Kategori arşivi: Siyaset

Saadet’ten ‘Kamu İhaleleri’ raporu

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık raporda, bu kez “Kamu İhalelerinde Şeffaflık ve Rekabet” konusu ele alındı.

Kamu alımları sisteminde yaşanan yapısal değişimler, istisna uygulamalarının genişlemesi, pazarlık usulünün yaygınlaşması, rekabet düzeyindeki azalma, kamu maliyesi üzerindeki etkiler ve şeffaflık ile hesap verebilirlik açısından ortaya çıkan risklerin kapsamlı şekilde değerlendirildiği raporda, “Günümüzde kamu alımlarında rekabetin azalması, denetim mekanizmalarının zayıflaması ve bazı alımların standart ihale süreçlerinin dışında gerçekleştirilmesi önemli sorun alanları olarak öne çıkmaktadır. Özellikle istisna hükümlerinin genişletilmesi ve pazarlık usulünün olağan yöntem haline gelmesi, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından risk oluşturmaktadır.

Bu gelişmeler yalnızca kamu yönetimi açısından değil, kamu maliyesi açısından da olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Rekabetin azalması nedeniyle kamu alımlarında tasarruf oranları düşmekte, kamu kaynaklarının etkin kullanımı zorlaşmaktadır.

Ayrıca teknik şartnamelerin belirli firmaları avantajlı hale getirmesi, tek teklifli ihalelerin artması ve aynı yüklenicilerin sürekli öne çıkması gibi uygulamalar yolsuzluk risklerini artırmaktadır.

Sonuç olarak, kamu alımları sisteminin rekabetçi, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Bu doğrultuda yapılacak reformlar yalnızca yolsuzluk risklerini azaltmayacak, aynı zamanda kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına ve mali disiplinin güçlenmesine katkı sağlayacaktır” ifadelerine yer verildi.

Söz konusu rapora ilaveten yapılan  “Kamu alımlarında şeffaflık ve hesap verebilirlik yeniden tesis edilmelidir” başlıklı basın açıklamasında da şöyle denildi:

“Türkiye’de kamu alımları sistemi, yıllar içinde yapılan mevzuat değişiklikleri, genişleyen istisnalar ve artan pazarlık usulü uygulamaları nedeniyle önemli yapısal sorunlarla karşı karşıya kalmıştır.

Bugün kamu alımlarında rekabetin azalması, denetimin zayıflaması ve istisnai yöntemlerin olağan uygulamalar haline gelmesi, kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını zorlaştırmaktadır. Bu durum ekonomik olduğu kadar yönetişim ve kamu ahlakı meselesidir.

Saadet Partisi olarak bizler, kamu malını milletimizin emaneti olarak görüyoruz. Devletin harcadığı her kuruşun hesabının millete verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kamu kaynaklarının belirli çevrelerin değil, 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkı olduğu anlayışıyla hareket ediyoruz.

Şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkeleri güçlü bir kamu yönetiminin temelidir.

Kamu alımlarında açık ihale usulü esas olmalı, istisnalar gerçekten istisna olarak kalmalı ve tüm süreçler etkin bir şekilde denetlenmelidir. Rekabetin arttığı, denetimin güçlendiği ve kamuoyunun bilgiye erişebildiği bir sistem, hem yolsuzluk risklerini azaltacak hem de kamu bütçesinde önemli tasarruflar sağlayacaktır.

Bugün ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey, kamu kaynaklarını israf eden anlayış değil; tasarrufu esas alan, adaleti gözeten ve emanete sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır. Saadet Partisi olarak kamu yönetiminde dürüstlüğü, şeffaflığı ve hesap verebilirliği yeniden hâkim kılmak için çalışmaya devam edeceğiz.

Milletimizin alın teriyle oluşan kaynakların korunması, israfın önlenmesi ve her kuruşun doğru yerde kullanılması, yalnızca ekonomik bir zorunluluk değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur.

Kamu malına emanet gözüyle bakan bir anlayışla, daha adil, daha şeffaf ve daha güçlü bir Türkiye mümkündür.”

İYİ Parti’den oylama skandalına sert tepki

İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen kritik bir oylama sırasında, AK Parti sıralarında Genel Kurul’da bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanıldığının İYİ Parti’nin itirazları sonucunda ortaya çıkmasının millet iradesi adına kabul edilemez bir skandalı gözler önüne serdiğini söyledi.

