Kategori arşivi: Siyaset

CHP’de Çolak güven tazeledi

Olgay GÜLER
CHP Edirne Merkez İlçe Kadın Kolları tarafından gerçekleştirilen, 2 adayın yarıştığı genel kurulda mevcut başkan Burcu Birgül Çolak güven tazeleyerek, yeniden başkanlığa seçildi.


Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanlığı, partinin il binasında yapıldı. CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Çiğdem Gegeoğlu’nun divan başkanlığını yaptığı genel kurulda faaliyet raporu okunarak ibra edildi. Genel kurulda mevcut başkan Burcu Birgül Çolak ile İrem Taşkın, yeni dönemde başkan olabilmek için yarıştı. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın da, genel kurula gelerek partililerle sohbet edip, adaylara başarılar diledi.


Genel kurulda konuşan başkan adayı İrem Taşkın, deneyim ve tecrübesini paylaşmak için aday olduğunu söyledi. Taşkın, “15 yıl İstanbul’da çalışma hayatınızdan dolayı bulunduk. 2021’de bir evlat sahibi olduktan sonra buraya geri döndük. 2024’teki seçimlerde çalışmalara katılma fırsatım oldu. Bu yerel seçimlerde aralarında oldum arkadaşların, şimdi de bunca yıllık birikim, deneyim, tecrübeyle bu göreve talip olarak aday olmak istedim. Hepinizin varlığıyla, desteğiyle, gücüyle hep birlikte daha güçlü, daha modern, daha barışçıl, daha çoğulcu bir şekilde devam etmek istiyorum yoluma, desteklerinizi bekliyorum” dedi.


Kadın Kolları mevcut merkez ilçe başkanı ve yeni dönem için de aday olan Burcu Birgül Çolak da, 2009 yılından beri Edirne’de Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyasi hayatına devam ettiğini belirtti. CHP’yi yeniden iktidar yapmak için aday olduğunu söyleyen Çolak, “Ben hayatta hep dik durmak gerektiğine inandım, bildiğim yoldan şaşmadım. Çünkü Burcu Birgül Çolak olarak ben 100 yıllık çınarımız Cumhuriyet Halk Partisi’nin gölgesinde büyüdüm ve ‘benim iki büyük eserim var, birisi Türkiye Cumhuriyeti’dir diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir’ diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün kızı olarak adayım. Görülmeyen emekliler için adadayım. Yine el ele, kol kola mücadelemizde tüm Türkiye’de partimi iktidar yapmak için bugün yeniden adayım. Biz emekçi kadınları hafife almayın. Biz kadın mücadelesi nasıl olur? Ne kadar çoğuz ve güçlüyüz göstereceğiz. Bizleri seçim süresi boyunca gerekli çalışmalarımızı yaptık ve çok çalıştık. Tarihi sorumluluğumuzu yerine getirdik. Cumhuriyet değerini ve büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleri yolumuzu her an aydınlatmaya devam edecektir” diye konuştu.


ADAY LİSTELER AÇIKLANDI
Konuşmaların ardından iki aday da, yönetim kurulu aday listelerini açıkladı.
İrem Taşkın’ın aday listesi ise şu şekilde oluştu: Hilal Bilgenoğlu, Gülay Çilek, Öznur Dalar, Gülten Mirza, Sema Dürüktaş Sığınaç, Zübeyde Sırtlan, Şirin Çoğal, Ergül Toraman, Sevil Yandım, Zafer Yürek
Burcu Birgül Çolak’ın yönetim kurulu listesi ise şöyle oluştu: Nihal Celepler, Birsen Cicikler, Fatma Çetin, Burcu Çınar, Yasemin Servet Dağlı, Sevgi Gelir, Hülya İriş, Gülgün Keser, Ülviye Koşan, Ezgi Yürük

