İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM kürsüsünde tarım ve gıda güvenliği konularında Türkiye’nin karşılaştığı zorluklara ve bu zorlukların üstesinden gelmek için atılması gereken adımlara dair konuşmasında çiftçilerin maliyetlerini karşılamakta zorlandıklarına dikkat çekerek, acil destek ve adil fiyat politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini bildirdi. Lisanslı Depoculuk ve Stok Yönetimi Prof. Dr. Mehmet Akalın, lisanslı depoculuğun tarım ve gıda güvenliği için kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “TMO’nun geçmişte gerçekleştirdiği buğday ithalatı, ülkemizdeki stok yönetimindeki eksiklikleri ve plansızlıkları gözler önüne sermiştir. Etkili bir stok yönetimi, gıda güvenliğimizi doğrudan etkilemektedir” dedi. Çiftçilere Acil Destek Çağrısı Tarım sektöründe faaliyet gösteren çiftçilerin maliyetlerini karşılamakta zorlandıklarını belirten Prof. Dr. Akalın, acil destek ve adil fiyat politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Akalın, “Çiftçimizin üretim maliyetleri her geçen gün artmakta ve bu durum onların ekonomik olarak zorlanmalarına neden olmaktadır. Acil destekler ve adil fiyat politikaları, çiftçile-rimizin bu zor zamanları atlatmalarına yardımcı olacaktır” şeklinde konuştu. Tarımda Haksız Kazançların Önlenmesi ve Reform İhtiyacı Gıda ve tarım sektörlerinde haksız kazançların önlenmesi, enflasyon kontrolü ve tarım politikalarında gereken reformların yapılması gerektiğini dile getiren Milletvekili Akalın, “Tarım politikalarımızda köklü reformlar yaparak, gıda ve tarımda haksız kazançları önlemeli ve enflasyon kontrol altına alınmalıdır. Modern ve dijital tarım tekniklerinin benimsenmesi, üretim verimliliğini artırarak tarımın sürdürülebilirliğini sağlayacaktır” dedi. Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye’nin tarım ve gıda güvenliği konusunda önemli adımlar atması gerektiğine vurgu yaparak, bu konuların ülkenin geleceği için hayati önem taşıdığını belirtti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Meriç nehrindeki yap-boz projelerle halkın parasının talan edildiğini söyledi.
Başkan Balkanlı, Meriç Nehri kıyılarında yapılan yanlış projeler ile ilgili basın açıklaması yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamada ‘’Edirne’deki Meriç Nehri kıyıları, yıllardır süregelen yanlış yönetim ve projelerle bir yaz-boza dönmüş durumda. Yurttaşların vergileri ile finanse edilen bu projeler, ne yazık ki israf ve kötü yönetim nedeniyle halkın faydasına sunulamıyor. Kamu kaynaklarının bilinçsizce harcandığı, liyakatsiz kişilere teslim edilen projeler, yandaş mütahhitlere haksız kazanç sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda doğayı tahrip ediyor ve halkın güvenini sarsıyor” dedi.
Halkın vergilerinin çarçur edilerek ülke ekonomisinin batırıldığını kaydeden CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı açıklamasında şunlara yer verdi:
Makam aracı saltanatı, üç dört yerden maaş alanlar, talanlar, şatafat ve yandaş koruma, kayırma mantığıyla soyulan hazine tamtakır hale getirilerek iflasın eşiğine getirildi. Gençlerimiz işsiz olması nedeniyle umutlarını yitirmiş yurtdışına gitme hayali kurmakta, emekli, çalışan emekçilerimiz, emeklilerimiz, öğrencilerimiz, kadınlarımız, çiftçilerimiz çaresiz ve perişan olmuş, ancak AKP iktidarı İTİBARDAN TASARRUF OLMAZ safsatasıyla halkın vergilerini, kamu harcamalarıyla sınırsızca yaparak hazineyi ve ülke ekonomisini batırmakta sakınca görmemektedir.
MERİÇ PROJESİ FİYASKOYA DÖNÜŞTÜ
2015 yılında TOKİ tarafından başlatılan ve 2022 yılında ikinci etabı müteahhit firmalar tarafından 400 milyon TL ve 650 milyon TL bedelle üstlenilen ‘’ MERİÇ NEHRİ KIYI DÜZENLEME PROJESİ’’, tam bir fiyaskoya dönüştü.
Önce Meriç nehri kıyılarında Bülbül adası ve Söğütlük bölgesinde, her iki kıyı boyuna toprak dolgu yapılarak piknik ve oturma alanları oluşturuldu, ancak bu yapılar kısa sürede yıkıldı. Ardından fore kazıklı duvar yapıldı, ancak bu da tıraşlanarak işlevsiz hale geldi. Şimdi ise gabion duvarlar yapılmakta, fakat bu duvarların da yıkılacağı ve yerine DSİ’nin projesi olan kademeli duvar ve cam duvar yapılacağı söyleniyor.
Projenin her aşamasında bir başarısızlık hikayesi yatmaktadır. Liyakatsiz kişilerce yapılan planlamalar, doğanın da dengesini bozarak çevresel tahribat yaratmakta ve kamunun kaynaklarını heba etmektedir. Meriç Nehri kıyılarında yapılan bu yanlış yatırımlar, sadece ekonomik kayıplara değil, aynı zamanda çevresel yıkımlara da sebep olmaktadır.
DOĞAL DENGE BOZULUYOR
‘’Kauçuk gövdeli Arşimed Türbinli mini HES’’ gibi projeler, doğal dengeyi bozarak bölgenin ekosistemine zarar vermektedir.
Edirne DSİ Bölge Müdürlüğünün sorumluluğundaki Meriç nehri kıyıları ve bu alanlar ile ilgili DSİ’nin sessizliği ve denetimsizlik, halkımızın tepkisini çekmektedir. Sulama yatırımlarına harcanması gereken paralar, yanlış projelerle yandaş mütahitlere aktarılmakta, halkın refahı hiçe sayılmaktadır. Bu durumu denetleyen ve kamuoyuna doğru bilgi veren bir mekanizmanın olmaması, şeffaflık ilkesine aykırıdır ve halkın güvenini zedelemektedir.