İYİ Parti İl Başkanı Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’in yaptığı itiraz ve yoklama talebi sonrasında yaşananların muhalefetin denetim görevinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirterek, “Eğer İYİ Parti bu konuda gereken hassasiyeti göstermeseydi, millet iradesine gölge düşüren bu uygulama kamuoyunun bilgisine ulaşmayacaktı” diyerek şunları kaydetti:

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Video-2026-06-22-at-14.03.35.mp4

“Üstelik yaşanan bu olay, herhangi bir gündem maddesinde değil, iki ülke arasında imzalanan enerji anlaşmasının görüşüldüğü kritik bir oylama sırasında ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda dahi Genel Kurul’da bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılması, millet iradesine verilen değerin ne kadar aşındığını göstermektedir.

Yapılan yoklamada 76 AK Parti milletvekilinin Genel Kurul’da bulunmadığının ortaya çıkması ise olayın vahametini daha da artırmıştır. Millet adına karar verilen bir oylamada, salonda bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılması demokratik temsil anlayışıyla bağdaşmayan ağır bir sorumsuzluktur.

Milletvekilliği makamı millet tarafından verilen bir emanettir. Bu emaneti taşıyanların görevi de millet adına karar verilen yerde bulunmak ve oylarını bizzat kullanmaktır. Milletin verdiği yetkinin başkaları tarafından kullanılmaya çalışılması, hangi gerekçeyle açıklanırsa açıklansın kabul edilemez.

Daha da dikkat çekici olan ise geçmişte muhalefetin yaptığı yoklama taleplerine yönelik iktidar kanadından yükselen eleştirilerdir. AK Parti Edirne Milletvekili Sayın Fatma Aksal’ın da sosyal medya paylaşımlarında ve açıklamalarında muhalefetin yoklama taleplerini eleştirerek Meclis çalışmalarının engellendiğini savunduğunu hatırlıyoruz.

Bugün yaşananlar göstermiştir ki yoklama talepleri bir engelleme değil, millet iradesini koruma görevidir. Eğer denetim mekanizması işletilmeseydi, bugün Türkiye’nin konuştuğu bu skandal ortaya çıkmayacaktı. Dün yoklama taleplerinden rahatsız olanlar, bugün yoklamanın neden gerekli olduğunu bütün Türkiye’ye göstermiştir.

Demokrasilerde asıl sorun denetim yapılması değil, denetimden rahatsız olunmasıdır. Millet adına görev yapan herkes, millet iradesinin üzerinde olmadığını bilmek zorundadır. Gazi Meclis’in itibarı da ancak kurallara eksiksiz uyulmasıyla korunabilir.

İki ülke arasında yapılan enerji anlaşmasının görüşüldüğü kritik bir oylamada dahi Genel Kurul’da bulunma gereği duymayanların ve bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılmasına sessiz kalanların, millet iradesine saygı konusunda söyleyecek sözü olamaz.

Bu nedenle AK Parti Edirne Milletvekili Sayın Fatma Aksal’a açık bir soru yöneltiyoruz: Geçmişte yoklama taleplerini eleştiren bir milletvekili olarak bugün yaşanan bu olay karşısındaki tavrınız nedir? Genel Kurul’da bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılmasını doğru buluyor musunuz, bulmuyor musunuz? Edirneli hemşehrilerimiz bu soruların cevabını hak etmektedir.

İYİ Parti olarak bizler, dün olduğu gibi bugün de milletin oyuna, milletin iradesine ve demokrasimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu ilke hiçbir siyasi partinin, hiçbir iktidarın ve hiçbir siyasi hesabın üzerinde tutulmalıdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin saygınlığını korumanın yolu; kurallara uymaktan, şeffaflıktan ve milletin emanetine sahip çıkmaktan geçmektedir. Meclis’te milletin oyuna sahip çıkan yine İYİ Parti olmuştur. Bundan sonra da milletimizin hakkının, hukukunun ve iradesinin en güçlü savunucusu olmaya devam edeceğiz.

Milletin oyuna sahip çıkmak muhalefetin değil, demokrasiye inanan herkesin görevidir. İYİ Parti ise bu görevi yerine getirmeye devam edecektir.”

Zafer Partisi’nden saha değerlendirmesi

Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, partisinin genel merkez heyetinin Edirne’de 18-19 Haziran tarihlerindeki saha çalışmasını değerlendirdiği açıklamasında, sivil toplum örgütleri, odalar ve borsalar, birlikler, dernekler, esnaf ve vatandaşlar ile görüşüp sorunlarını dinlediklerini, bu sorunlara karşılık çözüm önerilerini anlattıklarını söyledi.

