan anlayabilirsiniz, pazarda tartabilirsiniz. Bugün o yüzden buradan başlamak arzu ettik. Ekonomimiz gerçekten şu an gündemin ana konusudur. Bugün baktığınız zaman çiftçimizden emeklimize, gençlerimizden memurumuza kadar herkes emeğinin karşılığını alamamakta, huzurlu bir hayat sürememektedir” ifadelerini kullandı.
‘ÜRETİCİ, ÜRETMEKTE TEREDDÜT EDİYOR’
Çiftçi ve üreticilerin yüksek girdi maliyetleri nedeniyle zorlandığını söyleyen Akgüngör, özellikle akaryakıt maliyetlerine dikkat çekti. Üreticinin gelecek sezonu düşünerek maliyet hesabı yaptığında üretmekte dahi tereddüt ettiğini savunan Akgüngör, “Üretim maliyetleri çok yüksek. Yakıt maliyetleri çok yüksek. Hem üretirken hem de malını pazarlarken maalesef çiftçilerimiz çok zorluk çekiyorlar” dedi.
Enflasyondaki düşüşün hayat pahalılığının sona erdiği anlamına gelmediğini belirten Akgüngör, “Hükümet ‘Enflasyonumuz artık düştü’ diyor. Doğrudur, rakamlar düşüyor. Lakin daha yüksek olan rakamlardan daha aşağılara enflasyonun inmesi, pahalılığın gittiği anlamına gelmiyor. Enflasyonun düşmesi sadece zamların daha yavaş ilerlemesiyle alakalı bir durum. Bir insanımız pazara gittiği zaman geçen ay bin liralık bir sepeti doldururken bu ay bin liraya o sepeti dolduramıyorsa, rakamlarla oynamanın çok doğru bir şey olduğunu düşünmüyorum” şeklinde konuştu.
Mazotun yalnızca bireysel araç kullanımından ibaret değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Akgüngör, akaryakıt maliyetlerinin tarladan pazara kadar üretimin her aşamasını etkilediğini söyledi. Üreticilerin ürün teslim noktalarında da çeşitli sıkıntılar yaşadığını dile getiren Akgüngör, “Çiftçi tarlada başladığı sıkıntısına, derdine maalesef malını teslim ederken de aynı şekilde devam ediyor. Bunları eleştireceğiz. Bunların düzelmesi için uğraşacağız” dedi.
‘GENÇLER GELECEĞİNDEN ENDİŞELİ’
Gençlerin eğitim ve istihdam konusunda gelecek kaygısı yaşadığını söyleyen Akgüngör, üniversite adaylarının tercihlerini dahi ailelerinin ekonomik durumunu düşünerek yapmak zorunda kaldığını belirtti.
Akgüngör, “Gençlerimiz bugün üniversite sınavına hazırlanırken daha hazırlanma aşamasında bile, ‘Ben üniversiteyi kazandığımda annem babam beni okutabilecek mi?’ diye düşünüyor. Artık her genç yaşadığı yerdeki üniversiteleri kazanmanın derdinde. Mezun olan öğrencilerimiz de ‘Okuduğum okulun, emeğimin karşılığını bulabilecek miyim?’ diye tereddüt içerisinde. Yurt dışına çıkmayı düşünen, orada okuduğu okulun çok altında işlerde bile çalışmaya razı olan gençlerimiz var” ifadelerini kullandı.
Maaşlı çalışanların da geçim sıkıntısı yaşadığını kaydeden Akgüngör, “Bir maaşlı çalışan, asgari ücretli ya da bir memur maaşıyla çalışan insanın ayın son 10 gününü, son bir haftasını ‘Ben bu parayı nasıl yettireceğim, bir dahaki aya nasıl çıkacağım?’ dediği günleri bileceğiz, göreceğiz. Biz köyde, pazarlarda, çarşıda her insanımıza dokunarak konuşacağız. Ama konuşmaktan çok önce onları dinleyeceğiz” diye konuştu.
‘EMEKLİ İKİNCİ, ÜÇÜNCÜ İŞTE ÇALIŞMAK ZORUNDA’
Emeklilerin ekonomik durumuna da değinen Akgüngör, “Dünyadaki emekliler dünya şehirlerini, ülkeleri gezerken benim emeklim ikinci ya da üçüncü işte çalışmak zorunda bırakılıyor. Bunları soracağız, bunları eleştireceğiz” dedi.
‘İYİ YAPANI ALKIŞLAYACAĞIZ’
Siyaset anlayışlarının iyi yapılan çalışmaları desteklemek, yanlış gördüklerini ise eleştirmek üzerine kurulu olduğunu ifade eden Akgüngör, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın sosyal belediyecilik çalışmalarını da değerlendirdi. Akgüngör, “Daha önce de söylemiştim; Edirne’me bir çivi çakan, Edirne’de bir tuğla üzerine bir tuğla daha ilave eden herkesi alnından öperim. Biz sadece muhalefet değil, iyi yapanı alkışlama, kötü yapanı da eleştirme konusunda bir siyaset yolu izleyeceğiz” dedi.
