DOLAR 49,52290,11%
EURO 55,78640,27%
ALTIN 6.649,830,22
BIST %
BITCOIN 40758962,07%
Edirne
13°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Emekçinin ‘adalet’ çığlığı

Emekçinin ‘adalet’ çığlığı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: disk-21.jpeg

Olgay GÜLER

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) ülke genelinde başlattığı ‘Gelirde, Vergide, Ülkede Adalet İçin Emekçi Buluşmaları’nın dördüncü ayağının adresi Edirne oldu.

DİSK’in İstanbul’dan başlattığı emekçi buluşmalarında, Tekirdağ’dan sonra adres Edirne oldu. Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirilen basın açıklamasıyla, gelirde ve vergide adalet talepleri yükseldi. DİSK Genel Başkan Arzu Çerkezkoğlu’nun katıldığı basın açıklamasına DİSK’e bağlı sendikaların yöneticileri, temsilcileri, şube başkanları, kitle örgütlerinin, meslek örgütlerinin temsilcileri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda emekçi destek verdi. 

‘ÜLKEDE ADALET İÇİN BULUŞUYORUZ’

Burada konuşan DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, ülke genelindeki işçilerin geçinemediğini belirterek, “Yüksek enflasyon nedeniyle alım gücümüz her gün geriliyor. Her gün ama her gün çarşıda, pazarda, manavda her şeyin fiyatı artıyor. Ama bizim ücretlerimiz yüksek enflasyon karşısında ve hiçbir zaman tutmayan hedef enflasyon üzerinden belirlenen ücretlerimiz her gün daha fazla geriliyor, her gün daha fazla yoksullaşıyoruz. Bu da yetmiyormuş gibi ağır vergi yükü nedeniyle ocakta aldığımızı martta nisanda, nisanda aldığımız Eylül’de, ekimde alamıyoruz. Ücretlerimizden kesilen yüksek vergiler nedeniyle elimize geçen para her gün daha fazla eriyor. Biz bu ücretlerimizdeki kaybı ortaya koymak için araştırma dairemiz DİSKAR’ın hazırladığı ücret kayıpları izleme raporunda bu olumsuz tabloyu görüyoruz. Düşünün ki yılın ilk 9 ayında bu ülkede çalışan kayıtlı işçilerin, bizlerin 9 aylık kaybı, enflasyon, kesinti ve vergi nedeniyle 2 trilyon 254 milyar lirayı buldu. Yani ilk dokuz ayında 2 trilyon 254 milyar lira bizim cebimizden alındı, sermayeye ve hükümetin kasasına aktarıldı. Böylesi bir haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin bu süreçte evet DİSK olarak gelirde adalet, vergide adalet, ülkede adalet için buluşuyoruz” dedi.

‘ASGARİ ÜCRET 9 AYDA 6 BİN 828 LİRA GERİLEDİ’

Ücretlerin, vergi ve enflasyon karşısında eridiğini söyleyen Çerkezoğlu, “Bir ortalama ücret olan asgari ücret, çalışanların yarısından fazlasının ücreti olan asgari ücret ve daha belirlendiğinde açlık sınırının altında olan asgari ücretin 9 aydaki kaybı 6 bin 828 lira. Yani 28 bin lira olan asgari ücret şu an 21 bin liralara gerilemiş durumda. Biz biliyoruz, bu yaşadığımız kara tablo bir tesadüf değil, rastlantı değil, kendiliğinden ortaya çıkmış bir tablo değil. Biz bu kadar yoksullaşıyoruz. Her gün ücretlerimiz geriliyor. Bunun tek bir nedeni var. O da 25 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarlarının sınıfsal ve siyasal tercihlerinin sonucunu yaşıyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi kaynak var, üretim var. Eğer biz ürettiğimiz toplam değeri adaletli bir biçimde paylaşırsak, hepimizin çalışarak ürettiği toplam değer bu ülkenin 85 milyon insanını insanca yaşatmaya yeter de artar bile. O nedenle gelirde adalet diyoruz, vergide adalet diyoruz, ülkede adalet diyoruz” diye konuştu. 