ÇOLAK YENİDEN BAŞKANLIĞA SEÇİLDİ
Gerçekleştirilen seçimler sonucunda, toplam 461 delegenin oy kullandığı genel kurulda Burcu Birgül Çolak 281, İrem Taşkın ise 180 oy aldı. CHP Merkez İlçe Kadın Kolları başkanlığına yeniden seçilen Burcu Birgül Çolak’ın yönetim kurulu listesi şu şekilde oluştu:
Yönetim Kurulu (asil): Nihal Celepler, Birsen Cicikler, Fatma Çetin, Burcu Çınar, Yasemin Servet Dağlı, Sevgi Gelir, Hülya İriş, Gülgün Keser, Ülviye Koşan, Ezgi Yürük
Yönetim Kurulu (yedek): Sabriye Evren, İrem Taş, Çiğdem Avcı, Hatice Özad, Nuran Dolgun Yaşar, Tülay Pek, Habibe Kasap, Pınar Gündoğdu, İrem Toroman, Semre Yıldız

AK Parti İba ile devam

AK Parti Edirne İl Başkanlığı görevinden 31 Mart Yerel Seçimleri öncesinde Edirne Belediye Başkanı Adaylığı için istifa eden Belgin İba, bu göreve yeniden atandı.
Ak Parti İl Başkanı Belgin İba görevlendirmeyle ilgili paylaşımında şunlara yer verdi:
“Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle, Teşkilat Başkanımız Sayın Erkan Kandemir tarafından AK Parti Edirne İl Başkanlığı vazifesiyle görevlendirilmiş bulunuyorum.
Sayın Cumhurbaşkanımıza güveni için teşekkür ediyorum. İçimizdeki Edirne sevdası ile, tarihin ve geleceğin şehri Edirne’mize ve artık tek yürek bir aile olduğumuz kıymetli hemşehrilerimize hizmete devam”.

Başkan Gencan Akın’dan CHP adayına destek

Kırklareli’ne bağlı Lüleburgaz ilçesinin Büyükkarıştıran beldesinde Belediye Başkanlığı seçimleri için seçmenler 2 Haziran 2024 Pazar günü yeniden sandık başna gidecek. Edirne Belediye Başkanı Avukat Filiz Gencan ve CHP Edirne İl Başkanı Samet Kahraman beldeye giderek CHP Adayı Ertuğrul Çamlıca’ya seçim çalışmalarında destek verdi.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Büyükkarıştıran’da kısıtlı iki kişinin oy kullandığının belirlenmesinin ardından yenilenmesine karar verilen sçeimler 2 Haziran’da yapılacak. CHP, Büyükkarıştıran Belediye Başkanlığı seçiminde “kısıtlı iki kişinin oy kullandığı” gerekçesiyle seçimin yenilenmesi için İl Seçim Kuruluna itirazda bulunmuş, İl Seçim Kurulu da seçimin yenilenmesine karar vermişti.
Kararda, sulh hukuk mahkemesi tarafından oy kullanması kısıtlanan iki kişinin 1311 ve 1314 nolu sandıklarda oy kullandığı, iki oy fark ile neticelenen belediye başkanlığı seçimleri için müessir (etkili) olduğu anlaşıldığından Büyükkarıştıran Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline karar verildiği kaydedilmişti.
Beldede yapılan seçimlerde DSP’nin adayı Hakan Karaman 2059, CHP’nin adayı Ertuğrul Çamlıca 2057 oy almıştı.


EDİRNE CHP’DEN DESTEK
Edirne Belediye Başkanı Avukat Filiz Gencan ve CHP Edirne İl Başkanı Samet Kahraman CHP Adayı Ertuğrul Çamlıca’ya seçim çalışmalarında destek verdi. Beldede seçmenlerle biraraya gelen Gencan Akın ve Kahraman CHP adayına oy istedi.


Başkan Gencan Akın konuyla ilgili paylaşımında şunlara yer verdi:
CHP Kırklareli İl Başkanımız Bora Terzi, CHP Edirne İl Başkanımız Samet Kahraman, CHP Tekirdağ Milletvekilimiz İlhami Özcan Aygun, CHP Büyükkarıştıran Belde Başkanı Ergun Yılmaz ve Büyükkarıştıran Belediye Başkan Adayımız Ertuğrul Çamlıca ile birlikteyiz.
Cumhuriyet Halk Partisi Büyükkarıştıran Belediye Başkan Adayımız Ertuğrul Çamlıca’nın liderliğinde, Büyükkarıştıran için umut dolu bir gelecek inşa etmeye devam edeceğiz.
Büyükkarıştıran’da da birlikte başaracağız!