Belediyenin sosyal projelerini olumlu bulduğunu ifade eden Akgüngör, “Sosyal belediyecilik anlamında Belediye Başkanımız Sayın Filiz Gencan’ın Halk Ekmek, Halk Kafe, Halk Yemek gibi yapmış olduğu sosyal katkıları takdirle karşılıyorum. Yerel yönetimlerin sosyal yardımlaşmayla, sosyal imkanlarla alakalı vermiş oldukları katkıları kesinlikle övüyorum, takdirle karşılıyorum. Ama bu, AKP hükümetinin sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. İnsanlarımızın bunlara gerek kalmadan, aldıkları maaşlarla ve elde ettikleri gelirlerle rahat yaşayacak bir konumda olmalarını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Akgüngör, bundan sonraki süreçte vatandaşlarla bir araya gelmeyi sürdüreceklerini belirterek, “İnsanlarımıza dokunacağız. Dert neyse önce onları dinleyeceğiz ve çözüm odaklı siyaset yapacağız. Amacımız önce Edirne’mize, merkez ilçesi olarak yönetim kurulu arkadaşlarımla beraber bir hizmet getirmek, iyi olanı alkışlamak, kötüyü bulmak, sonrasında da iktidar yolculuğunda en büyük hizmetleri yapmak için tüm var gücümüzle çalışmak” dedi.
YÖNETİMİ TANITTI
Öte yandan Akgüngör, Yeni Parti Edirne Merkez İlçe Başkanlığı’nda göreve gelen yönetim kurulunu da tanıttı. Buna göre yönetimde Volkan Akgüngör Kurucu Merkez İlçe Başkanı, Mehmet Koşan İlçe Sekreteri, Yağızcan Ocak İlçe Saymanı, Arif Canıdar Bilişim Sorumlusu, Mehmet Hançerler İlçe Eğitim Sekreteri, Yusuf Dobranyalı Örgütlerden Sorumlu, Batuhan Haliloğlu Gençlik ve Üniversite, Fevzi Demir Şehit ve Gazi, Aycan Gülseven Sağlık ve Spor, Gökalp Ceylan Çevre Doğa Hayvancılık, Bahar Sarıbaşak Sosyal Yardımlaşma, Ece Üregenci Hukuk ve Seçim İşleri, K. Sacide Edirne Kadın Dernekleri, Pelin Sarvandan Sosyal Medya Basın, Tamer Güven STK Esnaf Odaları sorumlusu olarak görev aldı. N. Emre Karakuş ve Elif Çanta ise ilçe yöneticisi olarak yer aldı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanlığı’nın yeni dönemde görev yapacak il yönetim kurulunun görev dağılımı gerçekleştirildi.
CHP İl Başkan Özlem Becan, konuya ilişken açıklamasında şunlara yer verdi:
“İl Yönetim Kurulumuz, dün gerçekleştirdiği ilk toplantıyla görev dağılımını belirleyerek çalışmalarına başladı.
Toplantımızda, yönetim kurulumuzda görev alan arkadaşlarımızın sorumluluk alanları netleştirilmiş; örgütlenmeden saha çalışmalarına, iletişimden yerel çalışmalara kadar her alanda görev ve sorumluluklar belirlenmiştir.
Edirne’de güçlü, örgütlü ve sahaya dayalı bir çalışma anlayışıyla; dayanışmayı büyütmek, örgütümüzü güçlendirmek ve halkın yanında olmak için hep birlikte çalışacağız. Görev dağılımımızın ilimize, örgütümüze ve mücadelemize hayırlı olmasını diliyoruz.”
GÖREV DAĞILIMI
İl Sekreteri ve Kadın Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ayşe Meltem Atak
İl Saymanı Uğur Sönmez
İl Eğitim Sekreteri Ertan Doğancı
İl Bilişim Sorumlusu ve Gençlik-Spor Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Emre Şevik
Örgüt ve Örgütlenmelerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Savaş Üner
Yerel Yönetimlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ali Bülent Ulusoy
Basın Sözcüsü – İşçi Sendikaları, STK’’lar, Doğa Çevre ve Hayvan Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Yağmur Islattı Aydın
Sanayi ve Ticaret Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Muhlis Yıldız
Sosyal Politikalardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Saim Çağan
Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Erkan Benzerli
Sağlık Politikaları ve Emekli Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Melek Yılmaz
Muhtarlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Mükerrem Yaman
Kültür ve Sanat İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Yeşim Demir
Dernekler ve Yurt Dışı Örgütlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Erkan Makas
İnsan Hakları ve Aile Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Akbakır
Tarım ve Orman İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ercan Gür
Bölgesel Kalkınma Politikalarından Sorumlu Il Başkan Yardımcısı Haydar Çatak
Esnaf ve Sanatkarlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Tuncay Kılıç
Ekonomi Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Uğur Kıvrak
İdari ve Mali İşlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ahmet Gökkaya
Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, Etimesgut ve Menderes’teki belediye başkan vekilliği seçimlerine ilişkin açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamada, “Cumhur İttifakı dediğimizde yalnızca AKP ve MHP’yi mi anlayacağız? Yoksa siyasi tercihleriyle bu ittifaka destek veren CHP yönetimini de bu tablonun bir parçası olarak mı değerlendireceğiz?” dedi.
