Kategori arşivi: Ekonomi

Buğday’da 500 kilo verim!

Olgay GÜLER

Edirne Valisi Yunus Sezer, bu yıl kent genelinde 1 milyon 445 bin dekar alanda buğday hasadının sürdüğünü belirterek, “Bu yıl çiftçimizin yüzü gülüyor. Ortalama dönüm başına 500 kilogram verim elde ettik” dedi.

Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Ticaret Borsası’nda düzenlenen buğday satış seansına katıldı. Vali Sezer’e Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk de eşlik etti. Satış salonunda üretici ve tüccarlarla bir araya gelen Vali Sezer, sistemin işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vali Sezer, borsanın hububat alım sistemindeki şeffaflığın ve modernliğin, hem çiftçiyi hem de alıcıyı memnun ettiğine vurgu yaptı.

‘TİCARET BORSAMIZ, GURUR DUYACAĞIMIZ YATIRIMLAR YAPIYOR’

Vali Sezer konuşmasında, Edirne Ticaret Borsası’nın çiftçiye yönelik teknolojik yatırımlarıyla gurur verici bir kuruluş olduğunu belirtti. Vali Sezer; “Bugün Edirne Ticaret Borsamızdayız. Ticaret Borsamız, ülke olarak gurur duyacağımız, çok önemli teknolojik yatırımlarla çiftçimize büyük destek sağlıyor. Bugün de bölgenin hububat ve yağlı tohum fiyatlarının belirlendiği satış salonundayız. Burada çiftçilerimiz ektiler, biçtiler, şimdi de ürünlerini pazarlıyorlar. Canlı ekranda gelen hububatların kalitesi, yağ oranı ve nem değerine göre tamamen teknolojik imkânlarla, hiçbir müdahale olmadan alınan örneklerle alıcıların önüne sunulduğu, gerçekten çiftçimizin de memnun olduğu, satın alan tüccarın da memnun olduğu bir sistem bu” dedi.

‘BUĞDAYDA 500 KİLOGRAM ORTALAMA VERİM ELDE ETTİK’

Vali Sezer, Edirne genelinde 1 milyon 445 bin dekar alanda buğday ve hububat ekimi yapıldığını belirterek, “İlimizde yaklaşık 1 milyon 445 bin dekar alanda buğday, hububat ekimi var. Şu an bunun yaklaşık yüzde 70’inin hasadı tamamlandı. Dönüm başına yaklaşık 500 kilogram ortalama verim elde ettik. Çiftçimizin yüzü gülüyor, çok şükür fiyatlar da çiftçimizin beklentileri doğrultusunda devam ediyor. Bereketli olsun diyoruz. Burada sadece buğday değil, arpa ve yağlı tohumlar da kanola ve daha sonra ayçiçeği satışları da yapılacak” ifadelerini kullandı.

 ‘BU YIL ÇİFTÇİMİZİN YÜZÜ GÜLÜYOR’

Buğday fiyatlarına da değinen Vali Sezer, ürün kalitesine göre değişen fiyatların şeffaf bir şekilde belirlendiğini ifade ederek, “Bu yıl çiftçimizin yüzü gülüyor. Ortalama dönüm başına 500 kilogram verim elde ettik. Fiyatlarda da dün ortalama 12.659 iken bugün ise 13.500 TL de var 11.000 de var. Tamamen ürünün kalitesine, nem oranına, süne miktarına göre belirlenen, şeffaf ortamdaki fiyatlar” diye konuştu.

TRAKYAKA’dan 2,5 milyonluk destek

Trakya Kalkınma Ajansı, 1 Temmuz 2025 itibariyle ilan ettiği 2025 Yılı Teknik Destek Programı-01 vasıtasıyla paydaşlarına 2.500.000 TL destek sağlayacak.

Program kapsamında yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden ancak kurumsal kapasite eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında karşılaştıkları problemlerinin çözümü için eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine destek verilecek. Bu doğrultuda 2.500.000 TL kaynak ayıran Trakya Kalkınma Ajansı, üç dönem halinde açtığı program ile proje başına, mesleki gelişim eğitimleri kapsamında 80.000 TL’ye kadar, kişisel gelişim eğitimleri için ise 55.000 TL’ye kadar destek verecek. En fazla üç ay içerisinde hayata geçirilme şartıyla teknik destek programından faydalanacak yararlanıcıların aynı yıl içinde alabilecekleri teknik destek sayısı ikiyi geçemeyecek.