‘Kardeş Şehir Anlaşması feshedilsin!’

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin; İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de düzenlediği saldırılarda en az 15 bin 239’u çocuk, 10 bin 93’ü kadın olmak üzere 35 bin 984 Filistinliyi şehit ettiğine dikkat çekerek, Edirne Belediyesi ile İsrail’in Bat-Yam Belediyesi arasındaki Kardeş Şehir Anlaşması’nın feshedilmesini istedi.
Saadet Partisi İl Başkanı Av. Tekin; belediye meclis üyelerine çağrı yaptığı açıklamasında şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz Pazar gecesi İşgalci İsrail rejimi savaş uçakları, Refah’ın kuzeybatısında Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) depolarının bulunduğu bölgenin yakınında yaşayan yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırlarını bombaladı.Onlarca Filistinlinin yanarak şehit olduğu Gazze’de yeni bir Srebrenitsa yaşanıyor.Sekiz ayı aşkın bir süredir soykırıma maruz kalan Gazze’de yaşananlar, Srebrenitsa soykırımını hatırlatıyor.” dedi.
Edirne Belediyesi ile İsrail’in Bat-Yam Belediyesi arasında Kardeş Şehir Anlaşması bulunduğuna işaret eden Tekin; “Haksızlığa karşı durmak insanın onurudur. İsrail’in yaptığı bu katliama sessiz ve tepkisiz kalmak büyük bir acziyettir. Bu anlaşma derhal feshedilmelidir. Uluslararası suç işleyen, soykırım yapan İsrail’e karşı bir tepki olarak yapılacak ilk belediye meclisi toplantısında Ak Parti’li ve CHP’li üyelerin verecekleri ortak teklif ile Kardeş Şehir Anlaşması feshedilmelidir. En temel insan hakları ellerinden alınan Filistinli kardeşlerimize karşı uygulanan bu hukuksuzluğa karşı Edirne Belediye Başkanımız Av. Filiz Gencan Akın’ın tepki olarak bu anlaşmanın iptaline destek vereceğini düşünüyorum” dedi.

Sınırda çiftçi olmak!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ediz Ün sınıra yakın yerlerde tarlaları olan çiftçilerin yaşadığı zorlukları Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e yönelttiği soru önergesiyle gündeme getirdi. Ün, Türkiye’ye milyonlarca hangi yollardan geldiği belli olmayan kaçak giriş yaparken, sınır bölgesinde bir çiftçinin kendi tarlasına gidip çalışmak için; fotoğraf, nüfus cüzdan fotokopisi, nüfus kayıt örneği, yerleşim yeri belgesi, adli sicil kaydı, Jandarma GBT’si, ÇKS belgesi, ilmühaber ve tabura dilekçe vermek zorunda olduğunu bildirdi.


