DOLAR 49,52010,11%
EURO 55,77130,24%
ALTIN 6.648,140,20
BIST %
BITCOIN 40760311,91%
Edirne
13°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

TÜ’den komşuya çıkarma

TÜ’den komşuya çıkarma
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler başkanlığındaki 16 kişilik heyet, Balkan ülkeleriyle sağlık alanındaki iş birliklerini geliştirmek amacıyla hayata geçirilen “Kardeşlik Köprüleri” Sağlık Projesi kapsamında, Kosova’nın ardından Bulgaristan’ın Burgaz kentinde temaslarda bulundu.

Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: tu-burgaz-2.jpeg

Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler’in öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, Burgaz’da faaliyet gösteren “Sveta Anastasiya” Çocuk Hastalıkları Aktif Tedavi Çok Branşlı Hastanesi ile çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında imzalanan iş birliği protokolüne yönelik çalışmalar için Bulgaristan’a giden Üniversite heyeti, Burgaz Belediye Başkanı Dimitar Nikolov ile bir araya geldi.

Ziyarette, imzalanan protokol doğrultusunda hayata geçirilmesi planlanan ortak çalışmalar, sağlık personeline yönelik eğitim programları, karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı ile sağlık alanındaki iş birliklerinin geliştirilmesi konuları ele alındı.

Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, görüşmede yaptığı konuşmada, Trakya Üniversitesi’nin Balkan ülkeleriyle köklü ilişkilere sahip olduğunu belirterek “Kardeşlik Köprüleri” Sağlık Projesi ile bu ilişkileri sürdürülebilir iş birlikleriyle güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Burgaz’daki çocuk hastanesiyle imzalanan protokolün bu hedef doğrultusunda önemli bir adım olduğunu vurgulayan Hatipler, çocuk sağlığı alanında yürütülecek ortak çalışmaların her iki kurumun bilgi birikimine katkı sağlayacağını dile getirdi. Trakya Üniversitesinin akademik birikimini ve klinik deneyimini Balkan ülkeleriyle paylaşmayı önemsediklerini belirten Hatipler, ortak eğitim ve bilimsel faaliyetlerin sağlık hizmetlerinin gelişimine katkı sunacağını ve Türkiye ile Bulgaristan arasındaki dostluk bağlarını güçlendireceğini ifade etti.

Burgaz Belediye Başkanı Dimitar Nikolov ise Burgaz’ın sağlık, yükseköğretim ve bilimsel altyapısını geliştirmeye yönelik yatırımlara büyük önem verdiklerini belirtti. Tıp alanında köklü birikime ve güçlü klinik deneyime sahip Trakya Üniversitesi ile gerçekleştirilen iş birliğinin önemine dikkat çeken Nikolov, bu ortaklığın sağlık alanında uzman yetiştirilmesi, iyi uygulamaların paylaşılması ve ortak projelerin hayata geçirilmesi açısından yeni fırsatlar sunacağını ifade etti.

Türkiye Cumhuriyeti Burgaz Başkonsolosu Tolga Orkun’un da eşlik ettiği ziyarette, Trakya Üniversitesi heyetinde Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Alkin Çolak, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı ve Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Ali Yılmaz, Başhekim Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Çelik ve Prof. Dr. Mustafa Burak Sayhan, Rektör Danışmanı ve Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe, Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Filiz Tütüncüler Kökenli, Prof. Dr. Ümit Nusret Başaran, Prof. Dr. Metin Uysalol, Prof. Dr. Filiz Tuna, Dr. Öğr. Üyesi Ayça Bilge Sönmez ve Dr. Öğr. Üyesi Ayten Üstündağ, Trakya Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi Doç. Dr. Hasan Azis, Hastane Başmüdürü Nevzat Üstün ve Başhemşire Refiye Zafer Dinçkol yer aldı.