Programa son başvuru tarihleri Temmuz-Ağustos dönemi için 28.08.2025, Eylül-Ekim dönemi için 30.10.2025 ve Kasım-Aralık dönemi için 30.12.2025 olarak açıklandı

Teknik Destek Programıyla ilgili detaylı bilgiye Trakya Kalkınma Ajansı web sitesi www.trakyaka.org.tr üzerinden ulaşılabilecek.

‘Mısır ithalatını durdurun’

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye’de mısır hasadının başlamasına sayılı günler kala hükümete seslenerek, mısır ithalatına derhal kota getirilmesi çağrısında bulundu. Ün, yüksek gıda enflasyonu karşısında AKP’nin çözümü yine ithalatta aradığını, bu anlayışın üreticiyi bitirme noktasına getirdiğini söyledi.

Türkiye’de yıllık mısır üretiminin 8,5 milyon ton olduğunu hatırlatan Ediz Ün, bu üretimin büyük kısmının özellikle kanatlı hayvancılıkta, yani tavukçuluk sektöründe kullanıldığını belirtti. Ancak hükümetin yerli üreticiyi korumak yerine her seferinde ithalata sarıldığını vurguladı:“Et ve yumurta fiyatları artıyor diye çözüm yine ithalatta arandı. Geçen yıl 1 milyon tonluk ithalat kotasıyla başlayan ve devam eden süreç, ülkemizi mısırla doldurdu. 2023 yılında toplamda 4 milyon ton mısır ithal edildi. Bu yıl ise sadece ilk beş ayda 2,5 milyon tona ulaşıldı. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40 artış demek. Haziran ithalatları da eklenirse, yılın ilk yarısında 3 milyon tonu geçmiş durumdayız. Bu tablo kabul edilemez.”

“Depolar dolu, tüccar alım yapmayacak”

Ediz Ün’e göre en büyük tehlike, yerli üreticinin elindeki mısırın hasat döneminde değer bulamayacak olması:“Önümüzdeki haftalarda Türkiye genelinde mısır hasadı başlayacak. Ancak depolar ithal ürünlerle dolu. Tüccar alım yapmayacak, fiyatlar dip yapacak. Bu, doğrudan üreticinin emeğinin hiçe sayılmasıdır. Üretici kaybederse, Türkiye kaybeder.”

“İthalat, tavuk etinde fiyatları düşürdü ama yumurtada işe yaramadı”

Ün, ithalatın beklenen etkiyi de yaratmadığını ifade etti. Tavuk etinde sınırlı bir fiyat düşüşü görülse de yumurta fiyatlarında herhangi bir iyileşme sağlanamadığını belirtti:“Yüksek gıda enflasyonu karşısında AKP’nin aklına gelen tek çözüm ithalat. Oysa bu model üreticiyi sadece tedirgin ediyor. Geçen yıl TMO alım fiyatlarını açıklamadı. Bu yıl da tatmin edici bir fiyat vermeyeceği, TMO’nun elindeki mısırları 11 bin liradan satışa çıkarmasından belli oluyor. Serbest piyasada fiyat 12 bin lirayı gördü. Üstelik İran-İsrail savaşı gibi jeopolitik riskler yüzünden girdi maliyetleri de artmışken, üreticiyi koruyacak politikalar değil, ithalat tercih ediliyor.”

“39 milyon ton mısır ithalatına 9 milyar dolar verdik, çözüm olmadı”

AKP iktidarının son 22 yılında toplam 39 milyon ton mısır ithalatına 9 milyar dolardan fazla kaynak aktardığını hatırlatan Ün, bu paranın yerli üreticiye destek için kullanılsaydı, Türkiye’nin bugün kendi kendine yeten bir üretim gücüne kavuşacağını vurguladı:“Bu yıl alınacak her karar, gelecek yılın üretimini etkileyecek. Ben bir yıldır uyarıyorum: Bu kadar yoğun ithalat ülke çiftçisine zarar verir. Ama AKP ve Saray, ithalat sevdasından vazgeçmiyor.”

“Hasat bitene kadar ithalatı durdurun!”