İl Başkanı Konak, Zafer Partisi’nin kurulduğu günden bu yana Türk milletinin hakkını ve hukukunu savunmaya devam ettiğinin altını çizerek şunları söyledi:

“Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Genel Merkez Heyetlerimiz ülkenin dört bir köşesine ve ‘Nerede bir Türk varsa Zafer Partisi orada’ şiarı ile Batı Trakya’ya gidip milletimizin ve Batı Trakya Türkleri’nin sesi olup sorunlarını dinliyor ve Zafer Partisi’nin ekonomiden tarıma, hayvancılıktan eğitime, güvenlikten iç ve dış siyasete kadar planlarını, projelerini ve çözümlerini anlatıyor.

Bu kapsamda 18-19 Haziran’da Edirne’ye gelen Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Nihat Babaözü, Genel İdare Kurulu Üyelerimiz Erdoğan Erhan, Ahmet Baran Dural ve Hakkı Şafak Ses ile il ve ilçe teşkilatları olarak Uzunköprü’de, Keşan’da ve Merkez ilçemizde bir dizi ziyaretler gerçekleştirip sivil toplum örgütleri, odalar ve borsalar, birlikler, dernekler, esnaf ve vatandaşlar ile görüşüp sorunlarını dinledik ve bu sorunlara karşılık partimizin çözüm önerilerini anlattık. Zafer Partisi’nin çözüm önerilerinin ve projelerinin ana hattı Büyük Türk Milletinin bütün mensuplarını, zengin, özgür, güvenli ve sosyal adaleti benimsemiş, geleceğe güvenle bakan bir Türkiye’de yaşatabilmektir.

Zafer Partisi olarak terörist başına ‘statü ve umut hakkı’, teröriste ‘af’, geçici sığınmacıya ‘entegrasyon’ arandığı şu günlerde iç ve dış güvenlikte Anadolu Kalesi, Çelik Miğfer, Yesevi Zırhı, Demir Güvercin ve Kılıçarslan Kalkanı projeleri ile Türk milletinden teveccüh beklemekteyiz.

Emeklinin ve emekçinin sömürüldüğü, hakkını arayan madencinin kolluk müdahalesi gördüğü, öğretmenin göz altına alındığı, çiftçinin hakkını alamadığı mevcut dönemde ekonomide hedefimiz zayıflayan neoliberal politikalara karşı planlı ve sürdürülebilir bir kalkınmadır.

İnsanlarımızın, yaratıcı, özgür, eleştirel düşünebilme, birlikte yaşama ve birlikte çalışma becerilerine sahip, milli değerlerine bağlı, evrensel kalitede problem çözme, araştırma, sorgulama, teknolojiyi etkili kullanma ve girişimcilik becerileri ile donanmış, değerlere sahip, insan haklarına, hukuka doğaya ve çevreye duyarlı, ‘iyi insan’ olarak yetiştirilmesi eğitim politikamızın temelini oluşturmaktadır.

Hukuk kurallarının keyfi işletildiği ve adeta muhalefeti sindirmek için kullanıldığı şu dönemde Zafer Partisi olarak amacımız Hukuk’un üstünlüğünü sağlamak ve evrensel demokratik değerlere sahip çıkmaktır.”

Gençlerin büyük bir kısmının geleceğini yurt dışında aradığı şu durumda Zafer Partisi olarak ‘Gençlik Gelecektir’ diyoruz ve gençlerimizin düzenli bir iş, iyi bir maaş alabildiği ve tatil yapmanın lüks olarak algılanmadığı bir Türkiye’yi onlara sunacağımıza söz veriyoruz. Gençlerimizin gelecekteki iş, aş ve güvenlik kaygılarına son vereceğimize söz veriyoruz.

Sözlerime son verirken bizleri 2 günlük ziyaretlerimizde misafir eden ve dinleyen bütün kurumlara, değerli başkanlarına ve yönetim kurullarına, esnaflarımıza; ziyaretlerimizi takip edip haberleştiren basın mensuplarına, sokakta görüp teveccüh gösteren vatandaşlarımıza şahsım ve partim adına teşekkür ederim.”

İba’dan mahalle ziyareti

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, partisinin Türkiye genelinde sürdürdüğü gönül seferberliği çalışmaları kapsamında Abdurrahman Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi. İba, hem parti üyelerini evlerinde ziyaret etti hem de mahalle sakinleriyle samimi sohbetler gerçekleştirerek talep ve önerileri dinledi.
Başkan İba, vatandaşların dile getirdiği tüm talep ve şikayetleri not aldıklarını belirterek, ilgili kurumlara iletilmesi ve çözüm süreçlerinin takip edilmesi konusunda gerekli girişimlerde bulunacaklarını ifade etti.