CHP Merkez İlçe Başkanlığı olarak, bu durumu Edirneli hemşehrilerimizle paylaşıyor ve kamuoyuna doğru bilgilendirme yapılmasını talep ediyoruz. Son yerel seçimlerde seçmenler, iktidar partisine gerekli cevabı vererek bu yanlış yönetim anlayışına karşı tepkisini sert bir şekilde gösterdi. Bu talan ve yağma düzenine son verilmelidir. CHP iktidarında her kuruşun hesabı sorulacak ve kamu kaynakları halkın refahı için kullanılacaktır.
Sonuç olarak, Meriç Nehri kıyılarında yapılan bu yanlış projeler, hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük kayıplara yol açmaktadır. Halkın vergileri ile finanse edilen bu projelerde şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkesine uyulmalıdır. Kamu kaynaklarının israf edilmesine ve yandaş müteahhitlere haksız kazanç sağlanmasına derhal son verilmelidir. Bu konuda kamuoyunun daha iyi bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerekir. CHP olarak, halkın çıkarlarını korumak için her zaman doğru bilgilendirme yapmaya devam edeceğiz. CHP iktidarında her kuruşun hesabı sorulacak ve kamu kaynakları halkın refahı için kullanılacaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanlığı Danışma Kurulu Toplantısı yapıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanlığının Danışma Kurulu Toplantısı 23 Mayıs 2024 Perşembe günü gerçekleştirildi. Keşan Belediyesi Selim Sesler Konferans Salonu’nda yapılan toplantıya CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, CHP Edirne İl Başkanı Samet Kahraman, CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Yenimuhacir Belde Başkanı Ahmet Oğuz, Beğendik Belde Başkanı Nebi Kasap, Edirne İl Genel Meclisi Başkanı ve Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Gegeoğlu, Yenimuhacir Belediye Başkanı Tamer Kıral, önceki dönem CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, önceki dönem Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, önceki dönem Beğendik Belediye Başkanı Muhammet Örnek, Edirne İl Yönetim Kurulu Üyeleri, Keşan İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Kadın Kolları Üyeleri, Gençlik Kolları Üyeleri, Keşan Belediye Meclisi Üyeleri, İl Genel Meclisi Üyeleri, önceki dönem ilçe başkanları, meclis üyeleri, muhtarlar, oda başkanları ve partililer katıldı.
Danışma Kurulu Toplantısı CHP Keşan İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Merve Küçük’ün toplantıya katılan davetlilere ‘hoş geldiniz’ diyerek başladı. Merve Küçük, Ulu Önder, CHP Kurucu Genel Başkanı, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşları ve vatan savunmasında canlarını gözlerini kırpmadan feda etmiş aziz şehitlerimizin anısına Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nı okumaya davet etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Küçük, Danışma Kurulu Toplantısının ve alınacak kararların hayırlı olmasını temenni ederek sahneye CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır’ı davet etti.
CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, “Buradan bakınca harika görünüyorsunuz. Ekim ayında danışma kurulu toplantımızı yaptığımızda burada hayallerimizi anlatmıştık. Şimdi artık gerçeklerden bahsedeceğiz. Belediye başkanlarımızdan bahsedeceğiz, örgütümüzün kazandığı o büyük zaferden bahsedeceğiz. Zaferden, zaferden, zaferden. Çok kıymetli il başkanım, çok kıymetli milletvekilim, çok kıymetli kadınları genel başkan yardımcım, çok kıymetli Keşan Belediye Başkanım, çok kıymetli Yenimuhacir Belediye Başkanım, geçmiş dönem milletvekilim, Edirne Belediye Başkanım, belediye başkan yardımcılarım, il genel meclisi üyelerimiz, belediye meclis üyelerimiz, kadın kollarımız, gençlik kollarımız, partili muhtarlarımız, oda başkanlarımız ve partimizin emekçileri, danışma kurulu toplantımıza hepiniz hoş geldi sizin saygıyla sevgiyle devrimciliğimin olağanca sıcaklığıyla selamlıyorum. Sağ olun var olun.” “dedi
GENÇLİK KOLLARINI SAHNEYE DAVET EDEREK TEŞEKKÜR ETTİ
Seçimde özverili çalışmalarından dolayı CHP Keşan İlçe Gençlik Kollarını sahneye davet ederek teşekkür eden İlçe Başkanı Çakır, “Bu Pazar seçim olsa eminim yine gümbür gümbür çalışırız” diyerek konuşmasına şöyle devam etti:
“Çok heyecanlıyım yani seçimde bu kadar heyecanlanmamıştım. Büyük bir mutluluk yaşıyorum. İkinci danışma kurulumuz yapıyoruz. Burada eksilerimizi artılarımızı tartışacağız. İnşallah hep beraber daha güzel günleri göreceğiz. Bakın iki tarafta gençler var, kadınlarımız var. Bu başarının gizli kahramanları biz hep kamera önündeydik ama kamera arkasında büyük bir mücadele verdiler. Toplantı sonuna bırakmayacağım. Büyük alkışlarla önce gençlik kollarını buraya davet etmek istiyorum. Gizli kahramanlar gelin gençler. Kocaman bir alkış alalım. Biz sabah çok erken çıktık akşam çok geç eve döndük. Miting alanına gittiğimizde her yer kıpkırmızıydı. Şanlı bayraklarımız her yere asılmıştı. ‘Oraya koşun’ dedik oraya koştular. Haklarını ödenmez sağ olsunlar var olsunlar. Hani o kırmızı yelekler var ya kıpkırmızıydılar o yelekler daha kurumadı, bu Pazar seçim olsa eminim yine gümbür gümbür çalışırız genel seçimde de o yelekleri sonuna kadar ıslatacağız hep beraber. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum sağ olsunlar var olsunlar. İyi ki varlar yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları.”
KADIN KOLLARINI SAHNEYE DAVET EDEREK TEŞEKKÜR ETTİ
Seçimde özverili çalışmalarından dolayı CHP Keşan İlçe Kadın Kollarını sahneye davet ederek teşekkür eden İlçe Başkanı Çakır, “‘Bu fark nasıl oldu?’ İşte bu aslan yürekli kadınlar sayesinde oldu.” diyerek, “Kadın kollarımız burada onlar da gizli kahramanlar, eşini, işini, aşını, çocuklarını bıraktılar partisi için koştular, partisi için çalıştılar; Cumhuriyet Halk Partisi bayrağını hep beraber gönlere çektik, büyük alkışlarla kadın kollarımızı davet etmek istiyorum. Herkes dedi ki ‘Bu fark nasıl oldu?’ İşte bu aslan yürekli kadınlar sayesinde oldu. Cumhuriyet kadınları sayesinde oldu. Sizlerin huzurunuzda bir kere daha şükranlarımı sunuyorum. Sağ olsunlar var olsunlar.” ifadelerini kullandı.