Ün, hükümete şu çağrıda bulundu:

“Eğer gerçekten bu ülkeyi, bu toprağın emeğini ve çiftçimizi önemsiyorsanız; 1 Ağustos’ta yeniden yürürlüğe girecek olan %130 gümrük vergisini şimdiden devreye alın. Zaten verilen 1 milyon tonluk gümrüksüz ithalat kotası da dolmuş durumda. Artık yeni bir karar alın ve en azından hasat sezonu sonuna kadar ithalatı tamamen durdurun. Çiftçimiz biraz nefes alsın, bu zor günlerde üreticinin yanında durmanın tam zamanı.”

MTV de 2. taksit zamanı!

2025 yılına ait Motorlu Taşıtlar Vergisinin (MTV) 2. taksit ödeme dönemi 1 Temmuz 2025 tarihinde başladı. MTV 2. taksit ödeme süresi için son gün 31 Temmuz 2025.
Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada MTV de 2. taksit ödeme süresinin 1 Temmuz 20225 tarihi itabiryle başladığı kaydedildi.

GİB açıklamasında ödemelerle ilgili şu bilgiler verildi:

Dijital Vergi Dairesinden (dijital.gib.gov.tr) MTV Ödeme alanına şifre girişi yapmadan; plaka, TC Kimlik Numarası ile “Tescil Tarihi” veya “Sahiplik Belge Tarihi” bilgilerinden birini girerek MTV borçlarını görüntüleyebilir ve ödeyebilirsiniz.

Ödemelerinizi;Dijital Vergi Dairesinden (dijital.gib.gov.tr) veya GİB Mobil uygulamasından (Google Play, App Store, Huawei AppGallery) 00:10-23:50 saatleri arasında anlaşmalı bankaların banka kartı/kredi kartı, banka hesabından havale yöntemi, yabancı ülkede faaliyet gösteren bankalara ait kartlar ile, Vergi tahsiline yetkili bankalar aracılığıyla,Vergi dairesi vezneleri aracılığıyla,PTT şubelerine,yapabilirsiniz.

İnternet üzerinden yapılacak ödemelerde herhangi bir mağduriyetin oluşmaması için, tarayıcıya gib.gov.tr adresi ya da bankaların resmi internet adresleri yazılarak giriş yapılmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.

Ayrıntılı bilgi ve danışma için: gib.gov.tr ve Vergi İletişim Merkezi (VİMER) 189

Verginizi ödeyebileceğiniz anlaşmalı bankaların listesi için tıklayınız.

Dijital Vergi Dairesinden ödeme için tıklayınız.

Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Trafik İdari Para Cezası Rehberine ulaşmak için tıklayınız.

İnfografiğe ulaşmak için tıklayınız.

Edirne’den 1 ayda 30 milyon dolar dış ticaret


Edirne’de Mayıs ayında genel ticaret sistemine göre Mayıs ayında ihracat 10 milyon 720 bin dolar, ithalat 19 milyon 597 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ülke genelinde Mayıs ayında genel ticaret sistemine göre ihracatın %2,6, ithalatın ise %2,7 arttığını duyurdu. TÜİK Edirne Bölge Müdürlüğü’ne göre, Trakya’daki 3 il’den Edirne’de Mayıs ayında genel ticaret sistemine göre Mayıs ayında ihracat 10 milyon 720 bin dolar, ithalat 19 milyon 597 bin dolar, Tekirdağ’da ihracat 273 milyon 118 bin dolar, ithalat 227 milyon 646 bin dolar ve Kırklareli’nde ihracat 27 milyon 730 bin dolar, ithalat 16 milyon 71 bin dolar olarak gerçekleşti. TÜİK Bölge Müdürlüğü’nün söz konusu paylaşımında şunlara yer verildi:
“Türkiye İstatistik Kurumu 2025Yılı Mayıs Ayı Dış Ticaret İstatistiklerinden yararlanarak ‘Edirne, Tekirdağ, Kırklareli İlleri Dış Ticaret İstatistikleri, Mayıs2025’ konusunda bir basın bülteni hazırladı.
Edirne’de 2025 yılı Mayıs ayında ihracat 10milyon720 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2025yılı Mayıs ayında ihracat 273 milyon 118bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2025 yılı Mayıs ayında ihracat 27 milyon 730 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Mayıs ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %2,6 artarak 24 milyar 817 milyon dolar, ithalat %2,7 artarak 31 milyar 462 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Edirne’de 2025 yılı Mayıs ayında ithalat 19 milyon 597 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2025 yılı Mayıs ayında ithalat 227 milyon 646 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2025 yılı Mayıs ayında ithalat 16 milyon 71bin dolar olarak gerçekleşti.
Ülke genelinde ihracatta Tekirdağ 15, Kırklareli 39, Edirne 57, ithalatta ise Tekirdağ 13, Edirne 30 ve Kırklareli ise 36’ncı sırada yer aldı.
Edirne’de Mayıs ayında en çok ihracat Bosna-Hersek, Bulgaristan ve Almanya, en çok ithalat Bulgaristan, Moldova ve Rusya Federasyonu, Kırklareli’nde Mayıs ayında en çok ihracat Sierra Leone, Bulgaristan ve Almanya, en çok ithalat ise Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Çin, Tekirdağ’ da Mayıs ayında en çok ihracat Almanya, İtalya ve ABD, en çok ithalat ise Çin, Güney Kore ve Almanya ile yapılmıştır.”