‘HER GÜN DAHA FAZLA YOKSULLAŞIYORUZ’

Çerkezoğlu, ülkede yoksuldan alıp zengine verilen düzen kurulduğunu belirterek, “Bu düzenin bütün çarkları işçiden alıp patrona vermek üzerine kurulu. Bu ülkede bir avuç azınlık, yüzde 1’lik kesim olağanüstü derecede zenginleşirken geriye kalan yüzde 99 yani bizler her gün daha fazla yoksullaşıyoruz. Bir avuç ayrıcalıklı kesimin yaşadığı bu zenginlik nasıl oluşuyor diye bakarsak da; en çarpıcı örneklerini yaşıyoruz. Bir asgari ücretlinin 6 bin yıl hiç durmadan çalışarak üreteceği değeri, elde edebileceği geliri bu ülkede bir avuç insan 4 ayda oturduğu yerde fonlanarak kazanabiliyor. İşte o nedenle adalet istiyoruz. İşte o nedenle bu emekçi buluşmalarında yan yana geliyoruz. Altını kalın kalın çiziyoruz. Bu ülke yoksul olduğu için biz geçinemiyor değiliz. Bu ülke yoksul olduğu için biz yoksullaşmıyoruz. Adaletsiz bölüştüğümüz için, gelirde vergide adalet olmadığı için, adaletin terazisi bozulduğu için bu ülkede her gün daha fazla yoksullaşıyoruz” şeklinde konuştu.

‘KİMSE İTİRAZ ETMESİN İSTİYORLAR’

Türkiye’nin artık büyük haksızlıkları, adaletsizlikleri kaldıramayacağını dile getiren Çerkezoğlu, “Bu ülkeyi yönetenler biliyorlar ki gerçeklerin ortaya çıktığı, bu haksızlığın hukuksuzluğun dile getirildiği bir süreci engellemek için de her türlü baskı politikasını hayata geçiriyorlar. İstiyorlar ki kimse itiraz etmesin. Kimse sesini yükseltmesin. Kimse doğruları yazmasın. O nedenle her gün yeni bir gözaltıyla, her gün yeni bir baskı politikasının sonucuyla uyarıyoruz. Gazeteciler gözaltına alınıyor, siyasetçiler, seçilmiş belediye başkanları hapishanelere gönderiliyor. En çok izlenen televizyon kanalları, Halk TV başta olmak üzere kapatılıyor. Böylesi bir karabasanın içerisinde evet biz adalet istiyoruz. Biliyoruz ki demokrasinin en temel kuralları olan seçme ve seçilme hakkı olmadan, ifade özgürlüğü olmadan, basın özgür olmadan, yargı kararları uygulanmadan, anayasa uygulanmadan bu ülkede emeğin, ekmeğin de hiçbir güvencesi yoktur. O nedenle; ‘Demokrasi, işçinin ekmeğidir’ diyerek, ‘Demokrasi yoksa, ekmek de yoktur’ diyerek, bu mücadeleyi hep birlikte büyütüyoruz” ifadelerini kullandı. 

‘VERGİDE VE GELİRDE ADALET İSTİYORUZ’

DİSK olarak taleplerini sıralayan Çerkezoğlu, “Biz gelirde adalet istiyoruz. Asgari ücret başta olmak üzere bütün ücretlerin arttırılmasını, enflasyon karşısındaki bütün kayıpların giderilmesini, bu da yetmez, büyümeden milli gelir artışından tüm emekçilerin payını alması gerektiğini söylüyoruz. İkincisi biz vergide adalet istiyoruz. Dünyanın en adaletsiz vergi sistemi Türkiye’de. Dolaylı vergiler, bir kilo domates, patates aldığımızda en zenginin de, en yoksulun da aynı oranda ödediği vergidir dolaylı vergi. Devletin toplam vergilerinin içerisinde, dolaylı vergilerin oranı yüzde 65’i buldu. Böyle bir düzen olmaz. Diğer yandan biz çalışanlar olarak vergimizi peşin, daha ücretimizi almadan ödüyoruz, yüksek oranlarda ödüyoruz. Ama bu ülkede bir avuç sermaye vergisini, canı istediği zaman canı istediği kadar ödüyor. Yani bütün vergi yükü işçinin, emekçinin üzerinde. O nedenle anayasamızda yazdığı gibi az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan, adil bir vergi sistemi istiyoruz. Birinci vergi tarife oranının yüzde 10’a düşürülmesini ve artık bir soygun haline gelen vergi tarifesi dilimlerinin olması gerektiği biçimde belirlenmesini ve bu ağır vergi yükünden işçinin, emekçinin kurtulması gerektiğini söylüyoruz” dedi.