SAHNEYE DAVET EDEREK İLÇE YÖNETİMİNE TEŞEKKÜR ETTİ
Seçim kazanan İlçe Yönetimini sahneye davet eden İlçe Başkanı Çakır, “Bu zaferi onlarla kazandık” diyerek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Ben kendi yönetimi mi çağırmak istiyorum. Onlar çok büyük emek verdiler. Cumhuriyet Halk Partisi Keşan İlçe Yönetimi. Seçim kazanan yönetimi sahneye davet etmek istiyorum. Kocaman bir alkış yönetime. Biz seçim sonuçlarını Mehmet (Özcan) Başkanımla parti binamızda beklerken; Mehmet Başkanım artık dayanamıyorum 1.800 farkı görünce meydana çıktık. Nasıl döndüğümüzü hatırlamıyorum, binlerce insan vardı ama bizim aklımı onlardaydı hala çalışmaya devam ediyorlardı. Sandık başında ilçe seçim kurulunda, parti binamızda bir oyun dahi peşini bırakmadılar. Bu zaferi onlarla kazandık. Şükranlarımı sunuyorum sağ olsunlar, var olsunlar.”
5 YIL SONRA 3’TE ÜÇ YAPACAĞIZ
Beğendik’te hizmetlerinden dolayı önceki dönem Belediye Başkanı Muhammet Örnek’e teşekkür eden İlçe Başkanı Çakır, “Şimdi artık yeni bir yola çıkıyoruz. Çünkü artık aslanlar gibi belediye başkanlarımız var. İlk çıktığımda buraya yalnızdık ama artık Yenimuhacir bizde Keşan bizde, Beğendik’i kaybettik ama inanıyorum ki alacağız. Muhammet (Örnek) başkanımı da hizmetlerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum, sağ olsun var olsun. 5 yıl boyunca çok onurlu bir mücadele verdi, bayrağımızı dalgalandırdı ama inanıyorum biz 5 sene sonra Beğendik’i yine alacağız 3’te 3 yapacağız hatta iktidar partisinin belediye başkanı olacak Beğendik Belediye Başkanı buna adım gibi eminim.” dedi.
EDİRNE’DE 4-0 YAPACAK YOL KEŞAN’DAN GEÇİYOR
İkinci çoban ateşi harekâtını başlattığını ilan eden CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Diyorum ya bu Pazar seçim olsa biz hazırız, örgütümüz hazır. Keşan İlçe Örgütü, Edirne’nin amiral gemisi, Keşan İlçe Örgütü Trakya’nın amiral gemisi. İnanıyorum ki 4-0 yapacağız. 4-0’a adım adım yaklaşıyoruz. Enerjimiz var, heyecanımız var, gençliğimiz var buradan ilan ediyorum Edirne’de 4-0 yapacak yol Keşan’dan geçiyor. Keşan çok çalışacak 4-0 yapacak. İkinci çoban ateşi harekâtını başlatıyorum ilk genel seçimde 4-0 yapacağız. Hepinizi bir kere daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Danışma kurulumuzun hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
İlçe Başkanı Çakır, konuşmasının ardından divan kurulu üyelerini tek tek sahneye davet etti. Divan Kurulu şu üyelerden oluştu: İl Başkanı Samet Kahraman, İlçe Başkanı Anıl Çakır, Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan ve Keşan İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Merve Küçük.
Divanın oluşturulmasından sonra partililer danışma kurulu toplantısında söz alarak konuşma yaptılar.
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, genel ve yerel seçimlerin geride kaldığını, halk son sözünü söylediğini belirterek, “Şimdi siyasi görüşümüz ne olursa olsun ülkemiz, ilimiz için çalışma zamanıdır” dedi. Eski milletvekili Şimşek yaptığı yazılı açıklamada, “Gelin düşünen, üreten, paylaşan bir Edirne yaratalım” şeklinde çağrıda bulunurken şu ifadelere yer verdi: “Halkımızın son sözü şudur; Söylem değil, artık çalışma zamanıdır. Demokrasiye, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkma, Ülkemizin üretime geçilerek, işsizlikle, yoksullukla, israfla mücadele etme, halka inme, halkın sorunlarını dinleme, görev ve sorumluluğu yerine getirme zamanıdır. Daha önceki kamu oyu paylaşımlarımda da belirttiğim üzere; siyaset makamı ticaret, yandaşa, ranta hizmet yeri değildir. Vesayet altında örgüt yaratarak, kutuplaştırarak, üyeleri ayrıştırarak, bir avuç yandaşa rant sağlayarak siyaset yapılmayacağıdır. Siyaset bir araç halka hizmet amaç olmalıdır. Kamuoyuna açık çağrımdır. Edirne ilimizin sakini değil, sahibi olalım. Düşünen, üreten, paylaşan bir Edirne yaratalım. Başta Valimiz olmak üzere, akademisyenler, siyasi partiler, seçilmiş milletvekili, belediye başkanları, il genel ve belediye meclis üyeleri, muhtarlar, kurumlarımızla, STK, meslek odaları, yerel basınımız, halkımız ile birlikte çalışalım. Edirne’mizi hak ettiği yere getirelim. Edirne’mizde Sosyal-Ekonomik Konseyler kuralım. Yerelden hizmete başlayarak genele örnek olalım. İlimizin yerel kaynaklarını kullanalım. İl, ilçe, belde ve köylerimizde ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda master planları yapmamız gerekir. Olası bir İstanbul depremine Serhat kentimizi hazır hale en yakın zamanda getirilmesi, bunun için yerel ve merkezin kaynaklarını kullanılması zorunludur. Olası İstanbul depreminde ilk göçler Trakya bölgemize olacaktır. Artık kişisel menfaatlerin değil, toplumsal menfaatleri gözetelim. Halkımızın sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda kalkınmasını sağlayalım.. Halkımızı içinde bulunduğu ekonomik durumdan birlik beraberlik içinde seferberlik bilinci ile çok çalışarak başaralım.. Bu konuda başta valimizden, seçilmiş arkadaşlarımızdan ve meslek odaları, STK’lardan önderlik yapmasını bekliyorum.. Edirne ilimizin sorunlarını yakından takip eden birisi olarak her zaman göreve hazır olduğumu belirtmek isterim. Ülkemizde birlik, beraberlik içinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün göstermiş olduğu çağdaş muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için çok çalışmalıyız.