Ziyaret, hediye takdimi ve fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Devamını Oku

Vatan Partisi’nden Mekke İttifakı’na karşı kampanya

Vatan Partisi’nden Mekke İttifakı’na karşı kampanya
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: vatan11.jpg

Vatan Partisi Edirne İl Başkanı Gürol Bora Ateş, “Mehmetçiği Yemen cephesine yollamak ya da ABD ve İsrail güdümlü kuvvetleri Yemen Cephesi’nde Suudi Arabistan aracılığıyla desteklemek, Filistin düşmanlığıdır, Gazze düşmanlığıdır, İran düşmanlığıdır, İslam düşmanlığıdır ve insanlığa düşmanlıktır” diyerek Mekke İttifakı’nı Edirne’de ve ilçelerinde açacakları imza masalarında reddetme çağrısında bulundu.

Vatan Partisi İl Başkanı Ateş, “Mekke İttifakı’na onay İsrail’e onay olur” başlıklı açıklamasında, şunlara yer verdi:

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan devlet yöneticileri, 7 Ağustos 2026 günü Mekke Sefa Sarayı’nda Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladılar. Türkiye Cumhurbaşkanı’nın dengi olmayan Başbakan ve Veliaht Prens ile anlaşma imzalaması diplomatik ilkelere aykırıdır. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın AK Parti Hükümeti yetkilileri tarafından ‘İttifak’ diye adlandırılması, İsrail ve ABD müdahalesinin eseridir. AK Parti Hükümeti içindeki ABD ve İsrail dostları, adını İttifaka çevirerek, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na askerî yükümlülük getirmeye kalktılar. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı çarpıtma girişimi Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın ‘Mekke İttifakı’ söylemleriyle başladı. Bu nasıl devlet yönetimidir, bu nasıl Dışişleri ve Millî Güvenlik uygulamasıdır? AK Parti yetkilileri, Anlaşma’nın adını değiştirerek, bir uluslar arası rezalete imza atmışlardır. AK Parti iktidarı, Devlet yönetme sorumluluğu içinde değildir. Millî Devletimizin Dışişleri geleneğiyle oynanıyor. 8 Ekim 2026 günü açıklanan Ortak Komite Kararı’nda yer alan ‘üzerinde mutabık kalınan askeri kuvvetler ile yeteneklerin uzlaşılan düzenlemeler çerçevesinde Suudi Arabistan’a sağlanması ve bunların hızla konuşlandırılmasına yönelik tedbirlerin alınması’ ifadesi, ABD ve İsrail güdümlü askerî uygulamaları içeren boyuttadır.Dışişleri Bakanı’nın ve Millî Savunma Bakanlığı’nın yaptığı açıklamalar, ne yazık ki bir güvence oluşturmuyor. Bu durumda TBMM Mehmetçiği ABD ve İsrail uğruna cepheye sürme tehlikesini içeren anlaşmaya kesinlikle onay vermemelidir. Mehmetçiği Yemen cephesine yollamak ya da ABD ve İsrail güdümlü kuvvetleri,Yemen Cephesi’nde Suudi Arabistan aracılığıyla desteklemek, Filistin düşmanlığıdır, Gazze düşmanlığıdır, İran düşmanlığıdır, İslam düşmanlığıdır ve insanlığa düşmanlıktır.