İba ve beraberindeki teşkilat mensupları, AK Parti ailesinin üyelerini evlerinde ziyaret ederek Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti, teşekkür belgelerini takdim etti.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Edirne’yi yakından takip ettiğini belirten İba, kente yapılan her yatırım ve projenin takipçisi olmaya devam edeceklerini ve vatandaş odaklı hizmetlere önem verdiklerini ifade etti.

Mahalle sakinlerinin yoğun ilgisiyle karşılanan İba, evlerinin önünde bir araya gelen vatandaşlarla kahve sohbetlerinde buluşarak, gündeme ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Samimi ortamda gerçekleşen sohbetlerde mahalle sakinleri sorunlarını, beklentilerini ve taleplerini doğrudan iletme fırsatı buldu.

Ziyaretlerin ardından değerlendirmelerde bulunan AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, vatandaşlarla kurulan doğrudan temasın önemine dikkat çekti.
İba, “Bizler için siyaset, yalnızca seçim dönemlerinde vatandaşın kapısını çalmak değil, yılın her günü hemşehrilerimizin yanında olmaktır. Gönül seferberliğimiz kapsamında mahalle mahalle, sokak sokak vatandaşlarımızla buluşuyor, onların sesine kulak veriyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü Türkiye’nin temeli güçlü millet iradesidir. Vatandaşlarımızın fikirleri, önerileri ve talepleri bizim için yol göstericidir.” dedi.

AK Parti teşkilatlarının milletle iç içe olmaya devam edeceğini vurgulayan İba, “Abdurrahman Mahallemizde bizleri büyük bir misafirperverlikle karşılayan tüm komşularımıza teşekkür ediyorum. Her gittiğimiz yerde gördüğümüz sıcak ilgi ve samimiyet, bizlere güç veriyor. AK Parti olarak biz büyük bir aileyiz. Bu aileyi güçlü kılan ise milletimizle kurduğumuz gönül bağıdır. İnşallah bundan sonra da hemşehrilerimizle omuz omuza yürümeye, Edirne’miz için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi sahada

Olgay GÜLER

Parti programı kapsamında Edirne’ye gelen Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nihat Babaözü, hem iktidar, hem de muhalefeti eleştirdi.

Zafer Partisi Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Babaözü ve beraberindeki, heyet, Edirne ve ilçelerinde ziyaret programı gerçekleştirdi. Genel İdare Kurulu (GİK) üyeleri Hakkı Şafak Ses, Ahmet Baran Dural, Erdoğan Erhan ve Ferruh Özkan’ın da aralarında bulunduğu heyet, esnaf, vatandaş ve sivil toplum örgütleriyle bir araya geldi. Uzunköprü ve Keşan ilçelerindeki temaslarının ardından kent merkezine gelen heyet, Edirne Muhtarlar Federasyonu’nu ziyaret etti.

Parti heyetini burada Federasyon Başkanı Fatih Kıyga ile Edirne Köy ve Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı Mehmet Karlatlı ağırladı. Ziyarette Zafer Partisi İl Başkanı Serkan Konak ve Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç de hazır bulundu.

‘VATANDAŞIN GERÇEK SORUNLARIYLA İLGİLENECEK KİMSE KALMADI’

Ziyaretin ardından ülke ve bölge gündemine dair açıklamalarda bulunan Genel Başkan Yardımcısı Babaözü, Türk siyasetinin ve muhalefetin mevcut durumunu eleştirdi.

Vatandaşın gerçek gündemden uzaklaştırıldığını söyleyen Babaözü, “Türk siyasi hayatı, özellikle muhalefet açısından oldukça karmaşık bir dönemden geçiyor. Bu nedenle vatandaşın gerçek sorunlarıyla ilgilenebilecek, halkın derdine eğilebilecek neredeyse kimse kalmadı. Biz de vatandaşlarımızı yeniden gerçek gündeme, gerçek sorunlara çekebilmek ve Edirne özelinde yaşanan sıkıntıları dinlemek için buraya geldik. Ekonomik sıkıntılar var. Bu ekonomik sıkıntılara bağlı olarak Edirne’nin bulunduğu konum da ayrı bir önem taşıyor. Sınıra çok yakın bir şehirde yaşıyoruz. Hep söylüyor; dünyanın en kaliteli ve en değerli tarım arazilerinden birinin üzerinde oturuyoruz. Burada Bulgaristan’ın da, Yunanistan’ın da, genel anlamda başka ülkelerin de gözü var. Bu topraklarda neredeyse sulama yapmadan çok yüksek tarımsal verim elde etmek mümkün. Edirne çok kıymetli bir yer. Hem bizim için kıymetli bir yer hem de ülkemize karşı hesapları olanların dikkatini çeken kıymetli bir yer” dedi.