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Ediz Ün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan Türk Ticaret Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Teklifin 7’nci maddesi üzerine Partisi adına yaptığı konuşmada, çiftçi sayısı ve tarım alanları ciddi olarak azaldığına dikkat ç ekerek, “Buğdayın hakkı 18 lira ama AKP 15 lira bile vermeyecek. Yakında depola-yacak ürünü yetiştirecek çiftçi bulamayacağız” dedi. Yasa maddesiyle lisanslı depoculukla ilgili yeni düzenlemeler yapıldığı söyleyen Ün, yeni cezai tedbirlerin getirildiğini ancak teşvikin olmadığına dikkat çekti. Konuşmasında lisanlı depoculuğun yanı sıra buğday fiyatlarının açıklanmaması başta olmak üzere çiftçilerin sorunlarına değinen CHP Edirne Milletvekili Ün şunları söyledi: Yakında Depolayacak Ürünü Yetiştirecek Çiftçi Bulamayacağız “Lisanslı depoculuğun çiftçilere olan faydalarını saymakla bitiremeyiz, sadece çiftçilere de değil; tüccarlara, sanayicilere, hatta finans sektörüne de büyük faydaları olan bir sistem. Bu maddede de lisanslı depoculuğun verimli hâle gelebilmesi için bazı düzenlemeler öngörülmüş. Evet, bazı tedbirler alalım, bazı cezaları da düzenleyelim ama bu maddede lisanlı depoculuğun gelişmesi adına, teşviklerin artırılması adına bir hükme rastlayamadım. Sadece ceza verelim diye bir sektörü geliştiremeyiz. Lisanlı depoculuğun teşviklerinin artırılması ve bürokratik engellerin ortadan kaldırılarak geliştirilmesi gerekmektedir. Tek sorunumuz keşke tarım ürünlerini depolayamamak olsa. Sektörün o kadar çok sorunu var ki yakında depolayacak ürünü yetiştirecek çiftçi bulamayacağız. “Çiftçi” demişken bir teşekkürü de kendilerine borç bilirim. 85 milyon vatandaşımızı, 60 milyon yabancı turisti ve hatta 13 milyon sığınmacının beslenmesi adına yaz kış demeden, soğuk sıcak demeden fedakârca üretim yapan çiftçilerimizin tek tek hepsine teşekkür ediyorum, hepsine saygılarımı sunuyorum. Çiftçi Sayısı ve Tarım Alanları Ciddi Olarak Azaldı Şimdi, tarım sektörü ne hâlde, çiftçi ne hâlde biraz sizlerle paylaşmak isterim: AKP iktidara gelmeden önce çiftçilerimizin millî gelirden aldığı pay 10,2 idi ama şimdi 6,2’ye düştü; yarı yarıya bir azalma var. Siz iktidara gelmeden önce 900 bin kişi Tarım BAĞ-KUR’luydu, bu sayı 460 bine düştü; yine yarı yarıya azalma var. ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısı 2,8 milyondu, şimdi 2,3 milyona düştü. Ya, iktidarınızda tarım alanları bile yüzde 12 azalmış. 2002 yılında tam 7,5 milyon kişi sektörde çalışırken, tarım sektöründe çalışan kişi sayısı 4,6 milyona düşmüş. 3 milyon kişiye, aileleriyle birlikte hesaplarsak 15 milyon kişiye ‘Siz şehre gidin, tarım yapmayın.’ demişsiniz. Sizin tarım sektörüne bakış açınız şudur, net söylüyorum: Çiftçiye ‘Sen tarım yapma, sen şehre git, benim belirlediğim asgari ücretle çalış, benim belirlediğim emekli maaşıyla yaşa. Ben dışarıdan ithal ederim, senin çiftçilik yapmanagerek yok.’ Tarım maalesef bu hâlde. İktidarınız boyunca tam 103 milyon ton buğday ithal etmiştiniz ki siz iktidara gelmeden önce kendi kendine yeten 7 ülkeden bir tanesiydik. Sadece 2023 yılında tam 12 milyon ton buğday ithal etmişsiniz. Sayenizde en çok buğday ithal eden ülke konumundayız. Beceriksiz tarım ve ekonomi politikalarınız sayesinde gıda enflasyonunda Avrupa’da 1’inci sıradayız, dünyada 4’üncü sıradayız. “2023 yılında 63 milyar destek verdik.” diye burada böbürlene böbürlene anlattınız. Siz 2005 yılında “Millî gelirin yüzde 1’ini tarımı desteklemek için vereceğim.” dememiş miydiniz? Demiştiniz. Peki, millî gelirin yüzde 1’i kaç? 263 milyar TL. Siz çiftçiye 200 milyar eksik ödediğiniz için burada geldiniz, böbürlene böbürlene anlattınız;çok yazık. Buğdayda Hasat Başladı Fiyat Yok Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve birçok bölgede buğday hasadı tamamlandı. Yakında tüm Türkiye’de buğday hasadı başlayacak ve çok kısa bir süre içerisinde bitecek ama hâlâ bir fiyat açıklayamadınız, hâlâ bir fiyat yok. Bakın, Türkiye Ziraat Odaları Birliği kilo başına buğday üretim maliyetini hesaplamış: 10 lira 87 kuruş. Şu an borsalarda 9 TL’ye buğday satılıyor, kilosu 9 TL. Çiftçi fiyatı açıklamadığınız için zararına satış yapmak zorunda kalıyor. Bakan çıktı, çay fiyatını açıklarken şunu söyledi: “Maliyet artı makul kâr.” Hadi, maliyet 10 lira 87 kuruş -buğday yılda bir hasat edilen bir ürün- yıllık enflasyon da yüzde 70’se, 18 lira açıklayın o zaman. Ama ben eminim 15 lira bile açıklayamayacaksınız çünkü Türk tarımını yok etmek gibi bir misyonunuz var. Emekliler, işçiler, çiftçiler, esnaf ve şimdi yerel basın zulmünüzden payını alıyor Emeklileri yok ettiniz, işçileri yok ettiniz, çiftçileri yok ettiniz, şimdi sıra esnaflara geldi. Halkbank aracılığıyla verdiğiniz Hazine destekli faizleri artırdınız, 2 katından fazlaya çıkardınız, esnafları da yok etme yolundasınız. En son yerel basını da yok etme kararı aldınız. Yerel basına “5 kişi istihdam et.” diye zorunluluk getiriyorsunuz ama şimdi diyorsunuz ki: “Ben size resmî ilan vermeyeceğim, ben sizin aboneliklerimizi ortadan kaldıracağım.” Yerel basına bu zulmü etmeyin. Bakın, yerel seçimlerden bir ders çıkaramadınız. Sayın Murat Kurum köftecilere sataştı, Ekrem İmamoğlu tarihî bir zafer elde etti. Siz şimdi bütün sektörlere sataşıyorsunuz ama emin olun ki hepinizi 2028’de bu millet sandığa gömecek.