“Bakanlığınız sınır boylarında tarlaları olan çiftçilerimizin tarlalarına gitmesi ve çalışması için ilgili yasa ve yönetmenliklerde günün şartlarına uygun, çiftçinin işini kolaylaştıran bir düzenlemeyi düşünüyor musunuz?” diye soran CHP Edirne milletvekili Ediz Ün şunları söyledi:
“Çiftçilerimiz tarlalarına gitmek, orada çalışmak ve günlük çiftçilik işlerini yapmak için birçok belge vermek zorunda kalmaktadır.
Bir çiftçi, kendi tarlasına gidip çalışmak için; fotoğraf, nüfus cüzdan fotokopisi, nüfus kayıt örneği, yerleşim yeri belgesi, adli sicil kaydı, Jandarma GBT’si, ÇKS belgesi, ilmühaber ve tabura dilekçe vermekte.
Ülkemize milyonlarca hangi yollardan geldiği belli olmayan kaçak giriş yapmış. Sorduğumuzda Bakanlık sınırları çok iyi koruduğunu söylüyor. Koruyorlarsa bu kadar insan nereden nasıl ülkemize girmiş. Türkiye’de sınırlar sadece Türk çiftçisine karşı korunuyor anlaşılan. Sınırda tarlası olan, tarlasında çalışacak vatandaşımızdan bir sürü belge isteniyor. Ülkemizde çiftçilik zor ama sınır boylarında çiftçi olmak daha da zor. Edirneli çiftçilerimiz bu zorlukları bugünlerinde çok daha derin yaşıyorlar.
Bizim Bakanlıktan beklentimiz sınır güvenliğini kaçaklara karşı sağlaması, çiftçimizin tarlasına en kolay şekilde gitmesini sağlayacak önlemleri almasıdır. Çiftçimizden bir sürü belge isteyerek, zaman ve para kaybettirerek üretim olmaz. Devletin görevi kendi çiftçisini kendi tarlasından uzak tutmak değil, sınırlarından yabancıların geçişini önlemektir.”

Fethin yıldönümünde heykel sorusu

Zafer Partisi Edirne İl Başkanlığı, geçtiğimiz Nisan ayında Edirne Belediyesi’ne akıbetlerini sorduğu Fatih Sultan Mehmet Heykeli ve Şahi Toplarını, bugün kutlanacak İstanbul’un fethinin 571’inci yıl dönümünde bir kez daha gündeme getirdi.
Zafer Partisi Edirne İl Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, parti olarak heykel ve topların durumunun 19 Nisan 2024 tarihinde Edirne Belediyesi’ne yazılı olarak sorulduğu belirtilerek şöyle denildi:
“Türkler belgeselinin İstanbul’un fethi ile ilgili kısmına gelindiğinde şöyle deniyor; ‘Açtığımız kapı bize muştulanmıştır. Kilidi kıran ele kutlular olsun.’ Devamında da şu soru sorulur; ‘O el nerededir?’, ‘el cevab’, ‘O el toplarımızla dövdüğümüz hisarda, hisarın kana boyanmış enkazında, hala sımsıkı tutar kılıcı…’
Biz Edirne açısından bu soruya ‘el cevab’ demeye kalksak herhalde ‘o elin’ Edirne Belediyesi’nin bir deposunda Şahi topları ile âtıl bir vaziyette uzun süredir çürümeye terk edildiğini söylemek zorunda kalırız utanç içinde.
Fatih Sultan Mehmet’in heykeli ve Şahi topları ile ilgili yerel basında 3-4 seferdir haberler yapılıyor. 31 Mart 2024 seçimlerine 1 gün kala, 30 Mart 2024 tarihinde yani Fatih Sultan Mehmet’in doğum gününde belediye başkan adayımız Serkan Konak heykeli ve Şahi toplarını belediyeye ait bir depoda kaderlerine terk edilmiş bir vaziyette görüntülemiş ve açıklama yapmıştı.
Bunun üzerine İl Başkanlığımız adına İl Sekreterimiz 19 Nisan 2024 tarihinde Edirne Belediyesi’ne heykelin ve topların akıbetlerini sormuştu. 25 Nisan’da Edirne Belediyesi tarafımıza ‘Fatih Sultan Mehmet heykelinin ve Şahi toplarının uygun bir alana konması ile ilgili talep hakkında gerekli planlama yapılacaktır’ cevabını verilmişti. Konu ile ilgili gördüğümüz kadarıyla hala bir gelişme yok. 29 Mayıs 2024 itibarıyla Fetih’in 571. yılını kutlayacağız! Heykel ve toplar hala depodadır. Çağ açan bir hükümdarın heykelinin ve Şahi toplarının şanlarına yakışır bir alana konmaları için deponun kapılarının ne zaman açılacağını hassasiyetle takip ediyoruz. Takdir Edirnelilerindir.”