‘YENİ BİR MUHALEFET VE DEVLET ANLAYIŞI ORTAYA KOYUYORUZ’

Hem iktidarın hem de mevcut muhalefet blokunun halkın beklentilerini karşılayamadığını ifade eden Babaözü, “Biz de buna karşı durmak, buna direnmek için buraya geldik. Hâlâ umut olduğunu düşünüyoruz. Mevcut siyasi iktidardan bir çözüm çıkmayacağını gördük. Muhalefet adı altında siyaset yapan mevcut yapıların da vatandaşın beklentilerine cevap veremediğini gördük. Bu yüzden yeni bir muhalefet anlayışı, yeni bir devlet ve yönetim anlayışı ortaya koymaya çalışıyoruz. Bizim buraya geliş amacımız sorunları dinlemek. Derdimiz bu.”

Heyet, ziyaretlerine Trakya Birlik, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Edirne Şubesi, Edirne Barosu, Edirne Ziraat Odası, Türk Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Edirne İl Başkanlığı ile Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile devam etti.

‘İnsan neden emeklilikte iş arıyor?”’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme taşıdı. Emeklilerin yalnızca maaşlarının yetersizliğiyle değil, aynı zamanda sosyal adalet ve insan onurunu ilgilendiren ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Akalın, adil bir intibak düzenlemesi çağrısında bulundu.

Türkiye’de bugün 16 milyonun üzerinde emekli bulunduğunu hatırlatan Akalın, milyonlarca vatandaşın hayatının en huzurlu olması gereken döneminde geçim kaygısıyla yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Emeklilerin aldığı maaşlarla kira, fatura ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Akalın, birçok emeklinin pazara çıkarken dahi hesabını defalarca yapmak zorunda kaldığını ifade etti.

Konuşmasında emekli maaşlarının sadece rakamsal bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akalın, “Mesele yalnızca maaşın miktarı değildir. Mesele, insanların yıllarca çalıştıktan sonra insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olup olmadıklarıdır.” dedi.

Emeklilerin yaşadığı sıkıntıların sosyal devlet anlayışı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akalın, bir ülkenin vicdanının yaşlılarına gösterdiği saygıyla ölçüldüğünü söyledi. Emeklilerin karşı karşıya kaldığı tablonun yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını ifade eden Akalın, bunun aynı zamanda sosyal adalet ve insan onuru meselesi olduğunu kaydetti.

Türkiye’de bugün 2 milyondan fazla emeklinin yeniden çalışmak zorunda kaldığına dikkat çeken Akalın, “Kırk yıl çalışmış bir insanın emeklilik döneminde yeniden iş araması, emekliliğin dinlenme dönemi olmaktan çıkıp bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü göstermektedir.” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz günlerde Uzunköprü’de maden işçileriyle bir araya geldiğini de hatırlatan Akalın, çalışma hayatındaki vatandaşların geleceğe dair kaygılarının arttığını belirterek şunları söyledi:

“İki gün önce Uzunköprü’de maden işçilerimizin yanındaydım. Onların gözlerinde yalnızca bugünün geçim sıkıntısını değil, yarının emeklilik kaygısını da gördüm. İnsanlarımızın en büyük korkusu yaşlanmak değil, yaşlandığında yoksullaşmaktır.”

Emekliler arasındaki maaş farklılıklarının adalet duygusunu zedelediğini vurgulayan Akalın, benzer süre çalışan ve benzer miktarda prim ödeyen vatandaşlar arasında oluşan maaş farklarının sosyal güvenlik sistemine olan güveni sarstığını ifade etti.

Emeklilerin yaşadığı sorunların çözümü için intibak konusunun yeniden ele alınması gerektiğini belirten Akalın, adil bir intibak yasasının gecikmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Başkan Makak’tan revüj tepkisi!

AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, “Edirne halkının parası yap-boz tahtası değildir” dedi.
Başkan Makak, Edirne’nin en kritik noktalarından biri olan Kıyık Caddesi’nde geçtiğimiz yıl büyük tartışmalarla inşa edilen yüksek beton refüjün, Edirne Belediyesi tarafından tamamen yıkılarak sil baştan yeniden yapılmasına tepki gösterdi.
Yaşanan süreci plansızlığın, savurganlığın ve kamu zararının en net vesikası olarak nitelendiren AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, caddede başlayan yıkım ve yeniden yapım çalışmalarını sert bir dille eleştirerek şunları söyledi:
Daha Temmuz 2025’te bu ucube refüj buraya dikilirken, esnafımız da mahalle sakinlerimiz de standartlara aykırı olduğunu haykırdı. Yol daraldı, yaşlılarımız karşıya geçemez oldu. Üstelik oraya öyle dik açılı ve sivri betonlar koydular ki, motorcular için en hafif düşme anında bile ölümcül bir tehdit, olası bir kaza veya yangın anında ise araç kapılarının açılmasına engel bir can güvenliği tuzağı oluşturuldu. Hızlarını alamayıp daha işin başında, Ağustos 2025’te bir kısmını kırıp yama yapan yap-boz zihniyeti; bugün ise tüm yapıyı kepçelerle kökten kazıyarak ne kadar haksız ve plansız olduğunu kendi elleriyle tescillemiştir.”
HALKIN PARASI
Belediye yönetimine kamu kaynaklarının pervasızca harcanması üzerinden sert sorular yönelten Makak, Edirne halkının parasının çarçur edildiğini vurgulayarak, “Buradan belediye yönetimine açıkça soruyorum; Temmuz 2025’te Kıyık Caddesi’ne o yüksek beton barikatları kurmak için Edirne halkının kasasından kaç para çıktı ve henüz bir yıl geçmeden o betonları yıkıp hafriyatını taşımak, ardından da ‘alçak ve estetik olacak’ vaadiyle yenisini inşa etmek için bugün kaç lira harcanıyor? Edirne halkının her bir kuruşunu bu şekilde deneme yanılma yoluyla çarçur etmeye ne hakkınız var? Bu projeyi hazırlayan, onaylayan, teslim alıp hakedişini ödeyen ve şimdi de gözünü kırpmadan yıkan zihniyet, oluşan bu devasa kamu zararının hesabını yargı ve millet önünde mutlaka vermelidir.” ifadelerini kullandı.
Belediyenin deneme tahtasına dönen hizmet anlayışını eleştiren Makak, şunları kaydetti:
Kendilerini modern şehirciliğin temsilcisi ilan edenlerin, Edirne’yi nasıl bir beton ve israf döngüsüne soktuğu ortadadır. Edirne Belediyesi’nin bu plansız yap-boz süreçlerini gördükçe, artık her adımlarında kendilerine meşhur yarışma programlarındaki gibi ‘Bu son kararınız mı?’ sorusunu yöneltmek zorunda kalacağız herhalde. Kamu kaynaklarının bu şekilde heba edilmesine asla sessiz kalmayacağız. Kıyık esnafının ve Edirne halkının hakkını sonuna kadar savunarak bu israf döngüsünün takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyorum.

‘Mutlak butlan siyasi tarihe kara leke!’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il başkanları, parti genel merkezi önünde yaptıkları ortak basın açıklamasında, 21 Mayıs tarihinde siyasi bir talimat sonucunda verilen ‘mutlak butlan’ kararının ülkemizin siyasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini belirterek, Olağanüstü Kurultay’ın bir an önce gerçekleştirilmesi için topladıkları imzaları muhataplarına teslim etti.

CHP İl Başkanları adına Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz, burada yaptığı açıklamada, “Butlan kararı partimizin iktidar yürüyüşünü durdurmayı hedefleyen siyasi bir müdahale olduğu gibi aynı zamanda tüm yurttaşların seçme ve seçilme hakkını hedef almış, çok partili demokrasinin ve anayasal düzenin temellerini sarsmıştır” diyerek şunlara yer verdi:.

“Hedef sandıktır. Hedef milli iradedir. Hedef demokrasi kazanımlarıdır.

Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü ve üyelerini temsil eden İl Başkanları olarak, bu kara lekeyi ortadan kaldırmak için, sarsılmaz bir bütünlük içerisinde, ülkemize ve milletimize karşı olan sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz.

Bizim hikayemiz, saray odalarında ya da kapalı kapılar ardında ya da mahkeme koridorlarında yazılmamıştır. Bu partinin temelinde, ilk kurultayımız kabul ettiğimiz Sivas Kongresi’nin bağımsızlık ateşi, ulusal onuru ve işgale boyun eğmeyen iradesi vardır.