‘EMEKLİLERİ YÜK OLARAK GÖRÜYORLAR’

İktidarın ekonomideki sınıfsal ve siyasal tercihlerinin yarattığı kara tablonun en ağır bedelini emeklilerin ödediğini belirten Çerkezoğlu, “İşte emekliler derneği aramızda, emekli yurttaşlarımız da aramızda. Uyduruk bir sistem, ucube bir sistem icat ettiler. Hazineden tamamlama dediler. En düşük emekli aylığı dediler. Emeklileri 23 bin lirayla yaşamaya mahkum ettiler. Bu ülkeyi yöneten iktidar, emeklileri bir yük olarak görmeye devam ediyor. Oysa emeklilik bir yük değildir, bir haktır. O nedenle emeklilikte adalet ve emeklilikte insanca yaşam istiyoruz. Emeklilikte adalet derken; başta kademeli emeklilik bekleyen milyonlar olmak üzere staj ve çıraklık sigortası mağdurları olmak üzere, emeklilikteki bütün adaletsizliklerin son bulması için mücadele ediyoruz. Emekli aylıklarının en az asgari ücret düzeyine yükseltilmesi, tüm emektar aylıklardan arttırılması ve emeklilerin insanca yaşayacağı bir ücret ve başta sağlık hakkı olmak üzere, sosyal haklara sahip olması için bu mücadeleyi yürütüyoruz” diye konuştu. 

‘EMEĞİN TÜRKİYE’Sİ İÇİN MÜCADELEYİ BÜYÜTÜYORUZ’

Çerkezoğlu, ülkede demokrasi istediklerini de söyleyerek, “Biz demokrasi istiyoruz. Söyledik ya demokrasi işçinin ekmeğidir. Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakları yoktur. Bu ülkede 100 yıllık cumhuriyet tarihine baktığımızda emeğin milli gelirden aldığı payın en düşük olduğu iki dönem var. Bir tanesi 12 Eylül askeri darbesi dönemidir. Diğeri de 2018 yılı sonrası Türkiye’nin içine girdiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altındaki bu adaletsiz düzendir. Demokrasinin bütün kurumlarının, kurallarının ayaklar altına alındığı bu dönemdir. O nedenle demokrasi yoksa, ekmek de yoktur. Hep birlikte demokrasiye sahip çıkıyoruz. Bu yürüyüş İstanbul’dan başlayan, Türkiye’nin dört bir yanında devam edecek olan bu emekçi buluşmaları, bu yürüyüş Ankara’ya ulaşacak. Ve hep birlikte emeğimizin, ekmeğimizin, alın terimizin hakkını aldığımız eşitlik, özgürlük, adalet, barış ve kardeşlik içinde yaşadığımız sendikalaşmanın, sendikal hakların kullanımının önündeki bütün engellerin kaldırıldığı ve demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işlediği bir ülke için, emeğin Türkiye’si için mücadeleyi hep büyütüyoruz. Sesimizin soluğumuzun ulaştığı herkese çağrımız bu talepleri, bu mücadeleyi yan yana, omuz omuza büyütmek, emeğimize, ekmeğimize ve memleketimize sahip çıkmaktır. Asla umutsuzluğa kapılmak yok. Biz yan yana omuz omuzaysak, biz birlikte birbirimizin gözlerinin içine bakarak, birbirimizden güç kuvvet alarak bu mücadeleyi büyütüyorsak umut her zaman var. Biz varsak umut var, DİSK varsa umut var” şeklinde konuştu.

Özhanlar Mobilya