ABD ve İsrail, NATO’nun Ortadoğu’ya genişleme görevini Mekke Anlaşması’nın ortaklarına yüklüyor. Mekke Anlaşması, AK Parti iktidarı yetkililerinin itiraf ettiği üzere, NATO’nun başka değişle ABD ve İsrail saldırganlığının Batı Asya’daki ‘tamamlayıcısı’dır. Mekke Anlaşması’nda İsrail’e karşı savaşan ülkeler yok! İran yok! Filistin yok! Yemen Cumhuriyeti yok! Lübnan Hizbullah’ı yok! Mekke Anlaşması, İsrail dostu yönelişler içeriyor. Nitekim İsrail medyasında memnuniyetle karşılanmıştır. ABD Başkanı Trump da, Mekke Anlaşması’nı alkışlamıştır. Mekke Anlaşması’nın, ABD-İsrail-Yunanistan Üçlüsünün Türkiye’yi hedef alan tehditleri karşısında hiçbir pratik değeri bulunmuyor. Anayasa’nın 90. Maddesi, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak ‘andlaşmaların’ TBMM’nin onayıyla hukukî geçerlik kazanacağına hükmediyor. Edirne Milletvekillerimize sesleniyoruz: Ortak Komite Kararı’nda açıkça ifade edilen Yemen’e karşı ABD-İsrail güdümlü silahlı müdahalelere kapı açan tehlikelere kesinlikle izin verilemez. Mehmetçiği ABD ve İsrail güdümünde Yemen cephelerine sürmek, Türkiye için felaketten başka sonuçlar doğurmaz. Türkiye’mizin silahlı olanakları ABD-İsrail güdümüne sunulamaz.Mehmetçik, ABD ve İsrail askeri yapılamaz.

İMZA VER, MEHMETÇİĞE SAHİP ÇIK!

Edirne’de bulunan bütün siyasi partileri ve demokratik kitle örgütlerini hep beraber Mehmetçik’e sahip çıkmaya davet ediyoruz. Bu mesele Türkiye’nin meselesidir.Yemen bizim düşmanımız değildir. Yemen ABD ve İsrail’e karşı savaşıyor. Yemen ABD ve İsrail’in düşmanıdır, Türkiye’nin dostudur.Vatan Partisi olarak Edirne’de ve ilçelerimizde imza masaları açacağız tüm vatandaşlarımızı Mehmetçiğimizin ABD ve İsrail çıkarları için Yemen’de savaşa sürülmesine hayır demeye, TBMM’yi Mekke İttifakı’nı reddetmeye çağırıyoruz. Bu çağrıya katılın, imzanızla destek verin!”

Devamını Oku

Emekçinin ‘adalet’ çığlığı

Emekçinin ‘adalet’ çığlığı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: disk-21.jpeg

Olgay GÜLER

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) ülke genelinde başlattığı ‘Gelirde, Vergide, Ülkede Adalet İçin Emekçi Buluşmaları’nın dördüncü ayağının adresi Edirne oldu.

DİSK’in İstanbul’dan başlattığı emekçi buluşmalarında, Tekirdağ’dan sonra adres Edirne oldu. Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirilen basın açıklamasıyla, gelirde ve vergide adalet talepleri yükseldi. DİSK Genel Başkan Arzu Çerkezkoğlu’nun katıldığı basın açıklamasına DİSK’e bağlı sendikaların yöneticileri, temsilcileri, şube başkanları, kitle örgütlerinin, meslek örgütlerinin temsilcileri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda emekçi destek verdi. 

‘ÜLKEDE ADALET İÇİN BULUŞUYORUZ’

Burada konuşan DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, ülke genelindeki işçilerin geçinemediğini belirterek, “Yüksek enflasyon nedeniyle alım gücümüz her gün geriliyor. Her gün ama her gün çarşıda, pazarda, manavda her şeyin fiyatı artıyor. Ama bizim ücretlerimiz yüksek enflasyon karşısında ve hiçbir zaman tutmayan hedef enflasyon üzerinden belirlenen ücretlerimiz her gün daha fazla geriliyor, her gün daha fazla yoksullaşıyoruz. Bu da yetmiyormuş gibi ağır vergi yükü nedeniyle ocakta aldığımızı martta nisanda, nisanda aldığımız Eylül’de, ekimde alamıyoruz. Ücretlerimizden kesilen yüksek vergiler nedeniyle elimize geçen para her gün daha fazla eriyor. Biz bu ücretlerimizdeki kaybı ortaya koymak için araştırma dairemiz DİSKAR’ın hazırladığı ücret kayıpları izleme raporunda bu olumsuz tabloyu görüyoruz. Düşünün ki yılın ilk 9 ayında bu ülkede çalışan kayıtlı işçilerin, bizlerin 9 aylık kaybı, enflasyon, kesinti ve vergi nedeniyle 2 trilyon 254 milyar lirayı buldu. Yani ilk dokuz ayında 2 trilyon 254 milyar lira bizim cebimizden alındı, sermayeye ve hükümetin kasasına aktarıldı. Böylesi bir haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin bu süreçte evet DİSK olarak gelirde adalet, vergide adalet, ülkede adalet için buluşuyoruz” dedi.