Saray tarafından kurgulanmış bu karanlık oyunu bozmanın yegane yolu zaman kaybetmeksizin Kurultayımızın bir an önce toplanmasıdır. Bu bağlamda bugün 81 ilden gelen il başkanlarımız ve temsilcilerimizle birlikte topladığımız imzaları muhataplarına teslim etmiş bulunuyoruz.

830 kurultay delegemizin noter beyanlı imzalarını, 170 İstanbul kurultay delegemizin kurultay isteyen imzalı irade beyanlarıyla birlikte 1003’ün kurultay iradesini net bir şekilde ortaya koymuştur. 2023 Kasım kurultayının ilk turunda Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e 682 oy verildiğini özellikle vurgulamak isteriz. Bu imzaları yalnızca Kurultay delegelerimiz, örgütlerimiz ve üyelerimiz adına değil; hangi görüşten olursa olsun partimize yönelik bu siyasi müdahalenin karşısında duran on milyonlarca yurttaşımız adına teslim ediyoruz.

Birileri tarafından; mahkeme kararının ve tedbir kararının olağanüstü kurultay yapılmasına engel olduğuna ilişkin iddialar hukuken gerçeği yansıtmamaktadır. Türkiye’nin 32 kamu hukuku hocasının imzası ile ( profesörler, doçentler, kanunun yapım aşamasında komisyonda yer alan hukukçu hocalarımız, hukuki mülahazalarda görüş ve bilgisine başvurulan kıymetli akademisyenlerimiz) yayınlanan mütaala elimde, birer suret yukarıya teslim edilmiş durumda. Türkiye’nin bütün hukukçuları ve bu metinler açıkça tedbir kararının olağanüstü kurultay yapılmasına engel olmadığını hatta ve hatta tedbirin kurultay yapılmasını ivedi ve zorunlu kıldığını göstermektedir. Buna ilişkin yargı kararı ve anayasa mahkemesi kararları da açıktır ve bu olağanüstü kurultayın yapılmasının önünde hukuki hiçbir engel yoktur.

Yaşananlar parti içi bir mesele değildir. Mesele Erdoğan ve millet arasındadır. Saray iktidarı siyasi yargı yoluyla partimize hukuk dışı bir müdahalede bulunmuştur. Amaç Cumhuriyet Halk Partisi’nin teslim alınmasıdır. Amaç CHP’yi majestelerin muhalefeti yapmaktır.

Partimiz tarihi boyunca askeri ve siyasi darbelerle hedef alınmış, mal varlıklarına el konulmuş ve hatta kapatılmıştır. Cumhuriyet Halk Partimiz, örgütünden ve milletten aldığı güçle her türlü anti-demokratik müdahaleyi püskürtmeyi dün başarmıştır. Bugün de partimiz ve milletimiz darbeye teslim olmayacaktır.

Bugün itibariyle yapılması gereken hızlı bir şekilde Olağanüstü Kurultay sürecinin başlatılmasıdır. Kurultayımızın 25 Temmuz 2026 tarihine kadar toplanmaması durumunda, 103 yaşına yaklaşan partimizin tarihinde ilk kez, seçime girme yeterliliğini kaybetme riski söz konusudur.

Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten devraldığımız şiar bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türkiye’yi kimin yöneteceğine millet karar verir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine üyeleri ve örgütü karar verir.

Bizler 2 milyon Cumhuriyet Halk Partiliyi ve demokrasiden taraf on milyonlarca yurttaşı temsilen irademizi burada bir kez daha ilan ediyoruz.

Genel Başkanımız, Kurultayımız tarafından 4 kez seçilen Sayın Özgür Özel’dir.

Cumhurbaşkanı Adayımız, 15.5 milyon yurttaşın oyuyla aday olan Sayın Ekrem İmamoğlu’dur.

Partimiz, baba ocağımız, Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Pusulamız millettir. Milletin sözü bellidir: Önce Kurultay, sonra iktidar!”

‘Gerçek gündem geçim ve gelecek kaygısı’

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, bugün vatandaşların en önemli gündeminin mutfaktaki yangın, pazardaki fiyatlar, ödenemeyen faturalar ve artan borç yükü olduğunu söyledi.

Eski milletvekili Şimşek, yaptığı “Ülkemizin gerçek gündemi geçim ve gelecek kaygısıdır” başlıklı yazılı açıklamasında, “CHP’nin yönetimini yargı yoluyla dizayn etmeye çalışırken ülkemizin gerçek gündemimizi unutturmaya çalışmak mümkün değildir” diyerek şunları kaydetti:.