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Suriyeli ve diğer Asya ülkelerinden gelen göçmenlerin, ülkemizin nüfus yapısının yabancılar lehine değişmesinin tehlikelerine dikkat çekti. Balkanlı,” Dikkat: Tehlike çanları çalıyor. Nüfus yapımız her geçen yıl bozuluyor.kendi ülkemizde misafir durumuna düşebiliriz” başlığı ile paylaştığı açıklamasında, “AKP iktidarının uygulamış olduğu sistemsiz, plansız sosyal ve ekonomik politikalar nedeniyle ailelerde çözülmeyi ve doğum oranının pek çok Avrupa ülkesinin altına gerilemesini de beraberinde getirdi. Doğum oranlarındaki sert düşüş 2001’in altına inerken, Türkiye’deki sığınmacıların doğum hızı demografik (nüfus)yapıyı da tehdit etmektedir. 2001 yılının altına inen yeni doğan nüfus oranı, sadece demografik yapıyı değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve kültürel yapıyı da tehdit etmektedir. Bu tehdidin sonuçları çok tehlikeli boyutlardadır. Bunu herkesin, özellikle AKP iktidarının çok iyi bilmesi ve gerekli önlemleri ivedilikle ele alıp uygulaması gerekmektedir. AKP iktidarı tarafından gerekli önlemler alınmazsa halkımızı gelecek 50 yılda çok büyük tehlikeler beklemektedir. Hiçbir önlem alınmazsa, Atatürk’ün kurmuş olduğu ve uğrunda binlerce şehit verdiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti, göçmenler ve sığınmacılar nedeniyle kendi ellerimizle yıktığımız 17. Türk Devleti olacaktır” dedi.. Türkiye’de doğum oranlarının düşmesi, aile yapısında çözülmeye neden olduğunu, ekonomik belirsizlikler, işsizlik, yükselen yaşam maliyetleri ve eğitim gibi faktörlerin genç çiftlerin çocuk sahibi olma kararlarını ertelemelerine ya da bu karardan vazgeçmelerine yol açtığını belirten Balkanlı, şöyle devam etti: “Bu durum, uzun vadede nüfusun yaşlanmasına ve genç nüfus oranının azalmasına sebep olacaktır. Çocuk sayısının azalması, gelecekte iş gücünün daralması ve sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girmesi gibi ciddi ekonomik sorunları da beraberinde getirecektir. TÜİK’in 2023 Doğum İstatistikleri raporuna göre geçen yıl doğan bebek sayısı 958 bin olurken, doğurganlık hızı 1,51 ile bugüne kadarki tarihi dip noktaya indi. 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızının böylesine sert bir şekilde gerilemesinin ardında yatan en temel etkenlerin başında AKP iktidarında terk edilen sosyal ve yıkıcı politikalar nedeniyle yaşanan ekonomik sorunlar, ailelerin sahip oldukları çocukların bakım, beslenme, eğitim, sağlık vb. temel ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalması geliyor. Geçen yıl 1,51’e gerileyen doğurganlık hızı ülke nüfusunun yenilenmesi için gerekli düzey olan 2,10’un altında kalarak çok ciddi bir demografik(nüfus) riskin yaklaşmakta olduğunu gösterdi. Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkedeki doğurganlık hızını derleyen Eurostat’ın verilerine göre AB’de en yüksek doğurganlık hızına sahip ülke 1,79 ile Fransa. Bugüne kadar yüksek doğurganlık ve hızla artan nüfusun Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişmişlik düzeyini olumsuz etkilediği, nüfus ve doğum kontrolü önlemlerinin uygulanması gerekliliği gündemdeyken, şimdi AB ülkelerindeki doğurganlık hızı Türkiye’den yüksek. Türkiye, AB doğurganlık hızı sıralamasında beşinciliğe geriledi. Her bin kişilik nüfus başına düşen canlı bebek doğum sayısını ifade eden kaba doğum hızı 2001 yılında binde 20,3 iken, neredeyse yarı yarıya gerileyerek 2023’te binde 11,2’ye düştü. 2001’de ilk doğum yapan annelerin yaş ortalaması 26 iken 2023 sonunda 29,2’ye yükseldi. Bu da ağır ekonomik koşullar, işsizlik, ailelerin gelecek kaygısı ve çocuk sahibi olma endişesinden dolayı gerek evlilik yaşının yükseldiğini gerekse ilk doğumların daha ileri yaşlarda yapıldığını gösteriyor. Eğitimi terk ederek aile bütçesine katkı için çalışmak zorunda kalan çocuk sayısındaki artış yanında, gıda enflasyonu, çocuk beslenmesinde temel gıda niteliğindeki et, süt, yumurta vb. fiyatlarındaki olağanüstü yükseliş pek çok aileyi çocuk sahibi olup olmamakta endişelendiriyor. 2023 evlilik ve boşanma İstatistikleri evlilik yaşının yükseldiğini, evliliklerin ilk beş yılında boşanmaların arttığını gösteriyor. Doğurganlık hızı inerken ülkemizdeki milyonlarca sığınmacının doğurduğu bebek sayısı artıyor. 2011’de başlayan Suriyeli akınından bu yana Türkiye’de doğan Suriyeli bebek sayısı 1 milyonu aştı. Suriyelilere Iraklı ve Afgan bebekler eklendi. 2023’te Türkiye’de doğum yapan yabancı uyruklu annelerde Suriyeliler 6425 bebekle ilk sırada yer alıyor. Suriyelileri 2629 bebekle Afgan anneler, 2582 bebekle Iraklı anneler izliyor.Nüfus artışı ve doğurganlık hızının yavaşlaması, yabancı uyruklu doğumların artması demografik riskleri de beraberinde getiriyor. Bu nedenle AKP iktidarının sığınmacı sorununu ivedilikle insani boyutuyla çözerek göçmenleri bir an önce geri göndermeli, verilen vatandaşlıkları da iptal etmelidir. 22 yıllık iktidarında kendi yarattığı büyük bir sorunu çözmek için ivedilikle yasal düzenlemeler yaparak bu sorunu çözmelidir.