‘ASGARİ ÜCRET 9 AYDA 6 BİN 828 LİRA GERİLEDİ’

Ücretlerin, vergi ve enflasyon karşısında eridiğini söyleyen Çerkezoğlu, “Bir ortalama ücret olan asgari ücret, çalışanların yarısından fazlasının ücreti olan asgari ücret ve daha belirlendiğinde açlık sınırının altında olan asgari ücretin 9 aydaki kaybı 6 bin 828 lira. Yani 28 bin lira olan asgari ücret şu an 21 bin liralara gerilemiş durumda. Biz biliyoruz, bu yaşadığımız kara tablo bir tesadüf değil, rastlantı değil, kendiliğinden ortaya çıkmış bir tablo değil. Biz bu kadar yoksullaşıyoruz. Her gün ücretlerimiz geriliyor. Bunun tek bir nedeni var. O da 25 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarlarının sınıfsal ve siyasal tercihlerinin sonucunu yaşıyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi kaynak var, üretim var. Eğer biz ürettiğimiz toplam değeri adaletli bir biçimde paylaşırsak, hepimizin çalışarak ürettiği toplam değer bu ülkenin 85 milyon insanını insanca yaşatmaya yeter de artar bile. O nedenle gelirde adalet diyoruz, vergide adalet diyoruz, ülkede adalet diyoruz” diye konuştu. 

‘HER GÜN DAHA FAZLA YOKSULLAŞIYORUZ’

Çerkezoğlu, ülkede yoksuldan alıp zengine verilen düzen kurulduğunu belirterek, “Bu düzenin bütün çarkları işçiden alıp patrona vermek üzerine kurulu. Bu ülkede bir avuç azınlık, yüzde 1’lik kesim olağanüstü derecede zenginleşirken geriye kalan yüzde 99 yani bizler her gün daha fazla yoksullaşıyoruz. Bir avuç ayrıcalıklı kesimin yaşadığı bu zenginlik nasıl oluşuyor diye bakarsak da; en çarpıcı örneklerini yaşıyoruz. Bir asgari ücretlinin 6 bin yıl hiç durmadan çalışarak üreteceği değeri, elde edebileceği geliri bu ülkede bir avuç insan 4 ayda oturduğu yerde fonlanarak kazanabiliyor. İşte o nedenle adalet istiyoruz. İşte o nedenle bu emekçi buluşmalarında yan yana geliyoruz. Altını kalın kalın çiziyoruz. Bu ülke yoksul olduğu için biz geçinemiyor değiliz. Bu ülke yoksul olduğu için biz yoksullaşmıyoruz. Adaletsiz bölüştüğümüz için, gelirde vergide adalet olmadığı için, adaletin terazisi bozulduğu için bu ülkede her gün daha fazla yoksullaşıyoruz” şeklinde konuştu.