Saadet’ten fetih kutlaması

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Av. Sinan Tekin, İstanbul’un fethinin 571’inci yıl dönümünü kutlayarak, fethin tarih içindeki yerinin çok iyi idrak edilmesi gerektiğini söyledi.
Av. Tekin mesajında, “İstanbul’un Fethi’nin 571. yılında, bu eşsiz güzellikteki dünya şehrini bizlere miras bırakan, fethin mimarı, büyük devlet adamı Fatih Sultan Mehmet’i, tüm şüheda ve gazilerimizi saygı, rahmet ve şükranla anıyorum” ifadelerini kullandı.
BU İNANCIN ALTINDA İLİM VE TEKNOLOJİ YATMAKTADIR!
İstanbul’un fethinin dünya tarihinin akışını tamamen değiştirdiğini belirten Av. Sinan Tekin, “Bu fethin temelinde, inanç, azim, ilim ve teknoloji yatmaktadır. Bu inanç ve azmin altında aynı zamanda, Peygamber efendimizin asırlar öncesindeki müjdesi, Ebu Eyyüb el-Ensari hazretlerinin inancı ve manevi mirası yatmaktadır” açıklamasını yaptı.
Bu anlayış ile gemilerin karadan yürütüldüğüne vurgu yapan Av. Sinan Tekin, “Teknolojik ve ilmi sahada dönemin en büyük topları dökülmüş, yeni silah ve sistemler denenmiş, Rumeli Hisarı gibi bir hisar 4 ayda inşa edilmiştir. İşte İstanbul’un Fethindeki ruh bu umdeler etrafında şekil almıştır. Dünyanın akışını değiştiren bu ruh yüzyıllar boyu Anadolu coğrafyası başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde hâkim olmuştur. Bugün içinde bulunduğumuz şartlar itibari ile İstanbul’un Fethindeki ruhun ve prensiplerin anlaşılmasına son derece ihtiyacımız vardır” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu’ndan Demirtaş ziyareti

Olgay GÜLER

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kobani davasında 42 yıl hapis cezası alan Selahattin Demirtaş’ı, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nde ziyaret etti.
CHP’li Kılıçdaroğlu, eski HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ı, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nde ziyaret etti. Öğlen saat 13.00’da cezaevine gelen Kılıçdaroğlu, Demirtaş ve Selçuk Kozaağaçlı’yla 3 saat görüştü. Cezaevi çıkışında ziyareti değerlendiren Kılıçdaroğlu, sivil siyasetin ne kadar önemli olduğuna dair konuştuklarını dile getirdi.
‘SİVİL SİYASETİ EGEMEN KILMAK İSTİYORUZ’
Görüşmenin kendi açısından yararlı olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Sayın Selahattin Demirtaş’ı ve Sayın Selçuk Kozağaçlı’yı ziyaret ettim. Önce şunu ifade edeyim; kendilerini sağlıklı görmek açısından son derece güzel. Hem sağlıklı olmaları, hem Türkiye’nin sorunlarını yakından takip etmeleri beni çok mutlu etti. Sayın Demirtaş sivil siyasetin öncüsü. Türkiye’de herkesin huzur içinde yaşamasını, mutlu yaşamasını arzu ediyor. Türkiye’yi yakından izliyor, dünya siyasetini yakından izliyor. Sayın Kozağaçlı da aynı şekilde. Dolayısıyla bizim görevimiz yeni bir siyaset dilini Türkiye’de egemen kılmak Türkiye’de bütün arkadaşları, bütün yurttaşları bütün dostların huzur içinde yaşamasını, sağlıklı yaşamasını, barış içinde yaşamalarını, düşüncelerini özgürce dile getirmelerini arzu ediyoruz. Ben Sayın Demirtaş’ı uzun süredir izliyorum. Kendisini yakından görmem, uzun bir sohbet gerçekleştirmemiz de benim açımdan son derece yararlı oldu” dedi.