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, ‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’ kapsamında kamuya personel alımlarının üç yıl süreyle emekli olan personel sayısıyla sınırlandırılması konusunda eleştirilerde bulundu. Alınan kararın 3,5 milyon gencin iş ve gelecek umutlarını yok etmek olduğunu dile getiren İlçe Başkanı Çakır, “Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi iktidarın 22 yıldır kamu kaynaklarını israf ettiğinin itirafıdır. İsrafın faturasının ağırlıkla kamu emekçilerine çıkartılması, iktidarın bugüne kadarki adaletsiz yaklaşımını şimdi de tasarruf adı altında sürdüreceğinin işaretidir.” dedi. 3,5 MİLYON GENCİN UMUTLARI YOK EDİLİYOR ‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’ ile 3,5 milyon gencin iş vegelecek umutlarını yok edildiğini hatırlatan İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerine şöyle başladı: “Kamuya personel alımlarının üç yıl süreyle emekli olan personel sayısıyla sınırlandırılma-sı, temmuzda 2024 KPSS’ye girecek yaklaşık 3,5 milyon gencin iş ve gelecek umutlarını yok etmektir. Yılda ortalama 85-90 bin memur emekli olurken, bu kararla gele-cek üç yılda genç işsizlere milyonlar eklenecektir! Şayet bir yerde israf varsa tasarrufa ihtiyaç duyulması kaçınılmazdır. Burada önemli kriter tasarrufun hangi konuda ve kimler üzerinden yapılacağıdır. İlan edilen pakette israfın faturasının ağırlıkla kamu emekçilerine çıkartılması, iktidarın bugüne kadarki adaletsiz yaklaşımını şimdi de tasarruf adı altında sürdüreceğinin işaretidir. Kamu çalışanlarının servislerinin kaldırılarak ücretli ulaşıma mecbur edilmesi, yemek bedeli ve yemek kartı ödemesinin sonlandırılması, lojman kiralarının güncellenerek artırılması, yeni lojman yapılmaması ve mevcutların satılması, enflasyonla ezilen çalışanların mevcut kazanımlarının ve sosyal devlet katkılarının ellerinden alınmasıdır. Bina, taşıt, mal ve hizmet alımları, kiralamalar üç yıl kısıtlanırken, Kamu-Özel İş Birliği (KÖİ) ve şehir hastaneleri müteahhitlerinin bütçeyi kurutan döviz garantili ödemelerine dokunulmuyor.” YENİ PERSONEL ALIMLARI İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerine şu rakamlarla devam etti: “2024 bütçesindeki 2,2 trilyon lira vergiden vazgeçilmesi, üç yılda vazgeçilecek vergi tutarının 8,5 trilyon TL’ye yükselmesi hedefinden de vazgeçilmiyor. Sadece bu iki kalemde tasarruf kapsamı dışında tutulan trilyonlar, bu paketin göstermelik olduğunu gösteriyor!Paketteki en yakıcı önlemlerden birisi, üç yıl süreyle kamuya yeni personel alımlarının, emekli olan personel sayısıyla sınırlandırılmasıdır. SGK verilerine göre kamudan emekli olan yıllık personel sayısı ortalama 85-90 bin arasında değişmektedir. En son 2023’te emekli olan 86 bin kamu görevlisinin 21 bini öğretmen kalan 65 bini diğer kadrolarda görevli memurlardan oluşmaktadır. Bu tablo 2025-2027 arası kamuda işe alınacak yeni personel sayısının yılda 80-90 bin olacağını göstermektedir.” ‘HEVESİNİZİ 3 YIL SONRAYA SAKLAYIN’ KPSS için gençlerden 1,5 milyar TL sınav harcı toplayan iktidarın gençlere ‘Hevesinizi 3 yıl sonraya saklayın’ dediğini kaydeden İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerinde şu ifadelere yer verdi: “Başvuru süresi 15 Mayıs’ta dolan 2024 Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) temmuz, ağustosta yapılacak. Sınav harcı yatırıp kamuda işe girmeyi umut eden gençlerin sayısı 1 milyonu öğretmen adayı olmak üzere yaklaşık 3,5 milyon. Seçim öncesi 68 bin öğretmen atamayı vaat edip, seçim sonrası sayıyı 20 bine düşüren iktidar, şimdi de tasarruf paketiyle KPSS’ye girecek 3,5 milyon genci, ailelerini cezalandırıyor. KPSS için gençlerden 1,5 milyar TL sınav harcı toplayan iktidar, şimdi bu gençlere ‘Hevesinizi 3 yıl sonraya saklayın’ diyor.” KAYNAKLAR SEÇİM EKONOMİSİNE İktidarın seçim döneminde aldığı memur sayısına işaret eden CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır,eleştirilerin şöyle sonlandırdı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘devlet herkese iş bulmaya mecbur değil’ derken, SGK verileriyle son bir yılda seçim uğruna 370 bin yeni memur aldıklarını söylemiyor. İktidar şimdi çıkmış çalışandan tasarruf yapacağını, üç yılda öğretmen, doktor, hemşire, müfettiş, mühendis vb. azami 270 bin kişi alacağını, herkesin başının çaresine bakmasını söylüyor.Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi iktidarın 22 yıldır kamu kaynaklarını israf ettiğinin itirafıdır. Önlemlerin üç yıl sürecek olması, bu paketin 2028’deki Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimi hedefiyle hazırlandığını, seçim sürecine girildiğinde üç yılda tasarruf edilen kaynakların seçim ekonomisine akıtılacağını göstermektedir!”
Olgay GÜLER Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncay Bakırhan, Kobani davasında 42 yıl hapis cezası alan Selahattin Demirtaş’ı, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nde ziyaret etti. DEM Parti eş genel başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncay Bakırhan’ın da aralarında bulunduğu heyet, kamuoyunda ‘Kobani Davası’ olarak bilinen, 37 kişinin öldüğü 6-8 Ekim 2014’teki olaylarla ilgili görülen davada toplam 47 suçtan 42 yıl hapis cezası alan HDP eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş’ı, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nde ziyaret etti. Heyet, ziyaretin ardından cezaevi önünde basın açıklamasında bulundu.