Balkanlı, “Etimesgut’ta AKP ve MHP’nin CHP adayını desteklemesi; Menderes’te ise ‘hak, hukuk, adalet’ diyen butlan yönetimi CHP’nin, YENİ PARTİ adayını desteklemek yerine AKP adayının seçilmesinden yana tavır alması, kamuoyunun haklı olarak şu soruyu sormasına neden olmuştur” şeklinde konuştu.
“Siyasette ilkeler mi belirleyici olacak, yoksa günübirlik siyasi hesaplar mı?” diye soran Yeni Parti Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı,açıklamasında şunkara yer verdi:
Elbette siyasi partilerin seçimlerde birbirleriyle ittifak yapması, ortak aday desteklemesi veya belirli konularda iş birliğine gitmesi demokratik siyasetin doğal bir parçasıdır. Bizim itirazımız ittifaklara veya siyasi iş birliklerine değil; bu tercihlerin hangi ilkelerle, hangi gerekçelerle ve ne kadar şeffaf biçimde yapıldığına yöneliktir.
Bugün artık şu soruyu sormak da hakkımızdır:
Cumhur İttifakı dediğimizde yalnızca AKP ve MHP’yi mi anlayacağız? Yoksa siyasi tercihleriyle bu ittifaka destek veren CHP yönetimini de bu tablonun bir parçası olarak mı değerlendireceğiz?
AKP, MHP ve CHP’nin bazı belediye başkanlığı seçimlerinde birbirlerinin adaylarını destekleyen tutumları, siyasetteki mevcut dengelerin ve siyasi hesapların kamuoyu tarafından yeniden sorgulanmasını zorunlu hale getirmiştir.
YENİ PARTİ olarak bizim siyaset anlayışımız nettir. Bizim için makam ve koltuk hesabından önce halkın iradesi, demokrasi, hukuk, liyakat, dürüstlük ve şeffaflık gelir.
YENİ PARTİ, ‘kim kazanmasın?’ siyaseti yapmak için değil, ‘Türkiye nasıl kazanır?’ sorusuna cevap vermek için halkımızın isteği üzerine kurulmuştur.
Bu nedenle bundan sonraki siyasi yürüyüşümüzde eski siyasi alışkanlıkları ve yanlışları YENİ PARTİ’ye taşımayacağız. Hiç kimseyi geçmişi, siyasi görüşü veya tercihi nedeniyle ötekileştirmeden; ancak dürüstlüğü, liyakati, siyasi geçmişindeki temizliği, kamuoyu güvenini ve hakkında herhangi bir şaibe bulunmamasını temel ölçütlerimiz arasında tutacağız.
Çünkü bizim için adaylık bir makam değil, millete karşı büyük bir sorumluluktur.
ARTIK KARARI ÜYELERİMİZ VERECEK
Siyasette kişisel hesapların, kapalı kapılar ardındaki pazarlıkların ve siyasi transferlerin önüne geçmenin en güçlü yolu, üyenin ve halkın iradesini siyasetin merkezine koymaktır.
YENİ PARTİ’de bundan böyle il-ilçe yönetimleri, belediye ve il genel meclis üyeleri ,milletvekili adaylarının belirlenmesinde üyelerimizin söz sahibi olduğu demokratik bir anlayışı hâkim kılacağız.
Artık başkaları bizim adımıza karar vermeyecek.
Kendi geleceğimize, kendi şehrimizin yönetimine ve Türkiye’nin geleceğine kendimiz karar vereceğiz.
Bugün YENİ PARTİ’ye gençlerimizin, emeklilerimizin, çiftçilerimizin, işçilerimizin, esnafımızın, kadınlarımızın ve toplumun farklı kesimlerinin gösterdiği büyük ilginin temelinde de bu anlayış vardır.
Halkımız artık birbirini suçlayan değil, çözüm üreten; kapalı kapılar ardında hesap yapan değil, millete ve üyelerine hesap veren bir siyaset istiyor.
Ve şunu da çok iyi biliyoruz:
Tüm bu yaşananları halkımız yakından izliyor. Milletimiz kimin ne söylediğini, kimin ne yaptığını, hangi siyasi hesabın peşinde olunduğunu görüyor. Sandık günü geldiğinde halkımız, tercihini özgür iradesiyle ortaya koyacak ve siyasetteki bu anlayışa en güçlü cevabı sandıkta verecektir.