‘KİMSE İTİRAZ ETMESİN İSTİYORLAR’

Türkiye’nin artık büyük haksızlıkları, adaletsizlikleri kaldıramayacağını dile getiren Çerkezoğlu, “Bu ülkeyi yönetenler biliyorlar ki gerçeklerin ortaya çıktığı, bu haksızlığın hukuksuzluğun dile getirildiği bir süreci engellemek için de her türlü baskı politikasını hayata geçiriyorlar. İstiyorlar ki kimse itiraz etmesin. Kimse sesini yükseltmesin. Kimse doğruları yazmasın. O nedenle her gün yeni bir gözaltıyla, her gün yeni bir baskı politikasının sonucuyla uyarıyoruz. Gazeteciler gözaltına alınıyor, siyasetçiler, seçilmiş belediye başkanları hapishanelere gönderiliyor. En çok izlenen televizyon kanalları, Halk TV başta olmak üzere kapatılıyor. Böylesi bir karabasanın içerisinde evet biz adalet istiyoruz. Biliyoruz ki demokrasinin en temel kuralları olan seçme ve seçilme hakkı olmadan, ifade özgürlüğü olmadan, basın özgür olmadan, yargı kararları uygulanmadan, anayasa uygulanmadan bu ülkede emeğin, ekmeğin de hiçbir güvencesi yoktur. O nedenle; ‘Demokrasi, işçinin ekmeğidir’ diyerek, ‘Demokrasi yoksa, ekmek de yoktur’ diyerek, bu mücadeleyi hep birlikte büyütüyoruz” ifadelerini kullandı. 

‘VERGİDE VE GELİRDE ADALET İSTİYORUZ’

DİSK olarak taleplerini sıralayan Çerkezoğlu, “Biz gelirde adalet istiyoruz. Asgari ücret başta olmak üzere bütün ücretlerin arttırılmasını, enflasyon karşısındaki bütün kayıpların giderilmesini, bu da yetmez, büyümeden milli gelir artışından tüm emekçilerin payını alması gerektiğini söylüyoruz. İkincisi biz vergide adalet istiyoruz. Dünyanın en adaletsiz vergi sistemi Türkiye’de. Dolaylı vergiler, bir kilo domates, patates aldığımızda en zenginin de, en yoksulun da aynı oranda ödediği vergidir dolaylı vergi. Devletin toplam vergilerinin içerisinde, dolaylı vergilerin oranı yüzde 65’i buldu. Böyle bir düzen olmaz. Diğer yandan biz çalışanlar olarak vergimizi peşin, daha ücretimizi almadan ödüyoruz, yüksek oranlarda ödüyoruz. Ama bu ülkede bir avuç sermaye vergisini, canı istediği zaman canı istediği kadar ödüyor. Yani bütün vergi yükü işçinin, emekçinin üzerinde. O nedenle anayasamızda yazdığı gibi az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan, adil bir vergi sistemi istiyoruz. Birinci vergi tarife oranının yüzde 10’a düşürülmesini ve artık bir soygun haline gelen vergi tarifesi dilimlerinin olması gerektiği biçimde belirlenmesini ve bu ağır vergi yükünden işçinin, emekçinin kurtulması gerektiğini söylüyoruz” dedi.

‘EMEKLİLERİ YÜK OLARAK GÖRÜYORLAR’

İktidarın ekonomideki sınıfsal ve siyasal tercihlerinin yarattığı kara tablonun en ağır bedelini emeklilerin ödediğini belirten Çerkezoğlu, “İşte emekliler derneği aramızda, emekli yurttaşlarımız da aramızda. Uyduruk bir sistem, ucube bir sistem icat ettiler. Hazineden tamamlama dediler. En düşük emekli aylığı dediler. Emeklileri 23 bin lirayla yaşamaya mahkum ettiler. Bu ülkeyi yöneten iktidar, emeklileri bir yük olarak görmeye devam ediyor. Oysa emeklilik bir yük değildir, bir haktır. O nedenle emeklilikte adalet ve emeklilikte insanca yaşam istiyoruz. Emeklilikte adalet derken; başta kademeli emeklilik bekleyen milyonlar olmak üzere staj ve çıraklık sigortası mağdurları olmak üzere, emeklilikteki bütün adaletsizliklerin son bulması için mücadele ediyoruz. Emekli aylıklarının en az asgari ücret düzeyine yükseltilmesi, tüm emektar aylıklardan arttırılması ve emeklilerin insanca yaşayacağı bir ücret ve başta sağlık hakkı olmak üzere, sosyal haklara sahip olması için bu mücadeleyi yürütüyoruz” diye konuştu. 