‘BU BİR KUMPAS DAVASI’ Parti eş genel başkanlarından Tülay Hatimoğulları, söz konusu davanın ‘kumpas davası’ olduğunu dile getirdi. Hatimoğulları, “Biz baştan beri söylemiştik; burada bir kez daha söylüyoruz; Kobani kumpas davası adı üstünde bir kumpas davası ve tamamen siyasi bir intikam davasıdır ve burada başta Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ eş başkanlarımız, geçmiş dönemde eş başkanlığımızı yapmış arkadaşlarımız çok yüksek cezalara çarptırıldı. Aynı zamanda Türkiye’de sol sosyalist devrimci Kürt halkıyla dayanışan, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi konusunda ısrarcı birleşik demokratik mücadeleyi savunan devrimcilere ağır cezalar verildi. Biz her iki eş başkanımızı ziyaretimizde onların moralinin çok yüksek olduğunu gördüğümüzü bir kez daha belirtmek isterim” dedi. ‘DEMİRTAŞ HER ZAMANKİNDEN DAHA MORALLİ’ Demirtaş’ın moralinin yüksek olduğunu anlatan Hatimoğulları, “Bugün sevgili Selahattin Demirtaş’la yaptığımız görüşmede her zamankinden daha moralli, her zamankinden daha bu süreci en geniş şekilde göğüsleyen vakur duruşuyla, bilinçli duruşuyla ve bu davayı çok geniş bir biçimde analiz eden bir duruşla karşıladığını bütün Türkiye kamuoyunun bilmesini isteriz. Sevgili Selahattin Demirtaş dün olduğu gibi parti genel başkanlığımızı eş başkanlığımızı yürüttüğü dönemdeki gibi aynı yerde durmaktadır. Aynı moral ve motivasyonla durmaktadır. Bu karar arkadaşlarımıza geçmiş dönem eş başkanlığımızı yapmış sevgili Figen’e sevgili Selahattin’e zerre geri adım attırmamış, mücadelelerini daha da bilemiştir. Onlar onurlu bir şekilde bütün ceza alan arkadaşlarımız ve savunma yapan bütün arkadaşlarımız onurlu bir şekilde, ‘Kobani bir kumpas davasıdır’ dediler. Kobani’de bu kararı alanlar bilsinler ki IŞİD’in ve bu zihniyetin ekmeğine yağ sürmüşlerdir” diye konuştu. ‘CEZAYI TANIMIYORUZ’ Partinin eş genel başkanı Tuncer Bakırhan da, verilen cezayı tanımadıklarını belirtti. Bakırhan, “Öncelikle biz bu cezayı tanımıyoruz. Kürtler, emekçiler, kadınlar, Türkiye’de halklar bu verilmiş cezayı tanımayacaklardır. Selahattin Demirtaş’lar, Figen Yüksekdağ’lar Türkiye halklarının gönlünde zaten özgürdürler, asla cezaevinde olarak görmüyoruz. Onlar cezaevinde mücadelelerine devam edecekler, bizler de bugün burada olduğumuz gibi halklarımızla birlikte, cezaevindeki siyasi tutsak yoldaşları özgürleştirinceye kadar, Türkiye’yi demokratikleştirinceye kadar mücadelemizi devam ettireceğiz. Selahattin Demirtaş başkan da aynısını söyledi; birlikte dayanışma içerisinde, daha güçlü bir şekilde onlar cezaevinde biz dışarıda emekçilerle, halklarla birlikte bu mücadeleyi yükselteceğiz. Bu haksız, hukuksuz davanın, önümüzdeki dönem aşamalarında bozulmasını, arkadaşlarımızın beraat etmesi için elimizden gelen bütün mücadeleyi ortaya kararlılıkla koyacağımızı belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı. ‘GERÇEK BİR NORMALLEŞMEDEN YANAYIZ’ Türk siyasetindeki yumuşuma dönemine dahil edilmediklerini ifade eden Bakırhan, “Tabii hükümet bir seçim kaybetti, büyük kaybetti. Şimdi bu seçim sonuçlarında ortaya çıkan durumu telafi etmek için bir normalleşme, yumuşama söyleminde bulundu. Doğrusunu söylemek gerekirse biz de anlamaya, izlemeye çalıştık. Ama Kobani Kumpas davasına verilen cezalar görülünce 83 yaşındaki Makbule anne, Hatice Yıldız sedyeyle cezaevinde yatıyorken paşaların bırakılması aslında bu yumuşama ve normalleşme sürecine Kürtlerin, emekçilerin, devrimcilerin dahil olmadığını bir kez de ortaya koydu. Gerçek bir normalleşmeden yanayız. Gerçek bir normalleşme için hukukun eşit işlemesi gerekiyor. Kürt hariç devrimciler, direnenler hariç dememesi gerekiyor. Ama şu anda bizler açısından Türkiye’de yaşayan dostlar arasından arasında, bize yansıyan bir normalleşme sürecinin olmadığını da belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İlçe Danışma Kurulu Toplantıları başlarken, yerel seçim süreci ve sonuçları değerlendirilerek, ilçe genelindeki siyasi gelişmeler, partinin etkinlikleri, üye katılımı ve partinin stratejileri gibi konular ele alındı, üyelerin görüş ve önerileri dinlendi.
CHP’nin ilk Danışma Kurulu Toplantısı Uzunköprü’de gerçekleştirildi. Ardından Havsa ve Merkez İlçe Danışma Kurulu Toplantıları da geniş katılımla yapıldı. Merkez İlçe Danışma Kurulu Toplantısı’na CHP İl Başkanı Samet Kaplan, Milletvekilleri Ediz Ün ve Ahmet Baran Yazgan, Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, geçen dönem Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, önceki dönem Belediye Başkanı Recep Gürkan, Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, İl Genel ve Belediye Meclis Üyeleri, İlçe Gençlik ve Kadın Kolları Başkanlarımız ve parti üyeleri katıldı.
Toplantı sonrası yapılan paylaşımda, “Toplantıda, yerel seçim süreci ve sonuçları değerlendirilerek ,ilçe genelindeki siyasi gelişmeler, partimizin etkinlikleri, üye katılımı ve partimizin stratejileri gibi konular ele alındı. Üyelerimizin görüş ve önerileri dinlendi.Merkez ilçemizde halkımızın sorunları ve beklentileri üzerinde duruldu. Yerel yönetimlerdeki başarımızı arttırarak, halkımızın yaşam kalitesini arttıracak konular değerlendirildi..Üyelerimiz farklı düşünce ve görüşlerini özgürce ifade ettiler” deildi..