Biz YENİ PARTİ olarak bu cevabın demokratik ve güçlü bir halk iradesiyle ortaya çıkacağına inanıyoruz. O gün milletimiz kendi geleceğine, kendi şehrine ve kendi ülkesine sahip çıkacaktır.
İşte YENİ PARTİ, bu değişim arzusunun ve yeni siyaset anlayışının adresidir.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde siyaseti yeniden halkın merkezine taşıyacağız.
Bu nedenle tüm demokratları, gençlerimizi, kadınlarımızı, emeklilerimizi, işçilerimizi, çiftçilerimizi, esnafımızı ve tüm hemşehrilerimizi YENİ PARTİ çatısı altında buluşmaya, üye olmaya ve kendi geleceğinin kaderine sahip çıkmaya davet ediyorum.
Çünkü artık söz sadece siyasetçilerin değil, milletindir.
Kararı kapalı kapılar değil, üyelerimiz verecek.
Gelin, kendi geleceğimize birlikte sahip çıkalım. Gelin, kendi şehrimizin yönetiminde söz sahibi olalım. Gelin, Türkiye’nin geleceğine birlikte karar verelim.
YENİ PARTİ olarak hedefimiz nettir:
Önce halkımızın güvenini kazanacağız. Ardından belediyelerde, sonra Türkiye’de iktidarı kazanacağız.
Edirne’den Türkiye’ye sesleniyoruz:
Yeni bir siyaset mümkündür. İlkeli siyaset mümkündür. Şeffaf siyaset mümkündür. Demokratik ve temiz siyaset mümkündür. Türkiye’de değişim artık kaçınılmazdır.
Biz hazırız. Halkımız hazır. YENİ PARTİ, Türkiye’nin umududur.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık raporda, bu kez “Gıda İsrafının Önlenmesi” konusu ele alındı.
Gıda israfının ekonomik, çevresel ve sosyal boyutları, üretimden tüketime kadar yaşanan kayıplar, gıda güvenliği üzerindeki etkileri ve doğal kaynaklar üzerindeki oluşturduğu baskı kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiş; gıda kayıplarının azaltılması, depolama ve soğuk zincir altyapısının güçlendirilmesi, gıda bankacılığının yaygınlaştırılması, tüketici bilincinin artırılması ve sürdürülebilir gıda politikalarının hayata geçirilmesine yönelik çözüm önerilerine yer verilen raporda, “Gıda israfı, dünyada açlıkla mücadele eden milyonlarca insanın varlığına rağmen her yıl büyük miktarda gıdanın üretimden tüketime kadar olan süreçte kaybedilmesi veya çöpe atılması nedeniyle ortaya çıkan önemli bir ekonomik, çevresel ve sosyal sorundur. Türkiye’de her yıl milyonlarca ton gıda israf edilmekte, üretilen her beş gıda ürününden biri sofraya ulaşmadan kaybedilmektedir.
Gıda israfı; üretim, depolama, lojistik, perakende ve hane halkı aşamalarında yaşanmakta; plansız alışveriş, yanlış depolama, soğuk zincir eksiklikleri ve tüketim alışkanlıkları bu kayıpları artırmaktadır. İsraf edilen her gıda ürünüyle birlikte su, enerji, emek ve doğal kaynaklar da boşa harcanmaktadır.
Bu nedenle gıda israfıyla mücadele; ulusal izleme sistemlerinin kurulması, depolama ve soğuk zincir yatırımlarının artırılması, gıda bankacılığının güçlendirilmesi, tüketici bilincinin yükseltilmesi ve dijital teknolojilerin etkin kullanılması gibi bütüncül politikaları gerektirmektedir. Gıda israfının azaltılması, hem gıda güvenliğinin sağlanması hem de doğal kaynakların korunması ve ülke ekonomisinin güçlendirilmesi açısından stratejik bir öneme sahiptir” ifadelerine yer verildi.
Söz konusu rapora ilaveten yapılan “Bir yanda açlık, bir yanda israf ” başlıklı basın açıklamasında da şöyle denildi:
“Gıda, Cenab-ı Allah’ın insanoğluna bahşettiği en büyük nimetlerden biridir. Bu nimetin kıymetini bilmek; inancımızın, kültürümüzün ve medeniyet anlayışımızın temel gereğidir. Ne yazık ki bugün hem dünyada hem de ülkemizde milyonlarca insan temel gıda ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, diğer taraftan milyonlarca ton gıda israf edilmektedir.
Türkiye’de her yıl milyonlarca ton gıdanın çöpe gitmesi kabul edilemez bir tablodur. İsraf edilen yalnızca ekmek, sebze ya da meyve değildir. Aynı zamanda toprağımız, suyumuz, çiftçimizin emeği, üreticimizin alın teri ve milletimizin kaynakları da israf edilmektedir.
