DOLAR 32,2059 0.08%
EURO 35,0418 0.13%
ALTIN 2.504,77-0,21
BIST 11.062,923,01%
BITCOIN 22848826,02%
Edirne
21°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Ziya Gökerküçük

Ziya Gökerküçük

16 Mayıs 2024 Perşembe

    TEK ADAYLI SEÇİM!

    TEK ADAYLI SEÇİM!
    1

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Toplumda seçim heyecanı olmasa da ay sonunda yerel seçimler yapılacak. Cumhurbaşkanlığı Başkanlık Sistemi denilen ucube sistemde TBMM’nin işlevi yok. Oysa kurucu önderler; kurtuluş mücadelesi öncesi halk ile birlikte olup kuruluş ve kurtuluş sürecinde sorumluluğu her yurttaşla paylaşmak amacıyla meclise ihtiyaç duydu. O günün koşullarındaki meclisten, katılımcılıktan bu gün tek adamlı duruma geldik. Bu gün TBMM üyeleri başkanlarının iki dudağı ile maalesef indir parmak kaldır parmak oyunu oynuyorlar.

    Her ne kadar kentlerdeki meclisler de kişiye, başkana bağımlı olsa da Ankara’daki meclisten daha aktif olabiliyor. Bu nedenle yerel yönetim seçimleri önemlidir. Bu önemi bilen Sayın Erdoğan her yerde kendisini aday olarak açıkladı dersek yalan olmaz. Neden? AKP demek Sayın Erdoğan demek. Bir siyasi parti tek bir kişinin adı ile var oluyor ise yazıktır. Sayın Erdoğan ne derse yerelde de aynı metne birkaç sözcük ekleyen yerel adaylar, vekiller, bakanlar var.

    Bu kampanyada en çok yinelenen vaat; bizden olun yatırım yapalım, adayımızı destekleyin parayı kapın, oyunuzu verin kenti uçuralım türü vaatler. Utanç verici bir durum olduğunu akptv kanallarının acık vicdanı olan kargaları bile söylemeye başladı. Kargaların korkusu; AKP kaybederse hangi dalda gaklayacaklarını bilememek!

    Bu seçimin bir farklılığı da yerel iktidarların emekliye veya yoksullara maaş bağlama sözü. Hele de bunu AKP adayları söylediğinde kendi iktidarlarının yani R.T.Erdoğan politikalarının halkı yoksullaştırdığının itirafı olmuyor mu? Bu itiraf dünyada rezalet örneğidir.

    22 yıldır söylediğim ve anlayamadığım bir durumdur; yoksullara yardım. Partiler neden iktidar olur? Yurttaşını zenginleştirmek, huzur içinde yaşatmak için. 2002 yılında iktidar olan AKP bir milyondan az yoksula yardım yapıyor iken bu gün devletten sosyal yardım alanların sayısı da 17 milyon kişiyi aştı. AKP bununla övünüyor, bu da dünyada görülmeyen bir ‘gelişmişlik’ kıstası oldu! Şimdi yerel iktidarlar bunu kullanarak kentliden oy istiyor. Pes.

    22 yıllık AKP iktidarı her seçimi kazanmakla övünmesine rağmen; o kadar kötü sonuçlar doğurdu ki emekliler başta olmak üzere çalışanların ve üretenlerin gelirleri, alım güçleri sürekli kötüleşti. Milyonlarca genç işsiz. Kadınlar ise dini zorunluluklar ve çalışma alanlarının azlığı nedeniyle evlere kapatılmak, sadece ‘kutsal anne’ olmaları istenmektedir.

    AKP seçim beyannamesinin de ana teması ‘kentsel dönüşüm’. Devamında sosyal yardımlarda yapay zekâyı kullanmak. “Türkiye Yüzyılı Şehirleri için Gerçek Belediyecilik” adını taşıyan seçim beyannamede yok, yok. Ancak işin özünü aradığımda depremi de istismar ederek inşaatlara ve yurttaşı kul etmeye devam anlaşılabilir durumda.

    Edirne’ye bakarsak; CHP ilk kez zorlanarak alacak seçimi. ‘Kale’nin surları yönetimlerin ve adayların ilkesizliği nedeniyle güven yitirdi. Temel sağlam olmasa yıkılması an meselesi. Yine de CHP’nin kazanmasında en büyük etken AKP’nin 22 yıllık iktidarında yoksullaştırma, parti devlet olup yolsuzluk ve yoksulluğun arttırması.

    AKP kentimize neler yaptı sorusunun yanıtını yetkililer seçim sürecinde abartarak yineleyip duruyorlar. Seçmen ne kadarına inanır bilemeyiz. Ancak depreme dayanıksız olan okulları yıkması ve yeni yerleşim yerine ihtiyaç olmasına rağmen okul yapmaması mutlaka kentlilerce göz önüne alınacaktır.

    DSİ ve dolayısıyla iktidarın kontrolünde olan nehir kıyılarında yapılan gereksiz çalışmaları biliyor seçmen. Söğütlük Kent Ormanı’na neden giremediğimizi de anladık gayrı. Güzelim doğal alanlar zamanın bakanı ve şimdinin İstanbul Belediye Başkan adayı Sayın Kurum tarafından açıklanan ‘üç nehir bir şehir’ projesine gömülen paralar, harcanan emekler, eskisinden daha kötü olan Meriç kıyıları, Söğütlük, Karaağaç…

    AKP’nin kentimizde yaptığı belki de en önemli yatırım Lalapaşa köylerinde arıcılığın ve hayvancılığın gelişmesine katkı sunmasıdır. Arıcılık için aromatik bitkilerin ekildiği bal ormanı yatırımı. Uygun yerlere ekilen lavanta türü otsu bitkiler bal üretimi için bulunmaz nimet. Ancak zamanında bakımı da yapılmalı ki bu güzel yatırım gelir getirsin.

    Öte yandan zemin hazırlanıp ekilen ceviz gibi ağaçlar bakımını yapıp kollanmak için köylülere verilmiş. Çok güzel. Bu işi sevip üstlenen yurttaşlar var elbet ve çoğunlukta Ama kendisine verilen “sermaye”ye bakmayıp kurutanlar da var. Bu tür kişilerden sorumluluk geri alınmalı.

    Bu yerel seçimde yukarıdan dayatılan tek adamlı otoriter yönetim modeli de oylanacak.Çağımıza, teknolojik ve bilimsel ilerlemeye uymayan bu zorlama toplumsal yapı yok olmaya mahkûmdur. Ayrıca; hep ve herkesçe yinelenen ‘birlikte yöneteceğiz’ vaadi. Bunu adayların vaadinden kurtarıp uygulamaya koyacak olan ise biz seçmenler, kentlilerdir.