‘EMEĞİN TÜRKİYE’Sİ İÇİN MÜCADELEYİ BÜYÜTÜYORUZ’

Çerkezoğlu, ülkede demokrasi istediklerini de söyleyerek, “Biz demokrasi istiyoruz. Söyledik ya demokrasi işçinin ekmeğidir. Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakları yoktur. Bu ülkede 100 yıllık cumhuriyet tarihine baktığımızda emeğin milli gelirden aldığı payın en düşük olduğu iki dönem var. Bir tanesi 12 Eylül askeri darbesi dönemidir. Diğeri de 2018 yılı sonrası Türkiye’nin içine girdiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altındaki bu adaletsiz düzendir. Demokrasinin bütün kurumlarının, kurallarının ayaklar altına alındığı bu dönemdir. O nedenle demokrasi yoksa, ekmek de yoktur. Hep birlikte demokrasiye sahip çıkıyoruz. Bu yürüyüş İstanbul’dan başlayan, Türkiye’nin dört bir yanında devam edecek olan bu emekçi buluşmaları, bu yürüyüş Ankara’ya ulaşacak. Ve hep birlikte emeğimizin, ekmeğimizin, alın terimizin hakkını aldığımız eşitlik, özgürlük, adalet, barış ve kardeşlik içinde yaşadığımız sendikalaşmanın, sendikal hakların kullanımının önündeki bütün engellerin kaldırıldığı ve demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işlediği bir ülke için, emeğin Türkiye’si için mücadeleyi hep büyütüyoruz. Sesimizin soluğumuzun ulaştığı herkese çağrımız bu talepleri, bu mücadeleyi yan yana, omuz omuza büyütmek, emeğimize, ekmeğimize ve memleketimize sahip çıkmaktır. Asla umutsuzluğa kapılmak yok. Biz yan yana omuz omuzaysak, biz birlikte birbirimizin gözlerinin içine bakarak, birbirimizden güç kuvvet alarak bu mücadeleyi büyütüyorsak umut her zaman var. Biz varsak umut var, DİSK varsa umut var” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Amatör Takımlarda Forma Yaptırma: Kadro ve Beden Rehberi

Amatör Takımlarda Forma Yaptırma: Kadro ve Beden Rehberi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: WhatsApp-Image-2026-10-16-at-13.55.36.jpeg

Edirne’de bir okul takımı veya arkadaş grubu için yeni forma hazırlarken en çok konuşulan konu renk olabilir. Ancak siparişin arkasında daha sessiz bir organizasyon işi vardır: Kadro kimlerden oluşuyor, herkes hangi numarayı kullanacak ve beden bilgileri nasıl toplanacak? Bu soruları tasarım kadar ciddiye almak, görüşmelerin daha düzenli ilerlemesine yardımcı olabilir. Ortak bir görünüm oluştururken her oyuncunun kendi bilgilerinin doğru yansıtıldığından emin olması da önemlidir.

Kadro listesinin tek bir sorumlusu olsun

İlk görüşmede oyuncu bilgilerini kimin toplayacağını ve son dosyayı kimin göndereceğini belirleyin. Herkesin farklı bir mesajla bilgi iletmesi yerine ortak bir liste kullanabilirsiniz. İsim, numara, üst beden ve gerekiyorsa alt beden için ayrı alanlar açın. Forma üzerinde yazılacak ad ile iletişim için kullanılan adı birbirinden ayırın. Lakap tercih eden bir oyuncunun talebini de tahmin ederek değil, kendisine sorarak kaydedin.