Bugün yapılması gereken; yalnızca vatandaşımıza ‘israf etmeyin’ çağrısı yapmak değildir. Asıl görev, üretimden tüketime kadar uzanan gıda zincirini daha verimli hale getirecek politikaları hayata geçirmektir.
Hasat sonrası kayıpların azaltılması, depolama ve soğuk zincir altyapısının güçlendirilmesi, gıda bankacılığının yaygınlaştırılması, marketlerde satış dışı bırakılan tüketilebilir ürünlerin değerlendirilmesi ve toplumun özellikle çocuklarımızın israf konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir.
Yerel yönetimler de organik atıkları kompost ve biyogaz tesislerinde değerlendirerek hem çevreyi korumalı hem de ekonomiye katkı sağlamalıdır. Dijital teknolojiler kullanılarak üretim, stok ve tedarik süreçleri daha etkin yönetilmelidir.
Milletimizin alın terini, çiftçimizin emeğini ve ülkemizin kaynaklarını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Gıda israfıyla mücadele millî bir görevdir. Kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, özel sektörü ve tüm vatandaşlarımızı bu konuda ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyor; daha adil, daha bereketli ve israfın olmadığı bir Türkiye’nin mümkün olduğuna yürekten inanıyoruz.”
Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, parti olarak; ne saray rejiminin batık neoliberal politikalarına, ne de bu düzenin çarkını döndüren sözde muhalefetin teslimiyetçi çizgisine boyun eğmeyeceklerini söyledi.
Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, ‘‘Algı yönetiminin gölgesinde Türk ekonomisinin çıkmazı” başlıklı yazılı açıklamasında, “Ülkemizin içinde bulunduğu süreç malum, geçtiğimiz hafta başlayan ve hepimizin vicdanını sızlatan sözde ‘Çerçeve Yasa’ özde ise ‘Sevr’ olan ve İl Başkanımız Sn. Serkan Konak’ın da basın açıklamasında ifade ettiği gibi ‘Bu yasa, terör örgütü PKK/KCK mensuplarına yönelik şartlı erteleme ve dolaylı af niteliği taşıyan özel bir düzenlemedir. Türk devletinin ve milletinin birlik, bütünlük ve egemenlik ilkelerine aykırıdır.’Sevr’in 106.yıldönümünde oylama sunulan bu yasa da işin bir algı boyutunu da gözler önüne sermektedir” diyerek şunlara yer verdi:
“İktidarın kara propaganda ve algı mühendisliği konusunda ki başarısı şüphe götürmez bir gerçekken, bir diğer algı mühendisliği ise ekonomi alanında olmaya devam ediyor, 13 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB) Başkanı (Guvarnörü) Sn. Fatih Karahan’ın 2026 yılı 3.Çeyrek Enflasyon Raporuna ilişkin değerlendirmede görmekteyiz, sayın başkanın bu konuşmasından bu iktidarın ve akıl almaz ekonomi yönetiminin halkımıza sunduğu şey, sefalet, yoksullaşma ve lafügüzaftan ibarettir.
Sanayide Kapasite Kullanım Oranı Kendi Kendine mi Düştü?
Merkez Bankası raporlarında ve basın toplantısında; ‘imalat sanayi kapasite kullanım oranlarının tarihsel ortalamalarının altında seyrettiği, temmuz ayında ise yeniden gerilediği itiraf ediliyor.’ Buradan Sayın Fatih Karahan’a ve masasının etrafını saran iktidarın ve neoliberal ekonomi politiğinin sığ danışmanlara açıkça sormak mecburiyetindeyiz:
Biri Sayın iktidara ve guvernöre sorabilir mi sanayide kapasite kullanım oranı kendi kendine mi düşmüş yoksa uyguladıkları yoksullaştırıcı politikalar yüzünden mi?
İktidarın yani Şimşek ekonomi politiğinin uyguladığı; enflasyonun yapısal nedenlerini ıskalayıp faturayı yalnızca üreticiye kesen bu tek taraflı sıkı para politikası, KOBİ’lerimizi ve sanayicimizi yüksek faiz cenderesine mahkûm ederek fabrikaların çarklarını durdurmaktadır. Aynı zamanda dövizi yapay bir şekilde baskılayarak ithalatı körükleyen, Türk sanayicisini hammadde ve ara malında dışa bağımlı hale getiren bizzat bu iktidarın kendi tercihleridir. Kendi sığ ekonomi politikalarıyla yarattıkları bu kısır döngüde, fabrikaların çarkları dururken ve sanayici bankaların kapısında tükenirken; karar alıcılar ve politika yapıcılar global jeopolitik risklerin arkasına saklanmaya çalışmaktadır. Oysa sanayide kapasite kullanımının düşmesi, talep yetersizliğinin ve uygulanan bilinçli yoksullaştırıcı programın kaçınılmaz bir faturasıdır.