İpsala Belediyesi’nden kiralık taşınmazlar

İpsala Belediyesi’nce ilçenin değişik noktalarındaki 55 taşınmaz 30 Haziran 2025 Pazartesi günü ihale ile kiraya verilecek.
Kiraya verilecek taşınmazlar arasında 1 adet depo, 2 adet ağıl 2, 43 adet dükkan, 1 adet arsa, 1 adet kafeterya, 1 adet taksi durağı, 1 adet otobüs durağı, 1 adet tuvalet ve 4 iş yeri bulunuyor.
İhale, İpsala Belediye Başkanlığının, Saraçilyas Mahallesi, Cumhuriyet Meydanı No:5 adresinde bulunan Belediye Meclis Toplantı Salonunda, Belediye Encümeni (ihale komisyonu) huzurunda saat: 10:00 da başlayacak.

Süt üreticilerinden ‘tehlike’ sinyali!


Olgay GÜLER
Edirne Merkez ilçe ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, en son Ocak ayında çiğ süt fiyatına verilen 17.15 lira alım fiyatından bu yana artan girdi maliyetlerine dikkat çekerek Ulusal Süt Konseyi’ne zam çağrısında bulundu.
Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt alım tavsiye fiyatını Ocak ayında 17.15 lira açıklamasından bu yana, üreticinin girdi maliyetlerinde yaşanan artış ciddi boyuta ulaştı. En son Nisan ayında toplanan konsey ‘maliyetlerde artış yok’ gerekçesiyle fiyat güncellemesi yapmadı. Üretici, yem, enerji, işçilik gibi artan girdi maliyetleri altında ezilmeye devam ederken Edirne Merkez ilçe ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, konseye çağrıda bulunup, fiyatın bir an önce revize edilmesi gerektiğini söyledi.
‘ARTIŞLAR ORTADAYKEN, KONSEY HALEN NEDEN TOPLANMIYOR’
Suiçmez, Ocak ayı ile Haziran ayı arasında artan girdi maliyetlerini tek tek açıklayarak, “Bir çuval yemin ocak ayında peşin fiyatı 576 lira, 6 ay vadeli fiyatı 714 liraydı. Şu anda peşin fiyatı 650 olmuş. Aradaki fark sadece yemde peşin fiyatına 74 lira, veresiye olan da 132 lira fark var Ocak ile Haziran arasında. Burada yemdeki artış yüzde 19,35. Bizim tabii biliyorsunuz 3-4 tane ilçe de bize süt toplama merkezlerimiz var, çiftlikler var. Bunları takip ediyoruz. Mesela enerji maliyetlerinde ocak ayından haziran ayına en düşük artış yüzde 20.70, en yüksek artış da yüzde 45. İşçilik ocak ayında verdiğimiz maaşlarla şu anda verdiğimiz maaşlar arasında yüzde 25 ile 30 arasında artış var. En can alıcı noktalardan bir tanesi silaj, süt hayvancılığında silaj olmazsa olmaz. Ocak ayında 3500 liraymış bir ton silaj. İki gün önce bu rakamları aldım ben 4750 lira. Bunun arasındaki makas yüzdelik olarak artışı yüzde 35,70. Şimdi bizim Ulusal Süt Konseyi hala ‘Toplanalım mı? Toplanmayalım mı?’ diye bekliyorlar. Siz ne zaman toplanacaksınız? Yani eğer bunlar ortadayken toplanmıyorsa, ne zaman toplanacaksın sen?” dedi.