“Bugün ülkemizin dört bir yanında aynı ses yükseliyor: Geçinemiyoruz. Bu ses; tarlasında alın teri döken çiftçinin, sabahın erken saatlerinde işine giden işçinin, dükkânını açan esnafın, üretim yapmaya çalışan sanayicinin, maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan memurun, yıllarca çalışıp emekli olmuş vatandaşımızın ve geleceğe umutla bakmak isteyen gençlerimizin sesidir.

Bugün toplumun her kesimi hayat pahalılığının ve ekonomik zorlukların yükünü hissetmektedir.

Tarlada alın teri döken çiftçimiz, ilk hasat ettiği arpa ve buğdaydan hak ettiği kazancı elde edememektedir. Yeni sezon mahsulü arpa 11,20 TL/kg ile 12,50 TL/kg, ekmeklik ve sert buğday ise kalitesine göre 13,34 TL/kg ile 16,50 TL/kg arasında işlem görmektedir. Açıklanan alım fiyatları maliyetlerin altında kalmakta, çiftçimiz zararına üretim yapmak zorunda bırakılmaktadır. Borçlarını ödeyebilmek için ürününü erken hasat eden üreticilerimiz, emeğinin karşılığını alamadan yeni bir borç yükünün altına girmektedir. Çiftçimiz üretiyor ancak maliyetlerin altında kalan fiyatlarla karşı karşıya kalıyor.

Esnafımız artan giderler nedeniyle ayakta kalma mücadelesi veriyor. Sanayicimiz ve üreticimiz yüksek maliyetler karşısında rekabet etmekte zorlanıyor. Emeklilerimiz yılların emeğinin karşılığını almak isterken temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Çalışanlarımız maaşlarıyla ay sonunu getirmeye çalışıyor. Gençlerimiz ise eğitimden istihdama kadar birçok alanda gelecek kaygısı yaşıyor.

Bugün vatandaşlarımızın en önemli gündemi; mutfaktaki yangın, pazardaki fiyatlar, ödenemeyen faturalar ve artan borç yüküdür.

Ülkemizin ihtiyacı; günü kurtaran değil geleceği inşa eden, tüketimi değil üretimi destekleyen, ithalata değil yerli üretime güç veren, toplumun her kesiminin refahını artıran politikaların hayata geçirilmesidir.

Millet geçinemiyor, çözüm bekliyor! Biz inanıyoruz ki Umut dolu bir Türkiye; umut dolu çiftçiyle, umut dolu işçiyle, umut dolu esnafla, umut dolu sanayiciyle, umut dolu gençlikle,umut dolu kadınlarla, umut dolu emeklilerle mümkündür.

Vatandaşlarımızın beklentisi çok açıktır: Sorunlarının görülmesini, seslerinin duyulmasını, çözüm üretilmesini istemektedir.

Siyasetin görevi, vatandaşın kapısını sadece seçim dönemlerinde çalmak değil; her zaman yanında olmak, sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmektir.

Bugün ayrışmaya değil dayanışmaya, tartışmaya değil çözüme, umutsuzluğa değil ortak akla ihtiyaç vardır. Çünkü bu ülke hepimizin ortak evidir.

Çiftçinin de, işçinin de, memurun da, esnafın da, emeklinin de, gencin de geleceği ortaktır.

Bizler; adaletin, üretimin, emeğin ve refahın hâkim olduğu bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz.

Geçim sıkıntısının olmadığı, emeğin değer gördüğü, gençlerin umutla baktığı, vatandaşın geleceğe güvenle yürüdüğü bir Türkiye mümkündür.”

Özel’den Lalapaşalılara selam

Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM) yöneticileri ile birlikte CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgün Özel’i ziyaret etti.

Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında, Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM) Olağan Genel Kurulu’na katılım sağladıklarını belirterek, şunları aktardı:.

“Genel Kurul’da Kadıköy Belediye Başkanımız Mesut Kösedağı yeniden Dernek Başkanlığı’na seçilerek güven tazeledi. Kendisine yeni döneminde başarılar diliyorum.

Programın ardından heyetimizle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’i Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki makamında ziyaret ettik. Görüşmemizde gündemdeki siyasi gelişmeler, ülkemizin içinde bulunduğu süreç ve yerel yönetimlere ilişkin konular üzerine değerlendirmelerde bulunduk.

Sayın Genel Başkanımızın Lalapaşa’mıza ve kıymetli hemşehrilerimize ilettiği selamları paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.”