‘KİŞİLERİN DÜŞÜNCELERİNİ İFADE ETMESİ ÖNEMLİ’
Türkiye’de kimsenin düşüncelerinden ötürü hapse atılmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye siyasetini de konuştuk. Komşularımızdaki gelişmeleri konuştuk. Dünya siyasetini konuştuk. Az önce de ifade ettim; yeni bir siyaset diline ihtiyaç olduğumuzu da her iki değerli siyasetçi arkadaşımız dile getirdi. Gerçekten barıştan yana, huzurdan yana, beraber yaşamaktan yana sivil siyasetin ne kadar önemli olduğu vurgulandı zaten. Dolayısıyla bu çerçevede bir görüşme, bir değerlendirme yaptık. Ben tabii Türkiye’de hiç kimsenin düşüncelerinden ötürü hapse atılmasını istemem. Düşünceyi saygıyla karşılarız. Kendilerinin düşüncelerine katılırız veya katılmayız, o ayrı bir şey ama bir kişinin düşüncelerini ifade etmesi son derece değerlidir ve demokrasilerde bu kaçınılmazdır, böyle olması gerekir” diye konuştu.
‘HUZURUN OLMASINI İSTİYORUZ’
Türkiye’de huzur olması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “İki değerli arkadaşımız da benim siyaset konusunda ve Türkiye’de sorunların çözümü konusunda ne kadar samimi olduğumu biliyorlar zaten. Dolayısıyla bu çerçevede ben olaylara yaklaşıyorum. O dönem iktidar bir anayasa değişikliğini, terör olayı üzerinden referanduma sunmak istiyordu. Bu çok daha büyük sorunlar yaratacaktı Türkiye açısından. Biz buna engel olduk. Dolayısıyla bizim bakış açımız, Türkiye’de huzurun olması, Türkiye’de yeni bir siyaset dilinin, sivil siyaset dilinin gelişmiş olması, Türkiye’de terörün sona ermesi, Orta Doğu coğrafyasında barışın olması, huzurun olması, Türkiye’de insanların huzur içinde yaşamaları, herkesin kendi kimliğine başkalarının saygı duyması, saygı göstermesi. Bu çerçevede zaten aramızda herhangi bir ayrım da yoktur. Dolayısıyla düşüncelerimizi rahatlıkla ifade edebiliyoruz. Ülkemizde huzur içinde yaşamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘NORMALLEŞMENİN TEMEL KOŞULU DEMOKRATİKLEŞMEDİR’
Türkiye siyasetinde normalleşme süreciyle ilgili soruya da yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Türkiye’de demokratikleşmediği sürece normalleşme olmaz. Normalleşmenin temel koşulu demokratikleşmedir, düşüncelere saygıdır. Herkesin düşüncesini özgürce ifade edebileceği bir ortamın yaratılmasıdır. O zaman zaten normalleşme olur. Ama siz hala otoriter yapıyı sürdürür ve bu otoriter yapıyı güçlendirmeye kalkarsanız zaten demokratikleşme olmaz. Yani işin özünde demokrasiyi bütün kurumlarıyla, düşünceleriyle, kurumlarıyla dile getirmek ve bunları yaşatmaktır. Eğer bunlar olmazsa zaten demokrasi dediğimiz şey gelişmez. Demirtaş dışarıda olsaydı sivil siyasetin önü çok daha rahat açılırdı ve ben eminim terör olayları da biterdi. O nedenle Sayın Demirtaş’ın içeride tutulmasını asla doğru bulmuyorum” dedi.

15 Temmuz’a 27 Mayıs benzetmesi

AK Parti Edirne İl Başkanlığı’nda AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkanlığı’nca 27 Mayıs 1960 Darbesi’nin unutulmaması amacıyla 81 il ile eş zamanlı gerçekleştirilen basın açıklamasında benzer bir senaryo da 15 Temmuz’da sahnelenmeye çalışıldığı belirtildi.

AK Parti Edirne İl Başkanlığı İnsan Hakları Biriminden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Murat Nalça tarafından paylaşılan basın açıklamasında şunlara yer verildi:

“Türk demokrasisine ilk hançerin saplandığı toplum mühendisliğinin temelleri, Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen ilk darbe olan 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi ile atılmıştır. 27 Mayıs Darbesi, milli iradeden kopan bir zihniyetin ürünü olarak vicdanlara, hukuka, tarihe ve insanlığa silinmez bir leke bırakmıştır.