‘FİYATIN EN AZ 20-21 LİRA BANDINDA OLMASI LAZIM’
1 Ocak’tan bugüne süt üretiminde de düşüş yaşandığının altını çizen Suiçmez, “1 Ocakla Haziran arasındaki süt üretimi büyükbaş hayvan için konuşuyorum, yüzde 12.25 düşmüş üretim. Özellikle son 25 günde yüzde 12.25 düşmüş. Bunun nedeni biraz şöyle; ineklerden kesime giden çok oldu. Biz başka yıllarda bu sıcaklarda yüzde 10 gibi bir düşüş görüyorduk. Şu anda bakın en düşük yüzdelik artışın farkını verse, yani yüzde 19.35 verse, 20-21 liralarda üreticinin eline geçecek paranın olması lazım. En az 20 lira, 21 lira üreticinin cebine girecek pozisyonda olması lazım fiyatın şu an. Biz bunu üreticiler adına istiyoruz” diye konuştu.
‘İŞLER ÇOK TEHLİKELİ BOYUTA GİDİYOR’
Market raflarında satılan süt fiyatlarının arttığına da dikkat çeken Suiçmez, “Şu anda bir litre pastorize süt markette 63.80 ile 69.95 arasında. Biz bunu 17.15’e veriyoruz ki 14 liraya süt dolu piyasada. UHT dediğimiz ışıl işlem görmüş, uzun dayanıklı süt 48.50 – 49.95 bandında. Bunu bu tüketici içiyor orada. Peki ocak ayında bunlar böyle miydi? Peki ocak ayından bugüne kadar bize bir şey verilmedi ama bunlar arttı. Bu para ne oldu? Bu para kime gidiyor? Ey ulusal süt konseyi. Haziran ayında toplanması gerekiyordu, haziran ayını götürdüler. Temmuz ayında mutlaka 1 Temmuz’dan itibaren bu fiyat revize edilmeli. Yani en düşük para da 20-21 lira üreticinin net alabileceği paradan bahsediyorum ben burada, olmak zorunda. Yoksa işler çok tehlikeli boyutta gidiyor” şeklinde konuştu.
BÜYÜKBAŞ HAYVAN SAYISINDA YÜZDE 8.37 DÜŞÜŞ
Edirne’de 2021 yılından 2024 yılına kadar büyükbaş hayvan sayısında da azalma yaşandığına dikkat çeken Suiçmez, “2021 yılından 2024 yılına kadar hayvan sayıları var. Bunlar resmi kaynaklardan. 2021 yılında Edirne’de 162.201 tane büyükbaş hayvan varmış. 2022’ye geldiğimizde 156.223’e düşmüş. Buradaki düşüş yüzde 3.68 oranında. 2022’den sonra düşüş hızlanmış. Şu anda 2024 yılında 143 bine düşmüş. Buradaki düşüş yüzde 8,37. Çok büyük rakam bunlar. Neden? Büyükbaşı çabuk üretemezsin. Bir dişi buzağı sana iki buçuk yıl sonra üretime katılır. Onun için bu yüzde 8.37 düşme çok önemli bir rakam. 2025’te bu rakamlar daha da aşağı düşebilir. Henüz 2025 verileri yok bizim elimizde. Şimdi burada biz konseye, sanayicilere seslenmek istiyoruz; bu konseyde kim yetkiliyse acilen, hiç vakit kaybetmeden toplanın ve insanların umudunu kırmayın” ifadelerini kullandı.