Sanayide kapasite kullanımının düşmesi, talep yetersizliğinin ve uygulanan bilinçli yoksullaştırıcı programın doğrudan neticesidir!
Enflasyon Hedefleri ve Beklentiler Yine Revize Edildi: İflasın İtirafı
TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28 olarak yukarı yönlü yenilediğini açıkladı. Göreve geldiklerinden beri öngörüde bulundukları hiçbir hedef tutmadı, tutması da imkânsız, daha önceki basın açıklamalarımda da ifade ettiğim gibi bunun nedeni teşhisin yanlış olması ve devamındaki tedavinin reçetenin yanlışlığı. Bu sığ bakış enflasyonu sadece bir para arzı olarak görürken maliyet yapısı, arz kısıtları, bölüşüm ilişkileri ve en önemlisi piyasadaki yapısal bozulmaların bir neticesi olduğunu siyasi tercihlerinden dolayı görmezden geliyorlar.
Bu anlayış, içeride gıda fiyatlarını, yönetilen ve yönlendirilen zamları, enerji maliyetlerini kontrol etmeye devam ededursun ülkemizin tarımını bitirip ülkeyi ithalata bağımlı kılarken iktidar hangi fiyat istikrarı masalı anlatmaya devam ediyor. Enflasyon beklentilerini her çeyrekte yukarı yönlü revize etmekte bu başarısızlığın resmi ilamıdır.
Asgari Ücret ve “Koca Koca Profesörler” Çelişkisi
Halkımızın sırtına binen bu ekonomik yıkımın en büyük ortaklarından biri de iktidarın arkasına sığınan ve ona akademik kalkan oluşturan ezberci zihniyettir. Buradan aziz milletimize hatırlatmak isterim: Memlekette asgari ücret zammının geçmiş yıllarda ‘beklenen enflasyona’ göre yapılması gerektiği savunulmuş, bu tez sözde ekonomistler ve akademisyenlerce desteklenmiştir. Geçmiş aylarda yaşanan ve hayatı yaşanmaz kılan gerçek enflasyon karşısında zaten ezilmiş olan halkımıza; ‘gelecek yıl enflasyon düşecek’ masalıyla hayali ‘beklenen enflasyon’ oranlarına göre asgari ücret zammı dayatılmış, böylece işçimizin ve memurumuzun sofrasındaki ekmek her geçen gün daha da küçültülmüştür. Halkın cebinden çalınan her kuruş, bu masalları televizyon ekranlarında ballandırarak anlatanlar tarafından meşrulaştırılmıştır. Halkımızın alım gücü erirken, sermaye çevreleri ve rantiyeler pervasızca beslenmiştir.
Zafer Partisi Perspektifi: Üretim Ekonomisi ve “Anadolu Kalesi”
Biz Zafer Partisi olarak; ne saray rejiminin batık neoliberal politikalarına ne de bu düzenin çarkını döndüren sözde muhalefetin teslimiyetçi çizgisine boyun eğmiyoruz eğmeyeceğiz. Bizim çözümümüz Türk milleti adına net ve gerçektir:
• Planlı Sürdürülebilir Kalkınma: Devlet Planlama Teşkilatı’nı (DPT) derhal yeniden kurarak kaynakların beton ekonomisine, ranta ve sermayeye değil, yüksek katma değerli üretime, teknolojiye ve tarıma aktaracağız.
• Merkez Bankası’na İade-i İtibar: Cumhuriyet Merkez Bankasının temel amacı, ‘fiyat istikrarını sağlamak’ değil, kuruluş kanununda belirtildiği üzere, ‘ülkenin ekonomik kalkınmasını desteklemek’ olarak belirlenecektir. Bu amaçla, Merkez Bankası Kanunu’nun 4. Maddesi değiştirilerek; ‘Bankanın temel görevinin katma değerli üretime yönelik yeni yatırımların hayata geçmesi, tam istihdam düzeyine ulaşılması ve bunun sürdürülmesidir’ olarak yeniden yazılacaktır.
Bu kapsamda Merkez Bankası para politikalarını kuruluş kanununda yazılı olan temel amaç doğrultusunda belirleyecek; Hazine de buna uygun politikalar uygulayacaktır.
Emin olunuz ki; ne bu kriz kaderdir ne de bu düzen böyle kalacaktır. Atatürk’ün çizdiği millî ekonomi yolunda, liyakatli kadrolarımızla, bilim, birlik ve barış içinde Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz. Türk Milleti zafere ulaşacaktır!”
Yeni Parti Edirne İl Başkanlığı, Süloğlu ilçesinde üye kayıt kampanyasını başlattı.