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Halkbank’ın esnaf ve sanatkarın kullanmış olduğu ve borcu devam eden hazine destekli esnaf kredi faiz oranlarını arttırması ile ilgili eleştirilerde bulundu. Yapılan faiz artışı sonrası esnaf ve sanatkarların tepki gösterdiğini kaydeden İlçe Başkanı Çakır, “Esnafımız, ’30 yıllık esnafım böyle bir şey görmedim’ diyor.” ifadelerini kullandı. İlçe Başkanı Çakır, iktidara şu soruları yöneltti: “Ekonominin bel kemiği çiftçiye, esnafa destek olunacağı yerde sırtlarına daha fazla yüklenmenin açıklaması nedir? Tasarruf tedbirlerinize işçinin, memurun, çiftçinin, esnafın sırtından mı başladınız? Bu insanlar daha ne kadar kemer sıkacak?” “ESNAFIMIZ ’30 YILLIK ESNAFIM BÖYLE BİR ŞEY GÖRMEDİM’ DİYOR” Faiz artışının açıklanmasından sonra esnaf ve sanatkarların şok olduklarını söyleyen İlçe Başkanı Çakır, faiz artışlarının oranlarını hatırlatarak eleştiri-lerine şöyle başladı: “Bir yıl önce yüzde 7,5’le aldığı faiz oranının yüzde 17′ ye çıkarıldığını, yüzde 8,5’le aldığı faiz oranının yüzde 18’e çıka-rıldığını, yüzde 9,5’le aldığı faiz oranın yüzde 21’e çıkarıldığını, yüzde 17,5’le aldığı faiz oranının yüzde 25’e çıkarıldığını, yüzde 20’yle aldığı faiz oranının ise yüzde 26’ya çıkarıldığını kendilerine gönderilen mesajlarla öğrendiler. Esnafımız, ’30 yıllık esnafım böyle bir şey görmedim’ diyor.” “ESNAFI YOK EDEREK Mİ ENFLASYONLA MÜCADELE EDECEKSİNİZ?” Esnafın ağır ekonomik koşullar altında kredi kullandığını kaydeden İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Bir sürü esnafımız, ağır ekonomik koşullar altında bu kredileri kullandılar. Hesaplarını, ödeme planlarını ona göre ayarladılar. Şimdi bir anda faiz oranına yüzde 150’lik zam yapmak nedir? Hele hele bu yaptığınız zammı, geçmişte kredi kullananlara uygulamak, bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? Siz esnafı yok ederek mi enflasyonla mücadele edeceksiniz? “SİZ HİÇ ALLAH’TAN KORKMUYOR MUSUNUZ?” Faiz artışı borçlu esnafı zor durumda bıraktığını söyleyen İlçe Başkanı Çakır, “Hiç hesapta olmayan yeni faiz artışları borçlu esnafı çok daha zor durumlara sürükleyecek. Esnaf BAĞKUR primlerini bile ödemekte zorlanıyor. BAĞKUR primini ödeyemediği için birçok esnafımız sağlık hizmeti alamıyor. Kirasını ödeyemiyor, faturalarını ödemekte zorlanıyor. Siz bu esnafa al sana uygun faizli kredi diyerek kandırıp, kredi kullandırıp, sonra bu faiz oranını yüzde 150 artırıyorsunuz. Bu ekonomik koşullarda, yaptığınız bu uygulama ne İslam’a ne vicdana uyar. Siz hiç Allah’tan korkmuyor musunuz? Siz saraylarda keyif çatacaksınız, manda yoğurdu, Medine hurması, kestane balı yiyip, lüks marka makam arabalarına bineceksiniz, milyon liralık çerezler tüketeceksiniz, saatler takacaksınız diye mi ticaret yapıyor bu insanlar? Esnaf evine doğru düzgün ekmek götüremiyor. Çocuğuna harçlık veremiyor. Bu kadar mı vatandaştan bihabersiniz?”dedi. SİZ TÜRKİYE’DE ORTA DİREĞİ BİTİRDİNİZ Esnaf bir ülkenin ekonomisinin bel kemiği olduğunu hatırlatan İlçe Başkanı Çakır, eleştirilerine şu ifadelerle devam etti: “Ülkelerin gelişmişlik düzeyi orta direk olarak tabir edilen esnafının çokluğuyla ölçülür. Siz Türkiye’de orta direği bitirdiniz. Sadece zengin ve fakir kaldı. Bu ülkenin yüzde yetmişi fakir oldu. 22 yılda ülkeyi getirdiğiniz nokta bu. Yandaş olanların, meşhur beşlinin milyarlık vergi borçlarını sileceksiniz, KOBİ diye tabir edilen küçük esnafın, önceden çektiği kredinin faizini yükselteceksiniz? Sonra da ben Müslüman’ım diyeceksiniz. Bu, kutsal kitabın neresinde yazıyor? Söyleyin de biz de bilelim. Allah’tan da mı korkmuyorsunuz?” TASARRUF TEDBİRLERİNİZE İŞÇİNİN, MEMURUN, ÇİFTÇİNİN, ESNAFIN SIRTINDAN MI BAŞLADINIZ? CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, esnaf kredilerindeki artış eleştirilerini şöyle sonlandırdı: “Bu insanlar krediyi işleri durmasın, iş yerleri kapanmasın diye kullandılar. ‘Ben ekonomistim.”Benden başka kimse ekonomiden anlamaz.”Faiz sebep enflasyonsa sonuçtur.’ diyerek ekonomiyi alt üst ettiniz. Oluşturduğunuz bir enflasyonist ortamda zorunlu olarak borçlanan ve güç bela bu borçları ödemeye çalışan esnaflarımızın bu yükün altından kalkmaları mümkün değildir. Gelen güncelleme, miktara göre her taksitte minimum 5 bin lira zam demektir. Ekonominin bel kemiği çiftçiye, esnafa destek olunacağı yerde sırtlarına daha fazla yüklenmenin açıklaması nedir? Tasarruf tedbirlerinize işçinin, memurun, çiftçinin, esnafın sırtından mı başladınız? Bu insanlar daha ne kadar kemer sıkacak? Kamuda tasarruf tedbirleri diye açıklama yapan iktidar, daha kendi tasarrufa geçmeden kötü ekonominin yükünü esnafın ve vatandaşın sırtına yükleyeceğini göstermiştir. Karar acilen gözden geçirilmelidir.”