‘Çiftçilerimiz desteklenmelidir’


Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı (TZOB) Şemsi Bayraktar, kuraklık ve don olayına dikkat çektiği açıklamasında doğal afetlerin 2025 yılında tarım sektörüne ciddi boyutlarda zarar verdiğini duyurdu.
Bayraktar yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Şubat ayında Mersin, Adana ve Hatay’da, Mart ayında Manisa başta olmak üzere tüm Ege Bölgesi’ni etkileyen zirai don hadiseleri tarımsal üretime zarar vermiştir. Ardından mayıs ayında birçok ilimizde meydana gelen dolu yağışı ve nisan ayında 65 ilimizi etkileyen ülke çapında zirai don olayıyla karşı karşıya kalınmıştır.
Tüm bunların üstüne, hasadın başlamasıyla çiftçilerimiz bir de kuraklık afetinin sonuçlarıyla yüzleşmişlerdir. Ülkemizde kış yağışları mevsim normallerinin %32, geçen yılki kış yağışlarının ise %27 altında meydana gelmiştir. Yağış azlığının yanı sıra kış aylarında sıcaklıklar da mevsim normallerinin üzerinde gerçekleş-miştir. 2025 yılı ocak ayı son 55 yılın en sıcak 3. ocak ayı olmuştur. Kış aylarının kurak ve sıcak geçmesi sebebiyle ilkbahar yağışlarının kritik hale geldiğini, Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde kuraklık yaşanabileceğini daha önceki değerlendirmemde ifade etmiştim. Ne yazık ki ilkbahar yağışları da istenilen seviyede gerçekleşmemiş ve tahıllarda verim kayıpları meydana gelmiştir.
Nitekim Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde buğday, arpa ve mercimekte yaklaşık %80 oranında verim kayıpları görülmektedir. Özellikle Şanlıurfa’da kuru alanlarda arpa üreten çiftçiler maliyetini kurtarmayacağından tarlasına biçerdöver sokamamıştır.
Türkiye arpa üretiminin %11’inin karşılandığı Konya’da arpa hasadı başlamış ve normalde dekara en az 250-300 kg olması gereken verimin dekara 50 ila 150 kg arasında değiştiği görülmüştür. Konya’da da çiftçiler maliyetini kurtarmayacağı için tarlasına biçerdöver sokmamakta, bazı çiftçiler ise tarlalarında hayvanlarını otlatmaktadır. Konya’da hasadı haziran ayının sonunda başlayacak olan buğdayda da verim kayıpları olacağı aşikârdır.
Yalnızca Konya özelinde değil, İç Anadolu’nun genelinde tarımsal kuraklık söz konusudur. Çankırı, Aksaray, Karaman, Kırıkkale ve Kırşehir illerinde normalde dekara 300-350 kilogram olan arpa verimi 50-150 kilogramlara kadar düşmüştür. Buğday veriminde de aynı oranda düşüş görülmektedir. Maliyetini kurtarmayacağından birçok çiftçi tarlasına biçerdöver sokmamaktadır.
Kuru tarım alanlarında kuraklık nedeniyle yaşanan bu verim düşüklüğünün yanı sıra sulu tarım alanlarında da verim kayıpları olacaktır. Sulu tarım yapan çiftçiler sezonda 2-3 sulama yapıp gerisini yağmur takviyesine bırakmaktadırlar. Bu sezon yağmur takviyesinin gelmemesi az da olsa sulu alanlardaki verimi de etkileyecektir.
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri Türkiye buğday üretiminin %55’ini, arpa üretiminin ise %61’inikarşılamaktadır. Böylesine önemli üretim bölgelerinde yaşanan verim kayıpları endişe vericidir. Yalnızca bu bölgelerde değil ülkemizin birçok bölgesinde çiftçilerimiz tarımsal kuraklıkla karşı karşıya kalmışlardır. Kuraklık neticesinde verim düşmekte, bu da çiftçilerimizin gelirlerine yansımaktadır.”
“Rekolte beklentilerin altında kalacak çiftçilerimiz desteklenmelidir”
“Nisan ayında yaşanan zirai don afetinden zarar gören çiftçilerimizi kapsayan yardımın kuraklıktan zarar gören çiftçilerimize de yapılması gerekmektedir.
Türkiye’de buğday üretiminin % 62,1’i, arpa üretiminin ise yaklaşık %76,5’i kuru şartlarda yapılmaktadır. Yani buğday ve arpa üretimi, suluda üretimi olan diğer ürünlere göre iklim şartlarından daha fazla etkilenmektedir.Hasadın hızlanmasıyla birlikte buğday ve arpa rekoltesi beklentilerin altında kalacaktır..
Bu durum yüksek olan üretim maliyetini daha artırmaktadır. Üreticilerimiz de, üretimde yaptığı masrafların, verdiği emeğin ve döktüğü alın terinin karşılığını almak istemektedirler. 8859 sayılı tarımsal desteklere ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararının 2. Maddesinin 11. Fıkrasına göre, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın üretimde sürdürülebilirliği sağlamak ve gelir kayıplarını telafi edebilmek amacıyla hangi ürüne ne kadar fark ödemesi desteği verileceğine karar verme imkanı bulunmaktadır. Bu sene yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimizin gelir kaybı yaşamaması için özellikle hububatta fark ödemesi desteği verilmesi önemlidir.
Hububat üreticilerimiz için yapılacak yardım ve fark ödemesi ekim döneminden önce çiftçilerimizin ellerine geçmelidir ki mağduriyetleri giderilsin.”