Forma Marketi üzerinden forma yaptırma seçeneklerini değerlendirmeden önce bu listeyi hazırlamak, ihtiyaçlarınızı daha açık anlatmanızı sağlar. Kaç oyuncu bulunduğunu, kaleci için ayrı ürün gerekip gerekmediğini ve yedek parça düşünüp düşünmediğinizi belirleyin. Sonradan katılması beklenen kişiler varsa bunu kesin sipariş adediyle karıştırmayın. Görüşmede hangi sayının onaylı kadroyu, hangisinin yalnızca olası ihtiyacı ifade ettiğini açıkça belirtin. Böylece teklif kapsamını daha bilinçli değerlendirebilirsiniz.

Beden seçimini alışkanlıkla değil, ürün bilgisiyle yapın

Oyuncuların günlük kıyafetlerinde kullandıkları beden harflerini tek başına yeterli kabul etmeyin. Seçilen ürünün ölçü tablosunu isteyin ve tablonun nasıl kullanılacağını üreticiye sorun. Üst ve alt parçalar için ayrı ölçüler veriliyorsa ikisini de inceleyin. Bir kişinin bedenini takım arkadaşının tahminiyle doldurmak yerine kendisinden teyit alın. Rahat veya daha dar kullanım tercihi bulunduğunda bunun seçilen kalıpta nasıl karşılık bulacağını ayrıca görüşün.

Çocuk ve genç oyuncuların yer aldığı bir ekipte yalnızca yaş bilgisinden hareketle ortak beden kararı vermeyin. Ölçü alma yöntemini açıkça paylaşın ve bilgilerin yakın tarihte kontrol edilmesini isteyin. Numune denemesi mümkünse koşullarını öğrenin. Bu hazırlığı oyuncuların bedenlerini birbirleriyle kıyasladığı bir konuşmaya dönüştürmeden, herkesin kendi ürün ihtiyacını belirlediği bir süreç olarak yürütün. Listenin takımın tamamına açık olması gerekmeyen alanlarını yalnızca ilgili sorumluyla paylaşabilirsiniz.

Ortak renkleri kişisel tercihlerden ayrı ele alın

Takımın genel tasarımı ile oyuncunun isim, numara ve beden tercihi farklı kararlardır. Önce ortak model üzerinde uzlaşın; ardından kişisel bilgileri bu modelle eşleştirin. Her oyuncunun farklı bir desen seçmesi yerine takımın benimseyeceği birkaç alternatif üzerinden görüş alın. WENSport’un forma tasarla sayfası, renk ve yerleşim seçeneklerini incelemek için kullanılabilir. Seçilen görünümün bütün kadroda aynı tasarım anlayışıyla devam etmesini hedefleyin.

Bir oyuncunun uzun adı, diğerinin iki haneli numarası veya kalecinin farklı renk ihtiyacı, tasarım konuşmasının başında gündeme gelebilir. Bu farklılıkları sonradan karşılaşılacak ayrıntılar gibi görmeyin. Temsilî örnekler üzerinde isim ve numara yerleşimini değerlendirin. Takım arması ile oyuncu bilgilerinin birbirini gölgelememesine dikkat edin. Organizasyonun kıyafetle ilgili özel talepleri varsa ilgili koşulları organizatörle görüşüp üreticiye eksiksiz iletin; genel bir örneğin her etkinliğe uygun olduğunu varsaymayın.

Oyuncu onayı ile takım onayını iki aşamada alın

İlk aşamada her oyuncu yalnızca kendi adını, numarasını ve beden bilgisini kontrol edebilir. İkinci aşamada takım sorumlusu bütün listeyi gözden geçirerek ortak sorunları arar. Tekrarlanan numaralar, boş bırakılan alanlar veya farklı dosyalarda görünen değişiklikler bu kontrolde ele alınabilir. “Herkes tamam dedi” ifadesi yerine hangi listenin onaylandığını belirtin. Onay tarihini dosya adına eklemek, sonraki görüşmelerde doğru sürümü bulmanızı kolaylaştırabilir.