Yeni Parti İl Başkanlığı’ndan yapılan, “Süloğlu’nda Yeni Parti’ye güçlü katılım” başlıklı haberde şunlara yer verildi:
“Kurucu İl Başkanımız Yücel Balkanlı, Yeni Parti Süloğlu İlçe Başkanımız Lütfü Serbest ve değerli yönetim kurulu üyelerimizle birlikte üye kayıt kampanyamızı büyük bir heyecanla başlattık.
Süloğlu’nda hemşehrilerimizin gösterdiği ilgi, güven ve güçlü destek, bizlere iktidar yolunda daha büyük bir motivasyon veriyor.
Demokrasiye, değişime, adalete ve daha güçlü bir Türkiye’ye inanan tüm vatandaşlarımızı Yeni Parti çatısı altında buluşmaya davet ediyoruz.
İnanıyoruz, çalışıyoruz, büyüyoruz. Hep birlikte Yeni Parti’yi iktidara taşıyacağız! Birlikte daha güçlüyüz, birlikte başaracağız!”
Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) butlan yönetimi tarafından il başkanlığına atanan Özlem Becan, 20 kişilik yeni yönetimini belirledi.
CHP’de il başkanlığına atanan Özlem Becan’ın bir süredir merakla beklenen il yönetimi listesi, belli oldu. İl Başkanlığı’nın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Birlik, dayanışma ve kararlılıkla çalışacağımız yeni dönemin Edirne’mize, partimize ve örgütümüze hayırlı olmasını diliyoruz” denildi. Buna göre CHP Edirne İl Yönetimi şu şekilde oluştu:
İl Başkanı: Özlem Becan
İl Yönetimi: Ali Bülent Ulusoy, Ahmet Gökkaya, Ayşe Meltem Atak, Emre Şevik, Ercan Gür, Erkan Benzerli, Erkan Makas, Ertan Doğancı, Haydar Çatak, Melek Yılmaz, Muhlis Yıldız, Mükerrem Yaman, Oğuzhan Akbakır, Saim Çağan, Savaş Üner, Tuncay Kılıç, Uğur Kıvrak, Uğur Sönmez, Yağmur Islattı Aydın, Yeşim Demir
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun çağrısıyla, İYİ Parti Edirne İl Teşkilatları Kuvayı Milliye’nin ateşinin yakıldığı, Millî Mücadele’nin sembol şehirlerinden Balıkesir’e gitti. Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, Çünkü biliyoruz ki bugün Türkiye’nin ihtiyacı, suskunluk değil cesarettir. Korku değil iradedir. Teslimiyet değil mücadeledir” dedi.
“Balıkesir’de bir kez daha haykıracağız: Bu vatan sahipsiz değildir! Bu millet sahipsiz değildir! Bu bayrak sahipsiz değildir! Bu Cumhuriyet sahipsiz değildir!” diye konuşan Başkan Şahin, “Bugün burada yalnızca bir siyasi toplantıya katılmak için değil; Kuvayı Milliye ruhunu yeniden kuşanmak, Millî Mücadele’nin emanet ettiği iradeyi geleceğe taşımak için buluşuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Bizim mücadelemiz; şahıslarla değil, Türkiye’yi adaletsizliğe, hukuksuzluğa, liyakatsizliğe ve teslimiyet siyasetine mahkûm eden anlayışladır” diyen İYİ Parti Teşkilatları Kuvayı Milliye’nin ateşinin yakıldığı, Millî Mücadele’nin sembol şehirlerinden Balıkesir’e gitti. Edirne İl Başkanı Hakan Şahin açıklamasında şunlara yer verdi:
Gazi Meclisimizin çatısı altında, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş iradesini ve milletimizin egemenliğini tartışmaya açanlara da açıkça söylüyoruz: Gazi Meclis, İmralı’nın vesayeti altında değildir. Türkiye Cumhuriyeti, terör örgütlerinin talepleri üzerinden yönetilemez.
İmralı’daki terörist başını meşrulaştırmaya, terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek bir dil kullanmaya ve terörün siyasi muhataplık alanını genişletmeye yönelik her türlü anlayışın karşısındayız.
Bizim için teröristin sıfatı bellidir. Teröriste “sayın” diyerek meşruiyet kazandırmaya çalışan hiçbir siyasi anlayışı kabul etmiyoruz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını seçimden seçime hatırlayan, Cumhuriyet’in kurucu değerlerini kendi siyasi hesaplarına göre eğip bükenlere de buradan sesleniyoruz: Atatürk bir seçim sloganı değildir. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesidir. Atatürk, bağımsızlığın ve millî egemenliğin adıdır.
Amerikancı politikalarla Türkiye’nin bağımsızlığını tartışmaya açanlar, emperyal hesapların peşinde koşanlar ve Türk milletinin iradesini başka merkezlere bağlamaya çalışanlar karşılarında İYİ Parti’yi bulacaktır.