Taksilere zam yolda!


Olgay GÜLER
Edirne’de, Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın geçtiğimiz günlerde belediyeye ilettiği zam talebinin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı.
Kentte en son 2024 yılının Haziran ayında indi-bindi ücret tarifesi 90 lira olarak güncellenen taksici esnafı, son dönemdeki artan akaryakıt, asgari ücret ve bakım masrafı gibi giderleri neden göstererek, zam taleplerini Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası aracılığıyla Edirne Belediyesi’ne iletti. Belediye, zam talebini Haziran ayı meclis toplantısında gündeme alarak konuyu Plan ve Bütçe Komisyonu’na iletti. Komisyonun görüş ve kararı sonucunda, kentteki taksi ücret tarifelerinin Temmuz ayı meclisinde görüşülerek güncellenmesi bekleniyor.


‘TALEBİMİZ YÜZDE 20 İLE 30 ARASINDA’
İstenen zam oranıyla ilgili açıklamalarda bulunan Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Ali Şahin, kentteki 45 durak başkanıyla toplantı yaptıklarını dile getirerek, “Yaklaşık 45 durak başkanıyla toplantı yaptım, kendilerinden de bu konuyla ilgili fikir aldık. Burada üç kalem var. Açılış var, kilometre var, bir de indi bindi var. Bu kalemlerde yüzde 20 ve yüzde 30 arasında zam talebimiz oldu. Bunun da sebebi yaklaşık bir yıldan beri taksici esnafımız zam almamıştı. Şunu da ben çok iddialı bir şekilde söylüyorum; Türkiye’nin en düşük tarifeli taşıyan Edirne esnafıdır. Bu konuyla ilgili bir belediye başkanımıza ve komisyona bir önerimiz oldu. Onların da bu konuyla ilgili olumlu bakacağını düşünüyoruz” dedi.
‘1 YILDAN BERİ ZAM ALMADIK’
Esnafın giderleriyle ilgili tüm verileri de belediyeye ilettiklerini kaydeden Şahin, “Meclisteki bütün siyasi parti ve meclis üyelerine de bu konuyla ilgili verilerimizi verdik. Temmuz ayında inşallah bu konuyla ilgili bir sonuç alacağımızı düşünüyoruz. İstenen fiyat da makul; yüzde 20 ile yüzde 30 arasında. Dediğim gibi 1 yıldan beri de taksici esnafı zam almadı” diye konuştu.

NTV Bakış Programı ETSO’da

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO), 20 Haziran 2025 Cuma günü NTV’nin ekonomi programı “NTV Bakış”a ev sahipliği yapacak.
ETSO Konferans Salonu’nda saat 11.45’te gerçekleştirilecek programda, iş dünyasını doğrudan ilgilendiren alacak sigortası konusu tüm yönleriyle ele alınacak.
Program kapsamında; alacak sigortasının nasıl işlediği, hangi işletmelerin bu uygulamadan faydalanabileceği, başvuru süreçleri ve bu sigortanın reel sektöre katkıları ayrıntılı şekilde değerlendirilecek.
NTV Bakış Programı sunucusu Noyan Doğan’ın moderatörlüğündeki programda Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı H. Sezai Irmak ve Türk Reasürans A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Ali Sertaç Canal konuk olarak yer alacak.
Edirne iş dünyasının güncel ekonomik uygulamalara dair bilgi edinmesi ve bu alandaki gelişmeleri yakından takip edebilmesi adına düzenlenen etkinliğin, tüm ETSO üyelerinin katılımına açık olduğu belirtildi.