Tasarım onayını da aynı açıklıkla kaydedin. Son görselin ön ve arka yüzünü, varsa ek parçaları ve kullanılacak logoyu bir arada saklayın. Üreticiye gönderilen listenin takım içinde onaylanan listeyle aynı olduğundan emin olun. Bir oyuncu sonradan değişiklik istediğinde bunun uygulanabilirliğini önce üreticiye sorun; önceki yazışmanın kendiliğinden geçersiz olduğunu varsaymayın. Her güncellemede neyin değiştiğini kısa bir notla belirtmek, süreci takip eden kişilerin işini kolaylaştıracaktır.

Teslim sonrası dağıtımı da hazırlığın parçası yapın

Takım ürünlerini tek kişinin teslim alacağı bir düzen düşünülüyorsa oyunculara nasıl ulaştırılacağını önceden kararlaştırın. Paketleri saymakla yetinmeyin; isim, numara, beden ve ürün kapsamını sipariş listenizle karşılaştırmak için zaman ayırın. Karşılaşılan bir farklılığı görsel ve açıklamayla üreticiye iletin. Ürünlerin bakım bilgilerini de sorarak oyuncularla paylaşın. Böylece hazırlık, yalnızca siparişin verilmesiyle bitmeyen düzenli bir takım çalışmasına dönüşebilir.

Amatör bir ekibin forma organizasyonu için karmaşık yazılımlar gerekmez; doğru bilgiler, tek bir güncel liste ve açık sorumluluklar iyi bir başlangıçtır. Edirne’deki takımınız için tasarım seçerken bütün oyuncuların aynı süreçte yer almasına özen gösterin. Görsel hazırlık için WENSport’u, ürün kapsamını değerlendirmek için Forma Marketi’ni inceleyebilirsiniz. Formanın ortak görünümü kadar, her oyuncuya ait ayrıntıların doğru hazırlanmasını da kararınızın merkezinde tutun.

Devamını Oku

Meriç’te zamanla yarış!

Meriç’te zamanla yarış!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: WhatsApp-Image-2026-10-16-at-13.20.09-3.jpeg

Olgay GÜLER
Edirne’de Meriç Nehri’nden yasa dışı olarak Yunanistan’a geçmek isteyen Irak uyruklu ailenin botunun alabora olması sonucu kaybolan 2 çocuk için arama çalışmaları ikinci günde devam etti.


Olay, Çarşamba günü gece saatlerinde Edirne’de Meriç Nehri’nin geçtiği Bosnaköy yakınlarındaki NATO Köprüsü mevkisinde meydana geldi. Yasa dışı yollardan Yunanistan’a geçmek isteyen Irak uyruklu anne, baba ve 3 çocuğunun bulunduğu bot alabora oldu. Anne, baba ve bir çocuğu, nehirdeki adacığa çıkarken, 2 çocuk akıntıya kapılarak kayboldu.

Durumu görenlerin ihbarı üzerine bölgeye, jandarma, AFAD, sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı çalışmayla Iraklı çift ile 12 yaşındaki kız çocukları kıyıya çıkarıldı. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan çocuk, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Kayıp iki çocuk için nehirde arama ve kurtarma çalışması başlatıldı. AFAD ekipleri dün nehirde botla, jandarma ekipleri de kıyıdan yeniden çalışma başlattı. Gün boyu süren çalışmaların sonuç alınamadı.


ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI İKİNCİ GÜNÜNDE
Bugün yeniden başlayan arama ve kurtarma çalışmalarına İzmir İl Jandarma Komutanlığı’ndan 6 kişilik Su Altı Arama ve Kurtarma ekibiyle, Tekirdağ’dan dalgıç polisler destek verdi. Ekipler, nehre inerek özel ekipmanlarla arama çalışmaları gerçekleştirdi.
Ekiplerin arama, kurtarma çalışmaları sürüyor.

Devamını Oku
Özhanlar Mobilya