Dönemin tek partili CHP yönetimiyle girdikleri seçim yarışında rekor oyla iktidara gelen Adnan Menderes ve yol arkadaşları, kısa süre içinde gerçekleştirdikleri projelerle Türkiye’ye çağ atlatmışlardır. Milletimizin milli ve manevi değerlerini Anadolu’dan silmeye çalışan CHP iktidarının anti-demokratik uygulamalarını izale etmiş, tek parti rejiminin en büyük ayıplarından “Türkçe Ezan” uygulamasını kaldırarak Anadolu’nun Ezan-ı Muhammedi’ye olan özlemini gidermişlerdir. Devlet ve vatandaşın kuvvetli bağından rahatsız olanlar çeşitli yalan ve iftiralarla 1960 yılında, askerin namlusunun Çankaya Köşkü’ne çevrilmesini sağlamışlardır.

Doğrudan millete savaş açan cuntacı zihniyet, demokratik yönetime anti-demokratik yöntemlerle el koyarak seçilmiş yöneticileri tutuklamış, tiyatrovari “Yassıada Yargılamaları” ile masum insanları hukuk dışı şekilde idam etmiştir. İdam edilenler Milletin Vekilleri değil bilakis demokrasi ve milli iradeye olan inançlarıyla Türk Milleti olmuştur.

Üzerinden yarım asırdan fazla geçmesine rağmen benzer bir senaryo da 15 Temmuz’da sahnelenmeye çalışılmıştır. Ancak Milletimiz vakur duruşuyla, millet iradesi üzerinde tahakküm kurmak isteyenlerin oyunlarını 15 Temmuz’da son kez bozmuş; Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, 15 Temmuz’da demokrasi düşmanlarına en büyük dersi vermiştir.

Bu vesile ile Türkiye’de darbe dönemlerinin kapandığını ve darbelere karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi belirtiyor; demokrasi ve özgürlüklerin daim olması adına canlarını feda eden Adnan Menderes ile Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan olmak üzere tüm demokrasi şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Demokrasimize ve irademize düşman olan şer odaklarını hiçbir zaman unutmayacağız.”

‘Yeni müfredat derhal geri çekilmeli’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan ve Talim Terbiye Kurulu tarafından da onay verilen yeni müfredatta yer alan değişikliklerin eğitimle uzaktan yakından ilgisi bulunmadığını, uzmanların, öğrenci ve velilerin görüşlerinin yeterince dikkate alınmamasının kabul edilemez bir durum olduğunu bildirdi.

CHP Merkez İlçe Başkanı Balkanlı, ejrim tehlikesine dikkat çektiği açıklamasına, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak, eğitim sisteminin ve geleceğimizi şekillendiren eğitim müfredat programlarının değişimine ilişkin endişelerimiz giderek artmaktadır.22 yıllık AKP iktidarında defalarca değiştirdiği müfredat programını tekrar değiştirmeye neden ihtiyaç duydu?” sorusunu yönelterek başladı. Balkanlı açıklamasında şunlara yer verdi:

“Öncelikle, yeni müfredatın hazırlanma sürecinde şeffaflık ve katılımcılık ilkelerinden uzaklaşıldığı açıktır. Müfredatın oluşturulmasında uzmanların, öğrenci ve velilerin görüşlerinin yeterince dikkate alınmaması kabul edilemez bir durumdur. Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine aykırı, bilime ve laikliğe darbe vuran gerici bir müfredat programıyla ne yapılmak isteniyor. Tarikat ve cemaatleri sivil toplum örgütü olarak kabul edip onlarla eğitim anlaşmaları imzalayan Milli Eğitim Bakanlığı rejim değişikliğine mi gitmek istiyor?