Çünkü bizim istikametimiz bellidir: Ne Washington’dan talimat, ne İmralı’dan mesaj, ne Kandil’den icazet! Bizim kararımızı yalnızca Türk milleti verir.
İYİ Parti; Türk milletinin bağımsızlığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, millî egemenliği, hukukun üstünlüğünü, adaleti ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in temel değerlerini savunmaya devam edecektir. Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun da ifade ettiği gibi, bizim için kurucu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Bugün Balıkesir’e giderken yanımızda yalnızca bayraklarımızı değil; Kuvayı Milliye’nin cesaretini, Millî Mücadele’nin kararlılığını ve Cumhuriyet’in emanetini götürüyoruz.
Edirne’den Balıkesir’e uzanan bu yol, aynı zamanda Türkiye’nin dört bir yanındaki vatanseverlerin ortak iradesinin yoludur.
Biz susmayacağız. Biz sinmeyeceğiz. Biz teslim olmayacağız.
Türkiye’yi böldürmeyeceğiz. Türk vatanını parçalatmayacağız. Cumhuriyet’i tartışmaya açtırmayacağız. Millî egemenliği terör örgütlerinin taleplerine teslim etmeyeceğiz.
Ve bugün Balıkesir’de Kuvayı Milliye’nin ruhuyla bir kez daha ilan edeceğiz: Bu bayrak inmeyecek! Bu vatan bölünmeyecek! Bu Cumhuriyet yıkılmayacak!
Çünkü biz biliyoruz: “Birinci vazifemiz, Türk istiklalini ve Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”
Edirne’den Balıkesir’e, Trakya’dan Anadolu’ya, 81 ilden yükselen sesimiz birdir:
HUKUK İÇİN, ADALET İÇİN, MİLLÎ EGEMENLİK İÇİN, TÜRKİYE İÇİN BAYRAK AÇIYORUZ!
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, 16 Ağustos’ta partisinin Balıkesir’de gerçekleştireceği bayrak mitingine tüm Edirnelileri davet etti.
İYİ Partili Akalın, partisinin Saraçlar Caddesi’nde açtığı standı ziyaret ederek açıklamalarda bulundu. Vatandaşların, İYİ Parti’nin 16 Ağustos’ta Balıkesir’de gerçekleştireceği mitinge davet edildiği stantta milletvekili Akalın’a parti il başkanı Hasan Hakan Şahin de eşlik etti. Akalın, buradaki açıklamasında, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasayı eleştirdi.
‘BİZİM İÇİN TERÖRİSTİ AFFETME YASASI’
Akalın, çerçeve yasanın, kendileri için ‘teröristleri affetme’ yasası olduğunu söyleyerek, “Çerçeve yasak dedikleri, bizim için de teröristleri affetme yasası olan yasaya karşı mecliste mücadelemizi verdik. Mecliste vermiş olduğumuz mücadeleyi takip ettiniz. Ben sadece ondan bir bölümünden size bahsetmek istiyorum. Bu yasanın meclise getirilmesi ve meclisten geçirilmesi günü çok anlamlı bir gündür. Biz bunu bildiğimiz için buna itiraz ettik. Ve diğer bütün partilere yalvardık. Ne olursunuz bunu 10 Ağustos’ta yapmayın, Sevr’in yıl dönümünde bu yasayı geçirmeyin dedik. Maalesef sözü dinletemedik, dinlemediler. Hiçbir parti sözüöüzü dinlemedi ve Sevr’in yıl dönümünde bu yasayı geçirmiş oldular ve bunu bütün milletimizin dikkatine sunuyorum” dedi.
‘ATATÜRK’ÜN TARAFINDA OLACAĞIZ’
Balıkesir’deki mitinge, tüm Edirnelileri davet eden Akalın, “Şimdi aynı mücadeleyi Balıkesir’de bayrak açarak tamamlamak istiyoruz. Bütün Türk milletini, özellikle Edirneli hemşerilerimizi Balıkesir’deki bayrak mitingine davet ediyoruz. Meclisteki çerçeve yasayla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum; bu yasa her ne kadar adını birçok farklı şekilde; ‘Terörsüz Türkiye’ gibi isimler taksalar da bizim için bu 9 bin teröristi affetme yasasıdır. Bu yasayla birlikte 9 bin terörist affedilecek. Ve bunun devamında da Anayasamızda yasalarımızla da oynayıp Türkiye’nin anayasasını değiştirmeye çalışacaklar. Biz İYİ Parti olarak sayımız ne olursa olsun bunun karşısında olacağız. Bunun karşısında duracağız. Türk milletinin tarafından olacağız. Atatürk’ün tarafından olacağız. Terörist başı, 50 bin kişinin katili Apo’nun tarafında olmayacağız, Seyit Rıza’nın tarafında olmayacağız. Şeyh Sait’in tarafında olmayacağız. Atatürk’ün tarafında olacağız” diye konuştu.