Müfredatta yer alan değişikliklerin eğitimle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu yeni müfredat derhal geri çekilmelidir. Öğrencilerin uluslararası standartlarda yeterince donanımlı hale gelmesini sağlamaktan ve bilimsellikten tamamen uzaktır.Özellikle, İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük derslerindeki laiklik vurgusunun azaltılması ve Türk-İslam sentezi üzerine odaklanılması kaygı vericidir. Eğitim sisteminin laik ve bilimsel temellerinden uzaklaşması, ülkemizin geleceği açısından büyük bir risk oluşturmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, eğitimde laiklik ilkesinin ve bilimsel eğitimin savunucusu olarak, bu tür değişikliklere karşı çıkıyoruz.Son olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eleştirilere kulak tıkaması ve sorulan sorulara tahammülsüzlüğü endişe vericidir. MEB ülkemizin geleceği olan eğitim konusunda toplumsal görüşleri dikkate alarak şeffaf olmak zorundadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, eğitimde kalitenin ve değerlerin korunması, laiklik ilkesinin savunulması ve bilimsel eğitimin öneminin vurgulanması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Gelecek nesillerin sağlıklı bir eğitim alması ve ülkemizin çağdaş ve ilerici bir eğitim sistemine sahip olması için gereken adımların atılmasını sağlayacağız.Son yıllarda Türkiye’de bilimsel ve teknolojik gelişme adeta durma noktasına gelmiştir. Bu durumun en çarpıcı göstergelerinden biri de patent başvurularında yaşanan dramatik düşüştür. Türkiye’nin bilgi ve teknoloji üretimindeki gerileme, AKP iktidarının eğitim politikalarının dinselleştirilmesi sonucunda ortaya çıkmıştır.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren ülkenin bilimsel ve teknolojik potansiyeli adeta ihmal edilmiş, bilim ve araştırmaya yeterli önem verilmemiştir. AKP’nin eğitim politikaları, bilimsel düşünceyi ve araştırmayı teşvik etmek yerine ideolojik bir bakış açısıyla şekillendirilmiş, bilim insanlarının ve araştırmacıların önü kesilmiştir.Bu politikaların bir sonucu olarak, Türkiye’de patent başvurularında sürekli bir düşüş yaşanmaktadır. AKP iktidarı döneminde, 2002’den 2024’e kadar geçen süreçte patent başvuru sayıları her yıl azalmıştır. Bu düşüş, ülkenin bilimsel ve teknolojik olarak geriye gitmesine neden olmuştur.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bilimsel ve teknolojik gelişmenin önünü açmak, ülkenin rekabet gücünü artırmak için ciddi adımlar atılması gerektiğine inanıyoruz. Eğitimde bilimsel düşünceyi teşvik etmek, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yeterli kaynak sağlamak, bilim insanlarını desteklemek ve üniversiteleri özgürleştirmek için politikalar üretilmelidir. Türkiye’nin geleceği için bilim ve teknolojiye yatırım yapmak zorunludur.

AKP, politikaları ülkemizin geleceğini tehdit etmektedir. Türkiye’nin bilim ve teknolojide batı ülkelerini yakalayabilmesi ve rekabet edebilmesi için AKP’nin ideolojik politikalarından vazgeçip, bilimsel ve teknolojik gelişmeye uygun eğitim modellerine öncelik vermelidir. Bir ülkenin gelişiminde ve ilerlemesinde eğitim çok önemlidir. Cumhuriyet Halk Partisi, bilimsel eğitimin toplumun her kesimi için erişilebilir olması ve kaliteli bir şekilde sunulması gerektiğine inanmaktadır. Bilimsel eğitim, bireylerin ve toplumların gelişimi için hayati öneme sahiptir. Cumhuriyet Halk Partisi, bilimsel eğitimin yaygınlaştırılması, kalitesinin artırılması ve herkes için erişilebilir hale getirilmesi için kararlı bir şekilde çalışmaktadır.

Sonuç olarak, müfredatta yer alan değişikliklerin eğitimle uzaktan yakından ilgisi yoktur.  Öğrencilerin uluslararası standartlarda yeterince donanımlı hale gelmesini sağlamaktan ve bilimsellikten tamamen uzaktır. Bu yeni müfredat programı derhal geri çekilmelidir. “.